Modern harp yeniden yazılıyor: Türkiye'den çok katmanlı güvenlik hazırlığı
Milli İstihbarat Akademisi’nin “ABD/İsrail-İran Savaşı ve Türkiye” raporunda, 28 Şubat 2026’da başlayıp yaklaşık 40 gün süren savaşın modern savaş anlayışı ve bölgesel dengelerde büyük dönüşümler yarattığı belirtildi. Raporda Türkiye’nin hava-füze savunması, elektromanyetik harp, kritik altyapı koruması ve mühimmat sürdürülebilirliği alanlarında kapasitesini artırması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Türkiye’nin çok yönlü diplomasisinin savaş sürecinde önemli avantaj sağladığı belirtildi.
Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan "Askeri ve Jeopolitik Perspektiften ABD/İsrail-İran Savaşı ve Türkiye" başlıklı raporda, ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve yaklaşık 40 gün süren savaşın; modern savaş anlayışı, bölgesel güvenlik dengeleri ve Türkiye'nin stratejik öncelikleri açısından çok boyutlu sonuçlar ortaya çıkardığı ifade edildi.

Raporda, savaşın yalnızca askeri açıdan değil yapay zeka destekli sistemler, elektronik harp, kritik altyapı güvenliği, enerji arz güvenliği, bilişsel savaş, toplumsal dayanıklılık ve diplomatik dengeler bakımından da yeni bir döneme işaret ettiği vurgulandı.
Rapordaki önsözde Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Akademi tarafından daha önce yayımlanan "12 Gün Savaşı" raporunda çatışmanın devam edebileceği ve bölgeselleşebileceği yönündeki öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiğine dikkat çekti. Köse, yeni savaşın özellikle ABD'nin doğrudan sürece dahil olmasıyla birlikte askeri doktrinler, yeni teknolojiler, istihbarat operasyonları, enerji güvenliği, sosyal dayanıklılık ve iletişim stratejileri gibi birçok alandaki dönüşümü daha görünür hale getirdiğini ifade etti. Raporda ayrıca savaş sürecinde gözlemlenen askeri teknolojiler, doktrinel sınamalar, siyasi ve jeopolitik etkiler ile Türkiye açısından ortaya çıkan sonuçların kapsamlı biçimde ele alındığı belirtildi.

SAVAŞ MODERN HARP ORTAMINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ
Raporda, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın modern harp ortamının platform merkezli anlayıştan veri, ağ, üretim kapasitesi ve operasyonel sürdürülebilirlik eksenli yeni bir yapıya evrildiğini gösterdiği ifade edildi. Yapay zeka destekli sistemlerin istihbarat, gözetleme ve keşif faaliyetleri, hedef tespiti, önceliklendirme ve hava savunma süreçlerinde yoğun biçimde kullanılmasının karar alma döngülerini dramatik biçimde hızlandırdığı kaydedildi. Bu durumun, modern savaşta karar üstünlüğünün yalnızca insan kapasitesiyle değil; veri işleme, algoritmik analiz ve gerçek zamanlı entegrasyon kapasitesiyle şekillendiğini ortaya koyduğu belirtildi.
Raporda ayrıca elektromanyetik spektrum hakimiyetinin modern hava gücünün ayrılmaz parçası haline geldiği vurgulandı. Radar sistemleri, veri bağları, SATCOM altyapısı, elektronik harp kabiliyeti ve iletişim ağlarının savaşın sonucu üzerinde doğrudan belirleyici olduğu ifade edildi. Görünmeyen dijital ve elektromanyetik katmanın, geleceğin savaşlarında fiziksel çatışma sahası kadar kritik hale geldiği kaydedildi.
HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİN KIRILGANLIKLARI DAHA GÖRÜNÜR HALE GELDİ
Raporda, savaşın geçilemez hava savunma şemsiyesi anlayışının sürdürülebilir ve mutlak olmadığını ortaya koyduğu ifade edildi. İran'ın düşük maliyetli kamikaze dronlar ve çoklu füze saldırılarıyla çok katmanlı hava savunma sistemlerini belirli ölçülerde aşabildiği vurgulandı. Bu durumun modern hava savunmasının yalnızca savunma sistemlerinden değil; erken ihbar, elektronik harp, siber güvenlik ve taarruzi kapasiteyle desteklenen bütünleşik mimarilerden oluşması gerektiğine işaret ettiği belirtildi.
Raporda ayrıca büyük ve yüksek maliyetli platformların önemini koruduğu ancak bu platformların stratejik kırılganlıklarının daha görünür hale geldiği kaydedildi. Özellikle yoğun füze tehdidi altında uçak gemileri, tanker uçaklar ve havadan erken ihbar platformlarının hareket alanlarının daralabildiği ifade edildi. Buna karşılık düşük maliyetli dron sistemleri ve kamikaze unsurların yüksek maliyetli savunma mimarilerine karşı ciddi maliyet asimetrisi oluşturduğu vurgulandı.


