Bağımsızlık ateşi 19 Mayıs'ta yakıldı! İstiklal yürüyüşünün ilk adımı böyle atıldı
19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan bağımsızlık ateşi, bir milletin yeniden ayağa kalkışının simgesi oldu. O gün atılan adım, yalnızca Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcını değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yolculuğunu da başlattı. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır” sözü ise milletin kaderini değiştiren o büyük mücadelenin en güçlü parolası haline geldi.
19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru'yla Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir şehre değil; işgal altındaki bir milletin yeniden ayağa kalkacağı istiklal yürüyüşüne adım attı. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da yakılan bağımsızlık meşalesi, sadece Kurtuluş Savaşı'nın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin de ilk adımı oldu.
İSTANBUL'DAN 55 KİŞİ İLE YOLA ÇIKTI
Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır" sözü, işte o gün başlayan kutlu yürüyüşün şiarına dönüştü. Aradan geçen 107 yıla rağmen 19 Mayıs hâlâ bağımsızlığın, gençliğin ve milli dirilişin sembolü olarak milletin hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Bandırma Vapuru'nun Karadeniz'in dalgalarını yara yara Samsun'a ulaştığı 19 Mayıs 1919, devlet aklıyla başlayan ve millet iradesiyle büyüyen istiklal yürüyüşünün ilk adımı olarak tarihe geçti. Sabah Gazetesi'nden Harun Sekmen'e konuşan Prof. Dr. Ali Satan, "Mustafa Kemal Paşa, 55 kişi ile İstanbul'dan ayrıldı. Resmi görevi asayişi sağlamakken asıl vazifesi milli direnişi örgütlemekti. O süreçte Anadolu genelinde verilen mücadele vatan müdafaasıdır. Millet vatanın, düşman işgalinden kurtarılması büyük davası etrafında kenetlenmiştir" dedi.
MİLLİ DİRENİŞİN AYAK SESLERİ
Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a vardı. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, Yunan askerlerinin denize döküldüğü 9 Eylül 1922'ye kadar sürecek büyük mücadelenin de ilk adımı oldu. İngilizlerin denetimindeki kentte yakından takip edilen Mustafa Kemal, kurtuluş için örgütlenmenin mümkün olmayacağını fark edince Havza'ya geçmeye karar verdi. Havza'ya geçişinde İngilizlerin şüphesini çekmek istemediği için böbrek sancılarına Havza'nın şifalı kaplıcalarının iyi geleceğini gerekçe göstererdi.
"UÇURUMUN KENARINDAYIZ"
Mustafa Kemal, Havza'da çalışmalara hemen başladı, 26 Mayıs 1919'da ilçeyi temsil eden 7 kişilik heyeti ikametgâhında kabul ederek içinde bulunulan zor durumu anlattı. Heyete yaptığı konuşmada Mustafa Kemal, zor durumu şu sözlerle dile getirdi: "Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız, çalışacağız. Uçurumun kenarındayız. Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar. Son bir cüret bizi kurtarabilir." İlk Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti 28 Mayıs 1919'da Havza'da kuruldu.

