Başkan Erdoğan'dan birlik mesajı: Duvarın tuğlaları gibi kenetleneceğiz
Başkan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan Orta Doğu'nun sancılı bir dönemden geçtiğini söylerken bir duvarın tuğlaları gibi kenetleneceklerini ifade etti. 500 bin sosyal konut projesine de değinen Erdoğan teslimatların 2027 yılının mart ayından itibaren başlayacağını vurguladı. Basını tehdit eden Özgür Özel'i de eleştiren Başkan Erdoğan "Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, bakıyorsunuz basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor." dedi.
Başkan Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye Yüzyılı"nın inşası için gecesini gündüzüne katan yol arkadaşlarını selamladı.
"KANIMIZ MASUMDUR AMA DÖKMEKTEN ÇEKİNMEYİZ"
Gönül ve kültür coğrafyasının farklı köşelerinde başları dik, alınları ak bir şekilde hayat mücadelesi verenleri de selamlayan Erdoğan, "Uluslararası kuruluşların sessiz bakışları altında maruz kaldıkları onca barbarlığa, zulme ve soykırıma rağmen 'Susarsak eğer taşları sıkacağız, acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz. Mazimiz önümüzde uzanıyor, yaşadığımız an içimizde, gelecek sırtımızda' diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin'in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum." diye konuştu.
KUT'ÜL AMARE ZAFERİ
Başkan Erdoğan, bugün, tarihin iftihar vesilelerinden biri olan Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yıl dönümünü idrak ettiklerini anımsattı.
Bu destansı zaferin 110. seneidevriyesinde, Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere 1. Cihan Harbi'nin tüm cephelerinde kahramanca mücadele eden askerleri rahmetle yad eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Aynı şekilde tarih boyunca İ'la-yı kelimetullah uğrunda feda-i can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor, Rabbim cümlesinin ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum. Kut'ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi'mizle milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekasını ortaya koyan muhteşem bir askeri başarı hikayesi olarak ortaya çıkmıştır. Kut Zaferi ile Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1. Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde, başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subay ile toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır.

Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa bakınız askerlerini nasıl tebrik etmiştir: 'Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında, şühedamızın ruhları şad-ü handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum'. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken, onlara aynı zamanda şunları emrediyordu: '18. Kolordunun aslan yürekli erleri, Cenabıhakk'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum.' Evet, Kut'ül Amare Zaferi işte böyle karşılanmış, tarihimize şanla, şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak milli hafızamızda yerini almıştır."
"ARAPLAR BİZİ SIRTIMIZDAN BIÇAKLADI" YALANI
Başkan Erdoğan, Kut Zaferi'nin, belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen 'I. Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olduğunu vurguladı.

Kut halkının Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olduğunu, hatta bu uğurda pek çok şehit verdiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mesela köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenciye Seyyidleri, Niayn Seyyidleri, Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Yine tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, bizim sık sık altını çizdiğimiz, Türk, Kürt, Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz, Saraybosna'dan, Üsküp'ten, Bakü'den, Kudüs'ten, Bağdat'tan, Şam'dan, Halep'ten nice kardeşimiz Çanakkale'de ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş, kara toprağı al kanlarıyla birlikte sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği çok net görülmüştür."
"BİR DUVARIN TUĞLALARI GİBİ KENETLENMELİYİZ"
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kardeşi kardeşe kırdırarak coğrafyayı kana boğmaya çalışanlara karşı en sağlam direnç hatlarının, "bir duvarın tuğlaları" gibi kenetlenmek olduğunu vurguladı.
Kökenlerin, mezheplerin, meşreplerin, hayat tarzlarının, düşünce dünyasının, siyasi görüşlerin farklı olabileceğini belirten Erdoğan, bunların hepsinin bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran değil, beşeri ve fikri zenginliği yansıtan müstesna değerler olduğunu dile getirdi.
Başkan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz."





