Başkan Erdoğan'dan İran krizine net mesaj: Türkiye barıştan yana

Başkan Erdoğan AK Parti Kongre Merkezinde düzenlenen AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile iftar programı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Burada İran savaşına dair önemli mesaj veren Erdoğan Türkiye'nin daime barıştan yana olduğunu belirterek "Alev daha fazla büyümeden daha fazla can yanmadan yangını söndürmenin derdindeyiz." dedi.
Başkan Erdoğan AK Parti Kongre Merkezinde düzenlenen AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile iftar programı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.
Başkan Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:
Kardeşliğin, dostluğun, muhabbetin haneleri doldurduğu yedi veren günlerinin ülkemize, milletimize ve son haftalarda çok ciddi sıkıntılar içinde boğuşan bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. AK kadrolar olarak Hazreti Mevlana'nın şu mısralarında vücut bulan ruha, tasavvura ve duyguya bugün bir kez daha burada şahitlik ediyoruz: "Bu denizde ne ölmek var bize, bu denizde ne gam, ne dert keder. Bu deniz alabildiğince muhabbet, bu deniz iyilikten, cömertlikten ibaret."
Bugün bir kez daha muhabbetiniz için, varlığınız için, davamıza ve hareketimize yaptığınız hizmetler için her birinize teşekkürlerimi iletiyorum. Yine sizlerin nezdinde, kuruluşundan bugüne AK Partimizin çatısı altında birlikte yol yürüdüğümüz, ülkemize ve milletimize birlikte hizmet ettiğimiz tüm kardeşlerimize minnettarlığımı ifade ediyorum.
Son iftar buluşmamızdan bu yana ebediyete uğurladığımız Karaman Milletvekilimiz Zeki Ünal'ı, Samsun Milletvekilimiz Mustafa Demir'i, Manisa Milletvekilimiz İsmail Bilen'i, Muğla Milletvekilimiz Ali Boğa'yı, Kocaeli Milletvekilimiz Cemalettin Kaflı'yı, Giresun Milletvekilimiz Cemal Öztürk'ü, Uşak Milletvekilimiz Mehmet Altay'ı ve beraber yola çıktığımız, beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan Rahmet-i Rahman'a kavuşanların hepsini bugün bir kez daha şükranla, özlemle yad ediyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet, menzillerini mübarek eylesin.
Çok partili hayata geçtiğimiz günden beri Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran AK Parti hareketine, milletin bağrından çıkan ve yegane amacı milletini yüceltmek olan bu yürüyüşe destek veren bütün kardeşlerime şükranlarımı arz ediyorum. Bizim yegane amacımız; binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine, muazzam bir hayat bilgisine sahip bu millete hayırlı hizmetlerde bulunmak, hayırlı eserler kazandırmak, geleceğe hayırla yad edilecek hoş bir sada bırakmaktır.
Yola çıktığımız ilk günden beri hep bu anlayışla çalıştık. "Halka hizmet, Hakk'a hizmettir" düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan aziz milletimizin hizmetkarı olduk. Karşılaştığımız bütün zorlukları milletimizin desteği ve duası sayesinde sizlerle beraber aştık. "Yeter, söz de karar da milletin" diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine, yani milletimize tevdi ettik. Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 emniyet yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne; milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk.
Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayiinden adalete, her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları sizlerle beraber attık. Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye'yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye'yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin; ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi daha güçlü bir ülkedir.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZE DE ÇAĞ DAMGAMIZI VURACAĞIZ"
Bugün hamdolsun bölgesinin istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülkede yaşıyoruz. "Bu yol Türkiye'nin yolu, bu yol milletimizin yolu" diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan bu kutlu yolu yaklaşık 25 yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle, huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız Terörsüz Türkiye hedefimize de çağ damgamızı vuracağız. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz.
Biz yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yolumuza hep birlikte devam edeceğiz. "Aşkla koşan yorulmaz" düsturuyla aşkla, sevdayla, büyük bir iştiyakla milletin yolunda yürümeyi, bu aziz millet için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceğiz. Şunu da burada çok güçlü bir şekilde vurgulamak istiyorum: AK Parti her şeyden önce bir dava hareketidir. Dava adamının eskisi, emeklisi, kendi köşesine çekilmiş olanı olmaz. Dava adamı her zaman sahadadır; aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır.
Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz. Şunu en iyi sizler biliyorsunuz; biz yalnızca günü kurtaran, günübirlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar, aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız.
Ortak hizmetimizle bugün her zamankinden Türkiye çok daha güçlü, daha özgür, daha çoğulcu demokrasisi daha güçlü bir ülke. Türkiye'yi şaha kaldırdık. Türkiye yıldızı parlayan bir ülke. Terörsüz Türkiye hedefini hayata geçireceğiz.
Değerli kardeşlerim, bölgemizi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddeti 28 Şubat'ta başlayan komşumuz İran'a yönelik saldırılarla maalesef daha da artmıştır. Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze'de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan'ı işgal girişimine başlamıştır. Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost'tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir. Dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerini sadece Ekonomi, Rusya-Ukrayna savaşından sonraki en belirsiz günlerini yaşıyor.
TÜRKİYE BARIŞIN YANINDA!
Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Bir defa şunu burada açık ve net ifade etmek isterim. Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının açısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır.
Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh ve sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak, ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz.
Bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir. Şimdiye kadar karşılaştığımız krizlerde hem millet hem de teşkilat olarak birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bizim tüm süreçlerden salimen çıkmamızı sağlayan en büyük değerlerimiz olmuştur. Allah'ın izniyle bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız. Bu düşüncelerle davetimize icabet ederek bu anlamlı akşamda bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize teşekkür ediyorum.

