CANLI | İran'da protestocular sokakları ateşe verdi! Hamaney'den Trump'a mesaj
İran’da yerel para biriminin döviz kurları karşısında hızla değer kaybetmesi ve ülkeye uygulanan yaptırımların ekonomide yarattığı sorunlar, protestoları beraberinde getirdi. Tahran’da günlerdir devam eden gösteriler, gece saatlerinde artarken provokatörler sokakları ateşe verdi. İran yönetimi yaşanan olaylar nedeniyle hava ulaşımını durdururken, ülkede telefon hatları ve internet erişimi kesildi. Olaylarda 40’tan fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken İran Dini Lideri Hamaney, Trump'a kendi ülkesindeki sorunlara odaklanmasına yönelik çağrıda bulundu.
İran'da 28 Aralık 2025'te ülkedeki yerel para biriminin döviz kuruna karşı değer kaybı, ve ülkede uygulanan yaptırımlar ekonomik sorunları beraberinde getirirken protestolar günlerdir sürüyor. Tahran sokaklarında gece saatlerinde bir araya gelen göstericiler, asker ile çatışmaya girdi. Çıkan olaylarda sokaklar karışırken ülkede uçuşlar durduruldu, telefon hatları ve internet bağlantısı kesildi.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
"TRUMP ÜLKESİNDEKİ SORUNLARA ODAKLANSIN"
ÖLÜ SAYISI 40'I AŞTI
ABD merkezli HRANA'ya ait internet sitesinde yayımlanan raporda, ülkede 12 gündür süren gösterilere ilişkin bilgi verildi.
Buna göre bu süre içinde ülkedeki 31 eyaletin tamamında meydana gelen gösterilerde 5'i 18 yaşından küçük toplam 34 eylemci ve emniyet güçlerine bağlı 8 kişi hayatını kaybetti.
Ülke genelinde toplam 2 bin 277 kişi gözaltına alındı. Yaralanmaların büyük ölçüde saçma ve plastik mermi isabeti sonucu meydana geldiği belirtildi.
İran makamlarından gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
HRANA, dün 11'inci güne ilişkin raporunda ölü sayısının 38'e, gözaltına alınanların sayısının da 2 bin 217'ye yükseldiğini duyurmuştu.
"ABD'NİN MÜDAHALE SÖYLEMİ ARTIK İNANDIRICI DEĞİL"
İran'da yaşanan protestolara ilişkin A Haber gece programına konuk olan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, bölgedeki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Trump'ın göstericilere ilişkin açıklamalarını eleştiren Sakman, bu söylemlerin samimiyet taşımadığını vurgulayarak, "Sokaktaki kişilere ateş açılırsa müdahale ederiz söylemi, ABD tarafından dile getirildiğinde artık komik bile gelmiyor. İnsan odaklı hareket ettiğini iddia edip insanların ölmemesi adına müdahale edebileceğini söylemek kötü bir espri bile değil" ifadelerini kullandı.
Trump'ın sözlerinin arka planına dikkat çeken Sakman, asıl hedefin askeri müdahale değil, bölgedeki dengeleri daha da bozmak olduğunu söyledi. Sakman, "Burada 'saldırabiliriz' sözünün, gerçekten saldırmaktan çok bölgeyi daha da karıştırmak, bunu yapacak unsurları harekete geçirmek için özellikle söylendiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
"İRAN'DA GERİLİM DÖNGÜSEL, SOKAKLAR HAREKETLENİNCE SERTLİK ARTIYOR"
İran'da yaşanan sürecin yeni olmadığını belirten Sakman, geçmiş protestolara dikkat çekerek, "2022-2023'te Mahsa Amini protestolarına baktığınızda bunu net şekilde görüyorsunuz. O dönem nispeten yumuşak bir yönetim tarzı benimsendi ama bu yumuşama, sokaklar yeniden dolana kadardı. Hareketlilik başlayınca yine sert önlemler devreye girdi" dedi.
"ULUSLARARASI HUKUKUN ARTIK SAHADA BİR KARŞILIĞI KALMADI"
Uluslararası hukukun fiilen uygulanmadığını dile getiren Sakman, Gazze ve Ukrayna örneklerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Biz uzun süredir uluslararası hukuktan bahsediyoruz ama uygulamada çok bir esamesi okunmuyor. Gazze saldırılarından sonra, Ukrayna'dan sonra bunun daha da netleştiğini gördük. Trump'ın da bu konularda uluslararası hukuku çiğneyen bir yaklaşımı telkin ettiğini biliyoruz"
"HUKUKSUZLUK TEAMÜL HALİNE GELİYOR"
Uluslararası hukukun yazılı bir metinden ziyade teamüllere dayandığını vurgulayan Sakman, bu yapının aşındığını söyledi. Sakman, "Uluslararası hukuk bir anayasa metni değildir, teamüllerden oluşur. Şimdi bu hukuksuzluk da bir teamül olmaya doğru gidiyor. Yani artık gücün hukuku konuşuluyor" ifadelerini kullandı.
"İNSAN HAKLARI SÖYLEMİ ARAÇSALLAŞTIRILIYOR"
Batı'nın demokrasi ve insan hakları söylemini seçici biçimde kullandığını belirten Sakman, Trump döneminde bu yaklaşımın daha açık hale geldiğini savunarak, "Normalde demokrasi, özgürlükler, insan hayatı Batı'nın en sık kullandığı kavramlardı ama Trump bunlara çoğu zaman ihtiyaç bile duymuyor. Buna rağmen burası söz konusu olduğunda yeniden bu dili kullanma gereği hissediyor" diye konuştu.