Dışişleri Bakanı Fidan'dan Gazze ateşkesi için net mesaj: Türkiye sorumluluk üstlenmeye hazır
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lizbon'da bir araya geldiği Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bakan Fidan Portekiz Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada Gazze'nin bölgenin kanayan yarası haline geldiğinin altını çizdi. Ateşkesin ikinci aşamasına yaklaşırken Türkiye'nin yönetişim ve yeniden imar mekanizmalarında sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu belirten Fidan, barış planının nihai olarak egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasıyla sonuçlanması gerektiğini kaydederek, uluslararası hukuk ihlallerinin Gazze'den Lübnan, Suriye, İran ve ötesine sıçradığını kaydetti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel ile Lizbon'da bir araya geldi. Dışişleri Bakanlığının Sosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Fidan, çalışma ziyaretinde bulunduğu Lizbon'da Rangel ile görüştü. Konferasn sonrası Portekiz Radyo ve Televizyon Kurumu'na (RTP) konuşan Fidan, burada yaptığı açıklamada çifte mesaj vererek medeniyetler üstü birliğe ve Gazze meselesine değindi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, çalışma ziyareti için gittiği Lizbon'da, Portekiz Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı'nda katılımcılara hitap etti.
Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılının kutlandığını hatırlatan Fidan, katıldığı toplantının bu bakımdan anlamlı olduğunu söyledi.
Fidan, "Bugün yaşadıklarımız bir dizi krizden daha fazlasıdır. Bu, tarihsel bir dönüşümün sürtüşmesidir. Değişimi, sorumlu bir şekilde yönlendirmek için yeterli güvencelerden yoksun bir sistemde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Böyle anlarda, kaderciliğe kapılmak cazip gelebilir. Bu düşünceyi kategorik olarak reddetmeliyiz." ifadelerini kullanarak, korumacılığın yükseldiğine, sert güç kullanımının sıklaştığına, anlaşmazlıkların derinleştiğine ve barış ile savaş arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığına dikkati çekti.
Tehditlerin artık geleneksel savaş alanlarının çok ötesine uzandığını ve yapay zeka ile yeni teknolojilerin, çatışmaların doğasını yeniden şekillendirdiğini sözlerine ekleyen Fidan, teknolojiyi stratejiyle birleştirenlerin belirleyici avantaja sahip olacağı değerlendirmesinde bulundu.
Fidan, Ukrayna'daki savaş ve ABD'nin değişen stratejik önceliklerinin, Avrupa'ya kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmekten başka seçenek bırakmadığını vurgulayarak, "Avrupalılar olarak hepimiz aynı gemideyiz. Kendi evimizin güvenliğini ve emniyetini sağlamak, varoluşsal bir gerekliliktir. Kendi güvenliğimizi başkalarına devredemeyiz." dedi.
Gazze'nin bölgenin kanayan yarası haline geldiğinin altını çizen Fidan, ateşkesin ikinci aşamasına yaklaşırken Türkiye'nin yönetişim ve yeniden imar mekanizmalarında sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu bildirdi. Fidan, barış planının nihai olarak egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasıyla sonuçlanması gerektiğini kaydederek, uluslararası hukuk ihlallerinin Gazze'den Lübnan, Suriye, İran ve ötesine sıçradığını kaydetti.
Bakan Fidan, "Son zamanlarda, bu istikrarsızlığın yeni bir biçim aldığını gördük. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin Somaliland'ı tanıması, bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü zayıflatarak istikrarsızlığı ihraç eden stratejinin bir başka tezahürüdür." diye konuştu.
Suriye'de yapıcı bir angajman yoluyla istikrarı tesis etmek için fırsat bulunduğunu belirten Fidan, "İstikrarlı ve işleyen bir Suriye, sadece bölgesel barış için değil, aynı zamanda sosyoekonomik toparlanmayı teşvik etmek ve düzensiz göçü önlemek için de gereklidir. Bunlar aynı zamanda Avrupa'ya doğrudan fayda sağlayan sonuçlardır." diye konuştu.
Avrupa Birliği'nin (AB), üyesi olmayan NATO müttefikleriyle işbirliği yapılmasına yönelik resmi taahhütlerine rağmen Türkiye'nin uzun süredir AB'nin güvenlik ve savunma mekanizmalarının dışında tutulduğunu dile getiren Fidan, bu durumun temel nedeninin az sayıda üye devletin dar ulusal gündemlerini Avrupa'nın daha geniş stratejik çıkarlarının önüne koyması olduğunu söyledi.
Fidan, Türkiye'nin demografik dinamizmi, ekonomik potansiyeli ve güvenlik alanındaki kapasitesiyle Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu başarı hikâyesini hızlandırabilecek önemli bir aktör olduğuna dikkati çekti.
FOTOĞRAF: AA
FİDAN'DAN ÇİFTE MESAJ
Portekiz Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı sonrasında Portekiz Radyo ve Televizyon Kurumu'na (RTP) konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, burada yaptığı açıklamada ise, "Avrupa Birliği, uluslar üstü bir birlik oluşturabildi ancak hiçbir zaman medeniyetler üstü bir birlik kuramadı. Aslında dünyanın ihtiyaç duyduğu bu medeniyetler üstü birlik, bütünlük." dedi. Fidan, Gazze meselesine de değinerek kış mevsimine girildiğine ve insani yardımların bir an önce girişinin yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Hakan Fidan, Türkiye'nin uzun zamandır AB'ye üye olmak istediğini ancak AB'deki bazı siyasi konular nedeniyle bunun gerçekleşemediğini vurgulayarak, "Ancak biz Türkiye ve Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin de tam üye olmasıyla tam dayanışma içerisinde bir araya gelememesinin tarihi bir talihsizlik olduğunu düşünüyoruz." görüşünü paylaştı.
Dinamik ekonomisi, iyi savunma sanayisi ve genç nüfusuyla Türkiye'nin son derece önemli bir bölgede bulunduğunun altını çizen Fidan, Türkiye'nin askeri gücü ve bölgedeki etkisinin AB ile bütünleşmesiyle tarihi bir işbirliğinin tesis edilebileceğini, bu sayede hem bölgeye hem de dünyanın geri kalanına tarihi fırsat sunabileceklerini kaydetti.
Fidan, "Avrupa Birliği, uluslar üstü bir birlik oluşturabildi ancak hiçbir zaman medeniyetler üstü bir birlik kuramadı. Aslında dünyanın ihtiyaç duyduğu bu medeniyetler üstü birlik, bütünlük" değerlendirmesinde bulunarak, farklı medeniyetlerin aynı çatı altında dünyaya katkıda bulunmasına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
FOTOĞRAF: AA
TÜRKİYE-PORTEKİZ İLİŞKİLERİ
Portekiz'le ikili ilişkilerin mükemmel seyirde ilerlediğini aktaran Fidan, turizm, ticaret, yatırım, savunma sanayisi ve enerji gibi alanlarda iş çevrelerinin kullanabileceği önemli fırsatlar bulunduğuna işaret etti.
Fidan, Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel'le ikili anlaşmalar ve üst düzey ziyaretler vasıtasıyla mevcut ilişkileri daha kurumsal hale getirebilmeyi amaçladıklarına değinerek, 3,5 milyar doları aşan ikili ticaret hacmini daha da yükseltmek istediklerini belirtti.
Savunma sanayisi ve turizmdeki işbirliklerine dikkati çeken Fidan, Türk iş insanları ve yatırımcılarının kendilerine dostane bir ortam sağlayan Portekiz'de fırsatları değerlendirdiğini hatırlattı.
TÜRKİYE'NİN ORTA DOĞU VİZYONU
Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Orta Doğu'da lider konumda olması için büyük bir vizyon ortaya koydu. Bu şu anda nasıl ilerliyor?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yılı aşkın bir süredir tekrar tekrar seçilen liderimiz. Bu Orta Doğu'da çok sıklıkla karşılaştığımız bir durum değil. Kendisi bölgenin istikrarı, refahı ve güvenliği için bu güçlü lider konumunu ve etkisini kullanıyor."
Refah, istikrar ve güvenliğin, Türk dış politikasının omurgasını oluşturduğunu vurgulayan Fidan, bölgede bu alanlarda daha fazla katkı sağlamak istediklerini aktardı.
Fidan, kuzeyinde ve güneyinde bir dizi farklı siyasi öncelikleri bulunan Türkiye'nin çok önemli bir jeostratejik konumda bulunduğunu dile getirerek, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yanı sıra Suriye, Irak ve ötesinde devam eden bölgesel çatışmalara işaret etti.
"Bütün bu problemli alanlarda, eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son 20 yılda başardıklarına bakarsanız, öncelikle Türkiye'nin her zaman çatışmaların dışında kalmış olduğunu ve hiçbir zaman çatışmaları teşvik etmediğini görürsünüz" ifadesini kullanan Fidan, Türkiye'nin terörizme karşı son derece etkin bir savaş sürdürdüğünün altını çizdi.
Bakan Fidan, terörizmin sadece güvensizliğin değil, aynı zamanda yolsuzluk ve devlet kurumlarının da kaynağını teşkil ettiğini söyleyerek, terörizmle başarılı mücadelenin bölgeye istikrar getirdiğini sözlerine ekledi.
Türkiye'nin ekonomisi, savunma sanayisi, teknolojisi ve kurumsal kapasitesinin bölge ülkelerine çok daha fazla katkı sağlayabileceğinin belirten Fidan, "Biz Avrupa Birliği, Orta Asya ve Orta Doğu arasında önemli bir konumdayız. Sadece bu farklı bölgeler arasında köprü olmakla kalmayıp bu bölgeler arasında sentez oluşturmak ve farklı sinerjiler yaratmak için önemli ve büyük bir rol oynayabiliriz." diye konuştu.
Fidan, Türkiye'nin bu farklı bölgelere erişimi olan bir ülke olarak kendisine özgü konumuyla avantajları hayata geçirebileceğine değinerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış politika önceliklerinin uzun zamandır bölgenin istikrarı, güvenliği ve refahını artırma yönünde olduğunu belirtti.
FOTOĞRAF: AA
ULUSLARARASI TOPLUMA GAZZE ÇAĞRISI
Gazze'de son 2 yıldır birçoğu kadın ve çocuk olmak üzere 70 binden fazla masumun İsrail tarafından katledildiğine işaret eden Fidan, "Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar maalesef bu 21. yüzyılın ortasındaki kıyım karşısında çaresiz kaldılar. Bazı ülkelerde ve birliklerde bu zulme karşı durmak için gerekli adımlar bile atılmadı." dedi.
Hakan Fidan, Gazze'de şu anda kırılgan da olsa bir ateşkesin olduğunu ve az miktarda insani yardımın Gazze'ye girişine izin verildiğini anımsatarak, "Bu hiç yoktan iyi. Ancak şimdi kış ortasındayız ve Gazze halkının barınmaya ihtiyacı var. Çünkü vicdani olarak bir halkın aç kalmasına, ölmesine ve onların donmalarına izin veremeyiz." diye konuştu.
Barınma, beslenme ve ilaç girişinin önemine değinen Fidan, "Gerekli miktarda gıda ve barınma imkanının Gazze'ye girişi için ısrar ile gereken baskıyı yapmalıyız." ifadesini kullandı.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Fidan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında teklif ettiği barış planını olumlu gördüğünü ve yönetimin son birkaç aydır yapmaya çalıştıklarını desteklediklerini ifade ederek, şunları söyledi:
"Baştan beri biz Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve güvenliğini destekliyor olsak da aynı zamanda şunu biliyorduk: Bu çatışmayı durdurmanın tek yolu diyalog, barış ve ateşkes. Çünkü biz bu savaşın bir kazananı olmayacağını biliyorduk. Çünkü artık bu sadece Ukrayna ve Rusya arasında bir savaş değildi. Savaş, Ukrayna ve Rusya'nın çok ötesinde bir şey halini aldı."
Savaşın büyük bölünmelere neden olduğunu, Avrupa'dan başlayan ve başka ülkelerde de devam eden ekonomik ve siyasi krizlerin yanı sıra enerji krizine yol açtığına dikkati çeken Fidan, tahıl sevkiyatı sorunları nedeniyle gıda krizinin yaşandığını hatırlattı.
Bakan Fidan, Trump'ın Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında yapmaya çalıştığının Türkiye'nin girişimleriyle örtüştüğünü ve Türkiye'nin tarafları bir araya toplayarak aynı masanın etrafına oturtabilen tek ülke olduğunu vurgulayarak, "Sayın Trump ve ekibi, farklı taraflarla görüşerek bir mekik diplomasisi uyguluyor ki bu çok iyi. Biz de onlara yardım etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Umarım başarırlar ve biz de gerçekten en kısa zamanda bu anlamsız savaşın bittiğini görebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN