Dosta güven düşmana korku! "Gök Vatan" çelikle örülüyor: Bu sisteme sahip başka bir ülke yok!

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Dosta güven düşmana korku! "Gök Vatan" çelikle örülüyor: Bu sisteme sahip başka bir ülke yok!

ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen Çelik Kubbe Teslimatları, yeni tesis açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyunun merakla beklediği Çelik Kubbe sistemine ilişkin müjdeli haberi duyurdu. Törende açıklanan bu kritik gelişme, savunma sanayiinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendirilirken; A Haber ekranlarında konuk olan Askeri Stratejist Mehmet Bozkuş, Dr. Eray Güçlüer ve Akademisyen Prof. Dr. Hüseyin Çelik, sistemin teknik kapasitesi ve stratejik önemi hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Dr. Güçlüer, "Dünyada dikey irtifa savunma sistemlerinin menzili genellikle 25 km ile sınırlıyken, Türkiye'nin geliştirdiği 'Çelik Kubbe' sistemi 80 km menzile ulaşıyor. Bu sisteme sahip başka bir ülke bulunmuyor." dedi.

Türk savunma sanayisinin öncü kuruluşlarından ASELSAN, dün sosyal medya hesabından yaptığı "Büyük gün 27 Ağustos" paylaşımıyla kamuoyunda büyük merak uyandırdı. Bu mesajın ardından tüm dikkatler 27 Ağustos tarihine çevrildi.

Başkan Erdoğan merakla beklenen gelişmeyi katıldığı programda açıkladı (AA)Başkan Erdoğan merakla beklenen gelişmeyi katıldığı programda açıkladı (AA)

Tüm gözlerin çevrildiği bu tarihi günde, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi'nde Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Çelik Kubbe Teslimatları, yeni tesis açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni gerçekleştirildi. Beklenen müjde, Başkan Erdoğan'ın törende yaptığı konuşmayla açıklandı. Başkan Erdoğan, "460 milyon dolarlık yatırım ile 47 araçtan oluşan Gök Kubbe sistemlerini, güven veren ve düşmana korku salan bu sistemleri kahraman ordumuza kazandırdık." diyerek duyurdu.

Fotoğraf (AA)Fotoğraf (AA)

Törende açıklanan yeni savunma sistemi envanterlerini değerlendiren Askeri Stratejist Mehmet Bozkuş, Dr. Eray Güçlüer ve Akademisyen Prof. Dr. Hüseyin Çelik; sistemin teknik kapasitesini ve stratejik önemini ele aldılar. Uzmanlar, Çelik Kubbe'nin dünya genelindeki benzer sistemlerle karşılaştırıldığında yüksek teknolojik altyapısı ve milli imkanlarla geliştirilmiş olması bakımından önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Askeri Stratejist Mehmet Bozkuş yaptığı değerlendirme öne çıkan satırlar şöyle:

Türkiye Cumhuriyeti, tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) bundan sonraki adımlarını güçlü bir teknoloji desteğiyle şekillendiren stratejik bir vizyon ortaya koymaktadır. TSK'nın, sahadaki vazgeçilmez unsurlar olarak güçlenmesi, bu vizyonun en somut göstergesidir.

Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)

"BAĞIMSIZLIK, İLERİ SİSTEMLERE ERİŞİMLE MÜMKÜNDÜR"

Günümüzde bağımsızlık, yalnızca siyasi irade ile değil; teknolojiye hâkimiyet ve ileri savunma sistemlerine erişimle mümkündür. Bu sebeple, savunma sanayisinde atılan her stratejik adım, Türkiye'nin tam bağımsızlık noktasındaki kararlılığının bir ifadesidir.

Değişen küresel güvenlik paradigmasında hava savunma sistemleri, bir ülkenin gelecekteki varlığının ve küresel güç dengesindeki yerinin belirleyici unsurudur. Bugün savaş teknolojilerini tasarlayamayan ve bu alanlara yatırım yapmayan ülkeler, yarının tehditleri karşısında bağımsız hareket etme yetisini kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.

Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)

BU SİSTEMLE BİRLİKTE DOSTU GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERECEĞİZ

Çevremizdeki savaşlara baktığımızda bu gerçeği açıkça görebiliyoruz. Kendi yerli ve milli sermayesiyle, insan kaynağıyla ve teknolojisiyle geliştirilen savunma sistemleri, Türkiye'yi sadece caydırıcı bir güç haline getirmemekte; aynı zamanda dostlarına güven, düşmanlarına ise korku hissettirmiştir.

Her ne kadar insansız hava araçlarını (İHA) ilk biz geliştirmemiş olsak da, bu alanda dünyada ilk üç ülke arasında yer almayı başardık. Üstelik bu teknolojileri yalnızca üretmekle kalmadık; dünya ordularının savaş doktrinlerini yeniden şekillendirmelerine neden olacak düzeyde etkin şekilde sahada kullandık. Bu, Türk savunma sanayisinin ulaştığı seviyenin açık bir göstergesidir.

Son 23 yılda TSK, hem terörle mücadelede hem de bölgesel çatışmalarda kararlı ve istikrarlı bir duruş sergileyerek büyük bir caydırıcılık kazanmıştır. Yerli ve milli savunma sanayi ile birlikte bu güç artık sadece ülke içinde değil, uluslararası arenada da dengeleyici bir rol oynamaktadır.

Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)

SON ZAMANLARDA MEYDANA GELEN SAVAŞLARDA HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU GÖRDÜK

Azerbaycan-Ermenistan ve Pakistan-Hindistan örneklerinde gördüğümüz gibi, modern savaşlarda hava savunma sistemlerinin etkinliği sahada belirleyici olmuştur. Özellikle Pakistan'ın, Hindistan sınırını geçmeden hedefleri etkisiz hale getirmesi, bu teknolojilerin stratejik değerini net biçimde ortaya koymuştur.

Türkiye, savunma sanayisini yalnızca tehdit oluşturmak için değil; hem ulusal güvenliği sağlamak hem de caydırıcı bir unsur olmak amacıyla geliştirmektedir. Türk askeri, daima adaleti sağlayan ve insanı merkeze alan bir anlayışla hareket etmektedir.

15 Temmuz hain darbe girişiminin hemen ardından başlatılan ve Zeytin Dalı Harekâtı gibi operasyonlarla sürdürülen terörle mücadelede, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen silah sistemleri kritik rol oynamıştır. Kıbrıs Barış Harekâtı'nda maruz kaldığımız ambargolar, yerli savunma sanayisinin önemini ortaya koymuştu. Bugün ise Avrupa'nın güvenliği, Türk savunma sanayisinin ürünlerine ihtiyaç duyduğu bir noktaya gelmiştir.

Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)

"TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ BAŞKAN ERDOĞAN'IN LİDERLİĞİYLE TEMİNAT ALTINDADIR"

Bu süreci doğru okumak zorundayız. Türkiye'nin izlediği bu yol, gerçek anlamda bir bağımsızlık yoludur. Bugün, dünya orduları sıralamasında en güçlü ordular arasında yer almayı başaran TSK, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı ve istikrarlı liderliğiyle, değişen savaş teknolojileri ekseninde Türkiye'nin hem bugününün hem de geleceğinin teminat altına alınmasını sağlamıştır.

Son olarak; yaklaşık 1,5 milyar dolarlık yatırım kapsamında, 280 milyon dolarlık değere sahip 14 yeni tesisin açılışı yapılmış, 460 milyon dolarlık savunma sanayi ürünleri ordu envanterine teslim edilmiştir. Bu yatırımlar, Türkiye'nin savunma alanında geldiği noktayı ve geleceğe dair stratejik kararlılığını net biçimde göstermektedir."

Akademisyen Prof. Dr. Hüseyin Çelik ise şunları söyledi:

"Geçmiş dönemlerde, uçaksavar sistemlerimizin ve radar altyapımızın yetersizliği nedeniyle ciddi zorluklar yaşadık. Özellikle mobil radarlar, teknolojik olarak yetersiz kaldıkları için bizi sahada mağdur ediyordu. O dönemlerde tedarik ettiğimiz mobil radar sistemleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin envanterinden çıkardığı ve artık kullanmadığı sistemlerdi. ABD, kesinlikle güncel ve ileri teknoloji radar sistemlerini Türkiye'ye vermeye yanaşmıyordu.

Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)Uzmanlar ʺÇelik Kubbeʺyi A Haber'de değerlendirdi (Ekran Görüntüsü)

"TAŞINABİLİR SİSTEMLERLE BİRLİKTE ÜLKEMİZİN DÖRT BİR TARAFINI KORUYABİLECEĞİZ"

Bugün geldiğimiz noktada, sahip olduğumuz mobil radar sistemleri bize iki temel avantaj sunmaktadır: Birincisi, taşınabilirlik. Mobil radar sistemleri, ülkenin herhangi bir bölgesine hızlı bir şekilde konuşlandırılabilir ve farklı lokasyonlardan etkin şekilde yönetilebilir.
İkincisi ise, siber dayanıklılık. Yeni nesil sistemler, kötü niyetli yazılımlara ve elektronik harp tehditlerine karşı daha dirençlidir.

780 bin kilometrekarelik geniş bir coğrafyaya sahip olan Türkiye gibi bir ülkede, hava savunmasının mobil bir yapıya kavuşturulması büyük stratejik avantaj sağlar. Bu sayede, tehdit nereden gelirse gelsin, taşınabilir sistemlerle o bölge hızla korunabilir hâle gelmektedir."

Askeri stratejist Dr. Eray Güçlüer'in açıklamalarından öne çıkan ifadeler ise şöyle:

"Çelik Kubbe'nin yatay menzili yaklaşık 500 kilometre olarak değerlendirilmektedir. Peki, sistemin dikey irtifa kapasitesi nedir? Dünya genelinde mevcut hava savunma sistemlerinde maksimum dikey irtifa genellikle 25 kilometre civarındadır. Ancak, teknolojik iyileştirmelerle bu rakam zorlandığında 30 kilometreye kadar çıkabilmektedir."

Askeri stratejist Dr. Eray Güçlüer (Ekran görüntüsü)Askeri stratejist Dr. Eray Güçlüer (Ekran görüntüsü)

DİKEY İRTİFADA REKOR SEVİYE

Türkiye'nin geliştirdiği Çelik Kubbe sistemi ise, atmosfer sınırına yani yaklaşık 80 kilometre irtifaya ulaşabilme kabiliyetine sahiptir. Bu irtifa, atmosferin üst sınırını aşarak, uzay olarak kabul edilen bölgeye yakın bir seviyededir.

Askeri stratejist Dr. Eray Güçlüer (Ekran görüntüsü)Askeri stratejist Dr. Eray Güçlüer (Ekran görüntüsü)

DÜNYADA BU SİSTEME SAHİP BAŞK BİR ÜLKE YOK

Bu anlamda, Çelik Kubbe yalnızca menzil ve irtifa açısından değil, aynı zamanda teknolojik olarak da dünyadaki benzerlerinden ayrışmaktadır. ABD, Rusya ve diğer ülkelerde benzer kapasiteye sahip sistemler bulunmamaktadır. Türkiye'nin bu dikey irtifa seviyesinde füze savunma yeteneğine sahip olması, bölgesel savunma gücüne stratejik bir avantaj kazandırmaktadır."

Mobil uygulamalarımızı indirin