Bakan Yusuf Tekin Milli Eğitim Akademisi hakkında bilinmeyenleri ilk kez Turkuvaz dijital ortak yayınında açıkladı Bakan Yusuf Tekin Milli Eğitim Akademisi hakkında bilinmeyenleri ilk kez Turkuvaz dijital ortak yayınında açıkladı (Fotoğraf: ahaber.com.tr)
ÖĞRETMEN ATAMASI YENİ SİSTEMLE ZORLAŞTI MI?
Peki hocam bu kanunla, yeni kanunla öğretmenlerin kamuya ataması daha zorlaştı mı? Kolaylaştı mı? Nasıl bir öngörümüz var bununla alakalı?
Bir kere önce şunu söyleyeyim. Bizim akademiye giriş sınavımız KPSS ile kıyaslandığında öğretmen arkadaşlarımın daha kendi uzmanlıkları üzerinden daha rahat hazırlanabilecekleri bir sınav. Bir kere bunu söyleyeyim.
İkincisi, daha kompakt bir sınav. Tek oturumda büyük çoğunluğunu çözmüş oluyoruz. Bu açıdan bakıldığında öğretmen arkadaşlarımızın istihdamıyla ilgili süreçte daha kolay diye yorumluyorum ben. Şu anda halihazırda biliyorsunuz KPSS sınavına giren arkadaşlarımız KPSS skorlarına göre akabinde de mülakata giriyorlar. Yani yasal düzenlememiz o şekilde. KPSS'de bizim ihtiyaç duyduğumuz öğretmen adayının üç katı kadar KPSS sonuçlarına göre aday çağırıyoruz. Bu arkadaşlarımız mülakata giriyorlar. Yüzde 50 KPSS, yüzde 50 sözlü mülakat notuyla öğretmenlik mesleğine başlıyorlar.
Şu andaki düzenlememiz bu şekilde. Bunu bir kez daha yapacağız. Yani 2024 yılında uygulanan kamu personeline giriş sınavı, yani KPSS sınavı sonuçlarına göre bir atama daha yapacağız.
Bundan sonra KPSS'i kullanmayacağız artık. Akademi giriş sınavı şöyle işleyecek süreç, Temmuz ayında ÖSYM kendi takvimine göre, yanlış bir rakam söyleyeyim, 13 Temmuz'da akademik giriş sınavı yapılacak.
Akademi giriş sınavı neticesine göre biz Milli Eğitim Akademisi'nde ihtiyaç duyduğumuz branşlarda öğretmen adayı arkadaşlarımızın Milli Eğitim Akademisi'nde öğretmen olarak yetiştirmek üzere eğitime almış olacağız. Atama süreci şöyle, öğretmen adayı arkadaşlarımız açısından da çok daha rahat. Bir de veliler, öğrenciler, öğretmenlerden beklentiler olan insanlar açısından da daha objektif, daha çok geniş katılımlı bir değerlendirmeyle öğretmen aday arkadaşlarımızı seçmiş olacağız. Şöyle kurguluyoruz biz.
Teorik eğitim kısmının dışında pratikte öğretmen aday arkadaşımız birden fazla okulda bugünkü hani moda tabirle staj için okullara gidecek. Yani bir benim öğretmen olarak çalıştığım okuluma gelecek. Benim okulum sosyoekonomik olarak bir köy okulunda öğretmenlik yapıyorum. Bir stajyer arkadaşımız gelecek. Bizim tanımladığımız çerçevede, işte iki hafta benim yanımda staj yapacak. Ben öğretmen adayı arkadaşımızla ilgili bir değerlendirme yapacağım. Bir formatımız var. Öğretmen aday arkadaşımızın öğretmenlik mesleğiyle ilgili iki haftalık ya da üç haftalık şeyler çok farklı.
Bakan Yusuf Tekin Milli Eğitim Akademisi hakkında bilinmeyenleri ilk kez Turkuvaz dijital ortak yayınında açıkladı Bakan Yusuf Tekin Milli Eğitim Akademisi hakkında bilinmeyenleri ilk kez Turkuvaz dijital ortak yayınında açıkladı (Fotoğraf: ahaber.com.tr)
Gözlemlerimi benim bakanlıkça hazırladığımız formata uygun bir biçimde işaretleyecek öğretmen arkadaşımız. Sonra gelecek sizin yanınıza gelecek öğretmen adayı arkadaşımız. Birkaç hafta da sizin yanınızda staj yapmış olacak. Siz de bir değerlendirme yapacaksınız. Böyle çoklu değerlendirmeyle öğretmene dair arkadaşlarımız alanda, sahada yıllarca öğretmenlik yapmış, yani tırnak içinde duayen öğretmenlerimizin yanında bir süre staj yapmış olacaklar. Onun neticesinde de ortaya çıkan notla öğretmen adayı arkadaşımız atama puanı oluşturmuş olacak ve sahaya göndermiş olacağız. Yaklaşık olarak 14 aylık bir süreçten bahsediyoruz. On dört ayın sonucunda biraz önce başlarken söylediğim bizim bütün okul türlerimiz ve okul türlerimizin bulunduğu sosyoekonomik koşullara uygun atmosferlerde gidecek her bir okulumuzda, her türdeki okulumuzda öğretmen ve arkadaşımız orayı görmüş olacak, orayı tecrübe etmiş olacak ve hem atama süreciyle ilgili olarak çoklu bir değerlendirme mekanizması olmuş olacak, hem de öğretmen adayı arkadaşımız sınıfa gönderdiğimizde daha hazır bir biçimde gitmiş olacak.
Bakanım bununla alakalı hazır konuyu dağıtmadan bir sorum daha var aslında. Şimdi siz 14 ay dediniz. Bu 14 ay içerisinde öğretmen adaylarına herhangi bir ücret ödenecek mi ve başarı kriteri ne olacak? Yani başarı kriteri işte örnek veriyorum şu kadar puandan sonrası başarılı sayılacak diye bir örnek verebilir misiniz bize?
Şöyle, burada biz farklı bir tanımlama yaptık ücretle ilgili olarak. Bursiyer ya da aday memur gibi değil, burada aday öğretmen tanımlaması yaptı kanundan ve şu anda her yıl asgari ücrete göre güncellenecek bir rakamdan, en son rakam 23 bin TL olsa gerek öğretmen adayı arkadaşımıza vermiş olacağız bu 14 ay içerisinde. 14 ayın sonunda teorik sınavlardan elde ettiği başarı, uygulamaya gittiği okullarda kendileri verilen notlarla beraber öğretmene dair arkadaşlarımızın, başarılı arkadaşlarımızın bir puan listesi ortaya çıkacak ve bizim ihtiyaç duyduğumuz okul, atama yapacağımız okulların listesini kendileri paylaşacağız. Puan üstünlüğüne göre tercihte bulunacaklar ve okullara yerleşecekler. Süreçte başarısız olan arkadaşlar, yani çok hem teorik sınavlarda, hem bu çoklu değerlendirmede başarısız olan arkadaşımızın da atamasını yapmamış olacağız. O da artık bir dahaki yıl tekrar isterse sınava girip yeniden akademi öğrencisi olabilir.
Bunu vurgulamak adına soracağım Yusuf hocam. KPSS son kez yapılacak dediniz. Şimdi buraya Öğretmenlikle ilgili son kez yapılacak. Yanlış anlaşılmasın. Diğer meslek branşlarıyla ilgili KPSS'e orada bir şey demiyorum. Şimdi mülakat tamamen kalkıyor diyebiliyor muyuz?
Tabii bu yıl son bir kez daha mülakatla öğretmen ataması yapmış olacağız. Ondan sonra dediğim gibi çoklu değerlendirmeyle.
PEKİ İLK SENE KAÇ ADAY KABUL EDİLECEK?
O şöyle, Hazine, yani Bütçe Kanununda Hazine ve Maliye Bakanlığımızda yapacağımız görüşmeler neticesinde bize verilen kadro rakamına göre kamuoyunu paylaşırız. Şu an henüz elimizde öyle bir sayı yok.
Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakan olduğu tarihten itibaren, yani 2002'den itibaren atama sayılarına baktığımızda şu an sistemdeki bir milyon civarında öğretmenin yüzde 80'i AK Parti iktidar döneminde atanmış durumda. Dolayısıyla her yıl belli bir sayının üzerinde atama zaten oluyor. Yine o sayıların olacağını tahmin ediyoruz.
ADAYLARA AKADEMİ GİRİŞ SINAVI HAKKINDA TAVSİYELERİNİZ NEDİR?
Akademi giriş sınavı ile ilgili arkadaşlarımızın çok endişe etmelerine gerek yok. Zaten halihazırda ki hazırlanma süreçlerine ilave olarak sadece belki bakmalarını istediğimiz şey, bir kere mevzuatla ilgili soruları daha rafine hale getirdik. İhtiyaç duyacağımız mevzuatı kurduk sadece. İkincisi de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, yani Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızın web sayfasında var olan, o müfredatımızla, yani öğretim programlarıyla sınavın bir konusu olacak. Onlara bakarlarsa mevcut hazırlıklarla birlikte yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Başarılar diliyorum hepsine.
Akademi başlamadan önce yapılacak son atamada artış olacak mı?
Şöyle bu konuda da biz şunu yapıyoruz. Önce şunu söyleyeyim. Biz ne kadar öğretmene ihtiyaç duyduğumuzu çok objektif ölçütlere göre belirliyoruz. Yani bütün okullarımız, bütün okullarımızdaki haftalık ders sayısı, öğrenci sayısı, buradan haftalık okutulan ders saati sayısı ortaya çıkıyor. İl bazlı, okul bazlı, ilçe bazlı olarak. Sonra bizim ihtiyaçlarımız toplamda kaç öğretmene ihtiyaç Duyduğumuzu belirliyoruz, tespit ediyoruz. Ardından Merkez Yönetim Bütçe Kanunu'nu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildikten sonra, Bütçe Kanunu'nda kamu kurumlarında istihdam edilecek kamu görevlileriyle ilgili sayı belirlenince Haziran Maliye Bakanlığımız, Cumhurbaşkanı Strateji Başkanlığımızla oturup beraber bu personelin dağılımını yapılıyor. Hangi bakanlığa, hangi kamu kurumuna, ne kadar personel alınacakla ilgili. Onun neticesinde belli olur. Şu an bunlarda rakamı söylemek için gerçekten çok erken bir tarih. Henüz bütçe kanunu yeni geçti sayılır. Bununla ilgili süreç her yıl tahmini olarak Şubat, Mart aylarından itibaren bunun çalışmaları olur.
PEKİ YUSUF HOCAM AKADEMİDE KONAKLAMA NASIL OLACAK?
İşte biraz önce aslında söylemeye çalıştığım şey tam buydu. Bizim hizmetçi eğitim merkezlerimizin büyük çoğunluğu konaklama imkanı sunduğumuz mekanlar. Oraları tercih etmemizin sebebi de öğretmen aday arkadaşlarımızın oralarda konaklama imkanlarını, konaklama hizmetlerini sunabilmek. Farklı illerde olacağı için belki öğretmen aday arkadaşlarımızın bir kısmı, kendi imkanları ve kendi evlerinde, illerinde olacağı için, kendilerine bu tercihe yakın vereceğimiz için, bu da olacak ama, bizim şu anda organize ettiğimiz eğitim akademileri, genelde tamamına yakını, önemli oranda aday arkadaşı, öğretmen ve arkadaşlarımızın konaklama ihtiyaçlarını karşılayacak bir şekilde.
Engelli ataması için "Sayı teklifimiz var" diyen Bakan Tekin şu ifadeleri kullandı: Engellilerle ilgili olarak da biz yine onun Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığımızla Cumhurbaşkanlığı Personel Başkanlığıyla görüşüyoruz. Mutlaka bir engelli öğretmen atamasını yapacağız.
Sayı bizim teklifimiz var, onlarla görüşüyoruz. Sayı da yakın bir zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız açıklayacaktır diye tahmin ediyorum.
Bir diğer merak edilen soru ise velilerden geldi. Biliyorsunuz ki özel okullardaki fahiş fiyatlar velilerin belini bükmüş durumda. Bu konuda soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı, denetim mekanizmasında ağır cezalar olduğunu söyleyen Bakan Tekin, "Usulsüzlükler varsa, mevzuata aykırı davranan, fahiş fiyat uygulaması yaparlarsa bizimle paylaşsınlar, biz gereğini yapacağız." dedi.
Tekin şu ifadeleri kullandı: Bu özel okul meselesinde biraz farklı algı oluşturuluyor bunlarla ilgili. Şimdi ben bu konularla ilgili ayrıntılı raporlamalar yapıyorum. Bizim gazetelerde işte belli rakamlar verdi, bir milyon liraya okul var gibi.
12 bin okuldan 22 tanesini sadece şu kadar ücret alıyorlar diye söylemek biraz hani örnekleme açısından baktığımızda da çok doğru değil. Bu bir. İkincisi, şu algı oluşturuluyor. Sanki özel okula giden, özel okulu tercih eden çocuklara biz kamusal sorumluluğumuzun gereği olarak bir okul imkanı sunmamışız gibi bir algı oluşturuluyor. Hayır, biz ilkokula başlayan her çocuk, zorunlu eğitime başlayan her çocuk için adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre çocuklarımızı bir okula kaydettiriyoruz. Ortaokula geldiğinde bir kayıt, yani bir okul imkanı sunuyoruz ve bir ayrımcılık da yapmıyoruz burada. Yani evine en yakın adres bölgesindeki okula kaydını yapıyoruz. Şimdi velilerimiz bunu istemiyorlar. Ben illa özel okula göndereceğim diyorlar. Takdir kendilerinin tabii, yani biz bu imkanı sunuyoruz. Özel okula gönderdiğinde de özel okullar farklı hizmet standartları var doğal olarak. İşte mesela bir özel okul düşünün. Yaz aylarında çocuklara meyve bahçelerinin içerisinde meyve toplatıyor yani uygulamalı böyle. Kocaman bir arazi var veyahut çok farklı sportif imkanların sunulduğu okullar var. Şimdi bu imkanı sunarken doğal olarak bunu eğitim öğretim ücretine de yansıtıyor. Şimdi ben çocuğumu hem böyle bir okula göndereceğim, hem de ortalama bir ücret vereceğim. Bu da çok doğru değil. Şimdi özel okullarda bizim görüşmelerimiz, sürekli birliklerle görüşüyoruz biz.
Onlarla yaptığımız şey şu, çocuklarını okulunuza kaydeden öğrencinin bir sonraki yıl eğitim öğretim ücretinin ne olacağı belli zaten. Enflasyon artı yüzde beş. Bundan fazla para isteyen okullar oluyor. Bizim denetlediğimiz yer burası. Burayı denetliyoruz. Geçen yıl haklı olarak kamuoyunda şöyle bir eleştiri ortaya çıktı.
"BANKACILIK ÜZERİNDEN ÖDEYİN"
Bazı özel okullar bu ücrete ilave olarak ders kitabı ya da benzeri isimler de, fahiş rakamlar da ücret tarafından. Bu yıl oturduk. Onları da konuştuk. Yönetmeliği de koyduk. Böyle bir ücret alamayacaklarını. Orayı da denetliyoruz. Şimdi bir tane konu kaldı geriye. Bu konularda bizim denetleme yapabilmemiz için velinin okula ödediği ücreti resmi hale dönüştürmesi lazım, yani cebinden para ödüyorsa, sisteme girmiyorsa, bizim şimdi yönetmeliğe koyduk aldığımız ücreti bankacılık işlemleri üzerinden. Şimdi veli gidiyor, cebinden nakit, biz onu sistemimizde göremediğimiz için bir önceki yılla karşılaştıramıyoruz. Benim isteğim şu, bu konuda sıkıntı olan, fahiş fiyat uyguladığını düşündükleri okullarla ilgili, bizim İl İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimize, Bakanlığımıza ulaştırırlarsa biz direkt okullarla ilgili soruşturma sürecini yürütüyoruz. Cezai yaptırımlarımız da oldukça ağır. Bakın bunun altını çizerek söylüyorum. İlk iki yaptırımımız asgari ücrete endeksli para cezası. Üçüncü tekrarında ise kapatma cezası veriyoruz. Bu çok büyük bir ceza ve özel okullarımızın büyük çoğunluğu da bizimle bu anlamda uyumlu çalışıyorlar. Şimdi oluşturulan algı bambaşka bir algı. Bu algı hep beraber yenebiliriz. Usulsüzlükler varsa, mevzuata aykırı davranan, fahiş fiyat uygulaması yaparlarsa bizimle paylaşsınlar, biz gereğini yapacağız.
Hatta bu özel hukuk birlikleri kendileri söylüyorlar. Biz de hani haberimiz olursa biz de onunla ilgili, aramızda kendi içimizde, onu dışlayalım, onunla ilgili yaptırımlar, biz de uygulayalım diye. Onlar da çok yakıcı bir tavır içerisindeler. Ben tekrar şunun altını ısrarla çizeyim. Biz bu sene bu konuda çok ciddi tedbirler aldık. Devlet okullarında olduğu gibi özel okullarda da okutulacak ders kitaplarına bakanlık olarak basıp gönderiyoruz. Dolayısıyla herhangi bir özel okulun veliden ders kitabı için para istemesini gerektirecek bir durum yok. Bunu istiyorlarsa direkt bize bildirsinler. Yani böyle bir ders kitabı parası istiyorsa bir okul, bu legal değil, yönetmeliğimize daha yakın zaten bir ders kitabını gönderiyoruz. Başka tür kitaplar ders kitap dışında kitap satıyorlar ise orada da şunu söyleyeyim ben bu tamamen veliyle okul arasındaki ilişki ben velilerimize şunu söylüyorum bakın biz merkez sistem sınavlarını biz yapıyoruz. Yani çocuklarımızın liseye girişi ve üniversiteye girişleriyle ilgili sınavlar. Bizim kitaplarımız ve bizim programlarımızdan çıkacak. Çocuklarımızın başka bir şeye ihtiyaçları yok. O yüzden başka kitaplar almalarına da gerçekten gerek yok. Ders kitabı zaten bizim kitaplarımız. Onun dışında başka kitaplar satmak istiyorlarsa da onları da almamalarını tavsiye ederim.
Bakan Yusuf Tekin Milli Eğitim Akademisi hakkında bilinmeyenleri ilk kez Turkuvaz dijital ortak yayınında açıkladı Bakan Yusuf Tekin Milli Eğitim Akademisi hakkında bilinmeyenleri ilk kez Turkuvaz dijital ortak yayınında açıkladı (Fotoğraf: ahaber.com.tr)
"ÖĞRETMENLER ODASINDA KONSTEPTİNDE GELEN FİKİRLERİ BAKANLIK OLARAK FAALİYETE GEÇİRİYORUZ"
Öğretmenler Odası konseptinde öğretmenlerin taleplerini ve sıkıntılarını dinlediğini, bazı zamanlarda ise öğretmenlerden gelen fikirleri bakanlık faaliyetlerine koyduğunu anlatan Bakan Tekin, "Bu projelerin içerisinden, Türkiye çapında hayata geçireceğimiz projeler, geçirdiğimiz projeler oldu" dedi.
Tekin'in açıklamaları şu şekilde: Şimdi önce şunu söyleyeyim, yani bu bakanlıkta yeni değilim, yani daha önce beş buçuk yıla yakın bir müsteşarlık geçmişim var. Buraya bakan olarak başladığım gün de, o zaman müsteşar olarak yaptığımız bir şeyi bakan olarak yapmaya başladım. Ne yapıyorum? O zaman müsteşarken tabii çok bu yaptığımız şeyler duyulmuyordu. Çünkü bürokrat olarak çalışıyorsunuz ama şimdi bu yaptığımız anında kamuoyuyla da paylaşmış olduğu herkes de haberdar oluyor. Yaptığımız şey şu, bir, her ay ilk cumartesi günü bakanlığımızın bilgi işlem birimimizden genele açık randevu takvimi oluşturuyoruz. Mesela bu ayın ilk cumartesi neredeyiz?
Ankara'da, İstanbul'da, Balıkesir'de, Bursa'da her neredeysek oradaki İl Müdürlüğümüzle konuşuyoruz, bir salon organize ediyoruz. Sonra buradan randevu takvimini açıyoruz. Türkiye'nin neresinden olursa olsun, sıkıntısı olan, bana söylemek istediğim şeyi olan öğretmen arkadaşımız orada randevu oluşturuyor kendisine ve salona geliyor oturuyoruz. Ucu açık arkadaşlarımız bizimle paylaşıyorlar dertlerini.
Karşı karşıya olduğumuz zaman, bu toplantılarda gördüğümüz bir bireysel sorunlarını aktarım arkadaşlarımız oldu.
İki, Milli Eğitimle ilgili genel anlamda önerileri olanlar oldu. Üçüncüsü de benim en çok zevk aldığım, en çok hoşuma gidenlerden bir tanesi, kendi okulunda, kendi ilçesinde, kendi ilimde bir proje uygulayan ve bu projesini heyecanla anlatan öğretmen arkadaşlarımıza, projelerinin ülke genelinde uygulanabileceği, imkanlar sunabileceğimizi, orada işte kısa, kısa süre içerisinde bize anlatabildikleri oluyor. Anlatamadıkları için randevu veriyoruz, burada geliyorlar, burada konuşuyoruz. Bir heyecanla geliyor arkadaşlarımız, çok mutlu oluyorum.
Bu projelerin içerisinden, Türkiye çapında hayata geçireceğimiz projeler, geçirdiğimiz projeler oldu.
İkincisi, buralarda öğretmen arkadaşlarımızın gerek mevzuatla ilgili, gerekse de uygulamayla ilgili eleştiri ve önerileri oldu. Ben hepsini not alıyorum ve buradan cidden beslendik açıkçası. Mesela bir sürü örnek var ama bir tanesini söyleyeyim.
Bu yaz, 2024-2025 eğitim öğretim başlarken, hayata geçilmiş uygulamalardan bir tanesi buradaki arkadaşlarımızın önerisiyle oldu. Neydi?
Sınıf öğretmenlerimiz ilkokullarda, ortaokullarda da şube tercihlerinde, öğretmen arkadaşlarımız üzerinde çok ciddi bir baskı oluyor.
Değişik sebeplerle bazı öğretmenler bölgedeki veliler ya da öğrendiler tarafından çok fazla isteniyor. Okul müdürlerimiz zan altında kalıyor,
Öğretmenlerimiz zan altında kalıyor. Şöyle düşünün, yani bir ilkokulda birinci sınıf, bu ilk defa okutacak dört tane öğretmen arkadaşımız var. Bir tanesi, herkes diyor ki benim çocuğumu Fatma Öğretmen'e yazdırın. Peki diğer üç öğretmen, yani onların düştüğü ruh hali, onların demoralize durumlarını düşündüğümüzde, bir de baskılar, okunduğunda baskı, öğretmene baskı, benim çocuğumu illa bu öğretmene yazdıracaksın vesaire.
Arkadaşlarımız, öğretmenler odasında dediler ki ya bizi bundan kurtarın. Biz de bu yaz tuttuk. Bunu belli parametreler oluşturduk.
İşte sınıfta hepsi erkek olmasın, hepsi kız olmasın, okula başlan
gıç yaşları itibariyle bir anomali durumu olmasın ve benzeri gibi parametreler oluşturduk. Bu parametrelere göre sınıfları kurayla belirledik.
Bu mesela orada arkadaşlarımızın söylediği düzeltilmesini istediği şeylerden bir tanesi. Mesela yine bu yıl başlattığımız, öğretmen arkadaşlarımızın çok yakın takip ettikleri il içi ya da iller arası okul tercihlerinde, yer değişikliğinde okul tercihlerinde sıra tayin dediğimiz bir uygulama vardı önceden. Öğretmen arkadaşlarımız, benim eşim de öğretmen, oradan bakardık işte şu okula gitmek istiyor öğretmen olarak tayininin, sırada kaç kişi bekliyor, onların puanları nasıl, kendi puanları nasıl, bunu görebiliyordu. Biz onu bir daha tekrar, yine öğretmenler odasındaki arkadaşlarımızın o sohbetlerdeki talepleri doğrultusunda onu tekrar hayata geçirdik, sıra tayin usulü. Buna benzer bir sürü, yani yaptığımız şeyden, bazen de şunu yaptık, burada hayata geçireceğimiz şeyleri, öğretmenler odasında öğretmen arkadaşlarımla da paylaştım. Şöyle bir şey yapmak istiyoruz.
Şimdi de var şu anda, gündemimizde olan konular var. Onları en son ziyaret ettiğimiz öğretmenler odasında arkadaşlarla paylaştım. Yoğun bir destek oldu.