Bir ihanetin anatomisi! 17-25 Aralık darbe girişiminin üzerinden tam 11 yıl geçti
FETÖ'nün hükümete açıkça giriştiği ilk darbe girişimi olan 17-25 Aralık kumpasının üzerinden tam 11 yıl geçti. Yargı ve emniyetteki yapılanması ile başta Erdoğan olmak üzere AK Parti hükümetine düzmece delillerle operasyon düzenleyen FETÖ mensupları, amacına ulaşamadı. FETÖ'nün sinsi planları Türkiye'nin demokrasisine sahip çıkması ve hükümetin dik duruşu ile engellendi.
Türkiye, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini 2013 yılının sonlarında geçirdi.
Takvimler 17 Aralık 2013'ü gösterdiğinde FETÖ'nün emniyet ve yargıdaki yapılanması, siyasi operasyonların işaret fişeğini yaktı. Bu FETÖ'nün açıkça yaptığı ilk darbe girişimiydi.
FETÖ'nün yargı ayağındaki en önemli temsilcilerinden Zekeriya Öz (A Haber arşiv)
Operasyon talimatını verenler ise kamuoyu tarafından yakından tanınan simalardı. Adliye ayağında eski özel yetkili savcılar Zekeriya Öz, Fikret Seçen ve Celal Kara, emniyet tarafında ise Ali Fuat Yılmazer, Nazmi Ardıç, Yakup Saygılı, Ömer Köse gibi FETÖ'cü emniyet müdürleri vardı. Bu isimler önceki yıllarda yakın tarihe damga vuran bir dizi şaibeli operasyonların da aktörleriydi. 2007 itibariyle başlayan Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk soruşturmalarıyla TSK'ya operasyon yapmışlar, uydurma delillerle birçok vatansever subayı tasfiye edip yerlerine FETÖ elemanlarının yerleşmesini sağlamışlardı. 3 Temmuz 2011'de başlatılan Şike operasyonuyla büyük kitlelere hitap eden futbol camiasını dizayn etmeye çalışmışlar, 7 Şubat 2012'de de Milli İstihbarat Teşkilatı'nı (MİT) hedef almışlardı.
HÜKÜMETE AÇIK OPERASYON
2013 yılının sonunda ise FETÖ artık dolaylı yoldan değil doğrudan ve apaçık şekilde hükümete operasyon çekiyordu. Emniyet ve yargıdaki FETÖ ekibi, üç yıldır hukuk dışı yöntemlerle dinleyip izledikleri hükümet üyeleri ve çevreleriyle ilgili dosyalar hazırlamış, montaj kayıtlarla algı operasyonuna kalkışmıştı. "Reza Zarrab grubu", "Fatih Belediyesi" ve "TOKİ grubu" olarak yürüttükleri birbirinden ayrı soruşturma dosyalarını o sabah paket yaparak operasyona dönüştürdüler.
Gözaltına alınacakları tutuklayacak hakimler bile ayarlamıştı. Sabahın karanlığında başlanan operasyonlarda 4 Bakan çocuğu da gözaltına alındı.
ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN BAKANLARA MESAJ
Operasyonun ardından İstanbul Adliyesi'ndeki odasında gazetecileri bilgilendiren dönemin başsavcı vekili Zekeriya Öz, bakanları alma yetkileri olmadığını, sadece fezleke hazırlayıp Meclis'e gönderebileceklerini açıklayıp, çocukları üzerinden hükümetteki bakanların hedef alındığı mesajını veriyordu.
Firari olan Can Dündar'ın o dönem 17-25 Aralık'ın baş aktörlerinden Celal Kara ile verdiği poz (A Haber arşiv)
ASIL HEDEF ERDOĞAN'DI
Öz'ün talimatıyla soruşturmayı yürüten savcı Celal Kara ise 25 Ocak 2015 tarihinde Cumhuriyet Gazetesinin o dönemki genel yayın yönetmeni Can Dündar'a bir röportaj verecekti ve "1 Numara Erdoğan'dı" diyerek, 17 Aralık operasyonlarının amacının, Recep Tayyip Erdoğan'ı devirmek olduğunu itiraf edecekti. Kara ve Öz daha sonra Gürcistan sınır kapısından birlikte yurtdışına kaçtı.
1 VE 19 OCAK: MİT TIRLARI DURDURULDU
25 Aralık'tan bir hafta sonra yeni bir aşamaya geçildi. 1 Ocak'ta Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde, 19 Ocak'ta Adana'nın Ceyhan ilçesinde, Suriye Türkmenleri'ne yardım taşıyan Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) ait tırlar durduruldu. Tırlar, örgütün jandarmadaki görevlileri ve Adana Adliyesi'ndeki özel yetkili savcılar eliyle durdurulmuştu. Adana'da MİT görevlileri yere yatırılıp kelepçelenirken FETÖ'ye ait Cihan Haber Ajansı kayıttaydı. Yasadışı operasyon için devreye Adana Valiliği girdi ve operasyonun durdurulması emrini verdi. FETÖ'cü jandarma komutanları valinin talimatına uymadı, emniyet görevlileri ise valinin emriyle hareket etti. O savcılar ve jandarma görevlileri tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün bu operasyonu, sözde Selam Tevhid soruşturması kapsamında yaptığını ortaya çıkardı.


