Cevdet Yılmaz'dan özel bankalara promosyon çağrısı! "Emeklilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Rusya'nın başkenti Moskova'da bir konser salonunda gerçekleştirilen terör saldırısına ilişkin, "Terör bütün dünyanın belası. Dolayısıyla terör konusunda uluslararası işbirliğini arttırmamız lazım. Ülkelerin, devletlerin terör örgütlerine karşı işbirliği yapması lazım. Hiçbir ülke terör örgütleriyle iş tutmamalı, tam aksine devletler teröre karşı işbirliği yapmalı." dedi. Öte yandan Yılmaz, kamu bankalarından emeklilere 8 ile 12 bin TL promosyon verileceğini hatırlatarak "Özel bankalara da çağrı yapalım. Müşteri kaybetmek istemeyen özel bankalar da yapacaktır diye düşünüyorum." dedi. Yılmaz, " Önümüzdeki süreçte ekonomimizi büyüttükçe emeklimizin yanında olmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.
Canlı yayın programına konuk olan Yılmaz, siyasi belirsizliğin ekonominin düşmanı olduğunu, genel seçimin ardından mayıs itibarıyla Türkiye'de siyasi belirsizliğin ortadan kalktığını söyledi.

Seçimlerin ardından Orta Vadeli Program (OVP) hazırladıklarını anlatan Yılmaz, bununla birlikte politika belirsizliklerinin de ortadan kalktığını ifade etti.
Geçen yıl dünya ülkeleri yüzde 3 büyürken Türkiye'nin yüzde 4,5 büyüdüğünü, OVP hedefinin 4,4 olduğunu vurgulayan Yılmaz, geçen yıl istihdam rakamlarının 32 milyonun üzerine çıktığını belirtti.
Geçen sene ihracatta da rekor kırıldığını dile getiren Yılmaz, "256 milyar dolar ihracat sağladık. Avrupa temel ihraç pazarlarımızdaki problemlere, jeopolitik risklere, depreme, tüm bu olumsuzluklara rağmen ekonomimiz çok iyi bir performans gösterdi. Yine geçen yıl 54 milyar doları aşan turizm geliri elde etmiş olduk. Bütün bunlara baktığınızda cari açık geçen yılın ortalarında 60 milyar dolarlara kadar çıkmıştı, yıl sonunu 45 milyar dolarla kapattık, ocak ayında 37,5 milyar dolara düştü, şubat rakamı henüz çıkmadı ama tahminimiz 32-33 milyar dolarlara kadar gerilemiş olacak. Yani düşüş trendinde, neredeyse yarı yarıya cari açığın düştüğünü görüyoruz." diye konuştu.

Depremin etkilerine rağmen bütçe açığının milli gelire oranının geçen yıl 5,2 olduğunu aktaran Yılmaz, deprem harcamaları çıkarıldığında bu oranın 1,6'ya düştüğünü dile getirdi.
"Seçimden sonra döviz artacak, acı reçete ile karşılaşılacak" şeklindeki spekülasyonların temelsiz olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Sosyal medyada, çeşitli çevrelerde böyle bir spekülatif hava oluşturulmaya çalışılıyor. Ekonomide temeller dediğimiz bir şey vardır. Bir algılar, spekülasyonlar vardır ki onlar geçici etkilerde bulunurlar ama temelleriniz sağlamsa bu tür spekülasyonlar gelir geçer. Sonuçta temeller belirleyici olur. Dövizin hareketi için ne gerekir? Döviz ihtiyacının artması, dövize erişiminizin zorlaşması gerekir. Cari açığımız 60 milyar dolarlardan neredeyse 33-32 milyar dolarlara inmiş, yani döviz ihtiyacımız azalmış, artmamış. Turizmimiz, ihracatımız iyi gitmiş. Diğer taraftan yeni izlediğimiz makro politikalarla birlikte dış dünyadaki finansman imkanlarına erişim de kolaylaşmış durumda."
Spekülatif söylemlerin küçük yatırımcıya zarar vermesinden endişe ettiklerine dikkati çeken Yılmaz, "Herkesin bilinçli hareket etmesi lazım. Rakamlara ve gerçeklere bakması lazım. Ancak bunu tavsiye edebilirim." değerlendirmesini yaptı.
Spekülasyonların bir kısmının örgütlü, sistematik, Türkiye'ye zarar vermeye dönük çalışmalar olduğunu belirten Yılmaz, "Bu geçici bir durum. Seçimden sonra ben bunun olumluya döneceğini düşünüyorum. Bu pompalanan karamsar havanın hiçbir karşılığı olmadığı görüldüğü zaman tam tersine olumlu bir etki oluşturacaktır ekonomimizde." ifadesini kullandı.
Yılmaz, enflasyonda yıllık bazda belirgin düşüşün haziran enflasyonuyla görüleceğini, söz konusu istatistiklerin temmuzda kamuoyuna açıklanacağını hatırlattı.
Kur Korumalı Mevduat düzenlemesinin hayata geçirildiğinde kendisinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı olduğunu anımsatan Yılmaz, başından beri geçici düzenleme olarak hazırlandığını ifade etti.
Kur Korumalı Mevduat'ın o günün ihtiyaçlarını karşıladığına dikkati çeken Yılmaz, "Şimdi bu Kur Korumalı Mevduat'tan çıkıyoruz ama çıkarken de finansal piyasalarda bir istikrarsızlığa yol açmadan, akılcı bir şekilde, bir geçiş süreci içerisinde bunu başarıyoruz. Geçen sene ağustosta en yüksek seviyesini Kur Korumalı Mevduat, 3,4 trilyon liraya kadar çıkmıştı. Geldiğimiz noktada 2,3 trilyonlara kadar gerilemiş durumda. Yani aşağı yukarı geçen ağustos ayından bugüne 1,1 trilyon azalış söz konusu. Bu da devam edecek ama belli bir zamana yayıyoruz bunu." diye konuştu.



