MHP lideri Devlet Bahçeli'den Antalya'da 14 Mayıs öncesi kritik mesaj: Tarihi günün arifesindeyiz
Seçimlere saatler kala partiler de son mitinglerini yaptı. MHP lideri Devlet Bahçeli, 14 Mayıs öncesi son mitingini Antalya'da düzenledi. Bahçeli konuşmasında "Tarihi günün arifesindeyiz. Herkesten ricam sandığa gidip geleceğinize sahip çıkın." dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Geldiğimiz bu aşamada HDP neyse CHP ve İYİ Parti aynısıdır. Aralarında hiçbir fark kalmamıştır. Yeşil Sol Parti demek CHP ve İYİ Parti demektir. PKK hepsini birden ele geçirmiştir." dedi.
Bahçeli, partisince Antalya Kepez Miting Alanı'nda düzenlenen, "14 Mayıs'ta Aziz Milletim Sıra Sende" temalı açık hava toplantısında, seçimlerin ülkenin dirliğine, milletin birliğine, demokrasinin geleceğine, insanın huzur ve refahına hayırlı sonuçlar getirmesini diledi.
Seçimlerin sağduyulu, sakin ve demokratik olgunlukla gerçekleşmesi temennisinde bulunan Bahçeli, vatandaşların sandığa gitmeleri ve oylarını kullanmaları gerektiğini belirtti.
Yeni Türkiye'nin temellerini attıklarını, gelenin Türk asrı, geleceğin de Türkiye olduğu inancında olduklarını vurgulayan Bahçeli, milli birlik ve dayanışma azmini daha da perçinleyecek heyecanlarının olduğunu kaydetti.
Bahçeli, yarın Anneler Günü'nün kutlanacağını anımsatarak, annelerin gözünden yaş akmaması gerektiğini dile getirdi.
Seçimlerin ardından ya onurlu ve huzurlu bağımsız bir millet olarak yaşayacaklarına ya da küresel oyunlara boyun eğerek her türlü zillete katlanacaklarına dikkati çeken Bahçeli, "Ya işbirlikçilerin, ihanet lobisinin, Türk ve Türkiye düşmanlarının tahriklerine ve mütecaviz emellerine boyun eğeceğiz. Ya da milli kimliğin güvencesi, milli devletin savunucusu, milli birlik ve kardeşliğin sevdalısı MHP ve Cumhur İttifakı'na destek vereceğiz." ifadelerini kullandı.

"LİDER ÜLKE TÜRKİYE'YE ULAŞMAK İÇİN YARIN KİLİT ÖNEMDEDİR"
"Doğru zaman, doğru adam, 14 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan" diyen Bahçeli, şöyle konuştu: "Hamdolsun gelişmeler de bu yöndedir. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleri için Cumhur'un zaferi milli bir zarurettir. Lider ülke Türkiye'ye ulaşmak için yarın kilit önemdedir. Ortak paydamız, vatan ve bayrak sevgisidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100'üncü yıl dönümü yeni bir demokratik şahlanışa sahne olmalıdır. Yolumuzu kesmek istiyorlar, müsaade etmeyiniz. Yürüyüşümüzü durdurmak istiyorlar, müsamaha göstermeyiniz. Milletimizi etnik ve mezhep temelinde ayrıştırmak istiyorlar, fırsat vermeyiniz. Ülkemizi küresel emperyalizmin denetim ve kontrolüne sokmak istiyorlar, imkan tanımayınız. Özerk yönetimin, federasyonun, Kürdistan'ın önünü açmak, bölünmüş ve parçalanmış bir Türkiye'nin oluşmasını istiyorlar, asla tahammül etmeyiniz."
Bahçeli, söz, sıra ve yetkinin millette olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Geldiğimiz bu aşamada HDP neyse CHP ve İYİ Parti aynısıdır. Aralarında hiçbir fark kalmamıştır. Yeşil Sol Parti demek CHP ve İYİ Parti demektir. PKK hepsini birden ele geçirmiştir. Samimiyetle uyarıyorum, CHP'ye ve İYİ Partiye oy veren kardeşlerimizin dikkatini çekiyorum. Kemal Kılıçdaroğlu'na verilecek her oy Kandil'e gidecek, teröristlere can simidi olacaktır. Kılıçdaroğlu'na verilecek her oy saldırı, suikast ve kanlı eylemlere hizmet edecektir. CHP'ye ve İYİ Partiye verilecek her oy Türkiye'nin önünü kesecek, Türk milletinin tarihi yürüyüşünü sekteye uğratacaktır. İnanıyorum ki Antalya bu vebale ortak olmaz, olamaz. Antalya PKK'nın gölgesine saklanan, FETÖ'nün maskesini takan Kılıçdaroğlu'na olur vermez, veremez."

"KÜRESEL EMPERYALİZM ZİLLET İTTİFAKINI ELE GEÇİRMİŞTİR"
Karşılarındaki ittifakın terör örgütleriyle aynı karede, aynı hizada, aynı gayede olduğunun altını çizen Bahçeli, şunları kaydetti: "Küresel emperyalizm zillet ittifakını ele geçirmiştir. Yeminli Türkiye düşmanları umudunu zillet ittifakına bağlamıştır. Antalya bu yürek yaralayıcı siyaset anlayışına nasıl sabır gösterecektir? Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, terörist Demirtaş'ı serbest bırakacağını vaat etmiştir. Bu teröriste 'şeref madalyası takacağım' demiştir. YPG'nin vatanını koruyan örgüt olduğunu söylemiştir. Türkiye'nin beka sorunu olmadığını, asıl devletin beka sorununa dönüştüğünü namertçe ileri sürmüştür. Türk milliyetçiliğine utanmadan iftira atmıştır. Üstelik toplumu böldüğünü, iç düşman yarattığını, kutuplaştırdığını ve ilkel olduğunu ifade edecek kadar akıl ve zeka ölçülerinden kopmuştur. Türklüğü Anayasa'dan çıkarma sözü verenlerle can ciğer kuzu sarması olmuştur. Kılıçdaroğlu Anayasa'nın 66'ncı maddesinde ifade edilen, 'Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür' çerçevesindeki Türk vatandaşlığı tanımından rahatsızlığını göstermiştir. Kapsayıcı ve kuşatıcı bir vatandaşlık tarifinden yana olduğunu iddia etmiştir. Yani Türklüğü düşman gören bir şahıs Cumhurbaşkanı adayıdır. Ahlaklı insan sorumluluk duygusu yüksek insandır."
Karşılarındaki ittifakta ne ahlak ne de sorumluluk duygusu bulunduğunu aktaran Bahçeli, "Sürekli yalan söyleyen, milleti aldatan bir ittifak ve bu ittifakın adayı karşımızdadır. Biliniz ki yalandan vergi alınmış olsaydı, zillet ittifakını oluşturan partilerin hepsi iflas bayrağını teker teker çekerlerdi. Kılıçdaroğlu'nun Cumhuriyetle sorunu vardır. Kılıçdaroğlu'nun Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile sorunu ağırdır. Irak ve Suriye tezkerelerine 'hayır' diyerek PKK'nın temellerine hizmet eden bir şahıstan Türkiye Cumhurbaşkanı olamaz. Bölücü teröristlerin desteğini alan, İstiklal Marşı'mıza, al bayrağımıza, üniter devlet yapımıza ve milli kimliğimize husumet besleyenlerle ortaklık kuran bir şahıstan cumhura baş olamaz, olmamalıdır. 'Türkiye maalesef Azerbaycan'a yardım ediyor' diyen bir partiden Türkiye'ye hayır gelmez." diye konuştu.


