
"DEPREMZEDELERİMİZİN ACILARI PAYLAŞILIYOR"
Yardımlar yapılırken vatandaşların ihtiyaçlarının göz ardı edilmediğini belirten Erdoğan, "Psikososyal destek grupları vasıtasıyla depremzedelerimizin acıları paylaşılıyor. Depremden etkilenen 1 milyona yakın vatandaşımıza 10'ar bin lira ödeme yaptık. Hak sahipleri için taşınma yardımı olarak açıkladığımız 15'er bin liraların ödenmesine de başlandı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına acil ihtiyaçları için 100'er bin lira ödüyoruz." dedi.
İlk ve orta dereceli okulların açılışlarının illerin şartlarına göre ayrı ayrı belirleneceğini dile getiren Erdoğan, diğer illere naklini talep eden öğrencilere kolaylık gösterdiklerini, çadır ve konteyner kentlerde de eğitim öğretim imkanı sağlandığını vurguladı.
Şehir hastaneleri, okulların önemli bir kısmı, üniversiteler, yurtlar ve spor salonlarının depremzedelerin en önemli sığınma yeri, afet yönetiminin de lojistik merkezleri olduğunu ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürümesi için bölgedeki ve yakın çevresindeki hastanelerimizi pek çok geçici sağlık merkezi ile tahkim ettik. Güvenlik konusunda ilk günlerdeki istisnai birkaç hadise dışında kayda değer herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın vergiden sigortaya, banka borcundan kredi ödemesine kadar pek çok hükümlülüğünü erteledik. Bölgeye özel kredi destekleri yanında, depremin ülke ekonomisine etkisini azaltacak ilave kaynakları devreye soktuk. Sadece kamu bankalarımızın bölgeye destekleri 80 milyar lirayı buldu. Çiftçilerimizin yıl içinde dağıtılan destekleme ödemelerini de hızla ve nakdi olarak yapıyor, hayvan kayıplarını telafi ediyoruz. Türkiye İş Kurumu vasıtasıyla 20 bin vatandaşımızın toplum yararına çalışma projesi kapsamında istihdamına başladık."

"GEÇMİŞE DÖNÜK TÜM ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ BORÇLARI SİLİNECEK"
Esnafı, küçük ve orta boy işletmeleri, istihdama büyük katkıda bulunan fabrikaları hızla ekonomiye kazandırmak için gereken tüm araçları devreye aldıklarının altını çizen Erdoğan, "Deprem sonrası şehirlerimizin hızla ayağa kalkabilmesini temin etmek için Afet Yeniden İmar Fonu kuruyoruz. Şeffaf bir yönetimle işleyecek bu fon afetler için uzun vadeli kaynak sağlayarak, bütçe üzerindeki yükü azaltacaktır." ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesindeki yıkık, yıkılacak, ağır hasarlı, orta hasarlı tüm binalardaki abonelerin 6 Şubat tarihi itibarıyla geçmişe dönük tüm elektrik ve doğal gaz borçlarının silineceğini kaydeden Erdoğan, "Depremin en yıkıcı etkilerinin görüldüğü Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya illerinin tamamı ile Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki elektrik ve doğal gaz faturalarının tanzim ve tahsilini 3 ay süreyle erteliyoruz. Bilhassa Adıyamanlı vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren sarmalık kıyılmış tütün üreten çiftçi kooperatiflerimizin satışındaki yüzde 55'lik özel tüketim vergisini yarıya indiriyoruz. Önümüzdeki günlerde ihtiyaca göre bu destekleri, tedbirleri, kaynakları daha da çoğaltarak depremzedelerimizin yaralarını sarmaya, bölgenin ihyasını kesintisiz sürdürmeye kararlıyız." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, afet riski ve acil durum yönetimi bakımından Türkiye'nin 20 yıl öncesi ile bugünkü fotoğrafı arasındaki farkın akıl ve vicdan sahibi herkes için gayet açık olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:
"Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye ve sosyal desteklere kadar her alanda ülkemize yaptığımız tüm hizmetler aynı zamanda bu günler için bir hazırlıktır. Türkiye'de bütünleşik afet yönetimi dediğimiz önceliği kriz yönetiminden risk yönetimine veren anlayışla AFAD başkanlığını 2009'da kuran biziz. Gerek AFAD gerek çok sayıda sivil toplum kuruluşumuzun, ülkemizde ve dünyadaki pek çok afette insani krizde gösterdiği başarılı çalışmayı yakından takip ettik. Deprem bölgesinde takdire şayan çalışmalar yürüten sivil yardım kuruluşlarına yapılan hakaretleri asla unutmadığımızı, ileride hesabını sormak üzere kayıtlarımızı aldığımızı özellikle belirtmek istiyorum."
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ön toplantısı yapılacak Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli çalışmasının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yönetiminde gerçekleştirileceğini belirterek, "Bir süredir farklı alanlarda zaten devam ettirdiğimiz çalışmaları, bu modelle bütüncül bir yapıya kavuşturmuş olacağız." dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yapılan her işin önemine işaret ederek, ancak son depremler ışığında daha fazlasına ihtiyaç bulunduğunun bir gerçek olduğunu söyledi.
Hem felaket öncesi hazırlıkları hem de felaket sonrası ortaya çıkacak maddi, manevi mağduriyetleri vatandaş merkezli anlayışla yürütmeyi sağlayacak yeni vizyona ihtiyaç olduğunu anlatan Erdoğan, "Ülkemizin deprem ve diğer tabii felaketlerle iç içe yaşadığı gerçeğini unutmadan, 'Coğrafya kaderdir' tespitini, körü körüne bir kabulleniş değil, daha güçlü bir mücadelenin çıkış noktası haline getiriyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi ve milleti hayallerden, hedeflerden, çizilen yoldan alıkoyacak engellerin tamamını; ister tabii felaket, ister siyasi, ekonomik, sosyal risk olsun bir afet olarak görmek gerektiğini vurguladı. Erdoğan, devletin bekası ile birlikte vatandaşın bekasını da gözeten ve önceleyen yeni bir stratejik ortak akıl oluşturmak istediklerini dile getirdi.

"ŞEHİRLERİMİZİ DEPREME DİRENÇLİ YERLER HALİNE GETİRMEYİ PLANLIYORUZ"
Konunun, günlük siyasetle ve seçimle ilgisinin bulunmadığını, polemik malzemesi yapılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemizin deprem, sel, heyelan, kuraklık, maden kazası, orman yangını gibi başlıklardaki öncelikli ve potansiyel risk alanlarını belirliyoruz. Başka hiçbir ölçüye bakmaksızın kendi alanındaki yetkin bilim insanlarımızı, teknik kadrolarımızı, yabancı uzmanlarla destekleyecek bu çalışmaya inşallah cuma günü bir araya gelerek devam edeceğiz. Böylece Türkiye için bir ulusal bir risk kalkanı modeli oluşturmayı, şehirlerimizi depreme dirençli yerler haline getirmeyi planlıyoruz. Bundan sonra yapılacak tüm çalışmalar da bu modelin tamamlayıcısı olarak tasarlanacak ve uygulanacaktır. Ön toplantısını cuma günü yapacağımız Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli çalışmasının koordinasyonunu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum Bey yönetecektir. Esasen bir süredir farklı alanlarda zaten devam ettirdiğimiz çalışmaları, bu modelle bütüncül bir yapıya kavuşturmuş olacağız. Hiç şüphesiz bu sürecin en önemli konu başlığını, şehirlerimizdeki depreme dayanıksız mesken stokunun hızla dönüştürülmesi teşkil edecektir."
"BUNLAR KENTSEL DÖNÜŞÜM, DEĞİŞİMDEN ANLAMAZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti hükümetlerinin son 20 yılda sadece kentsel dönüşüm projeleriyle, TOKİ yatırımlarıyla gerçekleştirdiği güvenli konut seferberliğinin, Türkiye'de başlı başına bir devrim niteliği taşıdığını aktardı.
Erdoğan, şu an İstanbul'da 93 bin konutun dönüşümünün sürdüğünü, ancak bu hayırlı, hayati gayretin her adımında yaşadıkları zorlukları, önlerine çıkarılan siyasi ve onun parçası haline dönüşen hukuki engelleri, en iyi milletin bildiğini anımsattı.
Grup toplantısındakilere, kentsel dönüşüm alanında yaptıkları çalışmaları ve bu çalışmalara karşı çıkan muhalefet partilerinin girişimlerini anlatan bir video izleten Erdoğan, "Bu görüntülerin arkasından fazla söze hacet var mı?" sorusunu yöneltti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:
"İşte izlediniz bay bay Kemal kentsel dönüşüme karşı. Aynı şekilde yanındaki hanımefendi karşı, Beykoz'a gidiyor, Beykoz'da vatandaşı toplayıp orada kentsel dönüşüme karşı olduklarını söylüyor. Buyurun şimdi netice bu. Hadi bakalım şimdi bu neticenin altından kalk. Ama Erdoğan kalkıp Çamlıca Camisi'nin altında Burhaniye'de vatandaşa diyor ki; 'Bak yarın Allah göstermesin, istemediğimiz bir durumla karşı karşıya kalırız, kime gidip hesap soracaksınız, bana. Onun için gelin yardımcı olun bize, bir an önce şuraları boşaltalım ve burada dört dörtlük güzel binalar yapalım'. Şimdi buyurun gidin Küplüce'ye, Çamlıca Camisi'nin altına, orada yaptığımız o kentsel dönüşümle ilgili o binaları bir görün. Nasıl binalar yapıldı, zemin artı 3, bilemedin zemin artı 4. Şu anda her yönüyle orada oturan vatandaşlarımız çok çok memnun. Ve şimdi önümü çeviriyorlar ve diyorlar ki; 'Biz yetki aldık Sayın Başkanım, ne olur artık bizimkileri de yıkın, yapın'. Tamam biz yine hazırız ama siz artık Belediye Başkanımıza filan karşı çıkmayın. Hemen süratle biz bu işe başlıyoruz. Ve geçen hafta vinçler oraya geldi. Eğer ta başında önümüzü açsaydılar, şimdi oralar tamamıyla bitmiş olacaktı. Ama ne bu ana muhalefet ne yanındaki yavru muhalefetler, bunlar kentsel dönüşüm, değişimden anlamaz, bunların böyle bir derdi yok, bunlar depremi falan görmüyorlar, göremiyorlar."
"DEPREM BİZİ BEKLEMİYOR, BİRİLERİNİN KİFAYETSİZLİĞİNİ HİÇ BEKLEMEZ"
TOKİ'nin yaptığı başarılı hizmetlerin ortada bulunduğuna işaret eden Erdoğan, 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ve sonrasında yaşanılanların, artık bu konunun en hızlı şekilde ve en kısa sürede çözümünün şart olduğunu gösterdiğini belirtti.
İstanbul başta olmak üzere, ülke genelindeki kentsel dönüşüm çalışmalarını bir an önce bitirecek yeni çalışma yöntemi geliştireceklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Artık öyle ideolojik sapkınlıkların, bireysel hırsların, kurumsal taassupların, siyasi sabotajların önüne geçemeyeceği bir kentsel dönüşüm süreciyle bu işi süratle bitireceğiz. Deprem bölgesindeki şehirlerimizi bir yıl içinde ayağa kaldırma sözü gibi, kentsel dönüşüm projelerini de birkaç yıl içinde neticelendirme sözünü de milletimize veriyoruz. Meclis'in yeni döneminde bunun için gereken hukuki çalışmaları hemen yapıp sonbaharı beklemeden işe girişeceğiz.
Deprem bizi beklemiyor, birilerinin keyfini, birilerinin kifayetsizliğini hiç beklemez. Türkiye için hemen şimdi, diyerek ülkemizi depremlere ve diğer afetlere karşı en hazırlıklı hale getirmeyi milletimize en büyük sorumluluğumuz olarak görüyor, en önemli taahhüdümüz olarak ifade ediyoruz."
AK PARTİ GRUBU VE TEŞKİLATINA BAŞSAĞLIĞI
Depremde hayatını yitiren, yaralanan, yakınlarını kaybeden her vatandaşın, kalbinde ayrı bir yeri olduğunu dile getiren Erdoğan, AK Parti Grubu'ndan da depremde vefat edenlerin yer aldığını hatırlattı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Yakup Taş'ın, eşi, torunları, kardeşi, yeğenleri ve onların ailelerinden oluşan 23 yakını ile yıkılan binanın altında hayatını kaybettiğini anlatan Erdoğan, Allah'tan rahmet diledi.
AK Parti Adıyaman milletvekilleri İbrahim Halil Fırat'ın 22 yakınını, Fatih Toprak'ın 16 yakınını, Ahmet Aydın'ın ise 3 yakınını toprağa verdiğini belirten Erdoğan, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman'ın, abisi ve ablasının da aralarında olduğu 12 yakınını depremde kaybettiğini aktardı.
Erdoğan, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç'in ağabeyi, 24. Dönem AK Parti Milletvekili Sıtkı Güvenç'in, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan'ın 7 yakınının, AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan'ın Adıyaman'daki 16 yakınının, AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar'ın Osmaniye'deki 4 yakınının, eski AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar'ın 3 yakınının, eski AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zülfükar İzol'un 4 yakınının depremde vefat ettiğini vurguladı.
Öte yandan milletvekilleri ile birlikte çalışanların kendisi veya yakınlarından 99 kişiyi depremde kaybettiklerini ifade eden Erdoğan, AK Parti Grubu'na başsağlığı diledi.
AK Parti teşkilat mensuplarından 629 dava arkadaşını veya yakınını depremde ebediyete uğurladıklarını dile getiren Erdoğan, teşkilat mensuplarına da başsağlığı dileklerini iletti.
EYT DÜZENLEMESİNE DESTEK VEREN SİYASİ PARTİLERE TEŞEKKÜR
Bir yandan acılar yaşanırken diğer taraftan ülkenin ve milletin beklediği çalışmaları sürdürmek durumunda olduklarını vurgulayan Erdoğan, dün Meclis Genel Kurulunda, ilk etapta 2 milyon 250 bin çalışanı, orta vadede bir o kadarını daha ilgilendiren emeklilikteki yaş düzenlemesinin görüşülerek kabul edildiğini anımsattı.
Böylece 8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olanlar için emeklilikte yaş şartının kalktığına işaret eden Erdoğan, milyonlarca kişiyi ilgilendiren kanunun hayırlı olmasını diledi, Cumhur İttifakı başta olmak üzere, TBMM'de grubu bulunan siyasi partilere, verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.
Vergi dairelerine olan borçları yapılandıran kanun teklifinin de gündemin önemli konularından olduğuna dikkati çeken Erdoğan, teklifin, adli ve idari para cezalarının yanı sıra 2 bin liranın altındaki vergi borçlarının silinmesini, öğrenci kredi ödemelerini, ehliyetlerdeki bazı ceza puanlarının kaldırılmasını da içerdiğini anlattı.
"SAMİMİYETİMİZDEN MİLLETİMİZİN ŞÜPHESİ OLMADIĞINI BİLİYORUZ"
Vatandaşların ekonomik yükünü hafifletecek adımlar atmayı sürdürdüklerini bildiren Erdoğan, "BOTAŞ, 1 Mart itibarıyla sanayiye ve elektrik üretim santrallerine satılan doğal gazın toptan satış fiyatında indirime gitti. Elektrik santrallerine yapılan yüzde 20'lik indirimin serbest piyasada oluşan toptan elektrik fiyatlarına benzer oranda yansımasını bekliyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz gazını milli sisteme vermeye başlayınca bu konuda çok daha rahat edileceğini belirtti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açtığı bir tartışma üzerine, Cumhur İttifakı olarak başörtüsü özgürlüğünü ve ailenin korunmasını anayasal güvenceye alan teklifi Meclis'e sunduklarını hatırlatan Erdoğan, "Bu konudaki samimiyetimizden milletimizin şüphesi olmadığını biliyoruz. Bu konuyla ilgili, ilgili arkadaşlarım gerekli çalışmaları sürdürüyorlar. Bu konuyu da inşallah en kısa zamanda neticelendirmek bizim görevimizdir." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, seçim tarihinin yaklaşması, deprem bölgesindeki çalışmalar ve bunun dışında atılacak adımlarla geleceğe emin adımlarla yürüdüklerini sözlerine ekledi.
Bu arada, grup toplantı salonunda milletvekili sıralarında, Kahramanmaraş merkezli, 6 Şubat'ta meydana gelen depremde hayatını kaybeden AK Parti'li Taş'ın çiçeklerle süslenmiş fotoğrafı ve Taş için hazırlanan, üzerinde "27. Dönem Adıyaman Milletvekili merhum Yakup Taş'a rahmet ve saygıyla." yazılı taziye defteri yer aldı.