"ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİNDE CİDDİYİZ"
Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik sürecin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Başbakan Paşinyan ile her iki ülkenin dini bayramları kapsamında karşılıklı tebriğimizi ilettiğimiz bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Tabii ülkemiz ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini de konuştuk. Bizim baştan itibaren kırmızı çizgimiz Azerbaycan'dı. Azerbaycan konusu yoluna girdikten sonra biz zaten 'Kapılarımızı açarız' dedik. Paşinyan'ın bölgesel barış ve iş birliği açısından bizimle benzer düşünceleri paylaştığını duymaktan da memnun oldum. Artık söylemin ötesinde somut adımlar atmalarını bekliyoruz. Biz Ermenistan ile normalleşme sürecinde ciddiyiz, kararlıyız. Tam normalleşme ve iyi komşuluk ilişkilerinin tesisini de hedefliyoruz. Türkiye'de bugün 100 binin üzerinde Ermeni var. Bizim vatandaşımız olan Ermeniler var, bir de vatandaş olmaya namzet olan Ermeniler var. Bu bizim yaklaşım tarzımızı gösteriyor. Azerbaycan ile eşgüdüm içinde Ermenistan ile olan yaklaşımı geliştiriyoruz."

"TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ALIŞILMIŞ EYLEMLERİNDEN BİR TANESİ"
Irak'ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesindeki saldırıya ilişkin soru üzerine Cumhurbşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi:
"Duhok'taki olay, PKK, YPG, PYD bunların alışılmış terör eylemlerinin bir benzeri. Buna biz yabancı değiliz. Bunu da Amerikalılara, Rusya tarafına 'Bakın durum böyle burada bir oyuna gelmeyin' dedik. Aynı şekilde bunu Irak'taki dostlarımıza, kardeşlerimize de söyledik. Yaptığınız açıklamalara dikkat edin, Türkiye'nin dostlarıyla, kardeşleriyle böyle bir eyleme girmesi mümkün değil. Biz böyle bir şey yapamayız. Ama bu terör örgütlerinin bugüne kadar alışılmış eylemlerinden bir tanesidir. Dert Türkiye ile Irak arasındaki olumlu gelişmeleri bozmak. Orada aklıselim sahibi birçok Iraklı kardeşlerimiz, dostlarımız güzel açıklamalar yaptılar ama bazıları da aksi açıklamalarda bulundu. Bunlardan bir tanesi de Konya'da yapılacak İslam Oyunlarına Irak'ın katılmaması istikametinde bir açıklama yapmışlar. Üzüldüm. Irak böyle bir adımı atmamalı. Arkadaşlarıma da söyledim, görüşün bu açıklamayı tavzih etsinler. Çünkü biz Irak'ı da bu oyunların içerisinde görmek istiyoruz. Duhok'ta hayatını kaybeden sivillerin ailelerine ülkem adına başsağlığı diliyorum. PKK'nın gerçek yüzünü bir kez daha böylece görmüş olduk."
"BİZE DOKUNMAYANA ZATEN BİZ DOKUNMAYIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Nehri'nin doğusundaki terör oluşumlarıyla ilgili, şunları kaydetti:
"Fırat'ın doğusu hala sıkıntılı, burada Amerika'nın maalesef çok ciddi olumsuz yaklaşımları var. Ben Madrid'deki görüşmelerde de bunu söylediğim gibi Tahran'da da Amerika'nın Fırat'ın doğusunda çekilmesinin gereği üzerinde durdum. Buradan çekilmesi lazım. Çünkü terör örgütleri bütün gücünü oradan alıyor. Tel Rıfat. Binlerce tır silah, mühimmat, araç gereç Amerika buraya yığdı, hala yığmaya devam ediyor. Biz bunu Trump'a da söylemiştik, şimdi aynı şekilde Biden'a da söyledik. Ama bu konuda maalesef hala olumlu bir adım atılmış değil. Temenni ederiz ki bu ısrarlarımız karşısında olumlu adımları atarlar, Tel Rıfat, Tel Abyad..."
"Bu bölgeye operasyon kararlılığınız canlılığını koruyor mu?" şeklindeki bir soru üzerine Erdoğan, "Mecburen koruyacak. Bize dokumayana zaten biz dokunmayız." dedi.
"AMERİKA'NIN KENDİ YETİŞTİRMELERİ"
Erdoğan, sınır ötesi operasyonla etkisiz hale getirilen YPG'li bir teröristle ilgili CENTCOM'un taziye paylaşımıyla ilgili olarak, şöyle konuştu:
"Tabii bu ilk değil. Amerika bunları birçok kez yaptı. Zaten Amerika'nın kendi yetiştirmeleri. Bunlara eğitim vermek için birçok kez bu terör kamplarına gelmişlerdir. Bu terör kamplarında bunlara eğitim vermişlerdir. Halen bu eğitim verme çalışmaları maalesef devam ediyor. Bu taziye yayımladıkları terörist kim diye şöyle bir bakarsanız, Türkiye'ye karşı terör eylemlerinde bulunan, Suriye'de kız çocuklarını terör örgütlerine katmak için çalışan biri. Amerika'nın terör örgütüyle iş tutması kendi kazdığı kuyuya düşmesi sonucunu doğuracaktır."
"AMERİKA'NIN PKK/YPG İLE İŞ BİRLİĞİ DEVAM EDİYOR"
ABD Başkanı Biden ile ilerleyen dönemlerdeki görüşmelerinde Amerika'nın terör örgütleriyle iş birliğini tekrar gündeme getireceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Her düzeyde ve sürekli girişimlerimize rağmen Amerika'nın PKK/YPG ile iş birliği devam ediyor. Amerika, terör örgütünü DEAŞ ile mücadelede sözde bir ortak gibi görüyor. DEAŞ'ın terör örgütü olarak PKK'dan, YPG'den ne farkı var? Türkiye'nin DEAŞ ile göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesi olduğunu unutuyorlar. Aynı şekilde Suriye muhalefeti de mücadele ediyor. Bunları görmezden gelemeyiz. Yine Amerika, Suriye'nin kuzeyinde olası operasyonumuza karşı olduğunu söylerken, harekatın istikrarsızlığa neden olacağı, DEAŞ ile mücadeleye zarar vereceği ve insani sorunlara yol açacağı iddiasını dile getiriyor. Ancak bunu yaparken, sözde ortaklarının terör eylemlerinin bir NATO müttefikine verdiği zarardan söz etmiyor. Biz NATO'da beraberiz, müttefikiz. İlk beş ülkeden bir tanesi biziz. Bize zarar veriyorsun. Bir terör örgütüyle mücadele için bir başka terör örgütüyle iş tutulmaz. Bunu bileceğiz."
"Türkiye'de en önemli gündem maddelerinden biri mülteci sorunu, Tahran zirvesinde de siz bu konuyu ele aldınız. Türkiye'nin güvenli bölge oluşturması ve oradaki yerleşik mültecilerin güvenliğinin sağlanması konusunda ciddi projeleri var. Olası bir 5. operasyon sonrasında artık Suriyeliler evlerine ne şekilde dönecek? Bu nasıl gerçekleşecek?" sorusu üzerine Erdoğan, "Şimdi böyle bir operasyonun içeriği noktasında bir konuya girmeyi, yani bu akşamın konusu olarak görmek istemem. Ancak biliyorsunuz biz şu anda Suriye'nin kuzeyinde hedef olarak ilk etapta 250 bin briket ev yapmayı planlıyoruz ve bunları biz AFAD'ımızla beraber yapıyoruz. Çünkü o çadırlarda, o ilkel çadırlarda o insanların yaşaması hakikaten ne insani ne İslami değildir. Ancak dedik ki 'Biz bu şekilde briket evler yapalım. Bu briket evlerin altyapısını da gayet iyi bir şekilde yapalım' ve sağ olsun AFAD'ın koordinesinde STK'larımızla bunlara katılmak suretiyle şu ana kadar yani 100 bine yakın konutu bitirdik ve bunlar devam ediyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir çalışma yapacaklarını belirterek, artık tek kat değil, zemin artı bir kat şeklinde projelerin hazırlandığını aktardı. Erdoğan, "Belki zemin artı iki de olabilir. Yani bunları da yapmak suretiyle buralara bizdeki mültecilerden geri dönüşleri ama kendi istekleriyle ve arzularıyla bu dönüşleri arttıralım diyoruz. Bunu başarabilirsek bu sayı 1 milyonu bulur." dedi.

"Uluslararası toplumdan hiç destek geliyor mu bu projeye?" sorusuna Erdoğan, "Şu ana kadar yok ama onlara sorarsan var." yanıtını verdi.
Erdoğan, MİT'in son dönemde Irak, Suriye ve firari FETÖ'cülere yönelik operasyonları anımsatılarak, "Önümüzdeki günlerde MİT'in başarılı operasyonlarına dair yeni isimler var mı, buradan paylaşabileceğiniz isimler var mı?" sorusu üzerine, "Şimdi ben bu isimleri burada açıklarsam bu isimleri istihbarat koyduğu yerde bulabilir mi? İşte bu bir gece ansızın dediğimiz konu bu. Zaten onun için de istihbarat kendine has gizlilik içerisinde bunların takibini yapıyor ve o nokta atışlarla da bulduğu yerde bunların işini bitiriyor. Bundan sonraki süreçte de bu başarılı operasyonlarını aynı şekilde istihbarat örgütümüz devam ettirecek." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin bir soruyu yanıtlarken, Kovid-19 salgınının, Ukrayna'daki savaşın, tarihin en yüksek seviyelerine ulaşan enerji, emtia fiyatlarının ve tedarik zincirinden kaynaklı sorunların küresel alanda enflasyonist bir ortam oluşturduğunu belirtti. Bunların tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye'nin de enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini söyleyen Erdoğan, "Böylece haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 78-79, bu seviyelere ulaştı. Hayat pahalılığının yükünü azaltmak ve Türk lirası cinsinden enstrümanlara güveni artırmak amacıyla gerekli tüm adımları da gecikmeksizin atıyoruz. Bu bizim çıkış yollarımızdan en önemlisi, bir tanesi. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığımız ve ekonomi yönetimimizle birlikte çalışıyor, tüm ihtiyaçları ve politika adımlarını değerlendirerek ilerliyoruz. Hedef odaklı devreye aldığımız eşgüdüm içerisinde hızlı bir şekilde hayata geçirdiğimiz bu adımlarla zorlu küresel koşullara karşı ülkemizin direncini artırmayı hedefliyoruz." sözlerini sarf etti.
Kur Korumalı Mevduat sistemine vatandaşların ilgisinin yüksek olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Toplamda 1,8 milyon hesap açıldı. Bu sayı önemli bir güven ve teveccühe işaret ediyor. Yani siz eğer güven ve istikrarı ciddi manada koruyabilirseniz halkınızın bu noktadaki güven ve istikrar ikilisi sağlam, yerindeyse bir defa bu ülkeyi kimse yıkamaz. Şimdi Türk lirası cinsi tasarrufların yaygınlığını artırmak için Kur Korumalı Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesapları enstrümanını desteklemeye biz devam ediyoruz. Ayrıca tasarruflarını Türk lirasında değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza alternatifler sunmak amacıyla bir de gelire endeksli senetlerin ihracını gerçekleştirdik. Gerçek kişilere yönelik tasarladığımız ürüne gelen talep de tabana yayıldı ve beklentimizin üzerine ulaşmış vaziyette. Neticede 83 bin 816 bireysel yatırımcı, toplamda 6,6 milyar liralık talep gösterdi. Yapmış olduğumuz bu düzenlemelerin enflasyon üzerindeki etkilerini de yakından takip ediyoruz. Düzenlemelerimiz fiyat artışlarının hızını da yavaşlattı. Son haftalarda petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ulaştırma grubunu doğrudan, diğer grupları ise dolaylı olarak olumlu etkilemesini de bekliyoruz. Bunun sonbahara doğru da bu şekilde gideceğine inanıyorum. Tabii yıllık enflasyonda düşüşü önümüzdeki şubat ve mart ayı itibarıyla belirgin bir şekilde görmeye başlarız."

"FINDIK MÜSTAHSİLİNİ ASLA ENFLASYONA FİLAN BİZ EZDİRMEYİZ"
"Meydanların ilgisi, yani 'Seçmen midesiyle düşünür ve hani tencerenin etkilemeyeceği iktidar yoktur' denir. Bu zorluğa rağmen herhalde aldığınız tedbirlerin sahadaki karşılığını mı görüyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Az önce işte ifade ettiğiniz gibi Kayseri'de resmi rakam o gün 70 bin civarındaydı. Şimdi orada 70 bin kişinin Kayseri'de o sıcağa rağmen o meydana gelmiş olması bir şeyi gösteriyor. Nedir? Ha diyor ki 'Çıkış yolu burası' ve onunla da kalmıyor tabii bir de şu var, yani vatandaşın ben araçları ile olsun piyasadaki alışveriş noktasındaki hareketliliğine bakıyorum gayet iyi bir konumda. Mesela benim söyleyeceğim en önemli hususlardan bir tanesi maliyet enflasyonu, maliyet enflasyonu konusunda da biz şu anda bana göre işi yönetiyoruz. Şu anda bizim son yaptığımız zamlarla vatandaşın cebine giren para da ne oldu? Ciddi bir artış oldu ve bu tabii yıl sonu itibarıyla tekrar gözden geçireceğimiz bir süreçtir. Şimdi bu hafta sonu mesela ben Ordu'ya gidiyorum. Ordu'da da orada şimdi herkesin beklentisi 'Acaba fındık fiyatları ne olacak'. Açıklayacağız tabii, işimiz o. Zaten yani çayın olduğu yerde onu açıklıyoruz, buğdayın olduğu yerde buğdayı açıklıyoruz. Şimdi fındığın olduğu bölgeler Trabzon, Ordu, Samsun, Sakarya, Düzce, vesaire onların da artık şu anda mevsimi geldi. Yani alavere dalaverecilere falan işi bırakmadan biz bu açıklamayı yapacağız. Bu açıklamayı yaparken ben Bay Kemal'in ağzına bakıp bir de ortağı hanımefendinin ağzına bakıp da biz rakam açıklayamayız, bizim sırtımızda küfe var. Dolayısıyla bu küfenin gereği neyse biz bu açıklamayı yaparız ama bu açıklamayı yaparken de bütün fındık müstahsilini asla enflasyona filan biz ezdirmeyiz."
"BİR KEZ DAHA İSPATLAMIŞ OLDUK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ek gösterge ve asgari ücrete ara zam konularına ilişkin gelen soru üzerine, şöyle konuştu:
"Bu konular üzerinde özellikle Vedat Bey çalışmaları sürdürüyor ve bu çalışmalarda da biliyorsunuz belli bir takvim var. Yani bu takvime göre de bu çalışmalar ekiplerimiz tarafından yürütülüyor. Ek gösterge konusu biliyorsunuz yıllardır gündemde olan bir konuydu. Son düzenleme 1994 yılında yapılmış, bu tarihten sonra münferit düzenlemeler yapılsa da değişen şartlara göre tüm sistemin yeniden ele alındığı bir düzenleme ne yazık ki yapılmamış. 4 özellikli meslek grubunun ek göstergelerinin 3600 ek göstergeye hak kazanması için bu sene başında biz çalışmalara başladık. Tüm gösterge sistemini yeniden gözden geçirip düzenledik. Bu kapsamda öncelikle birinci dereceye gelmiş olmak kaydıyla tüm öğretmenlerimizin 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu polislerimizin alan sınırlaması olmaksızın, 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu tüm sağlık çalışanlarımızın ve din görevlilerimizin ek göstergeleri ne oldu? 3600'e yükseltildi. Bunların yanında avukatlar, il müdürleri, bekçiler, uzman jandarmalar ve erbaşlar gibi 3000 ek göstergeli tüm meslek gruplarının da 3600 ek gösterge düzenlemesinden faydalanmaları sağlandı.
Ayrıca il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, şube müdürleri, gelir uzmanları ve mali hizmetler uzmanları gibi kariyer uzmanlar ve denetmenlerin de 2200 olan ek göstergeleri 3600 ek göstergeye çıkarıldı. Bunlar bizim bu dönem içerisinde halkımızın ve memurumuzun bütün sıkıntılarını gidermeye yönelik attığımız adımlardır. Tabii bir de ek gösterge sisteminde bugüne kadar 28 sene boyunca genellikle hep küçük dokunuşlar yapılmıştı. Bu sistemi sosyal diyalog anlayışı çerçevesinde ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda revize ettik ve Yüce Meclisin takdirine sunarak hayata geçirdik. Bunun yanında ocak ayında tarihi bir adım atarak asgari ücretten vergi alınmaması yönünde düzenleme yaptık ve asgari ücrete yüzde 50 oranında zam yapılmasını sağladık. Bu kapsamda ve çalışanlarımızın her zaman yanında olduğumuzu bununla bir kez daha ispatlamış olduk."
"Muhalefetin, 'Önce biz dedik, önce biz gündeme getirdik, hükümet yaptı' şeklinde propaganda yürüttüğünün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da bunu sürdürdüğü"nün aktarılmasının ardından, "Muhalefet dedikten sonra mı bu fikirler gündeme geldi, yoksa daha öncesinden bunun çalışmaları yapılmış mıydı? Özellikle bu kredi bağlamında" sorusu üzerine Erdoğan, göreve geldiklerinde üniversite öğrencilerinin aldığı bursun "45 liracık" olduğunu söyledi.
Öğrencilerden o dönemde üniversite harcı da alındığını dile getiren Erdoğan, "Üniversite harçlarını Bay Kemal mi söyledi de kaldırdık veya yanındaki ortağı mı söyledi de kaldırdık? Harcı da biz kaldırdık." dedi.
Bursun 45 liradan 850 lira gibi bir noktaya geldiğine dikkati çeken Erdoğan, verilen kredinin ise üç ayağının bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kredi eğer alıyorsan, aldığın bu krediyi senin anında ödemen diye bir şey yok. Sigortalı bir işi bulacaksın, sigortalı işi bulduktan sonra da iki yıl gibi bir süre içerisinde de bunu ödeyeceksin. Burada faiz var mı? Hayır, faiz filan yok. Başbakanlığım döneminde de açıkladığım bir şeydir, faiz filan yok. Şimdi söyledikleri, yok bilmem buna enflasyon... Hayır, kesinlikle; ne faiz ne enflasyon sadece ana para. Biz öğrencilerimizi kesinlikle muhalefetin bu saçma sapan yaklaşımlarına ezdirmeyiz."
