Şimdi geçen akşam çıkmış, benim televizyon programı var saat 22.00'de. Aynı saatte o da kendi özelinden açıklama yapıyor. Bu açıklamayı yaparken yine bir yalan... İhale yapmışız, bu ihalede de '5'li çete' diyor müteahhit firmalara ve bu firmalara bizim burayı üç kat fazlasına bir rakamla verdiğimizi... Bir kağıt gösteriyor, altında güya benim imzam var. Ben ihalelere imza atmam Bay Kemal, yalancılığını ispat ettin. Ulaştırma ve Altyapı Bakanım Adil Bey'e dedim ki 'Yarın akşam çık, buna şöyle bir dersini ver'. Adil Bey ertesi akşam televizyonda buna güzel bir ders verdi çünkü adamın hayatı yalan. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bunun ki yatsıyı bile bulmadı. Çünkü Adil Bey işini biliyordu. Ama Bay Kemal'in işini bilmek diye bir durumu yoktu, cambaz. Yalan, hayatı yalan. Ben de diyorum ki artık benim hemşerilerim, benim milletim bu adamın yalanlarına prim vermeyecek. Türkiye için yazılan senaryolarda, kendilerine verilen rolü oynamak ve bunun karşılığında elde ettikleri imkanları tepe tepe kullanmak dışında bir dertleri, bir davaları, bir hedefleri de yok. Eğer böyle olmasaydı ellerine tutuşturulan her kağıt parçasını sonuçta rezil, kepaze olacaklarını bile bile kameralar önünde sallamazlardı ama bunlar sallıyor. Eğer böyle olmasaydı, yalan olduğu defalarca ifade edilmiş, ispatlanmış iftiraları sürekli tekrarlayıp durmazlardı. Açtığım davaların hepsini kazanıyorum çünkü yalancı. Eğer böyle olmasaydı, her fırsatta yüzlerine karşı en ağır hakaretleri edenleri zoraki baş tacı etmezlerdi. Türkiye siyasetinde şu anda CHP Genel Başkanı'nın ve yöneticilerinin sergilediği omurgasızlığın bir başka örneğini bulamazsınız."
Ülkeyi her alanda geliştirdiklerini, büyüttüklerini ve ileriye taşıdıklarını belirten Erdoğan, "sadece muhalefetin kalitesini ve kalibresini yükseltemediklerini" söyledi.
Erdoğan, 20 yıla yaklaşan hükümetleri döneminde hep kendileri ile yarıştıklarını, millete verdikleri her sözü yerine getirdikten sonra çıtayı kendi elleri ile yukarıya taşıdıklarını, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, enerjide ve her alanda bunu yaptıklarını kaydetti.

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEYE ÇALIŞAN MUHALEFETİ HEDEF ALDI
Türkiye'nin sağlık altyapısını, şehir hastaneleriyle personeliyle ambulansıyla aşısıyla ilacıyla gelişmiş ülkelerin bile önüne geçirdiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Onlar çok daha ileri projeler teklif etmeliydi. Ama bakıyorsunuz daha bizim inşa ettiğimiz şehir hastanelerinin yolunu bile yapmaktan acizler. Mesela biz ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla metrolarla oto yollarla hızlı tren hatlarıyla hava limanlarıyla donattık. Onlar Şanlıurfa'ya gidiyor diyor ki 'Şanlıurfa Belediyesini önümüzdeki seçimde bize verin, biz elektriği bedava vereceğiz.' Ben de diyorum ki Bay Kemal, Muğla Belediyesi sende, hadi ver bakalım Muğlalı çiftçimize elektriği bedava. Aydın Belediyesi sende, Aydınlı çiftçimize hadi ücretsiz olarak elektriği ver. Antalya sende, hadi ver bakalım ücretsiz. Yalan söyleme, dürüst ol dürüst. Senin elini tutan mı var? Bir defa elektriğin kaynağı nerede, şartel nerede? Merkezi yönetimde, bizde. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı nerede? Bizde. Adam bunu dahi bilmiyor, bu denli cahil. Hayata geçirdiğimiz projelerin finansman modelini bile kavrayamadıkları için aradan geçen bunca yıla rağmen hala tamamlanan yatırımların hikmetini çözmekten acizler. Bize diyor ki 'Bu şehir hastanelerinin parasını nereden buluyorsunuz?' Ey zavallı, biz diyoruz ki yap-işlet-devretle bunları yaptık. Dolayısıyla biz bunları alternatif yatırım modelleri olarak yaptık ve şu anda hala yapmaya devam ediyoruz."
Erdoğan, Türkiye'nin enerji ihtiyacının karşılanmasında yerli ve yenilenebilir kaynakların oranını sürekli yükselttiklerini belirterek, "Onlar ise çok daha verimli ve ekonomik yöntemleri gündeme getirmeliydi. 'Biz şunu şöyle yaparız' demeliydi. Ama bakıyorsunuz ya mevcut barajları ve tesisleri engellemenin ya da akıl, mantık işi olmayan birçok adımla hesaba, kitaba gelmeyen üfürüklerle milleti kandırmanın peşindeler." diye konuştu.

Türkiye'nin sanayisini üretim ve ihracat gücüyle dünyanın önde gelen alternatiflerinden biri haline getirdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Onlar ise çok daha fazlasını hedeflemeliydi. Ama bakıyorsunuz, bırakın yapılanları takdir etmeyi ülkenin başarılarına kulp takmak, sebebi belli dalgalanmaları krize dönüştürmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Allah epeyce bir zamandır ülkeyi ve milleti bunların eline bırakmadı. İnşallah bundan sonra da bırakmayacak. Biliyorsunuz biz 10 yıl önce milletimize 2023 hedeflerimizi açıkladık. Bugüne kadar da bu hedeflerin kılavuzluğunda ülkemize nice büyük eserleri, hizmetleri kazandırdık. Bununla kalmadık, bizden sonraki nesillere miras bırakmak üzere 2053 vizyonunu gündeme getirdik. Hatta yeşil kalkınma devrimi başta olmak üzere bu vizyonun ilk hedeflerini de oluşturmaya başladık."
Alandakilere, "Bugüne kadar siz CHP'den veya diğer muhalefet partilerinin herhangi birinden ülkenin gelişmesi, milletin refahının artması, gençlerimizin geleceğine güvenli bakabilmesi yönünde herhangi bir vizyon, hedef, proje duydunuz mu?" diye soran Erdoğan, "Hayır" yanıtı üzerine, şunları söyledi:
"Duyamazsınız, çünkü böyle bir dertleri yok. Çünkü onlara biçilen misyon bu değil. Tutturdular Z kuşağı, Y kuşağı. Biz de diyoruz ki Teknofest kuşağı. Bizim Sürmeneli uşaklar İHA'yı, SİHA'yı, Bayraktar'ı yaptı mı? Bir de bunu konuş. Bunu konuşmaz. Niye? Sürmeneli yaptı. Onlara biçilen misyon, Türkiye'nin 2023'ünü engellemeleri, 2053 vizyonunu unutturmalarıdır. Acı ama karşımızdaki gerçek budur. İşte bunun için hep birlikte 2023'e kadar çok çalışmalıyız."

"KAFALARI BAŞKA YERDE GÖNÜLLERİ BAŞKA MECRALARDA"
Alandaki vatandaşlara, "2023'e kadar çok çalışmaya var mıyız?" diyen Erdoğan, "Evet" karşılığı üzerine Rabia işareti yaparak, vatandaşlarla "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini tekrarladı.
"Geçmişte ülkemizin defalarca düşürüldüğü tuzakların bir yenisini ayağımıza dolaştırmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kafaları başka yerde, gönülleri başka mecralarda olanlardan Türkiye'ye hayır gelmeyeceğini, siyaseti yalandan, stratejisi iftiradan, taktiği çarpıtmadan ibaret olanların millete hayrının olmadığını dile getirdi.
"Şeref sözü vermeye, çocuğa ciklet sözü vermek kadar değer atfetmeyenlerin hiçbir sözüne güven olmaz." ifadelerini kullanan Erdoğan, bulunduğu yere kumpasla gelenlerden siyaseti de yönetimi de onurla yürütmesini beklemenin beyhude bir çaba olduğunu söyledi.
O kişilerin çocuklarının yüzüne bakabilmek için kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, 2023'ün bu bakımdan Türkiye için temizlenme, arınma, yenilenme vesilesi olacağını vurguladı.
Açılışı yapılan eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, konuşmasının sonunda kendisine seslenen bir çocuğu kürsüye çağırdı. Erdoğan'ın mikrofonu verdiği çocuk, alandakilerden oylarını Erdoğan'a vermelerini istedi.
