
Doğrusu ben bu açıklamayı hiç doğru bulmuyorum. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Yani Sayın Trump'la bizim ikili özel görüşmelerimiz de olmuştur ama bir defa Amerika, DEAŞ'ı bitirmemiştir. DEAŞ'a karşı da hiç böyle ciddi ve kararlı bir mücadele vermemiştir. DEAŞ'a karşı dünyada kararlı mücadele eden tek ülke vardır, o da Türkiye'dir. Bu mücadeleyi biz ülkemizde verdik, veriyoruz, şu anda hala veriyoruz. Irak'ta verdik, veriyoruz. Suriye'de verdik veriyoruz. Acaba onlar dünyanın neresinde DEAŞ ile mücadele vermişler? Eğer bunları bitirmiş olsalardı, Irak'takileri bitirirlerdi; Irak'ta bile halledemediler, bu mücadele şu anda hala devam ediyor. Temennim odur ki şu anda Biden yönetimi Amerika'nın bıraktığı yerden, böyle bir yaklaşımı devam ettirsin ve DEAŞ Horasan'ı halletsinler. Çünkü artık önümüzde şimdi DEAŞ Horasan diye bir şey çıktı. Onlarla bu mücadeleyi sürdürelim. Biz de onlarla beraber adım atarız.
Soru: Bosna Hersek'te BM'nin eski yüksek temsilcisi Valentin İnzko'nun Srebrenitsa Soykırımı'nın inkarını suç sayan kararı ile başlayan gerilime rağmen, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi'nin üç üyesi, Zat-ı devletlerinin ziyareti vesilesiyle bir araya geldiler. Hem Sırp lider Milorad Dodik'in hem de Hırvat lider Jelko Komşiç'in Türkiye'nin bölgede huzur ve barışın garantörü olduğu şeklindeki beyanları dikkate alındığında, ülkemizin Bosna'da bundan sonra üstleneceği rol ne olacaktır?
Az önce de ifade ettiğim gibi, Bosna'da eğer bu üçlü kendi arasında bir birliktelik sağlar ve "Biz Türkiye'ye böyle bir görevi vermek istiyoruz, bizim işimize kimse karışmasın, sadece Türkiye burada bizim adımıza bir arabuluculuk yapsın" derlerse biz o zaman bu işe gireriz. Ama Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konsey üyelerinin bu kararı vermesi lazım. Kendi içlerinde bu kararı vermeleri bizim böyle bir adımı atmamız için yeterlidir. Kendilerine söyledim zaten. "Eğer böyle bir karar verecek olursanız, biz de değerlendirmelerimizi yaparız. Bir yerlerden talimat bekleyerek değil, siz üçlü olarak bu kararı verin. Ondan sonra da sizin aldığınız karar üzerine, bu adımı hayırlısıyla atarız." dedim.
Soru: 25 Ağustos'ta yaptığınız açıklamada, "Dağlık Karabağ'daki işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış adına yeni bir fırsat penceresi açıldı. Ermenistan'ın bunu değerlendirmesi halinde biz de gerekeni yapacağız" demiştiniz. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Türk kamuoyundan bazı olumlu sinyaller aldıklarını belirterek "Bu sinyalleri değerlendireceğiz" dedi. Bu açıklama ile ilgili görüşünüzü alabilir miyiz? Yeni dönemde ne beklemeliyiz ikili ilişkilerde?
Ermenistan'da kurulan yeni hükümetin bölge için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bölgemizde yeni, yapıcı yaklaşımlara ihtiyaç var. Görüş ve beklenti farklılıkları bulunsa da, birbirinin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı dâhil, güven temelinde iyi komşuluk ilişkileri geliştirmek için samimi bir çaba göstermek sorumlu bir hareket tarzı olacaktır. Yakın tarih, husumet kaynağı olmamalı; sürdürülebilir barış ve birlikte yaşama için yapıcı adımlar atılmalıdır. Tek taraflı suçlamalar yerine ileri bakan, gerçekçi yaklaşımlar hâkim olmalıdır. Bu yönde ilerlemeye hazır olduğunu beyan eden bir Ermenistan hükümeti ile ilişkilerimizi kademeli olarak normalleştirmek için çalışabiliriz. Artık barış ve istikrarı kalıcı hale getirip, ekonomik kalkınma ve bölgesel iş birliği şartlarını sağlamalıyız. Benzer anlayışla, Azerbaycan da kapsamlı bir barış anlaşması için Ermenistan ile müzakereler başlatmayı öneriyor. 9 Kasım 2020 tarihli üçlü deklarasyonda mutabık kalındığı üzere, tüm bölgenin birbirine bağlanması suretiyle, güney Kafkasya'yı dönüştürecek yeni fırsatlar doğacaktır. Bu tarihi fırsatı iyi kullanmak isteyen tüm taraflarla çalışmaya hazırız. 5'li ya da 6'lı bir platform önerimiz ortada. Bu platformun içinde Türkiye, Azerbaycan, Rusya, İran ve Ermenistan var. Hatta biz dedik ki bunun içerisine Gürcistan'ı da koyalım. Eğer bu platform bu şekilde kabul edilmiş olsa öyle zannediyorum ki bölge çok daha rahatlayacak. Çünkü bölgede demiryollarının, otoyolların yapılması gerekiyor. Bu platform olduğu takdirde bu yollar, gönülleri de birbirine bağlayacaktır. Böyle bir adımın atılmasıyla da bölgedeki sıkıntıları aşmış oluruz diye düşündük. Sayın Putin'le bunları görüştüğümüzde mutabık kaldık. Aynı şekilde İlham Aliyev'le mutabık kaldık. Bu arada İran'da Cumhurbaşkanı değişikliği oldu. İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Sayın Reisi ile de bunu konuşabiliriz. Sonra yeniden bu platformun hayata geçirilmesi için adımlarımızı atarız.

Soru: Geçtiğimiz günlerde Rus yetkililerden ikinci paket S-400 alımıyla ilgili ilerleme sağlandığı açıklaması geldi. İkinci paket alım söz konusu mu? Bir de İsrail ile ilişkilerin iyileştirilmesiyle ilgili herhangi bir süreç var mı işleyen?
Rusya'yla ilgili, ikinci paketin alımı vesaire, bu konularda bizim herhangi bir tereddüdümüz yok. Rusya'yla bizim gerek S400 konusu olsun, gerek savunma sanayine yönelik olsun, birçok adımımız var. Hatta daha değişik bir alternatifi söyleyeyim. Mesela bu yangınlarda onlardan gelen Ilyushinuçaklarını kullandık. Son telefon konuşmamızda da bu konuyu görüştük. Rusya seyahatimde de bütün bunların hepsini tekrar ele alacağız.
Diğer sorunuza gelecek olursak, biz İsrail ile ilgili durumları zaten Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşerek gözden geçirmiş bulunuyoruz. Yeter ki başbakan ve diğer bakanlarda bir sıkıntı olmasın. Eğer bu BM Genel Kurulunda Sayın Cumhurbaşkanı orada olursa belki onunla orada da bir görüşmemiz olabilir.
Soru: 28 Şubat davasında bazı eski generallerin hapis cezaları infaz ediliyor. Söylentiler oldu sizin affedebileceğinize yönelik, bu hususta ne düşünüyorsunuz?
Yargı kararını verdi. Bu karar sonrasında bizim kapımızı çalan olmadı.
Soru: Cumhur İttifakı olarak "Yeni Anayasa" önerinizi ortaya koymaya hazırlanıyorsunuz. Muhalefet partilerinden bu hususta beklentiniz var mı?
Muhalefet partilerinden herhangi bir beklentimiz yok. Çünkü biz zaten herhangi bir adımı atmadan muhalefet partileri kapısını kapattı. CHP'si de İP'i de hepsi kapılarını kapattı. O zaman biz hangisine bu yaptığımız çalışmayı, taslağımızı takdim edeceğiz? Biz şimdi taslağımıza son halini verdikten sonra ben Cumhur İttifakı'nda Devlet Bey'e takdim edeceğim. Devlet Bey de ekibiyle gözden geçirecek, ondan sonra çalışmaya devam edeceğiz.
Soru: Seçim ve siyasi partiler yasasındaki değişikliklerde sona gelindi. En merak edilen nokta seçim barajı. Baraj yüzde 5'e düşme ihtimalinden söz ediliyor. Bir başka ihtimal eğer partiler ittifak halinde seçime girerlerse onlar için ayrı bir baraj, mesela yüzde 7 ya da 10 barajının devam etmesi öngörülüyor. Seçim barajı düşecek mi? Sizin ittifaklar için başka bir baraj olması yönünde görüşünüz var mı?
Barajla ilgili olarak şu anda belirgin hale gelen aslında 7 ama bu konuda Cumhur İttifakı olarak MHP'li arkadaşlarımızın nihai kararını bizim arkadaşlarımız henüz almış değiller. Ancak 7 netleşmiş vaziyette. MHP de 7'ye olumlu bakıyor. Bunun altında bir şey olur mu olmaz mı, henüz önümüze gelmiş değil. Öyle bir şey olursa o da tabi konuşulabilir ama şimdilik böyle bir şey yok.
Soru: Sayın Cumhurbaşkanım siyasette en fazla son dönemde yaptığınız açıklamalarda yalan terörüne çok ciddi anlamda eleştirilerde bulundunuz. Şu ifadeyi kullanmıştınız, "Türkiye CHP zihniyetine, yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Bu büyük bir sorun haline gelmiştir." AK Parti'nin bir çalışması olduğunu biliyoruz, yalan terörüyle ilgili. Türkiye'de de Almanya ve Fransa'da olduğu gibi yalanı yayan siyasiler, gazeteciler ya da içerik sağlayıcılara ciddi yatırımlar getirilmeli mi, bu yalan terörünü önleyebilir mi?
Ülkemiz, benim "yalan terörü" olarak ifade ettiğim saldırılara çok sık maruz kalıyor. FETÖ'sünden PKK'sına, terör örgütleri her mecrada türlü yalanlarla ülkemizi hedef alıyorlar. Bakıyorsunuz CHP ve Bay Kemal başta olmak üzere muhalefet partileri de bu yalanlara çok teşne. Adeta yalan fabrikası gibi çalışıyorlar. Dijital terör deseniz, o da sürekli iş başında. Bunlara karşı yasal düzenlemelerimiz elbette oldu ama çok daha güçlü adımlar atmamız kaçınılmaz. Yalan terörüyle mücadele etmekte kararlıyız. Arkadaşlarımız Türkiye'deki verinin, Türkiye'de kalacağı, vatandaşlarımızın kişilik haklarını, verilerini koruyacak, gerek geleneksel gerek yeni iletişim mecralarındaki itibarsızlaştırma, karalama, yalan ve iftira kampanyalarına karşı duracak yeni bir yasa çalışması için teknik bir çalışma yürütüyorlar. En kısa zamanda hazırlıklar tamamlanacak. Meclis açılır açılmaz bu konu Meclis'imizin gündemine getirilecektir. Bu konu ülkemiz için çok önemlidir, demokrasimiz için önemlidir. Hem bireysel hak ve özgürlükleri koruyacak, hem de milletimize, devletimize yönelecek sistematik dezenformasyon ve yalan terörüne karşı milli güvenliğimizi koruyacak bir yasal zeminin ortaya konmasına katkı vereceğiz. Tabi sadece yalan olayı da değil. Twitter gibi sosyal medya platformlarının burada sadece kuru kuruya bir ofis açmasını kast etmiyoruz. Gelecekler, burada personeliyle her şeyiyle bulunacaklar ve herhangi bir ihlal durumunda cezası da verildiği zaman bu cezaları da tahsil edilecek. Şu an itibarıyla bakıyorsunuz Twitter'ın, Facebook'un hiçbirisinin herhangi bir yanlış iş yaptıkları zaman muhatap alınabilecek bir özellikleri yok. Biz bunlarla uğraşamayız. Bedel ödeyecekler. Başka çaresi yok bu işlerin.
Soru: 6 Eylül 2021 itibarıyla tüm kademelerde haftada 5 gün yüz yüze eğitime başlanıyor. Öğrenciler, yaklaşık 1,5 sene pandemi gerekçesiyle yüz yüze eğitim ve öğretimden uzak kalmak zorunda kaldı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenlere yeni eğitim ve öğretim döneminde tavsiyeleriniz var mı?
Tabi çocuklarımızın gerçekten okuldan, öğretmenden bu kadar uzak kalmış olmaları onlarda da belli bir rehaveti ister istemez meydana getirdi. Ama şimdi 6'sından itibaren yeni süreç başlıyor. Ben inanıyorum ki bu yeni süreçte artık yavrularımız hem kitaplarına hem bilgisayarlarına kavuşacaklar. Tüm bunlarla beraber tavsiyem şu, çocuklarımız mümkün olduğunca ellerindeki o cep telefonlarından uzak kalsınlar. Çünkü bu onlarda bağımlılık oluşturabiliyor. Zaten uzmanlar da bunun sıkıntısına dikkat çekiyorlar, bundan uzak kalmalarını tavsiye ediyorlar.
Soru: Yeni tip corona virüse (Covid-19) karşı geliştirilen yerli aşı Turkovac'ın Faz-3 aşaması da uygulanmaya başladı. Faz-3 aşamasının ardından ilk aşımıza da kavuşacağımız ifade ediliyor. Bazı vatandaşlarımızın çekinceleri var aşı olmakta tereddüt ediyorlar, tavsiyeleriniz neler efendim?
Benim tavsiyem tabi ki vatandaşımızın, halkımızın kesinlikle aşı konusunda özellikle hassasiyet göstermesi, aşı olması, olmayanlara da tavsiye etmesi, onların da aşı olmalarını sağlamasıdır. Çünkü biz aşıyı ne kadar yaygınlaştırırsak o zaman ben inanıyorum ki bir an önce vaka sayısı da, vefat sayısı da azalacaktır. Bilim bunu söylüyor. Tabi yaklaşımımız aşıda zorlama olmaması, bunun gönüllülük esasına göre yapılmasıdır.
Soru: Türkiye'de ekonomik veriler hızlı toparlanmaya işaret ediyor. 2020'de pozitif büyüyen sayılı ülkelerden olan Türkiye bu yılı yüksek büyümeyle kapatacak. Uluslararası kuruluşlar da beklentilerini yukarı yönlü revize ediyor. Tam bu noktada IMF 650 milyar dolarlık bir özel çekim hakkı tahsis etti üye ülkelere. Bu kapsamda Türkiye'ye de 6,3 milyar dolarlık çekim hakkı tahsis edildi. Bu muhalefet tarafından çarpıtarak sanki bir stand-by anlaşması imzalanmış gibi lanse edilmeye çalışıldı. Muhalefetin bu konudaki tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ekonomik toparlanmayı gölgeleme amacı mı taşıyor, muhalefetin bu tavrı ne dersiniz?
Muhalefetin zaten bütün işi bu… Bu, tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir kaynak. Bununla beraber rezerv miktarımız Allah nasip ederse yıl sonu itibarıyla 115 milyar doları yakalayacak. Fazlası olacak, azı olmayacak. Tabi muhalefetin hesapları daha farklıydı, bunlar çok daha düşük rakamlar planlıyorlardı, bunların hesapları tutmadı. Şimdi 115 milyar doların üzerine çıkacak olması bunlara dert oldu. Bu dert bunları geriyor. Öyle de olsa böyle de olsa inşallah biz 115 milyar doların üzerine böylece çıkmış olacağız. Diğer taraftan bu kadar afet yaşadık. Bu afetlere rağmen biz kalkıp da "halimiz ne olacak" demiyoruz hamdolsun. Ama bakıyorsun Bay Kemal hala saçmalıyor. Kalkıyor iki de bir "AFAD'a para vermeyin, yok şunu şuraya vermeyin, buraya bunu vermeyin." diyor. Niye rahatsız oluyorsun bundan? AFAD devletin bir kurumu. Buraya vatandaş gelip resmi olarak para veriyorsa bu seni niye rahatsız ediyor? AFAD'a gelen paralar, konut yapımından tut da altyapıya üstyapıya varıncaya kadar buralarda kullanılıyor. Şu an itibarıyla bizim bir defa hemen süratle yapılmakta olan evlerimiz var. Bunları TOKİ olarak yapıyoruz ve yıl sonuna kadar da inşallah biz biryılda bu konutları yapacağız. Bunlar devam ediyor. AFAD'ın bir başka özelliği daha var. Vatandaşın telef olmuş hayvanlarının yerine yenilerini kendilerine teslim ediyor. Arıları, kanatlı hayvanları vesaire hemen teslim ediyor. Benim o vatandaşım bekleyemez ki… Vatandaşım bunlar anında kendisine geldiği zaman huzur buluyor ve devletine güveniyor, inanıyor. Bir taraftan da şu anda birçok yerde altyapı sıkıntılarını hızlı bir şekilde gideriyoruz. Mesela esnafımıza belli oranda parasal destekler verildi. İlk etapta 50 milyon destek toplu olarak verildi. Valilerimiz tespitleri yaptılar, sonra da bunların hepsi valilerimiz tarafından esnaflarımıza dağıtıldı. Ama muhalefetteki bu hazımsızlık çok kötü bir şey.