Son dakika: Başkan Erdoğan'dan Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni'nde önemli açıklamalar
Son dakika haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni'ne katıldı. 18 Mart Çanakkale Zaferi'ne de değinen Başkan Erdoğan, "Dün doluğu gibi bugün de istikbalimize saldıranlara geçit vermiyoruz" dedi. Türkiye'nin düşmanları karşısında güçlü durmaya devam edeceğini belirten Başkan Erdoğan gençlere, "Bayrağımızı dalgalandıran rüzgar dün dedeleriniz, bugün babalarınız yarın da sizler olacaksınız." sözleriyle seslendi. Erdoğan, ''Bu sene aynı zamanda İstiklal Marşı yılıdır. Milli andımız olan İstiklal Marşı'mız bize niçin birlik olmamız, vatanımıza sahip çıkmamız, devletimizi güçlendirmemiz gerektiğini anlatıyor'' ifadelerini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni'ne katıldı.
Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni'nde katılımcılara hitap etti.
Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkeleri için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerimizin yakınları ile gazilerimize Devlet Övünç Madalyası takdim etmek üzere bir aradayız. Aziz şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum." diye konuştu.
"Hiç şüphesiz şehitlerimiz ve gazilerimiz en büyük mükafatı Rabb'imiz nezdinde alacaklardır." ifadesini kullanan Erdoğan, "Nitekim Rabb'imiz 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, zira onlar diridirler ancak siz bunu bilemezsiniz' buyuruyor. Şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin milletimizin gönlündeki müstesna yerleri de her türlü takdirin ve taltifin üzerindedir." değerlendirmesinde bulundu.

"FİİLEN BULAŞAMIYORLARSA SAHİP OLDUĞUMUZ GÜÇ SAYESİNDE"
Şehit yakınları ve gazilere takdim edecekleri madalyaların devletin minnettarlığının bir ifadesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğümüz terörle mücadele harekatlarında şehit veya gazi olan kardeşlerimiz bu toprakları bin yıldır vatan yapma mücadelemizin son neferleridir. Yurdu yaşatmak için kendi hayatlarından vazgeçen kahramanlarımız sayesinde alnımız ak, başımız dik, gönlümüz ferah bir şekilde geleceğe yürüyoruz. Bin yıldır bize sadece bu toprakları değil aldığımız nefesi bile çok görenler, kimi zaman ordularla, kimi zaman sinsi tuzaklarla hep üzerimize geldiler." şeklinde konuştu.
Haçlı Seferleri'nden İstiklal Harbi'ne kadar hep bu saldırılarla mücadele ettiklerine işaret eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bugün de terörle mücadele diye ifade ettiğimiz ama aslında çok daha kapsamlı bir çarpışmanın ifadesi olan kavgayı aynı amaçla veriyoruz. Her ne kadar bazıları hala anlamamakta ısrar etse de, bayrağımızın ve ezanımızın sembolü olduğu bu kavga, milletimizin coğrafyamızdaki bin yıllık varlık-yokluk mücadelesinin ta kendisidir. Bazıları sanıyor ki biz bu mücadeleyi yürütmesek karşımızdakiler gizli-açık saldırılarından vazgeçecekler. Tam tersine biz bu mücadelede en küçük bir gevşeklik gösterdiğimiz gün, Sevr'den beter dayatmalarla karşımıza çıkacaklardır. Şayet bugün Türkiye'ye fiilen bulaşamıyorlarsa siyasetten ekonomiye, altyapıdan savunma sanayine kadar her alanda sahip olduğumuz güç sayesindedir."

"TÜRKİYE HEP GÜÇLÜ OLMAK MECBURİYETİNDEDİR"
"Belgesellerde aslanlarla sırtlanların ilişkisini görmüşsünüzdür." ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aslan güçlüyse sırtlanlar etrafta dolaşır ama hiçbir şey yapamaz, sonra da kuyruklarını kıstırıp giderler ama aslan zayıf duruma düştüğü an tüm sırtlanlar bir anda tepesine çöker, onu lime lime ederler. İşte bunun için Türkiye hep güçlü olmak mecburiyetindedir. Türkiye'nin en büyük güç kaynağı da 84 milyon vatandaşının kendi içindeki birliği, beraberliği, kardeşliğidir. Millet olarak tek bilek, tek yürek hareket ettiğimizde Allah'ın izniyle karşımızda durabilecek hiçbir güç tanımıyor, aşamayacak hiçbir engel görmüyoruz. Vatanımızın bütünlüğüne, ülkemizin birliğine, milletimizin beraberliğine yönelik saldırıların artmasının gerisinde işte bu hakikatin düşmanlarımız tarafından da görülmesi vardır. Coğrafyamızda hüküm süren daha önce devletlerimiz olan Selçuklu da, Osmanlı da dış saldırılardan ziyade içerdeki bölünmeler sebebiyle yıkılmıştır. Henüz 100'üncü yılına bile ulaşamadığımız bugünkü devletimizin de aynı akıbete düçar olmasına izin vermeyeceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte kardeş olacağız ve unutmayalım vazgeçmeksizin Türkiye olacağız."
Her fırsatta tekrarladıkları "Rabia"nın gerisindeki mananın bu olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Tek millet diyerek 84 milyonun birliğini, beraberliğini ifade ediyoruz. Tek bayrak diyerek rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızın birleştiriciliğini vurguluyoruz. Tek vatan diyerek 780 bin kilometrekare vatan toprağının bölünmezliğine işaret ediyoruz. Tek devlet diyerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka devletimiz olmadığını, olamayacağını anlatıyoruz. Kahramanlık destanlarıyla yürüttüğümüz bu kadim ve kutlu mücadelede verdiğimiz her şehidimiz, her gazimiz istiklalimizin ve istikbalimizin tescilinin sembolü olan mühürlerdir. Bu yolda akıttığımız her damla kan gibi döktüğümüz her damla gözyaşı ve her damla ter de geleceğimizi aydınlatan birer ışık hüzmesidir."



