Son dakika: Başkan Erdoğan Azerbaycan dönüşü uçakta soruları yanıtladı

Son dakika haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Karabağ mesajı vererek Macron'un Aliyev'e yenildiğini belirten Başkan Erdoğan, 6'lı platform mesajı verdi. Başkan Erdoğan, ABD'nin yaptırım kararına "NATO ortağına saygısızlıktır" sözleriyle tepki gösterdi. Başkan Erdoğan, 'Kısıtlamalar genişleyecek mi' sorusuna "Bizim Bilim Kurulu'nda öyle bir şey yok. Bizim Bilim Kurulu’nun bize söylediği, şu anda hafta sonlarında, yani cuma akşamı 9’dan itibaren pazartesi sabahı 5’e kadar eve kapanalım. Dediği bu. Buna uyuyoruz." yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Azerbaycan'a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdik. Karabağ Zaferi, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin tarihinde bir dönüm noktasıdır. 'Tek millet, iki devlet' ilkesi, Azerbaycan'la dayanışmamızın temel felsefesidir. Bu birlik ve beraberlik Karabağ'ın özgürleştirilmesiyle adeta taçlanmıştır" dedi.
Dağlık Karabağ'da yürütülen 44 günlük mücadeleyi değerlendiren Erdoğan, "Karabağ Zaferini getiren 44 günlük mücadele süreci boyunca biz anbean Azerbaycan'ın yanında olduk. Ben sürekli süreci bizzat takip ettim. Başta Dışişleri Bakanım, Millî Savunma Bakanım, Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanım olmak üzere arkadaşlarım ilişkileri sürekli diri tuttular. Bunun yanında, diğer ekiplerimizin oraya gidiş gelişleriyle, süreci yakından takip ettik. İlham Aliyev kardeşimle sürekli telefon diplomasimizi ayakta tuttuk. Arkadaşlarımız da sürekli sahada ve masada yoğun bir mücadele verdiler. Bu 44 günün perde arkası eminim yazılacaktır. Zaman, bu işin çok ciddi bir şahidi olacaktır" ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Karabağ Zaferi ile Kafkasların tarihinde yeni bir sayfa açılmıştır. İnanıyorum ki bundan sonra bölge tarihi yeni bir istikamette şekillenecektir. Üzerinde çalıştığımız 6'lı platform herkes için kazan-kazan imkânı sağlayacak bir girişimdir. Ermenistan da bu sürece katılır ve olumlu adımlar atarsa Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde de yeni bir sayfa açılabilir. Yeni imkanlar doğduğu takdirde şüphesiz ki burada Ermenistan'ın kazancı da ciddi manada artacaktır. Bundan en çok da Ermenistan kazanacaktır.
Azerbaycan ziyaretimizde ikili ilişkilerimizi de ele aldık ve 5 anlaşma imzaladık. İlişkilerimizi bundan sonra da her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. "BMC AZ Şirketi ile Azerbaycan Otoyolları Devlet Acenteliği Arasında Anlaşma Protokolü", "BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile Bakü Ulaşım Başkanlığı Arasında Anlaşma Protokolü", "Azerbaycan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Geliştirilmesi Ajansı ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Arasında Mutabakat Zaptı", "Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Medya Alanında Stratejik İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" imzaladık. Ayrıca, "Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında 25 Şubat 2020 Tarihinde Bakü'de İmzalanan Karşılıklı Vize Muafiyetine Dair Anlaşma'ya Getirilen Değişikliklere Dair Protokol" de imzalandı. Yani artık pasaportla değil kimlik kartı ile gidiş gelişlerin yapılabileceği bir süreç olacak. Adeta Kuzey Kıbrıs ile olan gidiş gelişlerdeki uygulamayı burada da yapmış olacağız.
Bu anlaşmaların dışında, özellikle karşılıklı yatırımların artırılması hususunda, ticaret ve turizm alanlarında çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Karabağ'ın yeniden inşasında biz Türkiye olarak önemli bir rol oynayacağız. Gerek alt yapıda gerek üst yapıda atacağımız adımlar olacak. İnşallah bir yıla varmadan özellikle Karabağ bölgesinin yeniden şekillenmesini sağlayacak adımların atılması yönünde bir karara da değerli kardeşim İlham Aliyev'le varmış bulunuyoruz."

SORU-CEVAP
6'lı platformdan bahsettiniz. Sayın Aliyev'in önerisiydi. Siz de destekleyen mesajlar verdiniz. Ermenistan'a yönelik de bir çağrınız var. Rusya'nın yaklaşımı ne bu konuda? Sayın Putin'le görüştünüz mü?
Sayın Putin buna olumlu yaklaşıyor. Aramızdaki telefon görüşmesinde, benim kanaatimin ne olacağını sordu. Ben de "Sayın İlham Aliyev buna olumlu yaklaştıktan sonra benim açımdan da buna olumlu yaklaşmak önemlidir" dedim. Hatta burada Gürcistan da gündeme geldi. "Bu çalışmayı olgunlaştıralım" dedik. Kendilerine, buradaki basın toplantısında da ifade ettiğim gibi, "Eğer Ermenistan bu süreci olumlu istikamette geliştirecek olursa, biz kapalı olan kapılarımızı da Ermenistan'a açarız. Çünkü bizim tek derdimiz, özellikle halklar arasındaki bölgesel barışa bir destek sağlamaktır. Burada da biz bölgesel barışı düşünüyorsak, bunu ele alıyorsak ve bu 6'lı platform bunu getirecekse, bize düşen görev de zaten bu kapıları açmaktır. Türkiye bu olgunluğa erişmiş bir ülkedir. Bizim siyaset anlayışımızda da bu zaten vardır" dedik. Sayın Putin de bundan çok çok memnun oldu. İlham Aliyev kardeşimiz de "Siz ne derseniz ben ona uyarım" dedi. Bu şekilde mutabık kaldık.
Dağlık Karabağ'da yaklaşık 30 yıldır süren bir işgal var. Bu işgal sonlanır sonlanmaz Fransa Parlamentosu'ndan "Dağlık Karabağ'daki sözde yönetimi tanıma kararı" çıktı. Fransa'nın tavrını nasıl yorumlarsınız? Fransa bölgede ne istiyor?
Çok açık ve net konuşacağım; Minsk Üçlüsü içerisinde dönem başkanlığını yürüten Macron'un bu sürece olumlu bir katkısı maalesef hiç olmadı. Burada da ne yazık ki Fransa'nın Cumhurbaşkanı olarak hakikaten acemice tavırlar içerisinde. Çok acemice attığı adımlar sebebiyle de şu anda burada her şeyi birbirine kattı.
Dikkat ediyorum; Macron'un siyasi yaşamında her yerden bir şeyler elde etme veya çıkarma gayreti var. Bakıyorsunuz; Lübnan'da her taraf yanmış yıkılmış, Macron Lübnan'a oradan talimatlar veriyor, oradan iş çıkarmaya çalışıyor. Yani hep durumdan vazife çıkarma gibi bir gayret içerisinde. Ne oldu? Halk Lübnan'dan bunu adeta kovdu. Aynı şeyi darbeci Hafter'in yanında yer almak suretiyle Libya'da yaptı. Bir Berlin Konferansı yaşandı. Darbeci Hafter'i Birleşmiş Milletler tanımıyor ama sen onun yanında yer alıyorsun! Sen demokrasiden yana mısın, darbelerden yana mısın? Öbür tarafta ise meşruiyeti olan bir Serrac var. Senin Serrac'ın yanında yer alman lazım. Ama almadı. Orada durumdan vazife çıkarmak suretiyle bizimle dalaşmaya başladı. Orada bizim bir sivil gemimize saldırma ve bu sivil gemimize bir suç isnat etme yoluna gitti. Halbuki hiç alakası yok. Ama "Oradan ben nasıl Türkiye'ye bir çamur atarım?" hesabı yaptı. Her şey ortaya konuldu, açıklandı ama o buna rağmen çeşitli ülkelerle irtibatlar kurarak oradan bize çamur atmaya kalkıştı. Tutmadı tabi. Yani Macron böyle bir karakter.
Dolayısıyla şu anda Azerbaycan'la ilgili attığı adımlarda da hesapları burada da tutmadı. Özellikle Sayın Aliyev buradaki duruşuyla Macron'un hesaplarını alt üst etti. Bunun zararı kime olacak? Fransa'ya olacak. Niye? Fransa bugüne kadar attığı adımlarla ilgili, örneğin çeşitli anlaşmalar vesaire dışında, belki Azerbaycan-Fransa ilişkilerini bitirmiş olacak. Siyasi acemilik budur. Siyasetin acemiliği budur. Macron da bir siyaset acemisidir. Zaten şu andaki tüm kamuoyu araştırmalarında da kendisini bitirmiş durumdadır.









