Ruslar İHA'larımızı gözetlerken yakalanmıştı! "Gazeteci kimliğine büründüler bu bir istihbarat savaşı"
Emekli İstihbarat Albay ve güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ, iki Rus gazetecinin BAYKAR tesisleri etrafında çekim yapmasını bir casusluk faaliyeti olarak tanımlarken konuya ilişkin SABAH’a özel açıklamalarda bulundu. Başbuğ, “Bu bir teknolojik casusluk, bu bir istihbarat savaşı” dedi. İşte Coşkun Başbuğ’un konuyla alakalı açıklamaları...
İstanbul'da bulunan BAYKAR'ın Ar-Ge tesislerinin etrafında çekim yaptıkları belirtilen Rus NTV televizyonu mensupları Aleksey Petruşko ile kameraman İvan Malışkin, izinsiz çekim yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan iki Rus gazetecinin ardından "Acaba casusluk faaliyeti mi?" sorusu akla geldi. Emekli İstihbarat Albay ve güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ, konu hakkında SABAH'a özel açıklamalarda bulundu.

"GAZETECİ MASKESİNE BÜRÜNDÜLER"
Coşkun Başbuğ, iki Rus gazetecinin BAYKAR tesisleri etrafında çekim yapmasının gazetecilik faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun bir casusluk faaliyeti olduğunu şu şekilde ifade etti:
"BAYKAR'a ve Bayraktar grubu dolayısıyla Türkiye, son dönemlerde yürütmüş olduğu süreci gizli kapılar arkasında yürütmedi. Karşı tarafın, ülkelerin ve dünya kamuoyunun bilmesi gerektiği kadar bilgiyi paylaşarak bir süreç yürüttü. Bu anlamda Türkiye, İHA ve SİHA konusunda yaptıklarını da imkân kabiliyetinde dünya kamuoyuna net olarak paylaşıyor. Ve bunun üzerinden pazar oluştu, silahları satıyoruz. Bu derece şeffaf ve samimi olan bu ülkede, eğer amaç gazetecilikse, haber yapmak ise herhangi bir randevu talebinde veya herhangi bir başvuru yapılabilirdi. Ben gazeteci diye sunulan kişilerin olumlu cevap alacağını değerlendiriyorum. Aynı gruba yabancı ajanslardan da talepler gelmiştir. Yapılan röportajlarda sorulan sorulara gizlilik prensibi içerisinde cevapları verilmiştir. Şimdi bu bahsettiğimiz kişilerden böyle bir talep yok. Dolayısıyla bu yapılanı gazetecilik olarak adlandırmak yanlış yorumlama olur. Eski casus numaralarında da vardır bu. Bu tür tesisleri 'Nerede ve nasıl üretiliyor?' şeklinde bir takım fotoğrafları elde ederek haberleştirirlerdi. Gazetecilik kimliğiyle ya da gazetecilik maskesine bürünerek bu çekimleri istihbarat kanallarına ulaştırmak mümkün. Tarihte bunun birçok örneği var."

DEVLETİN ÖNLEM ALMASINI BEKLEMİYORLARDI
Başbuğ, "Bu iki Rus, tesisleri çekerken Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin FETÖ öncesini hayal ederek zannediyorum bu girişimde bulundular. Ancak şu an devletimiz öyle bir konumda ki, sivil sektörü, özel sektörü, vakıf sektörü ve devletin kendi kurumları özellikle savunma sanayinde inanılmaz bir işbirliği içerisindeler. Bu tür projeleri artık tek başına askeri fabrikaların veya sivil kuruluşların alıp götürmesi mümkün değil. Bu entegre bir çalışma ortamı içinde ilerliyor. Devlet sivil kurumlar, sivil şirketler ve askeri komisyonlarla işbirliğine giderek bu projeleri hayata geçirmenin önünü açtı. Devlette bu tür kurumları stratejik kurumlar olarak görüp ona göre güvenlik ve tedbir önlemlerini alıyor. Rusların beklemediği BAYKAR'ı bir sivil şirket olarak algılamaları ve beklemedikleri ise devletin önlem almasıydı. Ancak devlet Bayraktar grubunu milli menfaatler doğrultusunda stratejik öneme haiz bir kurum olarak görüyor, koruyor ve gözetiyor. İşte bu koruma kollama neticesinde bu iki gazeteci kılığındaki şahıs yakalanmış oldu, sorguları devam ediyor. Muhtemelen arka planda çok farklı ilişkiler ve işler çıkacak. Bunu gazetecilik olarak görmek mümkün değil" diye konuştu.






