
Damlacık Yoluyla Bulaşma: Öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında ortaya çıkan ve patojen etken taşıyan vücut sıvılarının (damlacık) hasta kişiden etrafta bulunan başka kişiye/kişilere ulaşması.
Ekstübe etmek: Solunum yetmezliği durumunda özel cihazlarla solunum desteği sağlamak için nefes borusuna takılan tüpü (yapay solunum borusunu) çıkarma işlemi. Entübasyon işlemini sonlandırma.
Endemi: Bir enfeksiyon etkeninin veya hastalığın belirli bir coğrafyada veya toplulukta sürekli görülmesi durumu.

Enfekte kişi: Enfeksiyon etkenini vücudunda bulunduran kişi.
Entübasyon: Solunum yetmezliği durumunda özel cihazlarla solunum desteği sağlamak için nefes borusuna tüp (yapay solunum borusu) takma işlemi.
Fizik mesafe/Sosyal mesafe: Damlacık yoluyla bulaşan enfeksiyona yakalanmamak veya enfeksiyon bulaştırmamak için iki kişinin arasında bulunması gereken en az 1,5 metrelik mesafe.

İmmün: Bağışık
İnkübasyon süresi: Bir enfeksiyon etkeninin vücuda girişinden hastalık belirtilerinin ortaya çıkışına kadar geçen süre; kuluçka süresi.
Açıklama: COVID-19 etkeni olan SARS-CoV-2'nin kuluçka süresi mevcut verilere göre 2 ila 14 gün arasındadır.
İnsidans: Risk altındaki sağlam kişilerin belirli sürede, belirli bir hastalığa yakalanma olasılığını gösteren ölçüt. Belirli bir toplumda belirli bir sürede saptanan yeni vaka sayısının o toplumun yıl ortasındaki nüfusuna veya risk altındaki kişi sayısına bölünmesi ile elde edilir.
Açıklama: Diğer faktörler sabit olduğunda bir hastalığa karşı toplumdaki bağışık birey sayısının artması o hastalığın insidansının azalmasını sağlar.
İzolasyon: Bir hastalığın yayılmasını önlemek için hasta insanların sağlıklı insanlardan ayrı bir yerde tutulması; tecrit.

Karantina: Bulaşıcı bir hastalığın yaygın olduğu bir yer veya bölgeden gelen kişi, gemi, mal veya hayvanların geçici olarak bir yerde tutulup gözlemlenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi.
Mortalite: Ölüm; ölümlülük. Çoğunlukla tek kişi değil, topluluk için kullanılır.
Mutasyon: Bir organizmanın veya virüsün genetik materyalinde meydana gelen kalıcı değişiklik.
Morbidite: İyilik hali dışında olduğu düşünülen herhangi bir fiziksel veya psikolojik durum; hastalık.

Kontamine: Enfeksiyon etkeninin vücut yüzeyi, eşyalar veya su, gıda gibi maddeler üzerinde bulunması.
Açıklama: SARS-CoV-2 ile kontamine olmuş yüzeylere dokunduktan sonra elleri ağız, burun veya göze götürmek COVID-19'un bulaşma yollarından biridir. Asansör düğmeleri, kapı kolları, armatürler gibi kontamine olma ihtimali yüksek yüzeyler sık sık temizlenmelidir.
Pandemi: Bir hastalığın veya enfeksiyon etkeninin ülkelerde, kıtalarda, hatta tüm dünya gibi çok geniş bir alanda yayılım göstermesi.
PCR: Dizilimi belli olan DNA veya RNA bölümlerinin çoğaltılması; polimeraz zincir reaksiyonu.

Pik/Zirve/Doruk: Salgın sürecinde günlük vaka sayısının en yüksek değere ulaştığı nokta/gün. Sadece vaka sayısı için değil diğer parametreler için de kullanılabilir.
Pnömoni: Akciğer dokusunun iltihabı; zatürre.
R0 Değeri: Ek vakadan kaynaklanan yeni vakaların sayısı; hastalığın bulaşma katsayısı.
Saha İncelemesi/Filyasyon: Bulaşıcı bir hastalık varlığında, hastalığı taşıyan kişinin temas ettiği herkesin o hastalık açısından taranması.

Semptom: Vücuttaki olağan dışı bir hal veya hastalığı yansıtan, hasta için belirgin olan durum; belirti.
Sepsis: Şüpheli veya kanıtlanmış bir enfeksiyona karşı vücudun verdiği abartılı yanıtın organlarda oluşturduğu ciddi fonksiyon bozukluğu.
Açıklama: Vücutta enfeksiyona neden olan etkenin kana karışması, bağışıklık sisteminin bu etkene karşı büyük bir savunma tepkisi vermesiyle ortaya çıkar.
Süper Bulaştırıcı/Süper Yayıcı/ Süper Taşıyıcı: Bir bulaşıcı hastalık etkenini duyarlı kişilere beklenenden çok daha fazla bulaştıran enfekte kişi.
Ventilatör: Solunum sıkıntısı çeken hastalarda kullanılan, kişinin nefes alıp vermesini yapay olarak gerçekleştiren cihaz.
Zoonoz: Hayvanlardan insanlara veya insanlardan hayvanlara doğal koşullar altında bulaşabilen hastalık.