Kendimi "Sivil Ülkücü" olarak görüyorum
Alaattin Aldemir: MHP'nin politikalarından dolayı kendimi "Sivil Ülkücü" olarak görüyorum
A Haber'de Sevilay Yükselir'in sunduğu %100 Siyaset'te bu hafta "Çözüm Süreci" ve "Aidiyet Duygusu" konuları ele alındı. Programa; uzun yıllar Alparslan Türkeş'in yanında yer almış Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Alaattin Aldemir ve Geçici Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu Genel Koordinatörü Araştırmacı-Yazar Ata Altın konuk oldu. Referandum'da "yetmez ama evet" dediğini söyleyen Alaattin Aldemir, bugün olsa yine evet diyeceğini söylerken, çözüm sürecine ise "çekimser evet" dediğini ifade etti. "MHP'nin politikalarından dolayı kendimi "sivil ülkücü" olarak görüyorum" diyen Aldemir, Alparslan Türkeş'in 'vur de vuralım' sözüne 'bu bayrak için bu vatan için yaşayın yaşatın dediğine de dikkat çekti. Yapılan anketlere göre Kürtlerin sadece yüzde 16'sının "etnik ayrımcılık" var dediğini dile getirten Ata Altın, bir Kürt olarak PKK'nın kendi hakkını savunduğunu düşünmediğini de belirtti.
ALDEMİR: BUGÜN OLSA REFERANDUMA YİNE EVET DERDİM… BU SÜRECE ÇEKİMSER OLARAK EVET DİYORUM
Türkiye'nin üzerindeki elbisenin, 12 Eylül cuntası döneminde yapılan anayasanın Türkiye'nin üzerine dar gelen bir elbise olduğunu anladım. Referandum şartlarında bu elbise birazcık genişletiliyordu, büyüyen vücudumuza genleşen gücümüze, yaşam alanımızdaki genişleyen etkimize uygun bir açılım değildi ama yeni bir anayasanın önünü açacağı için o umutla destek verdik. Her tür riski göze alarak. Bu geçtiğimiz süreçte de gördük ki, yine sivil bir anayasanın oluşması noktasında siyasi irade gerekli tavrı koyamadı, muhalif partiler de topu taca atmaya çalıştılar hep. Masadan kaçmayan eleman olma noktasında milletin menfaatini değil, Ankara'da çöreklenen günlük menfaatlerinin öne çıktığını gördüm. Kaç aydır devam ediyor, bu iş itmedi. Anayasa çok mu önemli eve bana göre anayasa çok önemli. Bu noktada pişman mıyım? Değilim. Bugün olsa yine evet derim. Dün yetmez ama evet diyordum. Sürece de çekimser evet diyorum. Çekimser evet dememin bir sürü sebebi var. Siyasetten kaynaklanan sebebi var, coğrafyanın karmaşıklığından kaynaklanan sebepleri var, örgütün dünkü geçmişinden kaynaklanan sebepleri var. bu dokuzuncu ateşkes. Haziran'a kadar ateşkes, hazirandan sonra ne olacağını bilemiyoruz.

ALTIN: YAPILAN ANKETLERE GÖRE KÜRTLERİN SADECE YÜZDE 16'SI "ETNİK AYRIMCILIK" VAR DİYOR
Kürt sorunu denilmesi, güneydoğu sorunu denilmesi, terör sorunu denilmesi. Adına ne derseniz deyin, burada ortada bir sorun var. bu etnik temelli bir sıkını, bir hareket mi? Yaptığımız bir saha çalışmasında Türkiye'de yaşayan Kürtlerin %16'sı etnik ayrımcılık var diyor. %84'ü ekonomik, sosyo-kültürel ayrımcılıktan bahsediyor. Yörede geçmişte yanlış politikalar oldu. O %84 etnik ayrımcılıktan öte, devletin kamu görevlileri eliyle vatandaşa istenmeyen şeyler yapıldığı için bunlar ekonomik olarak geri kalınan noktada da sırf Kürt oldukları için devlet tarafından geri bırakıldıklarını mağduriyet yaşadıklarını düşünmekteler. Ankara'da bir şey yaşamıştım. Kırmızı ışığı ihlal eden bir sürücüyü polis durdurup ceza yazıyor. Sürücü de "ben Kürt olduğum için sen bana ceza yazdın." diyor. Terör toplumu ayrıştırıp sorunu bu noktaya kadar getirdi.
ALTIN: PKK'NIN KÜRT HALKIN HAKKINI SAVUNDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM
Bana göre PKK Kürtlerin haklarını savunmuyor. Ben bir Kürt olarak PKK'nın benim haklarımı savunduğunu düşünmüyorum.
ALDEMİR: MHP'NİN POLİTİKALARINDAN DOLAYI KENDİMİ "SİVİL ÜLKÜCÜ" OLARAK GÖRÜYORUM
Ben geçmişte MHP'liydim. MHP'nin geçmişiyle ilgili hiçbir problemim yoktur. Ama şu günkü politikaların dolayı değilim. Bence bir partiye olmak şudur; "Sayın genel başkanım, ben aklımı, irademi, siyasi tercihimi sana bıraktım. Sen benim adıma siyaset yap." Onun için ben şu anda ne MHP'deyim, ne AK Parti'deyim, ne Demokrat Parti'deyim. Ben sivil bir ülkücüyüm. Bağımsız bir ülkücü birey olarak konuşuyorum. Zihniyet olarak sivilim.
ALDEMİR: RAHMETLİ TÜRKEŞ 'VUR DE VURALIM' SÖZÜNE ' BU BAYRAK İÇİN BU VATAN İÇİN YAŞAYIN YAŞATIN' DERDİ
Devlet Bahçeli kendisini orada kıskaca aldı. Rahmetli Başbuğ bize derdi ki içimizde bir el var aman dikkat et olaylara bulaştırma. Şimdi ben MHP gibi yapıların içinde mutlaka bir el olduğuna inanan biriyim. Devlet Bey bunu söyleyerek yarın kontrolü dışında olabilecek olaylara da kendisini rehin etti. Bu sloganlar bizim zamanımızda da kontrolümüz dışında atılırdı. Biz bu sloganı atın demezdik. Benim ülkücülere yaptığım sloganlar vardır. Bir "insana insanca bir yer Türk'ün birliğinden geçer" Bu tutmadı. Diğerleri "Ülkücülük şereftir şerefin tavizi olmaz." ve "Türkeş'e uzanan eller kırılsın." Bunlar tuttu. Bunlarda yiğitlik var, kahramanlık var adanmışlık var. Ama öbüründe hümanizm var Türk birliği var. Tutmadı. Böyle bir kodlama var. Rahmetli Başbuğ'a "Vur de vuralım öl de ölelim" denildiği zaman Başbuğumuz şunu derdi "Ben size vurmayı ve ölmeyi değil yaşamayı emrediyorum. Bu millet için, bu devlet için, bu bayrak için bu ümmet için yaşayın ve yaşatın."
A Haber