500 liralık ama 15 bin liraya satılıyor! Piyasadaki bu tuzağa dikkat
Kütahya'da torununun merakıyla tespih dünyasına adım atan emekli Muammer Ay'ın koleksiyonu 2 bini aştı. Antika pazarında satış yapan Ay, tespih piyasasındaki dikkat çekici fiyat farklılıklarına ve eski olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin uyarılarda bulundu. Ay, 500 lira değerindeki bir tespih için 15 bin liraya varan fiyatlar istenebildiğini anlattı.
Kütahya'da tespih alım satımı yapan emekli Muammer Ay'ın bu alana ilgisi, torununun isteğiyle başladı. Başlangıçta tespih çekmeye ilgi duymayan Ay, torununun merakı üzerine ürünleri incelemeye ve satın almaya yöneldi.
Torununun kendisinden tespih ve para istemesiyle başlayan süreç, zamanla hobiye dönüştü. Biriktirdiği tespihlerin sayısı 2 bini aşınca antika pazarında tezgâh açmaya karar veren Ay, alım satım yapmaya başladı.
Emeklilik döneminde kendisine uğraş bulmak ve aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla bu işi sürdürdüğünü anlatan Ay, satışlardan kazanç elde ettikçe tespih ticaretine devam ettiğini belirtti.
"500 LİRALIK TESPİH 15 BİN LİRAYA SATILABİLİYOR"
Tespih piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satışa sunulabildiğini söyleyen Muammer Ay, özellikle yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin mağdur olabildiğine dikkat çekti.
Aynı ham maddeden üretilen tespihlerin farklı satıcılar tarafından çok farklı fiyatlarla satışa çıkarılabildiğini anlatan Ay, bir müşterisinin yaşadığı örneği şöyle aktardı:
Bir müşterisinin, 500 lira değerindeki bir malzeme için 13 bin 500 lira ödediğini anlattığını belirten Ay, bazı ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlandırılabildiğini söyledi.
Tespihin değerinin belirlenmesinde kullanılan malzemenin, ürünün yaşının ve işçiliğinin önemli olduğunu vurgulayan Ay, özellikle yüksek fiyatlı alışverişlerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Bazı satıcıların yakın zamanda üretilmiş tespihleri eski veya Osmanlı dönemine ait ürünler gibi tanıtabildiğini ileri süren Ay, ürünün geçmişine ilişkin bilgilerin mutlaka araştırılması gerektiğini kaydetti.
HER ESKİ GÖRÜNEN TESPİH OSMANLI DÖNEMİNE AİT DEĞİL
Tespihlerde kullanılan malzemelere ilişkin de bilgi veren Muammer Ay, piyasada Osmanlı dönemine ait olduğu iddia edilen çok sayıda ürün bulunduğunu ancak bunların tamamının gerçekten o döneme ait olmadığını savundu.
Özellikle bakalit olarak bilinen malzemenin geçmişine değinen Ay, bu malzemenin 1900'lü yılların başında geliştirildiğini ve ilk dönemlerde çeşitli endüstriyel ürünlerin üretiminde kullanıldığını anlattı.
Bakalitin zamanla tespih yapımında da kullanılmaya başlandığını belirten Ay, bu malzemeden üretilen bazı ürünlerin yaşı ve tarihî geçmişi hakkında yanlış bilgiler verilebildiğini söyledi.
Sıkma olarak bilinen tespih türünün de endüstriyel malzemelerden üretildiğini ifade eden Ay, bu ürünlerin zamanla renk değiştirebildiğini ve yaşlandıkça farklı özellikler kazanabildiğini kaydetti.
Bu özelliklerin tek başına bir tespihin Osmanlı dönemine ait olduğunu kanıtlamayacağını vurgulayan Ay, kuka, fildişi ve doğal reçineden yapılan bazı damla tespihleri de örnek gösterdi.
Ay, bir tespihin tarihî değerinin belirlenmesinde yalnızca görünümünün değil, kullanılan malzemenin ve ürünün geçmişinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
TESPİHLERİNİ 150 LİRADAN BİN LİRAYA KADAR SATIYOR
Kendi satış politikasını da anlatan Muammer Ay, tespihlerini 150 liradan başlayıp bin liraya kadar çıkan fiyatlarla satışa sunduğunu belirtti.
Yüksek fiyatlı ürünleri alıp satmadığını ifade eden Ay, amacının hem hobisini sürdürmek hem de aile bütçesine katkıda bulunmak olduğunu söyledi.