Kanserle mücadelede tedavinin dışında bağışıklığı güçlü tutmak için doğru beslenme de vazgeçilmez unsurlardan biri. Peki, güçlü bir bağışıklık için neler tüketilmeli? Detaylar haberimizde...
Kansere karşı en büyük silah olan bağışıklığı güçlendirmede beslenme hayati öneme sahip. Kanser hastalarının glutensiz beslenmeleri gerektiğini söyleyen genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe, ananas ve avokado gibi ürünlerin tüketilmesini öneriyor.
Karatepe, "Kemoterapi ve cerrahi de bu bağışıklık sistemini düşürür. Akdeniz tipi beslenme bağışıklık sistemini artırıcı beslenme tarzıdır." ifadelerini kullandı.
-Sindirim salgılarını taklit eden besinler var ananas avokado zencefil gibi. Bunların suyu ya da posası bunları hastaların tüketmesi gerekiyor.
Özellikle kemoterapi sebebiyle düşen bağışıklık sistemini çeşitli kürlerle güçlendirmek mümkün. Peki kanser hastalarının ara ve ana öğünlerde tüketebileceği kürler nasıl hazırlanır?
"KANSER HASTALARI GLÜTENSİZ BESLENMELİ"
Beslenme ve diyet uzmanı Nida Acar, ana öğünlerde tüketilebilen kürü anlattı. İşte kefir, yeşil elma, çilek, limon, roka ve maydanoz ile hazırlanan o kür...
Bütün kanser tipleri vücudun temel yaşam ünitesi olan hücrelerimizden gelişirler. Kanseri anlamak için normal hücrelerin nasıl kansere dönüştüğünü bilmek faydalı olacaktır.
Vücudumuzdaki sağlıklı hücreler bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ancak, kas ve sinir hücrelerinde bu özellik bulunmaz. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların onarılması amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Yaşamın ilk yıllarında hücreler daha hızlı bölünürken, erişkin yaşlarda bu hız yavaşlar. Fakat hücrelerin bu yetenekleri sınırlıdır, sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir ne kadar bölüneceğini bilir ve gerektiğinde ölmesini de bilir. Buna apoptosis yani hücrenin programlı ölümü denir. Normalde vücudun sağlıklı ve düzgün çalışması için hücrelerin büyümesi, bölünmesi ve daha çok hücre üretmesine gereksinim vardır. Bazen buna rağmen süreç doğru yoldan sapar, yeni hücrelere gerek olmadan hücreler bölünmeye devam eder. Bilincini kaybetmiş kanser hücreleri, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Fazla hücrelerin kütleleri bir büyüklük veya tümör oluştururlar.
Hücrelerin merkezinde çekirdek içinde hücrenin ve organizmanın genetik bilgisinin saklandığı elektron mikroskopu ile de görüntülenebilen DNA olarak adlandırılan mikroskopik iplikçikler mevcuttur. DNA hücrenin normal fonksiyonlarını görmesi için gereklidir. Kanserli hücreler bu DNA iplikçiğindeki hasardan dolayı oluşur. Hücrenin normal yaşam siklusunda DNA hasarı olsa da hücre ya bunu onarır ya da ölür. Kanserli hücrelerde hasarlanmış DNA onarılamaz ve kontrolsüz çoğalma başlar. DNA çevresel etkenler (kimyasallar, virüsler, tütün ürünleri veya aşırı güneş ışını vs gibi) nedeniyle hasar görebilir.
Kanser hücreleri birikerek tümörleri oluştururlar. Tümörler iyi huylu veya kötü huylu olabilirler. İyi huylu tümörler kanser değildir. Bunlar sıklıkla alınırlar ve çoğu zaman tekrarlamazlar. İyi huylu tümörlerdeki hücreler vücudun diğer taraflarına yayılmazlar. En önemlisi iyi huylu tümörler nadiren hayatı tehdit ederler. Kötü huylu tümörler kanserdir. Kötü huylu tümörlerdeki hücreler anormaldirler ve kontrolsüz ve düzensiz bölünürler. Bu tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler ya da tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.
İŞTE KANSERLİ HÜCRELERİN DÜŞMANI OLAN O BESİNLER...
Keten Tohumu
Keten bitkisinin tohumlarından elde edilen keten tohumu daha çok öksürük, soğuk algınlığı ve kabızlık gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılıyor ancak son zamanlarda hayvanlar üzerinde yapılan birtakım deneyler; keten tohumunun melanom, meme ve prostat kanseri gelişimini önlediğini kanıtladı.
Siyah Üzüm
Siyah üzüm çekirdeğinde bulunan resveratrol, güçlü bir antioksidan olmakla beraber, özellikle kan kanseri, akciğer, prostat, kolon ve pankreas gibi türlerde kanserli hücreleri yok etmesiyle biliniyor. Taze siyah üzümü çekirdekleriyle günde 1 salkım veya çekirdekli kuru üzümü 1 avuç tüketmeniz, size şifa kapılarını açacaktır.
Mantar
Bağışıklık düzenleyici ve tümör karşıtı etkilere sahip olan mantar, içeriğinde bulunan betaglukan ve polisakkarid-protein kompleksleri ile hücresel bağışıklığı güçlendirerek kanserli hücrelerle savaşıyor.
Zerdeçal
Hemen hemen bütün kanser türlerinde hem koruyucu hem de iyileştirici etkisi bulunan bitkilerden biri olan zerdeçal, doğada bulunan en güçlü anti-oksidanlardan biri olan kürkümini barındırıyor.
Yeşil Çay
Yeşil çay, antioksidan etkisine bağlı olarak, tümör oluşumunda ve gelişiminde rol oynayan genleri, enzimleri ve proteinleri düzenleyerek tümör oluşumunu engelliyor ve tümörlerin beslenmesini önleyerek kanser hücrelerinin yok olmasını sağlıyor. Ayrıca, damar sistemi hücreleri üzerinde etkisi de büyük.
Sarımsak
Damar genişlemesi ve kolesterolü düşürmesinin yanı sıra, damar hastalıklarına da olumlu etkileri bulunan sarımsağın, düzenli tüketildiğinde gırtlak kanserini önlediği görülmüştür. Ayrıca sarımsağa aromasını veren 'alisin' maddesi dünyanın en güçlü anti-oksidanı.
Turp
Kış sofralarının vazgeçilmez besini olan turp, birçok kanser türünün üremesini engelleyen aktif maddeler barındırıyor.
Domates
Domatesin içerisinde bulunan ve insan vücudunun üretemediği likopen, domateste %85 oranında bulunuyor. Çok güçlü bir antioksidan olan likopen, birçok kanser türüne ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyor.
Zencefil
Zencefil, kanserden koruyucu etkisinin yanı sıra, kemoterapi sonrası kusmalara karşı adeta bir mucize görevi görüyor.
Spirulina yosunu
Maryland Tıp Merkezi Üniversitesi'ne göre, bir takım çalışmalar spirulinanın bağışıklığı iyileştiren ve kanseri önlemeye yardımcı olan antikorların üretimini artırdığını gösteriyor. "B, E, K vitaminleri ve beta karoten yönünden de zengin olan bu besin, bünyesinde bulundurduğu demir ve magnezyumla da birlikte, özellikle meme kanseri hücrelerinin gelişimini engelliyor.