Türkiye, Bursa'da boşaltılmak istenen bir çöp evdeki kilitli odada baygın halde bulunan 9 yaşındaki Cem Muhammet A.'yı konuşuyor. Tırnakları ve saçları uzayan, vücudunda yaralar oluşan ve adeta bir deri bir kemiğe dönen çocuğun yaşadıkları korku filmlerini aratmadı. 9 yıl sonra ilk kez gülen Muhammet'in hikâyesi ise yürekleri burktu. On yedi kiloya kadar düşen Muhammet'in tedavisi Akdeniz Üniversitesi'nde sürüyor. Prof. Dr. Özlenen Özkan, Muhammet'in sağlık durumu hakkında yeni açıklamalarda bulundu. Çöp evden çıkan çocuğun annesi İSE , "Kız kardeşimin en yüksek cezaya çarptırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Muhammet'in annesi ve babası hakkında akılalmaz bir iddia ortaya atıldı. Cem Muhammet'in ilk yaşadığı evi A Haber kameraları görüntüledi.
Bursa'da boşaltılmak istenen çöp evdeki kilitli odada teyzesi Kamuran Pınar A. tarafından alıkonulup, baygın halde bulunan Cem Muhammet'in ilk yaşadığı evi A Haber kameraları görüntüledi.
Tutuklanan teyze "Ananesiyle birlikte yaşıyorduk, o öldükten sonra bu eve taşındık" demişti.
DUVARDAKİ KORECE YAZILARIN SIRRI ORTAYA ÇIKTI
Muhammet'in bulunduğu çöp evde duvarda birçok not kağıdı görülmüştü. Kağıtlarda Korece bir şeyler yazması dikkat çekmişti. Dikkatlerden kaçmayan notların sırrı ortaya çıktı.
Yazıları, Kamuran Pınar A. ile birlikte kalan ve daha sonra Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nce koruma altına alınan ve Korece öğrenen kızı Esra Zeynep A.'nın duvara yazdığı ortaya çıktı.
OĞLUYLA KISA SÜRE GÖRÜŞTÜ Bursa'da boşaltılmak istenen çöp evdeki kilitli odada teyzesi Kamuran Pınar A. tarafından alıkonulup, baygın halde bulunan ve sonrasında getirildiği Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tedaviye alınan Cem Muhammet A., annesi Yasemin A. ile kısa süre görüştü. Antalya Adliyesi önündeki açıklamasının ardından hastaneye giden Yasemin A., oğluyla ayaküstü konuştu ve daha sonra hastaneden ayrıldı.
SAĞLIK DURUMU NASIL?
Bursa'da, teyzesinin bir yıldır kilitli tuttuğu çöp evden, perişan bir halde kurtarılan Cem Muhammet A. (9), önceki gün savcılık kararıyla teslim edildiği annesinden, dün yine savcılık kararıyla geri alındı.
Korumaya alınarak Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerine teslim edilen Muhammet A., ilk bakımı yapıldıktan sonra Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Yetkililer, doktor gözetiminde beslenecek olan Muhammet'e, ayrıca psikolojik destek verileceğini bildirdi.
'YEMEK ÇOK HOŞUNA GİTTİ' Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tedavi altına aldıkları Muhammet'in genel durumunun iyi olduğunu söyleyerek, "Herhangi bir organ yetmezliği yok.
Ama ciddi gelişim geriliği var. Sıvı açığı var. Kilosu olması gerekenin çok altında. 17 kilogram. Boyu 138 santimetre ve kısa. Görüntü anlamında yaşıtlarını yakalayabilmesi zaman alacak. Bunu yavaş yavaş bir yıl içinde toparlayacağız
Pediatri servisinde yatıyor. Travmaları göreceğiz. Önemli olan gelişme geriliği değil. Daha önemlisi ruhsal travmalar. Ona moral vermek, destek olmak gerekiyor. En önemlisi sevgi, hepimiz sevgi vermeliyiz. Devletimiz onu koruyacak. Gülüştük.
Çok güzel ve gülümseyen bir çocuk. Gülümsüyor, bizimle iletişime geçiyor, bu çok olumlu. Çok mutlu oldum. Hiç okula gitmemiş, okuma yazma bilmiyor. 'Burada olmaktan mutluyum' dedi. Oyuncağa sevindi.
Yemek yediğini söyledi. Taze fasulye yemiş, çorba içip yoğurt yemiş. Çok hoşuna gitmiş yemek. Gülüştük hatta. Hiçbir canlının hak etmediği bu davranışı yapan insanların yanına kâr kalmasın" dedi.
ANNENİN EVİ DE ÇÖP EV ÇIKTI Antalya'da, Kemerağzı Mahallesi'ndeki Gaye Sitesi'nde yaşayan ve komşularının şizofren olduğunu öne sürdüğü anne Yasemin A.'nın (48) evi de çöp ev çıktı.
Çok sayıda kedi-köpek de besleyen Yasemin A.'nın komşuları, evden gelen ağır kokudan şikâyet etti. Yasemin A.'nın, eve giden Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkililerine "Oğlumu krakerle besliyorum, gerek yok" diyerek Muhammet'i vermek istemediği öğrenildi.
Dün tekrar eve gelen ve inceleme yapan görevliler, rapor hazırlamak için Yasemin A. ile de görüştü. Evinde çok sayıda kedi-köpek besleyen Yasemin A. ise köpeklerinden birini gazetecilerin üzerine saldı.
Daha önce halk eğitimde ücretli öğretmenlik yapan Yasemin A.'nın, bir süre markette çalıştığı, son olarak işsiz olduğu ve muhtarlıktan maddi yardım istediği öğrenildi.
'EVE KİMSEYİ SOKMUYOR' Site yöneticisi Arzu Ağlamaz Toker, "3 yıldır bu sitede oturuyor. Komşularından uzun süredir daireden ağır kokular geldiğine ilişkin şikâyetler alıyoruz.
Eve kimseyi sokmuyor. İçi çöp dolu. Çocuğun buraya getirildiğini duyunca buradaki evin de çok sağlıklı koşullarda olmadığını düşündüm, çevredeki insanları aradım. Yetkililer alıp götürdü" dedi. Komşu Osman Ergül de anne Yasemin A.'nın şizofren olduğunu öne sürdü.
'ŞOKE OLDUK' Çocuğu ilk bulan Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanlarından Fırat Yaşar, eve girdikleri gibi çöpleri toplamaya başladıklarını anlatarak, "Odalardan birinin kapısının kapalı olduğunu fark ettik.
Kapıyı açtık. Karşıda yatağın üstünde bir çocuk vardı. Bize bakınca tuhaf olduk. Çocuk aşırı zayıf ve bakımsız haldeydi" dedi. Temizlik işçisi Tuncay Gürel de "Kapıyı açıp içeri girdiğimizde çocukla karşı karşıya geldik.
Şoke olduk. Biz çocuğa 'Seni kurtarmaya geldik' dedik. Çocuk çok korkuyordu. O da şoktaydı. Bize tek söylediği şey 'Yabancılarla konuşmak istemiyorum' oldu. Olayı üzerimizden atamadık" diye konuştu.
KENDİ KIZI DA KORUMA ALTINDA Polis tarafından dün merkez Osmangazi ilçesindeki Setbaşı'nda bir kafede otururken tekrar gözaltına alınan teyze Kamuran Pınar A., emniyetteki ifadesinde kardeşinin Manisa ve Uşak'ta bulunan çeşitli hastanelerde şizofreni tedavisi gördüğünü ileri sürerek, "Kardeşim, oğlunu 8-9 aylıkken anlaştığı bazı kişilere satmaya çalıştı.
Kendisine annem ve ben engel olduk. Oğlunu görmek istemiyordu. 8 yıl önce Uşak Kadın Sığınma Evi'nde yaşadığı bir olay sonrası hastaneye kaldırıldı. Ardından annem Asuman A.'ya, 'Çocuğu almazsanız, esirgeme kurumuna vereceğiz' diye telefon geldi.
Uşak'a gittik. Bursa'da birlikte yaşamaya başladık. Yani Cem, 1 yaşından beri benim yanımdaydı. Daha sonra çocuğu bizden almak istedi. Ben de bunun ancak bir pedagog eşliğinde ve profesyonel bir yardımla mümkün olduğunu söyledim. O bunu kabul etmedi.
Buna sinirlenip çocuğu kaçırdığım iddiasıyla şikâyet etmiş. Kimsenin çocuğunu kaçırmadık. Mart 2019'da annem öldü. Muhammet, beni annesi biliyordu. 4-5 ay önce avukatımla telefonla görüşürken, Muhammet'i okula yazdıramadığımı ve kimliğini nasıl çıkartabileceğimi sordum.
Bu konuşmaları duymuş. Teyzesi olduğumu öğrenince, benimle konuşmadı, verdiğim yemekleri yemez oldu. Bulunduğu odadan çıkmadı ve yanına yaklaşınca bağırıyordu. Fast food tarzı yemekler alıp veriyordum. Bazen yiyor, bazen yemiyordu. Son 4 ayda bu hale geldi.
O telefon konuşmasına kadar aramız çok iyiydi. Kesinlikle kötü muamelede bulunmadım. Olay günü de kızımla yemek almaya gittim. Evden kaçmasından korktuğum için odasını kilitledim" dedi.
16 yaşındaki kendi kızı Zeynep A. da koruma altına alınan ve adliyeye sevk edilen Kamuran Pınar A., "çocuğa eziyet" suçundan tutuklandı.
ANNESİNDEN AÇIKLAMA: SONUNA KADAR ŞİKAYETÇİYİM Bugün öğle saatlerinde Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması yapan anne Yasemin A., "Ben oğlumu 3 sene sürdü ama buldum. Hayatta kaldı, başardı. Oğlumla aynı evde yaşamak istiyorum. Oğlumu yetiştirmek istiyorum. Bir haksızlığa da göz yummuyorum. Damadımız da aynı şekilde kız kardeşim tarafından çocuğundan uzun zaman uzak tutulduğu için o çocuk da mağdur. O çocuk yani yeğenim çocuğum kaçırılırken beni ittirdiği halde 'O benim kardeşim oldu vermeyeceğim' dediği halde ben çocukla ilgili şikayetim devam ettiği halde geçen son şikayetimi geri çektim. Damadı aradım dedim ki 'Ablacığım çocuğuna sahip çık hapishaneye düşmesin, çocuğunu al' dedim. O çocuktan şikayetimi çektim, annenin etkisinde kalmıştır o da bir çocuktur. Ama kız kardeşimin en yüksek cezaya çarptırılmasını istiyorum. Kız kardeşimin suçlu olduğu kadar hiçbir şey yapmayan memur ve amirlerden de sonuna kadar şikayetçiyim" dedi.
'ŞİMDİ HERKES KENDİ PAÇASINI KURTARMA DERDİNDE' Yasemin A., "Doktorların 'Diyet dışında badem, fındık, fıstık gibi düşük protein vermeyin' dedikleri şeyler var ya onlar yanımda. Benim yanıma geldiğinde oğlum onları yiyememişti. Tabağında kalmıştı. Onları boşalttım. Bardağını getirdim. Çocuğum benden abur cubur istemişti. Doktorumuzdan izin alıp 2-3 çikolatamız vardı gelirken otobüste yasak olduğu için yiyememişti. Onlar yanımda çocuğumun yanına gideceğim. Anne ne yapar, çocuğunu ziyarete gider, istediği şeyleri alır. Bu konuşmaların hiçbiri bana bunu yapmama engel değil. O benim çocuğum. Devlet bir süre onun tedavi görmesini uygun görmüş olabilir bu doğrudur çünkü o durumda bir çocuğu eve alır kendim bakmaya çalışırsam bencillik olur. Ben de doktor randevusu alıp devam edecektim ama evim uzaktı. Bu bir açıdan iyi oldu ancak devlet bana dedi ki 'Sana çocuğunu vereceğim' ama şimdi herkes kendi paçasını kurtarma derdinde, oklar bana dönünce ben cidden mağdur oldum. Ama hiçbir şekilde hiç kimse benden çocuğumu alamayacak. Alamazlar yok böyle bir dünya" diye konuştu.
'HİÇBİR İŞLEM YAPMAYAN GÖREVLİLER HAKKINDA YASAL ŞİKAYET YAPACAĞIM' Yasemin A.'ın avukatı Deniz Sezgin, öncelikli hedeflerinin çocuğun anneye yeniden teslim edilmesi olduğunu söyledi. Cem Muhammet'in Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tedavisinin devam ettiğini aktaran Deniz Sezgin, "Bu tedavi süreci tamamlanana kadar anneyi çocukla beraber kalabileceği uygun bir eve yerleştirdikten sonra sosyal hizmetlere başvuru yapıp çocuk ve anneyi aynı evde kalması için gereken çabayı vereceğiz. Sosyal Hizmetlere de 2020 yılından beri annenin yapmış olduğu yasal müracaatlarımızı göstererek, mağdur bir anne olduğunu hukuki bir şekilde ifade etmeye çalışacağız. Bu süreçte 2020 yılından beri bir dava dosyasında Kamuran Pınar bir taraf olmasına ve adresi belli olmasına rağmen müvekkilin kayıp başvuruları hakkında hiçbir işlem yapmayan ilgili görevliler hakkında da gerekli yerlere yasal şikayetlerimizi yapacağız" dedi.
HEDEF ANNE VE ÇOCUĞUN BİRLİKTE KALMASI Avukat Deniz Sezgin, Kamuran Pınar'ın tutuklandığını belirterek, dosyanın takipçisi olacaklarını ve en yüksek cezayı alması için gereken çabayı vereceklerini ifade etti. Sezgin, "İlk öncelikli hedefimiz anne ile çocuğun beraber bir evde kalabilmesi ve sosyal hizmetlerden alınabilmesi için gereken mücadeleyi vereceğiz" diye konuştu.
TUTAKLANAN TEYZE: SAÇI VE TIRNAKLARI YANINA YAKLAŞTIRMADIĞI İÇİN UZADI Olayla ilgili tukuklanan teyze Kamuran Pınar A., mahkemede verdiği ifadesinde İstanbul'da 15 yıl el sanatları branşında usta öğretici olarak görev yaptığını, 2013 yılında Bursa'ya yerleştiğini, son 2 yıldır da güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söyledi. Boşandığı eşinden, velayeti kendisinde olan bir kızının bulunduğunu belirten Kamuran Pınar A., ifadesinde şöyle dedi: "Kardeşim Yasemin'in oğlu Cem Muhammet, 1 yaşından itibaren benimledir. Cem'in de ihtiyaçlarını karşılıyordum. Bursa'da görev yapan avukatım ile 3-4 ay önce yaptığım konuşmada kendisine, 'Gerçek annesi olarak beni bilen Cem büyüdü. Artık gerçek annesini tanıyıp, okula başlaması gerekiyor' dedim. Cem, bunları duyunca tepki gösterdi. O günden sonra yemek yememeye başladı. Sadece sevdiği için dışardan istediğimiz bazı hazır yiyecekleri yiyordu. Cem'in zayıflığının tek nedeni bu. Ayrıca yanına kimseyi yaklaştırmadığı için saçı ve tırnakları uzadı. Olay günü polisler, benim ve kızımın ifadesi olduğunu söyleyerek, bizi polis merkezine çağırdı. Ben de Cem'in agresif hareketler yapacağından şüphelenip, odasının kapısını kilitledim. Eşyalarımı ise valizim olmadığı için çöp poşetlerine koydum."
SUYU CAMİ AVLUSUNDAN ALIP, EVİ MUMLA AYDINLATIYORDU Çöp evi kiraya veren emlakçı Nur Banu Aşık da "Kiracı 13 aydır kira ödemedi. 6 ay önce tahliye davası açtık. Perşembe günü sonuçlandı. Elektrik ve su kesik olduğu için su ihtiyacını, cami avlusundan karşılıyordu. Evde ise salça kutularının üzerinde mumlar bulunuyordu. Bu şekilde evi aydınlatıyordu. Evdeki sadece çöpler toplandı. Polis incelemesinden sonra temizlik yapılacak. Komşuları yaptıkları açıklamalarda son 9 aydır çocuğu hiç görmediklerini söyledi. Ev, kendisine eşyaları olarak verildi. Şimdi tüm eşyaları atacağız. Dairenin içi komple yenilenecek" diye konuştu.
KENDİSİNİ ÖĞRETMEN OLARAK TANITTI Kamuran Pınar A., kaldığı Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi Muhtarı Hasan Sert ise yaşananlar karşısında şoke olduğunu söyledi. Kamuran Pınar A.'nın defalarca yanına gelip, iş istediğini belirten Sert, "Kendisini bana iş bulamayan öğretmen olarak tanıttı. Öyle değilmiş, kendisine 3-4 kez iş buldum. Bu iş yerlerinde en fazla 4-5 gün çalışıp, ayrıldı ve anlaşamadığını söyledi. Paraya ihtiyacı bulunduğunu belirtip, yardım talep etti. Her türlü yardımı yaptık. Marketlerden alışveriş yapması için hediye çeki de verdik. Kamuran Pınar A. ayrıca Karaman Mahallesi'nde annesinin evini ikamet göstermiş. Kadın Sığınma Evi'nde de bir süre kalmış. Bunları da sonradan öğrendim" ifadelerini kullandı.
GİZLİLİK OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI Bu arada eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle ayrılan Kamuran Pınar A.'nın, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerindeki bilgilerinde gizlilik kararı olduğu ortaya çıktı. Yasemin A.'ın oğlu için kayıp başvurusu yaptığı ancak gizlilik kararı nedeniyle kolluk kuvvetlerinin teyzeye ulaşamadığı bildirildi. Hakkında arama kararı çıkartılan Kamuran Pınar A.'nın, daha önce yaşadığı Karaman Mahallesi'ndeki adresi ikamet olarak gösterdiği tesptit edildi. Bu evde yapılan aramada çocuğun izine rastlanmadı. Kamuran Pınar A.'nın ise ifadesine başvurulduğu daha sonra salıverildiği öğrenildi. Öte yandan olay ile ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
İŞTE AİLENİN ALACAĞI CEZA
Çocuklara karşı işlenen suçlar ilgili kanunda, çocuğun kaçırılması ve el konulmasının da TCK'nın 234. maddesinde, "Aile düzenine karşı işlenen suçlar" bölümünde düzenlendiğini söyleyen Avukat Gizem Taşkıran ise şöyle konuştu:
"Suçun, cebir veya tehdit yolu ile işlenmesi veya 12 yaşından küçük çocuğa karşı işlenmesi halinde ceza TCK 234/2. fıkrası uyarınca bir kat artırılır. Ayrıca çocuğun bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine neden olan olay, sistematik bir biçimde 1 yıl boyunca işlenmesi nedeniyle çocuğa eziyet suçu da oluşmuştur. Eziyet suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinde TCK maddesi 96'da üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir. Eziyet suçunun başka suç/lar ile birlikte işlenmesi halinde ise en ağır suçtan ceza verilmesi gerekir" açıklamasını yaptı.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Bursa'da çöp evde bulunan ve tedavi altına alınan çocuğun kan değerlerinin düzeldiğini ancak kalp hızıyla ilgili sorun bulunduğunu söyledi.
Akdeniz Üniversitesi'nin kuruluşunun 40. yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk bırakan Özkan, burada C.M.A'nın sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı.
"Kınalı kuzum" diye tabir ettiği 9 yaşındaki C.M.A'nın dün gece ve sabah iştahlı bir şekilde yemek yediğini ifade eden Özkan, "Kuzumuz bizimle güvenli bir gece geçirdi. Hemşire ve doktorlar evladı gibi yaklaşıyor. İlk defa huzurlu bir gece geçirdi. Gözlerinde bir korku yoktu. İnşallah bundan sonraki hayatı da hep güven içerisinde olur." dedi.
C.M.A'nin yemek listesini diyetisyenlerin hazırladığına dikkati çeken Özkan, "Kontrollü yemesi gerekiyor. Kan tablosunda bazı sıkıntılar vardı onları düzelttik. Kalp hızında sıkıntıları var. Onu takip ediyoruz. Sürekli hemşire ve doktorlarıyla konuşması, iletişim kurması çok güzel. Medikal olarak toparlayacak ama kalbindeki yaraları sarmak çok da kolay olmayacaktır. O anlamda destek olmak çok önemli bence. Sosyal hizmetlerin çok titiz bir şekilde takip edeceğine ve çocuğumuza güzel bakacağına eminim. Bütün toplumun sevgi vermesi gerekiyor. Sevgi onu düzeltecek." diye konuştu.
Özkan, C.M.A'nın tedavisinin birkaç hafta daha sürdükten sonra taburcu edeceklerini sözlerine ekledi.
OLAY
Bursa'daki dairesini 2 yıl önce Kamuran Pınar A'ya (44) kiraya veren Aydın S, daha sonra kirasını ödemeyen kadına dava açmış, mahkemenin, evin tahliye edilmesine karar vermesinin ardından adrese giden icra ekibi, dairenin kapısını çilingir yardımıyla açtırarak kilidi değiştirmişti.
Evin kilidini tekrar değiştirerek mahkemenin tahliye kararına uymayan Kamuran Pınar A'nın emniyette ifadesine başvurulmuştu. Bu sırada çöplerle dolu evin temizlenmesi için haber verilen Nilüfer Belediyesi temizlik görevlileri, kapısı kilitli bir odada çöplerin arasında yatan ve sağlık durumunun iyi olmadığı tespit edilen 9 yaşındaki C.M.A'yı baygın halde bulmuştu.
Çocuğun annesinin, Kamuran Pınar A'nın kız kardeşi Y.A. (38) olduğu belirlenmişti. Çocuk savcılık kararıyla, Antalya'da yaşayan anneye teslim edilmişti. Daha sonra C.M.A. ile Kamuran Pınar A'nın 16 yaşındaki kızı E.Z.A, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerince koruma altına alınmıştı. C.M.A, tedavi için Akdeniz Üniversitesi Hastanesine götürülmüştü.
ANNE VE BABASI HAKKINDA AKILALMAZ DETAY
Bursa'da çöp evde bulunan çocuk ile ailesi hakkında inanılmaz detaylara ulaşıldı. 9 yaşındaki talihsiz yavrunun Antalya'da yaşayan annesi Yasemin A.'nın, kocası ile akıl hastanesinde tedavi gördüğü sırada tanıştığı ortaya çıktı.
Yasemin A.'nın Bursa'da ailesi ile yaşadığı sırada ruhsal problemleri sebebiyle bir süre Bakırköy ve Uşak'taki hastanelerde ruhsal tedavi gördüğü ve burada tanıştığı bir kişi ile kısa süreli bir evlilik yaşadığı kaydedildi.