Mersin'in Toroslar ilçesinde yaşayan Nuh Eroğlu, bahçesinin kenarına yemeklik için lahana ekti. Lahanalar öyle bir hal aldı ki görenler şaşkınlarını gizleyemiyor. Bakın o lahaları nasıl yetiştirdi...
Mersin'in merkez Toroslar ilçesine bağlı Yavca Mahallesinde yetiştirilen sebze görenleri şaşırtıyor.
Bin 170 rakımda yemeklik için ekilen 4-5 lahana devasa boyuta ulaşırken, her biri 30 kilogramın üstüne çıktı.
Vatandaşlar ise lahanalara yoğun ilgi gösteriyor.
Dev lahanalarla fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşlara o bahçeye akın etti.
"YEMEKLİK İÇİN EKMİŞTİK"
Yetiştirici Nuh Eroğlu, "Biz aslında lahana yetiştirici değiliz. Bunu da bahçemizin kenarına yemeklik için ekmiştik. Buna sadece dikerken bir gübre attım, arkasından güvercin dışkısını erittim ve suyla onu verdim, bu şekilde oldu." dedi.
GÖRENLER SORUYOR
Eroğlu, "Mayıs-Haziran aylarında ektik, şimdi oldu. Buruda böyle oluyordu büyük ama bu kadar büyümüyordu. Bu sene ilk defa böyle büyük var. Gören herkes 'böyle büyür mü?' diyor biz de büyüyor işte diyoruz." şeklinde konuştu.
Her biri 30 kilogram olan lahanalar görenleri şaşkına çevirirken, İl Tarım ve Orman Müdürü Arif Abalı'da lahanaları yerinde inceleyerek, sahibinden bilgi aldı.
"İLK DEFA BÖYLE BÜYÜK BİR LAHANAYLA KARŞILAŞTIK"
Abalı, ilk defa böyle büyük bir lahanayla karşılaştıklarını belirterek, "Üreticimiz haber verdiği zaman ilginç karşıladık ve görmek istedik. Her biri 30 kilogramın üstünde. Tabi neyle beslediğini üreticimize sorduğumuzda güvercin gübresiyle beslediğini söyledi. Gerçekten verimi yüksek bir lahana olmuş. Biz de bunu detaylandıracağız, bu kadar büyük lahana da güvercin gübresinin etkisi var mı yok mu onu araştıracağız. Hayatımda ilk defa Mersin'de bu kadar büyük lahana gördüm. Ben de şaşkınlıkla karşılıyorum." dedi.
Ordu'nun Ünye ilçesinde, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için yaklaşık 40 yıldır tarımla uğraşan İsa Kuşcu, Mayıs ayı içerinde tarlasında yetiştirmek için patlıcan tohumları aldı.
Tohumları tarlasına eken Kuşcu, patlıcan çiçeklerinin diğerlerine göre daha fazla olduğunu fark edince şaşırdı.
Patlıcanları büyümeye başlayınca kontrol eden İsa Kuşcu, ektiği tohumlardan filizlenen dalların üzerinde hem patlıcan, hem de domatese benzeyen bir ürün yetiştiğini fark etti.
Ceviz büyüklüğündeki, yaprakları da patlıcana benzeyen domateslerin tadının acı olduğunu ifade eden Kuşcu, patlıcanların tadının ise normal olduğunu belirtirken, hayatında ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını söyledi.
"DALIN BİR TARAFINDA DOMATES, DİĞER TARAFTA PATLICAN" Ünye ilçesi Saraycık Mahallesi'nde yaklaşık 40 yıldır tarımla uğraşan İsa Kuşcu, "Mayıs ayı içerisinde patlıcan fidesi aldım, aşılı patlıcan diye satılıyordu. Patlıcandan domates oldu. Ben de hayret ettim, değişik çiçekler açtı ve diğer patlıcanlara göre çiçeği daha çoktu. Büyüyünce bir baktım bir tarafta patlıcan diğer tarafta ise domates vardı. Şekli, kokusu, içerisindeki çekirdeği de domates ama tadı çok acı. Bunu ilk defa görenler çok şaşırdı. Yaklaşık 40 yıldır kendi ihtiyacımız için köyümüzde sebze dikiyoruz. Böyle bir şeye hiç rastlamadım, ilk defa oldu" dedi.
"DOMATESİN TADI ACI, PATLICAN NORMAL, GALİBA GENETİĞİ BOZULUYOR" "Şaştım ve çevredekiler de şaşırdı" diyen Kuşcu, "Artık galiba genetiği bozuluyor. Doğal bir şey kalmadı. Patlıcanın tadında sıkıntı yok ama şekil olarak diğer patlıcanlara göre küçük. Domatesler de küçük, tam domates değil gibi. Tat olarak da çok acı. Ancak şekli, kokusu ve yapısı aynı domatesi sadece tadı zehir gibi acı" şeklinde konuştu.
Bayramiç Barajı kenarında kalan Akçakıl köyünde yaşayan Aysel Sezer, yetiştirdiği sebze ve meyveleri çarşamba günleri ilçe pazarında satıyor.
Yetiştirdiği 5 kilo 190 gram ağırlığındaki turbu da bugün pazar tezgahına getiren Sezer, küçük turpları kilosu 1,5 liradan satarken, yetiştirdiği dev turbu 10 liradan satışa çıkardı.
Bir lokanta işletmecisi tarafından satın alınan dev turp, herkes görsün diye sergilenmek üzere pazar sona erene kadar tezgaha bırakıldı.
Dev turbu, gübre kullanmadan organik olarak baraj havzasının alüvyonlu topraklarında tarım yaparak yetiştirdiğini söyleyen Ayten Sezer, "Bu sene yağmurlar az olduğu için baraj havzası suyla dolmadı. Halen baraj havzasında tarım yapıyoruz. Yetiştirdiğim turplardan en büyüğü bu. Ancak 3,5-4 kilo gelen turplar da var" dedi.
İşte dünyanın en tuhaf bitki, sebze ve meyveleri...
Ölü Adamın Parmakları Xylaria polymorpha, (ölü adamın parmakları) olarak bilinen bir mantar türü. Nadir bulunan bu mantar türü görüntüsüyle herkesi ürkütüyor.
Hydnora Africana Bu kadar bitki arasında en korkutucu olanı, pirananın bitki versiyonu olan bu etobur bitki muhtemelen... Aynı zamanda kendisi büyük bir parazit. Fotosentesez yapmıyor, yanındaki bitkilerden mineral çalıyor.
Podostroma Cornu-damae Japonya topraklarında yetişen ölümcül kırmızı mantarlar, bilimsel adıyla "Podostroma Cornu-damae."
Kanayan Diş Mantarı (Bleeding Tooth Fungus) "Yenilmez" olarak sınıflandırılmış bu bitki, "Şeytanın dişi", "çilek ve krema" olarak da isimlendirilebilen bu mantar türünün görünüşü oldukça ilginç.Üstünde gördüğünüz kırmızı kan gibi sıvılar da bir tür antibakteriyel savunma mekanizması.
Aristolochia Salvadorensis Kanlı bir kuru kafaya benzeyen "Aristolochia Salvadorensis" bitkisi korkunç olduğu kadar da zehirli.
Böcek yemesiyle bilinen suibriğigiller kimi zaman küçük kuşları, kurbağaları ya da sürüngenleri yiyebilir.
Clathrus archeri mantarı için kısaca ahtapot boynuzu da deniyor.
Aslanağzının tohum kapsülleri kuruduğunda ortaya böyle kuru kafaya benzer bir görüntü çıkıyor.
Ascocoryne sarcoides mantarları
Mutfakta sıklıkla tükettiğimiz bu meyvelerin toplanmadan önceki hallerini merak ettiniz mi?