Galatasaray Sporting'e karşı 3-1 kaybetti: Yazarlardan maçın değerlendirmesi
Galatasaray, 2026/2027 Şampiyonlar Ligi sezonunun ilk maçında deplasmanda Sporting'e konuk oldu. İlk yarısı 1-1'lik eşitlikle sonuçlanan maçta sarı-kırmızılılar sahadan 3-1'lik mağlubiyetle ayrıldı. Okan Buruk'un sahaya sürdüğü ilk 11 tercihi ve hakem Espen Eskas'ın tartışmalı kararları spor yazarları gözünden mercek altına alındı. İşte detaylar...
MAÇTAN NOTLAR
Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en prestijli futbol turnuvasındaki 19. sezonuna başlayan Galatasaray, ilk müsabakasına başkent Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda çıktı.
Mücadeleye iyi başlayan "Cimbom" 5. dakikada Gonçalo Inacio'nun kendi kalesine attığı golle 1-0 öne geçti. İlk 10 dakikada oyunun hakimi olan ve pozisyonlara giren Galatasaray, daha sonra kontrolü rakibine kaptırdı. Yeşil-beyazlı ekip, Geny Catamo'nun 27. dakikada kaydettiği golle beraberliği yakaladı. Sporting'in beraberlik golünden sonra dengeli geçen mücadelede sarı-kırmızılılar, Leroy Sane ile 37. dakikada net bir gol fırsatından yararlanamadı. Başka gol sesi çıkmayınca ilk 45 dakika 1-1 eşitlikle sona erdi.
Galatasaray, karşılaşmanın ikinci yarısında rakibinin geri dönüşüne engel olamadı. Maçın 57. dakikasında Luis Suarez'in penaltı golüyle 2-1 geri düşen sarı-kırmızılılar, 63. dakikada Rodrigo Zalazar'ın frikikten kaydettiği golle sahadan 3-1 yenik ayrıldı.
SEZONUN İLK YENİLGİSİ
Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon resmi maçlardaki ilk mağlubiyetini aldı.
Bu sezon Sporting maçına kadar tüm karşılaşmalarına Trendyol Süper Lig'de çıkan Galatasaray, söz konusu 4 maçta 3 galibiyet, 1 beraberlik elde etti.
Süper Lig'deki son 3 maçı kazanan Okan Buruk'un öğrencileri, Sporting yenilgisiyle hem bu sezonki ilk mağlubiyetlerini yaşadı hem de galibiyet serilerini sürdüremedi.
İşte spor yazarlarının Sporting - Galatasaray maçı hakkındaki düşünceleri...
ÖMER ÜRÜNDÜL: "NET KIRMIZI VERİLMEDİ"
"Galatasaray dün gece çok iyi bir ilk 45 dakika oynadı. Topa sürekli sahip olarak hem kontrolü elde tuttular hem de hücum girişimlerinde bulundular. Ayrıca en büyük artı bu yarıda rakibe hiç geçiş oyunu şansı vermemekti. Bunun yanında baktığımızda iki eleştirilecek nokta var. Biri, bu kadar üstün oyunda rakip kaleye dahi gelemezken yenen basit gol, ikincisi de Sane'nin kaçırdığı çok net fırsat. Bunlar oyun açısından ortaya çıkanlar. Ama bir de maçın kaderini etkileyen hakem olayı var. Rakip oyuncunun net kırmızı kart görmesi gereken pozisyonda, VAR uzun uzun düşündükten sonra hakemi incelemeye bile çağırmadı. İkinci yarıda ise çok dikkat etmek gerekirdi. Çünkü Avrupa takımları kondisyon açısından bizden ilerideler. İlk yarıya göre ikinci yarıya daha temkinli başlamak gerekirdi ancak rakip arka arkaya etkili çıkışlarla önce skor avantajı yakaladı, sonra da mükemmel bir frikik golü attı. Bu Galatasaray için ümitlerin söndüğü andı. Hatta iki farktan sonra Sporting dördüncü golü de bulacak ortamlar yakaladı. Sonrasında ise işi rölantiye alıp garantili skoru koruma yoluna gittiler. Bu durumda da Galatasaray, son 15 dakika bir baskı kurdu ama pozisyon çıkaramadı ve sonuca razı olmak zorunda kaldı. Takımın geneline baktığımızda herkes elinden geleni yapmaya çalıştı. Barış, Toreira ile birlikte en çok koşan, çalışan oyuncuydu ancak santrfor özelliği olmaması daha iyisini yapmaya elvermedi. Kanada geçtikten sonra daha faydalı oldu. Leao da birkaç girişim yaptı ama çıkardığı toplar kalabalık içinde yerini bulmadı. Ben Batrakov'un bundan sonra Galatasaray'a faydalı olacağı görüşündeyim."
BÜLENT TİMURLENK: "OKAN BURUK'TAN POZİTİF KATKI YOK"
"Jakobs'u stoperde, Eren'i sol bekte, Yunus'u sol kanatta, Barış'ı en önde kullanmak Galatasaray'ın ideal 11'inden 4 taşı yerinden oynatmak demek. Taşları yerinden oynayan takımların mekaniği bozulur ama G.Saray dün gece Lizbon'da kusursuz çalışan bir makine gibi başladı. İki sezon önce Kadıköy'de Mourinho'ya karşı Yunus'u sol kanatta sahaya çıkarıp orta sahanın artı bir adamı olarak konumlandıran Okan Buruk, benzer bir tercihi dün Sporting'e karşı uyguladı. Bu da G.Saray'a hem topa sahip olmayı hem de rakibin geçiş hücumlarını önlemeyi sağladı. Ev sahibinin tutuk başladığı bir maçta 1-0 öne geçmek ve oyunun momentumunu elinde tutarken ikiyi bulmamak elbette talihsizlik ama Portekizliler, dişe dokunur tek hücumlarında kolay bir golle beraberliği buldular. Leroy Sane'nin kaçırdığı çok net pozisyon gol olsa Galatasaray, devreye de önde giderdi. İkinci yarı Frankfurt benzeri bir kâbus yaşadı Galatasaray. 46'dan itibaren 1-1'i koruma amaçlı bir kafa vardı. Topa sahip olmayı kaybettiler. Penaltı ağır bir karar olabilir, üstüne bir de çıkması çok ama çok zor bir frikik. Okan Buruk ikinci yarıda değişikliklerle pozitif hiçbir katkı veremedi takımına. Ligde 4 maçta yenilen 6 golün bir devam istatistiğidir Lizbon'da yenilen 3 gol. İlk yarı bittiğinde bir puan yetmez denilen oyundan son düdükle 3 puanı bırakmak çok ama çok düşündürücü. Galatasaray adına dün geceki karşılaşmada sahanın adamı Lucas Torreira oldu."
SERKAN KORKMAZ: "NEREDEN NEREYE"
"Eksik Galatasaray'da Okan Buruk'un ilk on birinde yeni transferlerden sadece Batrakov'un olması çok dikkat çekiciydi. İlk yarıyı Lizbon'da domine etmeyi başarmak önemliydi. Biz onlara göre daha baskılıydık ama ilk 45 dakikada gelen karşılıklı iki gol de dahil olmak üzere tek net gol pozisyonu skor 1-1 iken Sane'nin kaçırdığıydı.
Kornerlerden, taçlardan gol yiyerek sezona giren Cimbom golünü taçtan bulmuştu. Bizim yediğimiz goldeyse günün kötülerinden Sara ile acemi Şampiyonlar Ligi topçusu Batrakov evlere şenlik hatalara imza attılar.
Barış Alper etkisizdi ve Osimhen'in yokluğunda Leao'ya duyulan ihtiyaç her geçen dakika artıyordu.
Böylesine oynanmış bir ilk devreyi önde kapatabilmeyi başarmalıydık.
57. dakikada yine vahim bir pozisyon hatası ve top kaybıyla rakibe hediye ettiğimiz penaltı umutlarımızı mum gibi eritmeye başladı.
Sonraki değişiklikte sosyal medyada uzunca bir süredir hedef gösterilen Sane'nin oyundan alınmasını kınıyorum. Sahadaki en iyi iki futbolcuyu; Sane ile Leao'yu birlikte izleme şansımız resmen elimizden alındı. Sahada Batrakov, Yunus ve Barış çok mu iyi şeyler yapıyordu da oyundan alınan Sane oluyordu?
Leao girene kadar sahadaki en iyi topçu oydu. Gerçekten inanılmaz.
Dilim varmıyor ama Sane'nin yüzü belli ki çok yumuşak. Ödenen bedelse çok ağır oldu. Muazzam bir frikik golüyle farkı ikiye çıkardıklarında Okan Hoca elindeki tek gerçek golcüyü sahaya sürmeyi akıl etti. Maçın kaybedileceği kesinleşince "varlığı dert, yokluğu yara" haline getirdiği İlkay'ı bile oyuna aldı Okan Hoca. Nhaga ve Ugochukwu ile aynı seviyede görülmek ne hazin; Batrakov'un yedeği bile görülmeyen İlkay için.
Neyse ki taraftar isteğiyle, zorla alınmış Lemina sakattı da onunla ilgili tuhaf bir tasarrufa gitmek zorunda kalınmadı. Galatasaray, rahat kazanabileceği bir maçı ezile ezile kaybetti. Çok üzücü."