Fenerbahçe zoru başardı! Spor yazarlarından sarı lacivertlilere eleştiri
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in ilk haftasında deplasmanda Gençlerbirliği'ne 2-1 yenilerek sezona kötü bir başlangıç yaptı. Eryaman Stadı'nda oynanan karşılaşmada rakibine 2-1 mağlup olan Fenerbahçe, 2026-2027 sezonuna yenilgiyle başlamış oldu. Sarı-lacivertliler, bu sezon oynadığı 5. resmi maçta ise ilk yenilgisini yaşadı. Gençlerbirliği ise geçen sezondan kalan galibiyet serisini devam ettirerek, sezona önemli bir 3 puanla başladı. Spor yazarları kritik karşılaşmayı değerlendirirken teknik direktör İsmail Kartal eleştirilerin hedefindeydi...
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in açılış haftasında Gençlerbirliği deplasmanından puansız ayrıldı. Eryaman Stadı'nda oynanan mücadeleyi 2-1 kaybeden sarı-lacivertliler, 2026-2027 sezonuna istediği başlangıcı yapamadı.
İSMAİL KARTAL'IN SERİLERİ SONA ERDİ
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın sarı-lacivertli takımla namağlup serileri sona erdi.
İsmail Kartal, teknik direktör olarak 4. dönemini geçirdiği Fenerbahçe'de Süper Lig deplasmanlarında bu karşılaşmaya kadar 33 maçtır kaybetmiyordu.
10 YIL SONRA AÇILIŞ MAÇINI KAYBETTİ
Fenerbahçe, 10 yıl sonra Süper Lig'de ilk hafta maçını kaybetti.
2016-2017 sezonunun ilk haftasında Medipol Başakşehir'e yenilen Fenerbahçe, daha sonraki 9 sezon açılışının 6'sında galip gelmiş 3'ünde ise berabere kalmıştı.
Sarı-lacivertliler, Gençlerbirliği'ne yenilerek 10 yıl sonra sezona mağlubiyetle başladı.
İşte spor yazarlarının Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçı hakkındaki görüşleri...
AHMET ÇAKAR - STOPERİN KOLU AÇIK TOPLA TEMASI VAR
Sezon başı rotasyon hem çok tehlikeli hem de çok anlamsız geliyor bana. Kadrolar açıklandı, 4-5 tane net rotasyon var. Peki niye? Salı gecesindeki Lyon maçını düşündükleri için. Peki rotasyon yapıldığında salı gecesi çok iyi bir sonuç alacağın garanti mi? Üstelik oyuncular rotasyonu gördüklerinde 'Aaa rakip çok zayıf. Biz rahat rahat kazanırız' düşüncesine kapılıverirler. İlk yarım saat F.Bahçe maçın mutlak hakimi. G.Birliği kafayı kaldıramadı, dönen topları F.Bahçe aldı. Sol taraftan özellikle Levent ile Oğuz çok iyi geldiler, bu gelişlerinden birinde de F.Bahçe, Talisca ile öne geçti. Ne olduysa bu golden sonra oldu. G.Birliği daha çok geldi ve o anda Guendouzi'nin aslında sadece Guendouzi'nin değil Ake ile beraber ortaklaşa hataları, beraberlik golünü getirdi. Ake bilmeli ki arkası dönük baskı yemeye aday bir oyuncuya o pas verilmez. Guendouzi kaptırdı ve gol geldi. İkinci yarı F.Bahçe durgun başladı ama hâlâ oyuncu değişikliği yok. Ne zamanki Skriniar topu kaptırdı, G.Birliği soldan geldi, harika bir ortaya da mükemmel bir kafa vuruşuyla öne geçiverdiler. İşte bundan sonra İsmail Kartal tüm tuşlara basmaya başladı. Tıpkı 3 yıl önce Atina'da oynanan Olympiakos maçı gibi. Ama yetmedi ve F.Bahçe ligin ilk maçında hiç beklenmeyen bir mağlubiyet aldı. Maçın en kritik anı 71. dakika. Talisca kaleye şut çektiğinde, G.Birliği'nde stoperin kolu açık ve elinin topla teması var. Ama tık yok, VAR hakeminden de tık yok ve penaltı güme gitti.
MURAT ÖZBOSTAN - BÖYLE HOCALIK OLMAZ
Ligin ilk maçı… Hem de ne maç! Sezonun daha ilk haftasında sahaya çıkıyorsun ve karşında Gençlerbirliği var. Fenerbahçe gibi şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takım için bu karşılaşmanın önemi tartışılmaz. Peki böyle bir maçta, daha sezonun başında rotasyona gitmenin anlamı ne? Kerem, Kante, Greenwood ve Vedat yedek… İyi de neden? Daha ligin ilk haftasındayız. Bu oyuncular üç günde bir maç oynayamayacak durumda mı? Sezonun daha başında futbolcuların ritim kazanması, birbirlerine alışması ve takımın ideal kadrosunun oturması gerekmiyor mu? Bana göre yapılması gereken çok basitti: İdeal 11'inle sahaya çıkacaksın, sonucu alacaksın, sonra gerekiyorsa değişikliklerini yapacaksın. Her maç ciddiye alınmalı. Hele ki Fenerbahçe forması giyiyorsanız, hiçbir karşılaşmayı "nasıl olsa kazanırız" düşüncesiyle değerlendiremezsiniz. İsmail Kartal'ın kafasındaki hesap farklı olabilir. Ancak futbolun hesabı bazen çok daha basittir: En iyi oyuncularınla başlarsın, rakibin direncini kırarsın, skor avantajını yakalarsın ve ardından oyuncularını dinlendirirsin. Ama maçın hikâyesi hiç de böyle gelişmedi. Skor 2-1'e geldiğinde, daha önce yedek bıraktığın oyuncuları sahaya sürüyorsun. Dakikalar 60'ları gösteriyor. Ve bir anda takımın üzerindeki baskı artıyor. Çünkü artık oyuna sonradan giren futbolculardan bir anda maçın kaderini değiştirmelerini bekliyorsun. Sonuç ortada… Fenerbahçe bütün baskısına rağmen Gençlerbirliği'nin muhteşem savunmasını aşamadı. Üstelik geçmişte Fenerbahçe forması giymiş kaleci İrfan Can'ın başarılı performansı da sarı-lacivertlilerin karşısında önemli bir engel olarak durdu. Ve Fenerbahçe, sezonun ilk haftasında beklemediği bir şok yaşadı. Asıl dikkat çekici olan ise devre arasında oyuna hiçbir müdahalede bulunulmamasıydı. Takımın sahadaki sorunları ortadayken, ikinci yarıya aynı anlayışla devam edilmesi eleştirileri beraberinde getirdi. Daha ilk haftadan İsmail Kartal tartışılmaya başlandı. Elbette bir maç üzerinden değerlendirilmez. Daha önümüzde uzun bir maraton var. Ancak büyük takımlarda, özellikle de Fenerbahçe'de teknik direktörün tercihleri daha ilk günden sorgulanır. Çünkü beklenti büyüktür. Fenerbahçe'de ideal 11'i bulmak yetmez, o 11'i doğru zamanda sahaya sürmek de gerekir. Çünkü futbol bazen fazla düşününce değil, en doğru olanı zamanında yapınca kazanılır. G.Birliği'ni tebrik ederim.. Harika bir iş başardılar..