Yonca Evcimik’ten hayvan hakları çıkışı: Başkan Erdoğan ve Emine Erdoğan büyük destek verdi
90'lı yılların en sevilen isimlerinden olan Yonca Evcimik, çok özel açıklamalarda bulundu. Türk müziğine büyük yenilik getirdiğini belirten popçu, "Abone albümümü çıkarana kadar herkes arabesk dinliyordu. Sayemde pop müzik popüler oldu" dedi. Hayvan hakları konusunda önemli adımların atıldığını belirten Evcimik, "Yasanın çıkması için çok mücadele ettim, hedeflerimizin büyük bölümünü gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız ve eşi Emine Hanım bu konuda büyük destek verdi" ifadelerini kullandı.
Pop müziğin önemli isimlerinden olan Yonca Evcimik, Sabah yazarı Tuba Kalçık'a açıklamalarda bulundu. Hayvan hakları konusunda önemli adımların atıldığını belirten Evcimik, "Cumhurbaşkanımız ve eşi Emine Hanım bu konuda çok duyarlı" diye konuştu. Bodrum'da yaşanan altyapı sorunlarına tepki gösteren şarkıcı, "Susuzluk da yaşanıyor, elektrik de sık sık gidiyor. Bu sorunların ivedilikle çözülmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. İşte Tuba Kalçık'ın o yazısı…
- Pop müzikte döneminizin öncü isimlerinden birisiniz. Siz kendinizi bu açıdan nasıl görüyorsunuz?
Asla mütevazılık yapmayacağım, çok yenilik getirdim. 'Abone' albümümü çıkardığımda arabesk müzik popülerdi. Albümüm mihenk taşı oldu. Hem sahnede dans edip hem de şarkı söyleyen kimse yoktu. Ben bunu yaptığımda ülkemiz için devrimdi. Şimdi herkes birkaç hareket öğrenip, yanına da dansçıları alıp sahneye çıkıyor. Bunun öncüsü benim, bir diğer getirdiğim yenilik ise single çalışmam oldu. Türkiye'de ilk single çalışmasını '8.15 Vapuru' ile ben yaptım. Üçüncü albümümden önce yapmıştım. Hatta yapımcım başta çok istemedi ama beni de kırmadı. Single çok büyük bir başarı kazandı. Aylarca müzik listesinde single dalı açtılar ve ben aylarca orada tek başıma bir numarada kaldım. Eskiden kimse single yapmıyordu şimdi ise albüm yapmıyorlar. Hayatta ne yapmak istediysem ertelemeden yaptım. Bunun için de çok çalıştım, emek verdim. Hayallerimin hepsini gerçekleştirdim. İçimde ukde kalan bir şey yok. Küçük yaşlarımdan itibaren çalışmaya başladım. Çocuk işçi gibiydim. Türkiye'nin en değerli müzisyenleri, oyuncularıyla çalıştım. Bir yandan konservatuvarda eğitim alırken bir yandan da tiyatroda çalışmaya devam ettim. Bu da bana çok şey kattı. Ailem de bana hep destek oldu, içimdeki cevheri parlattılar.
AİLEMLE VAKİT GEÇİREMEDİM
- Kariyeriniz için özel hayatınızdan fedakarlık yaptınız mı? Çocuk sahibi olmamanız bu fedakarlıklarınızdan biri mi?
Benim hiçbir zaman çocuk doğurayım diye bir hedefim olmadı. Benim bunun için enerjim yoktu. Kariyerime devam etmek için çocuk yapmadım diye bir şey yok yani. En büyük fedakarlığım ailemle vakit geçiremem oldu. Neyse ki pandemi sürecince bunu telafi ettik.
MÜZİKTE KİRLİLİK YAŞANIYOR
- Sosyal medyayla ilgili ne düşünüyorsunuz? Hayatımızı, tercihlerimizi çok etkiliyor...
90'lardaki naiflik neden yok, sosyal medya yüzünden. Şimdi herkes kendi başına star gibi. Bu durum kirlilik de yaratıyor elbette ama bunun önüne geçilmesi de kolay görünmüyor. Sosyal medyadaki, müzikteki bu kirlilik de bizim gibi sanatçıların kıymetinin daha iyi anlaşılmasına yol açıyor.
MÜZİKTE ÜRETİM ÇOK AMA KALİTE YOK!
- Yeni dönem pop şarkılarını nasıl buluyorsunuz?
Her şey çok hızlı üretilip, tüketiliyor. Ben bile takip edemiyorum. 90'larda böyle bir şey yoktu. O döneme hızlı bir dönüş var, çok kıymetli hale geldi. 2000'lerden itibaren dünyaya daha fazla açıldık, bu da kavram kargaşasına yol açtı. 90'lardaki o saflık, naiflik, duygusallık kalmadı. Şimdi herkes 90'lar müziğine sarılıyor. Bizim dönemimizde rekabet çok sağlamdı. Çünkü rakibinin yaptığı iş de çok kaliteliydi. Şimdi çok üretim var ama kalite aynı değil. Bu bile genel olarak müziğin geldiği noktayı gösteriyor.