Nurseli İdiz muhalefeti yerden yere vurdu: Ayrıştırmayı laik kesim başlattı!
Geçirdiği rahatsızlığı atlatan usta oyuncu Nurseli İdiz, özel hayatından siyasete kadar pek çok konuda açıklamalar yaptı. Türkiye'de ayrıştırmanın başörtüsü yasağı ile başladığını belirten İdiz, "Başörtüsü yasağı geldi, insanlar mağdur oldu. Ben sol görüşlü bir kadınım ama bana doğru gelmeyen şeyi açıkça söylerim. 'Bu iktidar toplumu ayrıştırıyor' diye şikayet eden laik kesim başlattı bu ayrıştırmayı..." ifadelerini kullandı.
Usta oyuncu Nurseli İdiz Sabah'tan Tuba Kalçık'a önemli açıklamalarda bulundu. Hayat tarzımıza müdahale ediliyor diyenleri yerden yere vuran oyuncu, "Bazıları 'Bu iktidar, toplumu ayrıştırıyor' diyor. Bence bu şikayeti dile getiren laik kesimin kendisi ayrıştırmayı başlattı. Bu da başörtüsü yasağıyla yapıldı" dedi. İşte o röportaj…
Tiyatrodan televizyona geçiş yapan isimlerden biri oldunuz ve çok büyük bir popülarite yakaladınız. Şimdi kariyerinize baktığınızda eleştirdiğiniz yönleriniz var mı?
Tiyatroda belli bir popülarite yakalamıştım ama televizyonda bu kadar popüler olacağımı düşünmemiştim. Özel televizyonlarda ilk ünlü olanlardan biriydim. Çok toydum, yol gösterecek kimse de yoktu. Şımarıklarım da oldu. Ama hiçbir zaman korumalarla falan gezmedim, halkın içindeydim hep. Aşırı para kazandım ama ne yazık ki o zamanki eşim ve ben parayı doğru yönetemedik. Kariyerim ve para yönetimi konusunda amatör kaldım. Doğru yönetemedim o süreci. Şimdiki nesil bu açıdan çok şanslı, kariyer planlamalarını profesyonelce yapıyorlar. Uzun yıllar menajerim yoktu. Kariyerimde hak ettiğim yerde değilim. Birçok dizide yer aldım bugüne kadar ancak basında farklı açıdan yansıtılıyorum. Benim de hatalarım oldu elbette. Ama haksızlık da yapıldı bana...
Neden kendinize haksızlık yapıldığını düşünüyorsunuz?
- Yeterince anlatamadım kendimi aslında. Geçirdiğim psikolo jik, maddi ve manevi problemleri insanlar görmezden geliyorlar. Sizi hep mükemmel formda görmek istiyorlar. Bu da olmayınca haksızca yorumlar yapılıyor. Yaşadığım zorlu süreçlerde sahip çıkanım olmadı sektörden. Yaşadığım psikolojik rahatsızlık bir dönemdi. Ve geçti. Bunun bir hastalık olduğunu ve tedaviyle iyileştiğimi anlatmak için çok çaba sarf ettim ama kendimi anlattıkça insanlar daha da uzaklaştı benden. Bu süreçte vefasızlıklar yaşadım açıkçası.
'MÜSLÜMAN ÜLKEDE BAŞÖRTÜ TARTIŞMASI BANA ÇOK SAÇMA GELİYOR'
Geçtiğimiz günlerde Mert Ramazan Demir'e yönelik açıklamanız çok konuşuldu...
Ben çocuğa yönelik kötü bir şey söylemedim. Sadece yeni nesil oyunculardan bazılarını çok fazla abarttıklarını söylemeye çalıştım. Herkesin bir dönemi var. Arka arkaya reklamlarda oynatıyorlar, dizilerde çok öne çıkıyorlar. Yaptığı diğer iş başarılı olmayınca da sektörden siliniyorlar. Bu durum da böyle oyuncuları depresyona sokuyor. Mert Ramazan Demir'in oyunculuğuna laf söylemedim yoksa. Genç oyuncular arasında beğendiklerim var. Mesela Merve Dizdar'ın başarısını çok önemli buluyorum. Şunu da söyleyeyim ama Merve eskiden olsa bu fiziksel özelliğiyle bu başarıyı yakalayamazdı. Çünkü oyuncak bebek gibi kadın oyunculara yer veriyorlardı. Ama bu anlayış da değişti artık. Oyuncuların fotomodel gibi güzel olmasına gerek yok.
Kendinizi yalnız hissettiğiniz dönemler oldu mu?
Hülya Avşar'ın 'Sanatçıdan dost olmaz' sözüne katılmamak elde değil. Mesela popüler bir dizide rol alsam hemen telefonlarım çalmaya başlar. Bu süreçte bana karşı vefasızlıklar, haksızlar gördüm. Ben de hatalar yaptım ama hakkımda çıkan haber yüzünden bir şehir efsanesi haline geldim. Yapım şirketlerinin bir kısmı hâlâ bu olumsuz algının etkisinde. Bunun artık kırılması gerekiyor. Türkiye'de psikolojik rahatsızlıklar hastalık olarak görülmüyor. Klinikte yattığım dönemde insanlar inanmıyordu bana. Can Gürzap da klinikte yatmama rağmen bana inanmadı. Oyuna çıkmadığım için dava açtı, kazandı da ama alacağı parayı icraya koymadı. Can Hoca benim büyüğümdür, ona saygım çok.