Mehmet Ali Erbil’den bomba açıklamalar: ‘Annemin acısını eşlerimden çıkardım’
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Daha önce Türkiye'nin sağlık sistemini övdüğü için linç edilen Erbil, Türkiye'nin AK Parti yönetimindeki son 20 yılda rönesans yaşadığına belirtti. Çocukluk döneminde yaşadığı travmaların hayatını etkilediğini anlatan usta komedyen, özellikle annesinin ilgisizliği nedeniyle yaşamı boyunca sevgiyi başkalarında aradığını, daha fazlası içinse eşlerini aldattığını söyledi. İşte Mehmet Ali Erbil'den yıllar sonra gelen bomba itiraflar...
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, Günaydın'a çok özel açıklamalarda bulundu. Yeni projelerinden anne-babasıyla ilişkisine kadar samimi açıklamalarda bulunan Erbil, "Hep sevgi eksikliği yaşadım, bu yüzden de sevgiyi depolamak istedim, sevgi konusunda yedekleme isteğiyle hareket ettim. Bu da beni aldatmaya itti" dedi.
Türk-Amerikan yapımı 'The Hope' filminde başrolde oynuyorsunuz. Bize biraz bundan bahseder misiniz?
Alzheimer olan bir babayı canlandırıyorum. Role hazırlanmak için Balıklı Rum Hastanesi'ne gittim, orada bu hastalığa sahip insanları gözlemledim. Ters köşe bir rol oldu benim için. Bugüne kadar hep komedide oynamıştım, şimdi dram dolu bir projede yer alıyorum. Güzel bir oyuncu kadrosu, çok güçlü bir senaryosu var. Amerikalı yönetmen Sean GK tarafından çekildi. İlk Amerika'da vizyona girecek.
BABAM BANA BİR KERE BİLE SARILMADI
Sosyal medyada yaptığınız yayınlarla çok konuşuluyorsunuz... Gündemde olmak için mi böyle yayınlar yapıyorsunuz?
Ben ne para ne de gündemde olmak için bu yayınları yapıyorum. Sosyal medyada bu yayınlar sayesinde izleyicilerimle buluşuyorum. Çarkıfelek'teki günlerime geri döndüm. Çok özlediğim bir şeydi bu. O günlerdeki Mehmet Ali Erbil, sevenleriyle buluşuyor. Benim oradan gelecek paraya ihtiyacım yok ki...
Sosyal medyayı iyi kullanırsan çok güzel bir mecra. Haddini aşanlar da oluyor tabii. Yayınlarımda dikkatli konuşmaya özen gösteriyorum. Gençlere tavsiyelerde bulunuyorum. Z Kuşağı'nı yakalamak çok önemli. Zamanın ruhuna ayak uyduruyorum. Onlara hitap etmek çok önemli. Beni bugün Z Kuşağı da tanıyor ve seviyor.
Z Kuşağı'ndaki gençleri niye eleştireyim ki? Onları anlamak gerekiyor. Ben bu kuşağın çok özgür olduğunu ve duygularını rahatça dile getirdiğini görüyorum. Bu çok önemli. Bizim kuşak böyle değildi. Ben babamın yanında ayak ayak üstüne bile atamazdım. Babam ile aramda hep bir mesafe vardı. Duygularını hiç göstermezdi. Babam bana bir kere bile sarılmamıştı mesela. Hiç hatırlamıyorum sarıldığını, bu ne kadar travmatik bir şey aslında. Ben asla böyle bir baba olmadım. Kızlarımla 17-18 yaşına kadar birlikte uyudum. Oğlumla da öyle. Ben babam gibi otoriter değilim, hiçbir zaman da olmadım.