Kadir İnanır'ın yeğeninden Jülide Kural için çok ağır sözler! "Öldüğü hafta tatile gitti, dayım nikâh yapmadıysa soru işareti var"
Usta oyuncu Kadir İnanır'ın vefatının üzerinden 4 ay geçti. Aile bireyleri arasındaki vasiyet tartışması gün geçtikçe büyüyor. Usta oyuncunun yeğeni Levent İnanır, Kadir İnanır'ın tüm mal varlığını bıraktığı hayat arkadaşı Jülide Kural hakkında çok sert sözler kullandı. Dayısının servetini hayat arkadaşı Jülide Kural'a bırakmasına en baştan karşı çıkan Levent İnanır, bu kez usta oyuncunun son yıllarında ve vefatının hemen ardından yaşandığını söylediği olayları tek tek anlattı. Sözlerinin arasında Jülide Kural'ın yas dönemine dair anlattıkları ise "pes artık" dedirten kısım oldu.
Levent İnanır, dayısı Kadir İnanır ile ilişkisini şöyle anlattı: "İlkokulu bitirdikten sonra İstanbul'a dayımın yanına geldim. Bana babalık yaptı, beni okuttu. Hiçbir zaman dayı yeğen gibi olmadık. 2025'te hastanede yatarken doktoruna 'Levent benim oğlum' demişti. Bu kadar yakındı ilişkimiz. 1973'ten 1984'e kadar aynı evde yaşadık. Sinemaya adım atmamı da o istemişti. Onun isteğiyle soyadımı İnanır olarak kullandım sektörde."
Fatsa'dan İstanbul'a uzanan hikâyesiyle Türk sinemasının en karizmatik yüzlerinden birine dönüşen Kadir İnanır, Türkan Şoray ile başrolü paylaştığı "Selvi Boylum Al Yazmalım"dan "Tatar Ramazan"a uzanan filmografisiyle kuşaklar boyu sevildi. Son yıllarını sağlık sorunlarıyla geçiren usta oyuncu, 26 Haziran 2026'da 77 yaşında hayata veda ettiğinde sevenlerini derin bir yasa boğmuştu. Vefatın ardından konuşulan konu ise kısa sürede değişti ve Kadir İnanır'ın geride bıraktığı servetin kime kalacağı, magazin dünyasının aylardır gündemden düşmeyen dosyalarından birine dönüştü. Günaydın'dan Tuba Kalçık'ın sorularını yanıtlayan Levent İnanır, çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. İşte çarpıcı sorular ve Levent İnanır'ın gündem olacak açıklamaları:
Kadir İnanır tüm mirasını birliktelik yaşadığı Jülide Kural'a bıraktı. Vasiyetinde aile üyelerine yer vermemesine şaşırdınız mı peki?
"Tabii ki. Dayım böyle bir vasiyete asla rıza göstermez. Onun en yakınlarından biri bendim. Buna itiraz ettiğim için beni medyaya farklı gösterme çabasına girdiler. Vasiyet açıklanacak diye bizi çağırdılar. 28 kuzenim medyatik olduğum için sözcü olarak beni seçti. Orada yaptığım konuşma bile çarpıtıldı. Onlara diyorum ki, gayet sakin ve gülerek, 'Hâkime hanım, yeterli çoğunluk olmadığı için 17 Aralık'a erteledi.' Sözlerim bu kadardı, farklı algı yaratmak isteyenler var."
"Dayım, Jülide Hanım'la 20 yıllık birliktelik yaşadı. O da kopuk kopuk. Kadir dayımın filmleri, hanımefendinin kendi işleri, turneleri falan, zaman zaman ayrılıklar, küslükler oldu... Dayım onunla evlenmedi. Ama dayım eğer nikâh yapmadıysa bu büyük aşk gibi anlatılan bir şeye, burada ciddi soru işareti var demektir. Jülide Hanım farklı yansıtmak istiyor olabilir ama gerçek öyle değil."
Nedir peki?
"Ben bu vasiyette çok ciddi bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Mesela, dayımla bir konuşmamda müze yapımı meselesi konuşuldu. Dayımın arşivi bende. Ona filmlerde kullandığı aksesuarlar dâhil birçok eşyasını, ödüllerini, arşivini müze hâline getirmek istediğimi söylemiştim. O da istemişti. Vasiyetnamede müze yapma hakkı bile Jülide Hanım'a verilmiş. Böyle bir şeyi ona bırakma ihtimali yok. Fatsa'daki 200 yıllık ata toprağımızı bile bu kadına bırakmış. Dayım, burası konusunda çok hassastı. Yeğenleri arasında toprağın bölünmesini bile istemiyordu."