Kadir İnanır'ın 2022 tarihli son vasiyetnamesinin ayrıntıları miras tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. İnanır'ın maddi ve manevi hakları ile teliflerini Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması halinde ise mirasının üç vakıf arasında paylaştırılmasını istediği belirtildi. Miras tartışmaları devam ederken Sabah gazetesi yazarı Mevlüt Tezel de köşe yazısında vasiyetnamedeki telif, proje ve vakıf ayrıntılarını değerlendirdi.
Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, 27 Haziran'da 77 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının vefatının ardından daha önce hazırladığı vasiyetnamelerin ayrıntıları da gündeme geldi.
İnanır'ın ilk vasiyetnamesini 2015 yılında hazırladığı, ardından iki farklı vasiyetname daha düzenlediği belirtildi. Son vasiyetnamesini ise 2022 yılında doktor raporu alarak noterde tasdik ettirdiği aktarıldı.
Toplam 28 mirasçısı bulunan Kadir İnanır'ın 2022 tarihli son vasiyetnamesine göre, tüm maddi ve manevi hakları ile teliflerini 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı bildirildi.
Vasiyetnamede ayrıca Kural'ın hayatını kaybetmesi halinde mirasın üç farklı vakıf arasında paylaştırılmasının istendiği belirtildi. İnanır'ın vasiyetnamesinde mirasçılarına yönelik, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır." ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Vasiyetname ve miras tartışmaları sürerken, Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ile hayat arkadaşı Jülide Kural da A Haber'e açıklamalarda bulundu.
LEVENT İNANIR: "PARA PEŞİNE GELMEDİK"
A Haber'e konuşan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, miras tartışmasının kamuoyunda olduğundan daha büyük gösterildiğini söyledi.
Levent İnanır, dayısının kendisine yaşamı boyunca maddi ve manevi anlamda destek olduğunu belirterek, "Kadir beni bu yaşa getirdi, büyüttü. Bana maddi olarak daha ne verebilir?" ifadelerini kullandı.
İnanır, adliyeye geliş amaçlarının miras talebinde bulunmak olmadığını belirterek şöyle konuştu:
"Bizi mahkeme çağırdı, miras için çağırmadı. Mirasın okunması için geldik, para peşine gelmedik."
Levent İnanır, başka bir açıklamasında da dayısına yönelik bağlılığını şu sözlerle dile getirdi:
"Kadir dayım yaşasa da ben kolumu kesip versem, ona ne? Parası, Kadir dayımdan bana kalacak para pul ne ise... Kadir dayım ziyadesiyle bana yaptı. Benim haklarım var, o haklarımı alacağım tabii ki."
Yeniden dava açıp açmayacakları sorulan Levent İnanır, "Tabii açacağız." yanıtını verdi.
"BÜYÜK BİR SERVETİ YOK"
Levent İnanır, Kadir İnanır'ın kamuoyunda konuşulduğu gibi büyük bir servete sahip olmadığını da ileri sürdü.
Sanatçının 2022 yılında mallarının satıldığını belirten Levent İnanır, "Denildiği gibi büyük bir serveti yok. 2022'de bütün malları satılmış, artık bu aşikâr, resmî. Ama sattığı paraların hiçbiri ortada yok, yerine bir şey de almamış." dedi.
İnanır, dayısının üzerine kayıtlı başka bir mal varlığı olup olmadığı yönündeki soruya ise şu yanıtı verdi:
"Hayır, hepsi resmî. Bir tane evi var, bir de Fatsa'da dededen kalma toprak var. Şu anda Kadir İnanır'ın üzerine görünüyor."
JÜLİDE KURAL NE DEDİ?
Miras tartışmalarında gözlerin çevrildiği isim ise Kadir İnanır'ın 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural oldu.
Kural, devam eden tartışmalarla ilgili yaptığı açıklamada yas sürecinde olduğunu belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
"Ben bir yas dönemindeyim, çok büyük bir acı yaşıyorum. O nedenle bu ülkenin çok sevdiği ve saydığı sanatçısına aynı saygıyı herkesin göstermesini dilerim."
Sanat hayatı boyunca 182 film ve 12 dizide rol aldığı belirtilen Kadir İnanır'ın sahip olduğu varlıkların yanı sıra telif hakları da miras tartışmasının önemli başlıklarından biri oldu. Sanatçının telif haklarından yıllık yaklaşık 10 milyon TL gelir elde edilebileceği iddia edildi.
Vasiyetnamenin geçerliliği, mirasçıların itirazları ve mirasın paylaşımına ilişkin süreçte son sözün mahkemede olması bekleniyor.
MEVLÜT TEZEL VASİYETNAMENİN AYRINTILARINI YAZDI
Sabah gazetesi yazarı Mevlüt Tezel, "Kadir İnanır, mirasını Jülide Kural'a bırakmadı!" başlıklı yazısında vasiyetnamenin ayrıntılarını gündeme taşıdı.
Kural ile yeğeni Levent İnanır arasındaki tartışmalar devam ederken Tezel, vasiyetnamede yer alan telif hakları, sanatçının adına yapılabilecek projeler ve üç vakfa ilişkin maddelere dikkat çekti.
Tezel, İnanır'ın telif hakları ile adına yapılabilecek projelerin yetkisini 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bırakmasının gerekçesini değerlendirirken, vasiyetnamede adı geçen vakıflara ve sanatçının siyasi duruşuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
İşte Tezel'in 23 Eylül tarihli yazısında yer alan ifadeler:
"Rahmetli Kadir İnanır her şeyi önceden planlamış. 2022'de notere gitmiş, aynı gün doktor raporu almış ve iki şahidin huzurunda vasiyetnamesini imzalamış. Hatta vasiyetini 'Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır' sözleriyle sonlandırmıştır. Yani bir anlamda 28 mirasçısına 'Jülide Hanım'a dava açmayın, boşuna kadını uğraştırmayın' demiş!"
Tezel, İnanır'ın mal varlığına ilişkin tahminlere de yazısında yer verdi:
"İnanır'ın evlerinin, nakit parasının, paha biçilmeyen koleksiyonlarının toplam değerinin yaklaşık 935 milyon TL ile 1 milyar TL arasında olduğu tahmin ediliyor. Kural'a bırakılan telif hakları da yıllar içerisinde mirasın değerini daha da artıracak."
Tezel yazısında ayrıca, İnanır'ın mirasın yönetimini Jülide Kural'a bırakmasıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şimdi akla şu soru geliyor: Madem Kadir İnanır tüm mirasının yönetimini hayat arkadaşına bıraktı, onunla neden evlenmedi? İnanır, nikâh yerine vasiyetname hazırlayarak miras yönetiminin yüzde 100'ünü Kural'a bırakmasını sağladı.
Dikkat ederseniz miras değil, mirasın yönetiminden bahsediyorum! İnanır, aynı zamanda hayatının belgesel yapılmasına ve adına kurulacak dernek, vakıf, park veya sanat merkezi gibi her türlü girişime izin hakkını ve telif haklarını da Kural'a miras bıraktı."
VASİYETNAMEDE VAKIF AYRINTISI
Tezel, vasiyetnamede Kural'ın hayatta olmaması durumunda mirasın üç vakfa bırakılmasının öngörüldüğünü belirtti.
"İnanır ayrıca eğer mirasın açıldığı tarihte Kural'ın hayatta olmaması halinde ise tüm mirasının İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Nesin Vakfı'na eşit olarak dağıtılmasını istedi."
Tezel, Kural'ın İnanır'ın vasiyetinde belirtilen şekilde hareket etmesi halinde sanatçının adına çeşitli projeler gerçekleştirilebileceğini belirterek şöyle yazdı:
"Eğer Kural, İnanır'a verdiği sözü tutarsa bu büyük servetle vakıf ve sanat merkezi kurulacak, belgeseller çekilecek ve Kadir İnanır'ın adı sonsuza kadar yaşatılacak. Ayrıca üç vakıf desteklenecek."
Tezel, yazısının devamında vasiyetnamede yer alan vakıfların tercih edilmesini İnanır'ın siyasi geçmişiyle ilişkilendiren değerlendirmelerde bulundu:
"Bu üç vakıf da solcu kimliğe sahip. Fatsalı Kadir İnanır vasiyetnamesinde neden Mehmetçik Vakfı'ndan bahsetmemiş diyenler olabilir. Gençler bilmiyor olabilir; İnanır'ın doğup büyüdüğü yıllarda Fatsa solun kalesiydi.
İnanır hep solcu kimliğiyle bilindi. Açılım Süreci'nde Akil Adam oldu ve Kürtlerin sosyal, kültürel ve kimliksel haklarını sonuna kadar savundu. Güneydoğu sorununun bitmesini istedi.
İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı da özellikle 90'lı yıllarda Güneydoğu'da insan hakları ihlallerine odaklanmıştı. Bence Kadir İnanır ölümünden sonra da Demokratik Açılım'ı desteklemek ve Akil Adam kalmak istedi. Adının yaşatılması ve vakıfların desteklenmesi için de mirasının yönetimini Kural'a bıraktı! Bakalım Kural, İnanır'a verdiği sözü harfiyen tutacak mı?"