ATV'de yeni heyecan fırtınası! Alan'ın sunucusu Oktay Kaynarca'dan flaş açıklamalar: Türk televizyonlarında olmayan farklı bir yarışma
ATV'nin yeni yarışması Alan, Oktay Kaynarca'nın sunuculuğunda 13 Haziran'da izleyici ile buluşacak. Ünlü oyuncu Kaynarca, yarışma öncesi duygularını açıklarken, hayatıyla ilgili merak edilenleri de yanıtladı.
SETİN ABİSİ OLMAYI SEVİYORUM
Ünlü oyuncu Oktay Kaynarca, "Şöhret benim için çok değerli bir durum değil. Ama işimizin bir parçası ve bunu iyi yönetmeliyiz. Şöhret birden insanın başını döndürüp saçma sapan bir hale getirebilir. İyi yönetilmezse sizi geriye düşürür. Bir süre sonra kendi kendinin düşmanı olursun" diyor.
Oyunculuk, sahne, sunuculuk, yapımcılık... On parmağında on marifet olan isimlerden Oktay Kaynarca. Rol aldığı her projeyi dünyada tanınan bir iş haline getiren, oynadığı her karakteri yıldızlaştıran bir oyuncu. Kaynarca, şimdilerde atv ekranının iddialı yarışma programı Alan ile izleyiciyi karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Sabah Gazetesi'nden Merve Yurtyapan'ın haberine göre ünlü oyuncu ülke sınırlarını aşan şöhretini, Oktay Kaynarca markasını nasıl yönettiğini ve özel hayatını konuştu.
13 Haziran Perşembe günü ilk bölümüyle izleyiciyle buluşacak olan yarışmanın tüm detaylarını da anlattı.
- Rol aldığınız projeler tüm dünyada yayınlanıyor. Büyük bir hayran kitleniz var. Bu sevgi farklı bir sorumluluk da getiriyor mu?
- Tabii ki sorumluluk getiriyor fakat sadece aktör olarak yaptığımız işlerden dolayı sorumluluk altında yaşamak duygusu bana yanlış gelir. Zaten bu işi yapmasak da, mühendis, doktor, muhasebeci de olsak sorumluluk önemli bir meziyet. Herkesin sorumluluğunu bilmesi, insanlara saygı duyması, vicdanlı olması önemli. Yani dünyayı daha iyi bir yer haline getiriyor olma duygusuyla yaşıyor olmak. Özellikle gelişmiş ülkelerde bu söylediğim şeylerin çok geliştiğini görüyoruz. Tabii yaptığımız işin gereği bizi öne çıkarması, insanlar tarafından biliniyor olmamız ayrı bir parantez. Sonuçta örnek temsil ediyorsunuz.
- Ülke sınırlarını aşan bir şöhretiniz var. Ama ekip arkadaşlarınız hep sizin alçak gönüllüğünüzden bahsediyor...
- Ben konservatuar kökenli bir oyuncuyum. Bizim için disiplin çok önemli ve şart bir üst başlıktır. Disiplini olmayan insanlarla mümkün olduğunca çalışmamayı seçiyorum. Sorumluluk bilinciyle sete gelen arkadaşlar benim için çok değerli. Onlar yaptıkları işe ne kadar çok değer verirse, biz de onların yanında o kadar çok durmaya çalışıyoruz. Özellikle genç oyuncu arkadaşlarımızın mümkün olduğu kadar varsa atladıkları bir şey düzeltmeye çalışıyoruz. Yanlarında olmaya çalışıyoruz. Çünkü tabiri caizse biz set abisiyiz artık. Bize de set abiliği, set ablalığı yapan birçok değerli oyuncular oldu. Biz de onları düstur edinerek o yoldan gitmeye çalışıyoruz. Bazı oyuncuların sette egosantrik davranışlar içerisinde olduğunu duyuyoruz, görüyoruz sanırım bunu star olmanın şartı olarak görüyorlar. Ama açıkçası bu benlik bir şey değil. Ben setle birlikle yaşamayı, setle birlikte yiyip içmeyi, onlarla hareket etmeyi, onlarla birlikte refleks göstermeyi seven bir adamım. Benim, setim içerisindeki duruşumun, davranışımın setin karakterini değiştirdiğini düşünürüm. Yani siz sette nasıl oturup kalkarsanız, insanlarda size o tür tepkiler verirler. Ama ben sette insanların dertleriyle ilgilenmeyi, konuşmayı, paylaşmayı, sorunlarını çözmeyi seviyorum. Bu da kocaman bir ekip ruhu oluşturuyor.
- Oktay Kaynarca bir marka oldu. Böyle bir kariyer yolculuğunu hayal etmiş miydiniz?
- Önce hayal edeceksiniz. Hayalleri olmayan insanlar sadece başkalarının hayalleriyle yetinmek zorunda kalırlar. Bizim hayalimiz de hiç bitmiyor. Yaptıklarımız ile dünyayı daha iyi bir yer haline getirme hayalimiz hep devam ediyor.