Sanat kılıfıyla satanizm provokasyonu: Anyma’nın İstanbul konserine veto
12 Eylül'de Ataköy'de düzenlenmesi planlanan Anyma konseri, valilik kararıyla iptal edildi. Sosyal medyada gösteride bazı satanist sembollerin yer aldığı yönündeki tartışmalar gündeme gelirken, Sabah yazarı Yüksel Aytuğ da etkinliği "Konser değil ruhsal katliam!" başlıklı köşe yazısında değerlendirdi.
Eğlence dünyasında son dönemde öne çıkan görsel ve işitsel şovlar, zaman zaman kullanılan semboller ve temalar nedeniyle tartışmaların odağına yerleşiyor. Bu tartışmaların son örneklerinden biri de İstanbul'da 12 Eylül'de düzenlenmesi planlanan Anyma konseri oldu.
VALİLİK GÖSTERİYİ İPTAL ETTİ
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde devasa mekanik figürler, robotik modeller ve karanlık atmosfer dikkat çekti. Gösteride yapay zekâ, dijital ölümsüzlük ve insan bilincinin dijital dünyaya aktarılması gibi temaların işlenmesi de bazı kesimlerin tepkisine neden oldu.
Yaşanan tartışmaların ardından İstanbul Valiliği kararını verdi. 12 Eylül'de gerçekleştirilmesi planlanan Anyma konserine izin verilmedi.
"KONSER DEĞİL RUHSAL KATLİAM"
Sabah yazarı Yüksel Aytuğ, 3 Eylül 2026 tarihli köşe yazısında Anyma'nın ÆDEN gösterisini ele aldı. Aytuğ, "Konser değil ruhsal katliam!" başlığını taşıyan yazısında, tartışmalara neden olan gösterinin Türkiye'ye girişine izin verilmemesi gerektiğini savundu.
İşte Aytuğ'un konuyla ilgili değerlendirmeleri:
"Tekerlek kırılmadan yol gösteriyorum: 12 Eylül akşamı Ataköy Marina Arena'da Anyma adlı ABD'li DJ'in ÆDEN isimli gösterisini hemen iptal edin hatta bu arkadaşın Türkiye'ye girmesine bile izin vermeyin.
KÜLTÜREL DEĞERLERE YÖNELİK BİR "SIZMA HAREKÂTI"
Çünkü: Bu bir müzik konseri değil adeta şeytana tapanların ayini. Öyle ki; sözde DJ, ses ve ışık efektleriyle son derece tehlikeli subliminal mesajları bilinç altına adeta zerk ediyor.Sahnede neler yok ki? İnsan bilincinin dijital aleme aktarılması, insanların robot haline getirilip "efendilerine" boyun eğmesi, yapay zeka marifetiyle dijital ölümsüzlük ve daha nice saçmalık. Adeta çocuk ve gençlerin beyinlerine bir mikser daldırıp her şeyi çorba etmek ve bulandırmak için yola çıkılmış.
Prodüksiyon şirketinin ismi bile Afterlife, yani "yaşamdan sonra." Sadece o kadar mı? Değil elbette. Büyü, kötü niyetli hipnoz, boyut geçişi hatta satanizm gibi zırvaların cümlesi sahnede resmi geçit yapıyor. ÆDEN'de yeniden kurulan dijital geçiş koridorları, Davud'u andıran acayip bir figür, Medusa göndermeli köklerden örülmüş tuhaf bedenler, dişi şeytanlar ve gözlerinden siyah kan akan suretlerin bini bir para.
Sanırsınız şeytan işi gücü bırakıp, prodüksiyona soyunmuş!Henüz vakit varken buradan ilgilileri uyarıyorum: "Sanatta özgürlük" kamuflajına bürünerek, kültürümüzü, aile yapımızı, dinimizi, milliyetimizi ve cinsiyetimizi imha etmek için Ataköy sahillerinden "sızma harekatı" yapılacak. O kadar diyeyim...