İmamoğlu'nun danışmanı Yakup Öner'in itirafı ahaber.com.tr'de! İBB'de 50 milyon dolarlık rüşvet çarkı ve poşetle 100 bin dolar skandalı
Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yaklaşık 12 yıllık danışmanı Harita Mühendisi Yakup Öner, mahkeme salonunda verdiği savunma ve itiraflarla İBB bünyesinde kurulan gayriresmi sistemi, rüşvet ve bağış adı altındaki çarkı tüm ayrıntılarıyla deşifre etti. Ahaber.com.tr'nin ulaştığı etkin pişmanlık ifadesinde sanık Yakup Öner, belediye içinde Fatih Keleş, Ertan Yıldız ve Murat Ongun'un, dışarıda ise Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu'nun bulunduğu organizasyon şemasını anlatırken aralarında Gülaylar, Doğuş Holding, Torunlar ve Vaniköy'deki yalının da bulunduğu dosyalardaki 50 milyon dolarlık para trafiğini gözler önüne serdi. Öner ayrıca, Ekrem İmamoğlu'ndan Saraçhane'deki makamında elden ve poşet içerisinde yıllık 100 bin dolar gayriresmi maaş aldığını da itiraf etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk davasında sanık Yakup Öner'in mahkemedeki çarpıcı beyanlarına ahaber.com.tr ulaştı.
Öner, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerinde İBB'deki gayriresmi yapılanmaya, para taleplerine ve çeşitli iş süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Duruşmada, dosyada yaklaşık 50 milyon dolarlık para taleplerinin yer aldığı da savcılık tarafından dile getirildi.
İMAMOĞLU'NUN 12 YILLIK DANIŞMANI YAKUP ÖNER'DEN ŞOK BEYANLAR
Ekrem İmamoğlu'nun yaklaşık 12 yıllık danışmanı Yakup Öner, İBB içerisindeki ve dışındaki sistemin aktörlerini de anlattı.
Yakup Öner, belediye içerisindeki isimlerin Fatih Keleş, Ertan Yıldız ve Murat Ongun olduğunu, sistemin dışındaki isimlerin ise Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu olduğunu ifade etti.
20 yıllık belediyeci olduğunu ve 2014 yılından bu yana Ekrem İmamoğlu ile beraber çalıştığını anlatan Yakup Öner, İBB içerisindeki gayriresmi sistemi mahkeme huzurunda anlattı. Öner, kendisinin sorumlu olduğu eylemlerde yaklaşık 50 milyon dolarlık rüşvet çarkına ilişkin iddialarda bulundu.
"TALİMATLARI EKREM İMAMOĞLU'NDAN ALDIM"
Yakup Öner, mahkemedeki beyanlarında talimatları Ekrem İmamoğlu'ndan aldığını, sistem içerisindeki para işlerinin ise Fatih Keleş tarafından takip edildiğini ileri sürdü. Öner, iş adamlarından bağış adı altında para istendiğini ve bu kişilerin söz konusu talepleri yerine getirmek zorunda kaldığını ifade etti.
GÜLAYLAR DOSYASINDA 22 MİLYON DOLAR İDDİASI
Dosyanın 26'ncı eylemi kapsamında Gülaylar Altın'ın Erenköy'deki arazisine ilişkin imar sürecini anlatan Yakup Öner, Ekrem İmamoğlu'nun kendisine "Bir şey vermeden bir şey alamazlar" dediğini öne sürdü.
Öner, bu süreçte 22 milyon dolarlık bir talepte bulunulduğunu, anlaşma sağlanmasının ardından Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Gülaylar'ın işinin çözüldüğünü iddia etti.
50 MİLYON DOLARLIK PARA TRAFİĞİ İDDİASI
Yakup Öner, mahkemedeki beyanlarında farklı dosyalara ilişkin para taleplerini de sıraladı.
Öner'in anlatımına göre;
Doğuş Holding'den 10 milyon dolar,
Torunlar GYO'dan 10 milyon dolar,
Vaniköy'de bulunan villanın tadilatı için 800 bin dolar,
Chacha Balık Restoran'dan 5 milyon TL'lik kart,
Tarabya'da bulunan bir otelden 13 milyon TL,
Avni Çelik'ten 3 milyon dolar,
Murat Özyeğin'den ise 400 bin dolar istendi.
Öner, söz konusu eylemler kapsamında yaklaşık 50 milyon dolarlık bir rüşvet ağı bulunduğunu ileri sürdü.
"TÜM PARA SÜREÇLERİ İMAMOĞLU'NUN BİLGİSİ DAHİLİNDEYDİ"
Yakup Öner, mahkeme huzurundaki beyanlarında söz konusu süreçlerde talimatları Ekrem İmamoğlu'ndan aldığını ve para süreçlerinin Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde olduğunu iddia etti.
Öner ayrıca, sistem içerisindeki para işlerinin Fatih Keleş tarafından takip edildiğini ve kendisinin de çeşitli süreçlerde verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini öne sürdü.
Mahkemede Öner'in beyanları üzerine dosyada yer alan para talepleri ve İBB içerisindeki olduğu iddia edilen gayriresmi yapılanmaya ilişkin ayrıntılar da gündeme geldi.
İBB İÇİNDEKİ SİSTEM VE GÖREV BÖLÜŞÜMÜNÜ ANLATTI
Duruşmada kimlik bilgilerini ve mesleki geçmişini aktaran sanık Yakup Öner, "1978 yılında Van'da doğdum. 2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nden mezun oldum ve harita mühendisi olarak görev yapmaktayım. Yaklaşık 20 yıllık kamu personeli olarak devam ediyorum. 2014'ten bugüne kadar olan kısımda Ekrem İmamoğlu ile birlikte yürüdüğümüz bir süreç söz konusu." dedi. Hakkındaki suçlamalara değinen Öner, "Ben örgüt üyeliği isnadını kabul etmemekle birlikte hakkımdaki özel vasıflı örgüt üyesi nitelendirilmesinin dosyada bana yöneltilen suçlamalarla bağdaşmadığını özellikle belirtmek istiyorum. Ben karar veren bir makamda değildim, icra yetkim yoktu. İBB'de resmi amirim olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı dışında hiç kimseden talimat almadım. Resmî olarak alt kadememde kimse bulunmadığından kimseye de talimat vermedim." ifadelerini kullandı.
Kurum içerisindeki hiyerarşik yapıya ve etkili isimlere dikkat çeken Yakup Öner, "Kurum içerisinde başkana bağlı çalışan resmi danışman unvanına sahip Ertan Yıldız, Murat Ongun ve Yiğit Oğuz Duman bulunmaktaydı. İkinci ifademde de belirttiğim üzere belediye içerisinde Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ın farklı yetki alanları bulunuyordu. Her biri kendi alanını koruyor, birbirlerinin alanına doğrudan müdahale etmiyorlardı. Belediye dışında ise Murat Gülibrahimoğlu ve Adem Soytekin gibi isimlerin bu yapının dış bağlantıları içerisinde yer aldığını duyuyordum. Özellikle Murat Gülibrahimoğlu'nun hafriyat işlerini İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş'le birlikte yürüttüğünü duyuyordum." sözleriyle İBB'deki güç dengelerini anlattı.
"PARA İŞLERİNİN TAKİBİN FATİH KELEŞ TARAFINDAN YÜRÜTÜLDÜ"
İhale süreçlerine ilişkin duyumlarını da aktaran Öner, "İhale süreçlerinde bazı firmalarla görüşmeler yapıldığını ve ihale bedeli üzerinden yaklaşık yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini bazı firma sahiplerinin kendilerinden öğrendim. Seçim döneminde belediyeye iş yapan bazı firmalardan kart, nakit veya benzeri taleplerde bulunulduğunu öğrendim. Para işlerinin takibinin Fatih Keleş tarafından yürütüldüğünü ve kimlerden ne miktarda para alındığını bilen kişinin de kendisi olduğunu anladım." şeklinde konuştu.
DOSYADAKİ EYLEMLERİ TEK TEK SIRALADI
Savunmasında dosyaya konu eylemlere ilişkin ayrıntıları aktaran Yakup Öner, 26'ncı eylem olan Gülaylar dosyasında imar planı süreçlerinin ardından otopark yapımının gündeme geldiğini belirterek, "Burada benim Gülaylar'la yapmış olduğum görüşmelerde herhangi bir nakit konuşulması kesinlikle söz konusu olmadı. Otopark yapım işini teklif ettiğimizde maliyetin ne olduğunu sordular, biz de ilgili ihale dosyasından bu işin 22 milyon dolar civarında olduğunu tespit edip kendilerine ilettik." dedi.
Vaniköy'deki kaçak villa tadilatına ilişkin 49'uncu eylemi anlatan Öner, Cüneyt Yakut ile yaptığı görüşmede güçlendirme ruhsatı ve kreş bağışının konuşulduğunu ifade ederek, "Sayın Başkan konuyu inceleyelim, emsal bir engel varsa ona göre hareket ederiz, yoksa da ruhsatı alırlar dedi. Ancak kendisine bir büyük kreş yapmak istediğimizin iletilmesini istedi. O dönemde büyük bir kreşin maliyeti yaklaşık 700-800 bin dolar civarındaydı. Daha sonraki bir dönemde kreş yaptırılması yönündeki işin nakit bir menfaat temini talebine dönüştüğü şeklinde bir bilgi duydum." ifadelerini kullandı.
Restoran işletmecisi Seyfettin Taştan ile ilgili 50'nci eyleme değinen Öner, "Göksu Deresi'nin yanında bulunan işletmesine mevzuata aykırı ekleme yapıldığından bahsederek Sayın Başkan'la görüşmek istedi. Ben de aykırılıkların giderilmesi gerektiğini, gerekirse yıkım yapılacağını söyledim. Bu görüşmeden yaklaşık 15 gün sonra Boğaziçi Müdürü Elçin Bey beni arayarak bu adamın 10 bin kart bağışladığını söyledi." şeklinde konuştu.
Doğuş Grubu ve Reina ile ilgili 46'ncı eylem hakkında konuşan Öner, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket ettiğini belirterek, "Bu konu bana Ekrem İmamoğlu tarafından aktarıldı. Firmanın raylı sistemlerden alacaklı oldukları toplam miktarın 10 milyon dolarlık kısmından feragat etmelerini talep edelim dedi. Maslak'taki merkezde Hüsnü Akhan ile bir kez görüştüm ve başkanın önerisini ilettim. Görüşme detaylarını başkanımızın yönlendirmesi doğrultusunda Fatih Bey'e iletip süreçten çekildim." ifadelerini kullandı.
Torunlar Gayrimenkul ile ilgili 48'inci eylemde Çengelköy'deki otel inşaatı ruhsat sürecine değinen sanık Yakup Öner, "Ekrem İmamoğlu bana bu ruhsatın onaylanacağını, ancak bu kişilerin yurt yapımında bulunmasını istedi. Yurdun maliyetinin yaklaşık 10 milyon dolar olduğunu öğrendim. Mehmet Torun ile görüştüm ancak bu talebi reddetti. Ruhsat onaylandıktan sonra Feshane restorasyonu işini üstlenebileceğini söyledi ve şartlı bağış protokolü imzalandı." sözleriyle aktardı.
MAHKEME BAŞKANI SORDU: "BİR ŞEY VERMEDEN İMARI ALAMAZLAR"
Savunmanın tamamlanmasının ardından çapraz sorguya geçildi. Mahkeme Başkanı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği 23 Haziran, 10 Temmuz, 28 Temmuz, 19 Ağustos ve 9 Ekim 2025 tarihli ifadelerini hatırlatarak, "Bu ifade içerikleri doğru mu?" sorusunu yöneltti. Sanık Yakup Öner, "Doğrudur, aynı şekilde teyit ederim efendim, beyanlarımın arkasındayım." cevabını verdi.
Mahkeme Başkanı, Gülaylar ile ilgili 26'ncı eylemi işaret ederek, "İfadenizde Gülaylar'ın 22 milyon dolarlık maliyeti kabul etmemesi üzerine durumu Ekrem İmamoğlu'na arz ettiğinizde, başkanın 'Bir şey vermeden bu imarı alamazlar' dediğini ve ardından 5 bin metrekare konut alanının İBB'ye bırakılması şartıyla protokol imzalandığını belirttiniz. Bu kısma savunmanızda değinmediniz, doğru mudur?" diye sordu. Yakup Öner, "Doğrudur efendim, savcılık ifadelerimin tamamını onaylıyorum, arkasındayım." ifadelerini kullandı.
Vaniköy'deki eyleme geçen Mahkeme Başkanı, Cüneyt Yakut'un para talebi iddialarını hatırlatarak, "Buradaki kreş talebi hukuki bir talep mi?" sorusunu sordu. Sanık Yakup Öner, "Bu aslında rızaen yapılması istenen bir bağış. Yasal olan hakkın verilmesine ilişkin bir ön şart değildi." dedi. Mahkeme Başkanı'nın, "Hukuki bir talepse daha sonra nakde nasıl dönmüş ve kimden duydunuz?" sorusuna karşılık Öner, "Boğaziçi küçük bir yer, dedikodu çok döner. İş takipçileri gelip giderdi. Doğrudan kimden duyduğumu bilsem etkin pişmanlıkta anlatırdım." yanıtını verdi.
Çaça Balık işletmecisi Seyfettin Taştan'ın beyanlarını hatırlatan Mahkeme Başkanı, "Seyfettin Taştan geçen celse dinlendi; Yakup Öner'in kendisini Bakırköy'e çağırıp tanesi 1000 liradan 10 bin adet kart istediğini, pazarlıkla 500 liraya anlaştıklarını söyledi. Sizin talep ettiğinizi belirtiyor." hatırlatmasında bulundu. Sanık Yakup Öner, "Ben Seyfettin Taştan'ı niye ayağıma çağırayım, kart isteyeyim? İlk etkin pişmanlık ifadesini veren benim, kart istedim desem benim için değişen bir şey olmayacaktı. Bana kumpas kurulduğunu düşünüyorum." sözleriyle iddiaları reddetti.
Mahkeme Başkanı, Tarabya Central Otel dosyasındaki hassasiyeti sorarak, "Hukuka aykırı her talep geldiğinde neden gidilip kamu yararına bir talepte bulunuluyor, hukuka uygun talep neden doğrudan yerine getirilmiyor?" sorusunu yöneltti. Sanık Yakup Öner, "Yasal çerçevede kişi hakkını almak zorunda. Bizimki hazır buraya gelmişken karşılıklı rızaya dayalı bir talepte bulunmaktı." ifadelerini kullandı.