Tanju Özcan’ın bomba itiraflarına ahaber.com.tr ulaştı: Öznur Çağalı’ya attığı mesajları kabul etti
Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen şantaj davasında, CHP'li eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savunmasına ahaber.com.tr ulaştı. Bu kapsamda şikayet dilekçesinde Öznur Çağalı ile ilişkisi olduğunu reddeden Özcan, bu defa Çağalı ile mesajlaştığını kabul ederken dosyadaki mesaj içeriklerinin kendisine ait olmadığını savundu. "Eğer TCK'da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç varsa cezalandırılmamı isabetli görüyorum" sözleri ise duruşmanın en çarpıcı beyanı oldu.
Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen şantaj davasında, CHP'li eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savunması dosyaya damga vurdu. Şikayet dilekçesinde Öznur Çağalı ile ilişkisi olduğunu reddeden Özcan, bu defa Çağalı ile mesajlaştığını kabul ederken dosyadaki mesaj içeriklerinin kendisine ait olmadığını savundu.
"Eğer TCK'da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç varsa cezalandırılmamı isabetli görüyorum" sözleri ise duruşmanın en çarpıcı beyanı oldu. Sincan Cezaevi'nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Özcan, içine düştüğü skandallar zincirini bizzat kendi ağzıyla itiraf ederken, mahkeme kayıtlarına yansıyan ifadeler kirli pazarlıkları ve karanlık ilişkileri gün yüzüne çıkardı.
ÖZCAN, MESAJLARI KABUL ETTİ, İÇERİĞE İTİRAZ ETTİ
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan şantaj iddianamesi kapsamında görülen davada Tanju Özcan, hem müşteki hem sanık sıfatıyla savunma yaptı. Özcan, Öznur Çağalı ile 2024 yılından bu yana birkaç kez mesajlaştığını kabul etti ancak dosyadaki mesajların kendi yazdığı mesajlarla aynı olmadığını öne sürdü.
Özcan'ın "Müşteki ile mesajlaştığımı kabul ediyorum ancak dosya kapsamındaki mesajlar ile benim yazdığım bu mesajlar aynı mesajlar değildir" sözleri, duruşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Eski başkan, mesajlaşmanın varlığını reddetmezken, içeriklerin doğru olmadığını savundu.
Özcan savunmasının devamında, söz konusu mesajlaşmalar nedeniyle eşine karşı bir özür borcu olduğunu da ifade ederek "Bu mesajların tarafı olduğum için eşime karşı bir özür borcum vardır" dedi.
"ÖZNUR'UN BİR CÜMLESİYLE SANIK OLDUM"* Savunmasında hakkındaki şantaj suçlamasını reddeden Özcan, dosyada sanık konumuna düşmesini Öznur Çağalı'nın savcılık beyanındaki bir cümleye bağladı. Özcan, "Öznur'un bir cümlesi ile sanık konumu ile buradayım" diyerek suçlamanın iftira olduğunu ileri sürdü. Özcan'ın bu sözleri, CHP'nin "kadının beyanı esastır" konusundaki tartışmalara dair pozisyonunu akıllara getirdi.
Özcan, Çağalı'nın eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney'den korktuğu için bu yönde beyanda bulunduğunu savundu. Ancak aynı savunmada, Akgüney'in Çağalı'nın telefonunda kendisiyle olan mesajları gördüğünü ve buna öfkelendiğini ifade etmesi dikkat çekti. Özcan'ın bu ifadeleri, ikili arasında eski sevgilinin öfkeleneceği yazışmalar olduğuna dair ikrar olarak değerlendirildi.
Tanju Özcan, savunmasında soruşturmanın yönüne de sert tepki gösterdi. Dosyada şantaj suçundan çok, kendisinin evlilik birliğine sadakat gösterip göstermediğinin araştırıldığını iddia etti.
Özcan, "Burada savcılık makamı tarafından ispata çalışılan husus benim evlilik birliğime sadakat kuralını ihlal edip etmediğimdir" sözleriyle dikkat çekti. Eski başkan, bu konunun ceza yargılamasının değil aile hukukunun alanına girdiğini savundu.
Oysa Özcan, savcılığa ilk başvurusunda verdiği ifadede Öznur Çağalı ile bir ilişkisinin olmadığına dair beyanda bulunarak şikayetçi olmuş; buna karşılık Çağalı'nın karşı beyanları üzerine mesajların dosyaya girmişti.
*"BULUŞMA TEKLİFLERİ AĞIRLIKLI OLARAK ÖZNUR'DAN GELDİ"*
Savunmanın en tartışmalı bölümlerinden biri ise Özcan'ın mesaj içeriklerine ilişkin değerlendirmesi oldu. Özcan, dosyadaki mesajların doğru kabul edilmesi halinde dahi kendisine yöneltilebilecek bir şantaj suçlaması bulunmadığını savundu ve karşı tarafın rızası olduğunu ve istekli davrandığını ima etti:
Özcan, iddianame ekindeki mesajlarda müştekiyi zorlamaya yönelik bir beyanının olmadığını ileri sürerek, "Hatta bırakın zorlamayı, doğruluğu savcılık tarafından kabul edilen bu mesaj içeriklerinde buluşma ve görüşme tekliflerinin ağırlıklı olarak Öznur'dan geldiği görülmektedir" dedi.
"AHMAKLIK SUÇSA CEZALANDIRILMAM İSABETLİ"
Duruşmanın en çarpıcı ifadesi ise Tanju Özcan'ın kendi davranışına ilişkin yaptığı değerlendirme oldu. Özcan, mesajlaşmanın kendi konumundaki biri için doğru olmadığını kabul etti.
Eski başkan, "Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK'da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum" diyerek dikkat çeken bir çıkış yaptı.
"ŞİKAYET ETMEK YERİNE PAZARLIK ETMEDİĞİME ÜZÜLÜYORUM" DEDİ AMA PAZARLIK İFADELERİ DOSYADA
Tanju Özcan'ın savunmasında sarf ettiği bir başka söz de dikkat çekti. Özcan, şikayetçi olduğu için pişman olduğunu belirterek, "Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum" dedi. Bu ifade, dosyada yer alan pazarlık görüşmeleri iddialarıyla birlikte değerlendirildiğinde duruşmanın en çok tartışılacak başlıklarından biri haline geldi.
Zira Duruşmada tanık olarak dinlenen Özgür Nihat Yıldız'ın beyanları Özcan'ı yalanlar nitelikteydi. Yıldız, olayın kapatılması için görüşmeler yapıldığını anlattı. Yıldız'ın beyanına göre, ilk etapta 50 milyon TL, bu olmazsa 20 milyon TL, araba ve yıkama tesisi istendiği konuşuldu. Yıldız ayrıca 20 milyon TL'lik teklifin 10 milyon TL'sinin Öznur Çağalı'ya verileceğinin söylendiğini aktardı.
DAVADA SONRAKİ DURUŞMA 5 HAZİRAN'DA Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü şantaj soruşturmasında müşteki/şüpheli Tanju Özcan ifadesinde Öznur Çağalı ile herhangi bir birliktelik yaşamadığını söylemişti. Buna karşılık Öznur Çağalı'nın ifadesinde Tanju Özcan ile Narven Termal'de cinsel birliktelik yaşadıklarını ifade etmişti. Nitekim Hts/baz çalışmalarında ikilinin 25 Ekim saat 15:00 ila 20:00 saatleri arasında Narven Termal'de bir araya geldiklerini destekledi.
Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını sunması için iddia makamına tevdi edilmesine karar verirken Tanju Özcan'ın katılan sanık olarak davaya kabulüne hükmedildi. Mağdur Öznur Çağalı ve vekilinin de davaya katılmasına karar verildi. Duruşma 5 Haziran 2026 günü saat 15.00'e bırakıldı.
"ÖZCAN'IN TEKNEDEKİ GÖRÜNTÜLERİNE DAİR GELEN İHBARLAR İNCELENİYOR"
Adli kaynaklar Tanju Özcan'ın İstanbul Ataköy Marina'da iki kadınla bir yatta eğlendiği görülen fotoğraflarda yer alan kadınların kimliklerine ulaşıldığı, adli makamlara gelen ihbarlarda bu kişilerden birinin "mama" olarak bilindiği ve Özcan'la yoğun irtibatı olduğu, diğer kişinin ise eskort olduğu yönünde iddialar olduğu kaydediliyor.
Tanju Özcan, mahkemedeki şikayet ve savunmasında daha önce soruşturma aşamasında detaylı ifade verdiğini belirterek önceki beyanlarını aynen tekrar ettiğini söyledi. Dosyaya şu ana kadar giren bilgi, belge ve beyanlardaki aleyhe hususları kabul etmediğini ifade eden Özcan, hem müşteki hem de sanık olarak yargılandığını belirtti.
Tanju Özcan, dünyada ilk kez yaşandığını öne sürdüğü bir hukuki süreçle karşı karşıya olduğunu savunarak, "Şantaj suçundan şikayette bulunan müştekinin aynı soruşturma kapsamında aynı suçlamayla sanık pozisyonuna düştüğü ilk olaydır" ifadelerini kullandı.
Sürecin başında anayasal hakkını kullanarak sanıklar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu belirten Özcan, savcılığın soruşturmayı gecikmeli yürüttüğünü ileri sürdü. Özcan, müşteki Öznur'un ifadesinin 3 gün sonra, sanık Eren'in ifadesinin 15 gün sonra, diğer iki sanığın ifadelerinin ise şikayetten 20 gün sonra alındığını belirterek, bu durumun sanıkların dosya kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi sahibi olmasına ve ortak savunma hazırlamalarına neden olduğunu iddia etti.
Kendisine yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmediğini belirten Özcan, "Böyle bir suçu işleyen kişinin aynı suçlamayla başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Eğer ben bu şikayette bulunmasaydım bugün sanık olarak burada yer almayacaktım. Çünkü benim şikayetime kadar bana 'şantajda bulundun' diyen kimse olmamıştı" dedi.
Hakkında dava açılmasına neden olan hususun, Öznur'un savcılık ifadesindeki "Seni Eren'e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın" cümlesi olduğunu belirten Özcan, belediye santraline yapılan arama kaydından şikayet öncesinde haberdar olmadığını savundu.
Özcan savunmasında, savcılığın şikayet sonrası ilgili ses kayıtlarını belediyeden talep ettiğini, kendisinin de özel kalem müdürü Özgür Yıldız aracılığıyla bu kayıtlardan haberdar olduğunu ifade etti. Kayıt içeriğini şikayet öncesinde bilmediğini ve hiç dinlemediğini belirten Özcan, "Dolayısıyla buradaki isnat açık bir iftiradır" dedi.
Öznur'un söz konusu ifadeyi vermesinin iki nedeni olabileceğini öne süren Özcan, ilk olarak müştekinin yöneltilen suçlamalardan kurtulma saikiyle hareket ettiğini savundu. İkinci neden olarak ise dosya kapsamına göre sanık Eren ile Öznur'un yaklaşık 3 yıl önce sevgili olduklarını, Eren'in cezaevine girmesi sonrası ayrıldıklarını ve Eren'in ayrılığı hazmedemeyerek Öznur'u defalarca tehdit ettiğini iddia etti.
Özcan, 2026 yılı Ocak ayında Eren'in Öznur'u zorla araca bindirdiğini, telefondaki mesajları gördükten sonra öfkelendiğini öne sürerek, Öznur'un da kendisini korumak amacıyla Eren'e "şantaj nedeniyle birlikte olmak zorunda kaldığını" söylemek durumunda kaldığını savundu.
Belediye çağrı merkezine yapılan telefon kaydından haberdar olmadığını yineleyen Özcan, "Sırf Eren'in hışmından kendisini korumak için böyle bir hikaye uydurmuştur" ifadelerini kullandı.
Tanju Özcan, mazereti nedeniyle katılamadığı önceki duruşmada müşteki Öznur Çağalı'nın ifadesine "iğrenç iftiralar" eklendiğini öne sürdü. Özcan, Öznur Çağalı'nın vekilliğini rakip partinin ilçe başkanının üstlendiğini belirterek, siyasi hasmının telkinleriyle söz konusu ifadelerin verildiğini iddia etti.
Öznur Çağalı'nın kendisine ve şoförlüğünü yapan Suat Çelikcan'a yönelik iddialarını kabul etmediğini belirten Özcan, Çağalı hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Dosyada soruşturma aşamasında esas araştırılan konunun şantaj olup olmadığı değil, kendi özel hayatı olduğunu savunan Özcan, savcılığın suçun oluşup oluşmadığını değil, müşteki ile arasında ilişki bulunup bulunmadığını ve bir araya gelip gelmediklerini araştırdığını öne sürdü. İddianamede doğruluğu araştırılmayan mesaj kayıtlarının yer aldığını ifade eden Özcan, savcılığın dosyaya aldığı mesaj çözümlemelerinin şantaj suçuyla ilgisinin bulunmadığını savundu.
Mesaj kayıtlarının doğru olduğunu kabul etmediğini belirten Özcan, savcılığın ise bu mesajları doğru kabul ettiğini ifade ederek, "İddianamede yer alan mesajların hiçbirinde benim müştekiyi zorlamaya veya şantaj suçunu oluşturacak bir beyanım yoktur. Hatta görüşme ve buluşma tekliflerinin ağırlıklı olarak Öznur'dan geldiği görülmektedir" dedi.
Davayı "birilerinin açtırdığını" öne süren Özcan, amaçlarının cezalandırılması değil, telefon mesajlarının sosyal medya ve ulusal basına servis edilmesiyle yıllar içinde elde ettiği siyasi konumunun zarar görmesi olduğunu savundu. Özcan, "Bu mesajların yayınlanması sebebiyle itibarım ağır derecede zarar görmüştür ve bunu amaçlayanlar şimdiden davayı kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Müşteki ile mesajlaştığını kabul eden Özcan, dosyada yer alan mesajların kendi yazışmaları olmadığını iddia etti. Savcılığın evlilik birliğine sadakat yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini araştırdığını öne süren Özcan, bunun savcılığın ya da ceza mahkemesinin görev alanında olmadığını söyledi. Özcan, "Evlilik birliğine sadakat gösterip göstermediğim bana ancak eşim veya aile mahkemesi hakimi tarafından sorulabilir" dedi.
Öznur Çağalı ile 2024 yılından bu yana birkaç kez mesajlaşma yaşandığını belirten Özcan, "Benim konumumdaki birinin mesaj göndermesi ve gelen mesajlara cevap vermesi doğru bir davranış olmamıştır. Bu nedenle eşime karşı özür borcum vardır" ifadelerini kullandı.