İşte sandığa koşmanız için gerekçeler! ‘Milyonlar attığı bir oyla geleceğini belirleyecek'
14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerine artık sayılı saatler kaldı. Milyonlar oy kullanmak için sandığa gitmeye hazırlanırken, Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür "Bir Ayasofya yeter!" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Övür yazısında "Yarın yapılacak seçimin manşetini küresel emperyalizme karşı "ikinci" kez direnen halk sandıkta atacak. Çünkü her kesimden insanımızın sandığa koşmak için o kadar çok gerekçesi var ki saymakla bitmez. O gerekçelerin en başında da darbelere ve son 10 yılda küresel emperyalizme karşı verilen varoluş mücadelesi geliyor. Bu mücadelenin siyasi lideri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dı." ifadelerini kullandı.
Milyonlar yarın sandık başına gidecek ve o sandığa attığı bir oyla geleceğini belirleyecek. Tıpkı 14 Mayıs 1950'de olduğu gibi... O seçimde DP'nin zaferini gazeteler "Beyaz İhtilal" manşetiyle duyurmuştu. Tam 52 yıl sonra bu kez Sabah Gazetesi, 3 Kasım 2002'deki AK Parti'nin seçim zaferini "Anadolu İhtilali" olarak duyurdu.
Yarın yapılacak seçimin manşetini ise küresel emperyalizme karşı "ikinci" kez direnen halk sandıkta atacak.
Çünkü her kesimden insanımızın sandığa koşmak için o kadar çok gerekçesi var ki saymakla bitmez. O gerekçelerin en başında da darbelere ve son 10 yılda küresel emperyalizme karşı verilen varoluş mücadelesi geliyor. Bu mücadelenin siyasi lideri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dı.
Başkan Erdoğan, bir muhafazakâr devrimci olarak, o kadar çok tabu yıktı ki, sadece dindarların değil solcuların da, milliyetçilerin de hayalini hayata geçirdi. Bu yüzden her kesimden insanımızın sandığa gidecek "bir" gerekçesi var.
Eğer dindar-muhafazakârsanız ya da kendinizi Milli Görüşçü veya İslamcı olarak niteliyorsanız; başörtüsü yasağının kaldırılmasını, hayatın içinde yok sayılmaya son verilmesini, kamusal alan yasağının bitmesini bir yana koyun, o sandığa koşmanız için sadece;
Ayasofya'nın zincirlerinin kırılması yeter!
Eğer kendinizi laik, cumhuriyetçi ve Atatürkçü sayıyorsanız; Türkiye'yi "muasır medeniyet" seviyesine çıkarmak için atılan altyapı yatırımlarını, limanları, havaalanlarını, barajları, yerli otomobili, İmece uydusunu ve İstanbul'dan Pekin'e uzanan demiryolu hattını bir yana koyun, o sandığa koşmanız için sadece;