İstanbul'da tuhaf son! "Markete gidiyorum" diyerek evden çıktı, cenazesi geldi... "Bu normal bir ölüm değil, sitede ne olduğunu bilmiyoruz"
İstanbul Pendik'te "Markete gidiyorum" diyerek evden çıktıktan sonra bir sitenin bahçesinde fenalaşarak hayatını kaybettiği belirlenen Mutlu Temiz'in (43) ailesi, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istiyor. Güvenlik kamerası görüntülerinin ayrıntılı incelenmesini ve Temiz'in olay öncesinde görüştüğü kişilerin tespit edilmesini de isteyen baba Abdullah Temiz, "O sitede ne olduğunu bilmiyoruz. Sitenin önünde iki arabanın arasında yerde yüzüstü yatar hâlde buluyorlar." dedi. Anne Gülperi Temiz ise "'Bir şey istiyor musun? Ben dolaşıp, markete gidip geleceğim.' diyerek gitti. Kimse bunun suçlusu çıksın. Adalet yerini bulsun istiyorum." diye konuştu.
Olay 26 Temmuz Pazar günü saat 17.30 sıralarında Kurtköy'de bulunan sitenin bahçesinde meydana geldi. İddiaya göre Mutlu Temiz, saat 13.00 sıralarında Kaynarca'daki evinden ayrılarak Kurtköy'deki siteye gitti. Temiz, sitedeki apartmandan yanındaki 1 kişiyle çıktıktan sonra, oturduğu bahçe duvarı üzerinden yüzüstü düştü. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin hastaneye götürdüğü 2 çocuk babası Temiz'in yolda öldüğü tespit edildi. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken anne ve babası, Temiz'in gittiği sitede ne yaşandığını ve oğullarının neden öldüğünü bilmek istediklerini söyledi. Polis olayla ilgili inceleme başlatırken, baba Abdullah Temiz, oğlunun yaklaşık 2 ay önce sağ bacağına pıhtı attığını ve bu nedenle tedavi gördüğünü belirterek, yaşananların bu rahatsızlığı tetiklemiş olabileceğini dile getirdi.
"BU NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİL"
Enişte Harun Eren, "Beni kız kardeşim aradı. Kız kardeşim bizde misafirdi. Mutlu da çocuklarıyla beraber Alt Kaynarca'daydı. Kız kardeşim aradı, 'Ben arıyorum, cevap vermiyor.' dedi. Sonra polisler Mutlu'nun babasını aramış. Babası da Amasya Taşova'da. Babasını arayınca, 'Çocuğunuz burada yaralı, bilinci kapalı, hastanede.' dediler. Ben olayı duyar duymaz Mutlu'nun telefonunu aradım. Polis arkadaşlarından biri aldı. Dedim ki 'Biz kendisine ulaşamıyoruz.' dedim. 'Ne oldu? Sıkıntı, problem nedir?' dedim. 'Mutlu burada, bilinci kapalı.' dediler. 'Nasıl olmuş olay?' dedim. Detaylı açıklama yapmadılar. Kız kardeşimle beraber hastaneye gittim, öğleden sonra 14.00-15.00 gibi. Kalp krizi olarak görmüyorum. Oradaki memur arkadaşlardan birine 'Olay nasıl olmuş?' dedim. Ambulans sitenin bahçesinden, iki aracın arasından almış. Benim bildiğim kadarıyla site güvenlikli olduğu zaman, siteye gidersin, orada kayıt açarsın. Siteden ararlar. Kime misafir gitmişsen, hangi daireye, oradan bilgi alır, teyit ederler. O şekilde gideni içeri alırlar. Olay ne olursa olsun, şüphelerimiz site içerisinde. Bu normal bir ölüm değil. Mutlu Temiz babasının tek oğluydu. Eniştemizdi, kardeşimizdi. Babası, ailesi perişan, hanımı perişan. İki çocuğu var. Allah rızası için herkes elini vicdanına koysun, bu işe yardımcı olsun." dedi.
"KİME GİTTİ, HANGİ DAİREYE GİTTİ?"
Eren, "Bütün akrabalarına hastanenin önünde 'Var mı bir tanıdığınız, bir akrabanız bu sitede?' diye sordum. 'Yok.' dediler. Alt Kaynarca'dan o siteye gitmesi, o da büyük bir şüphe. Kime gitti? Hangi daireye gitti? Kime misafir gitti? Ben şunu tahmin ediyorum. Ne olduysa site içerisinde oldu. O an öğrendiğinde Mutlu Temiz'in büyük oğlu, sinirden artık o şokla elini duvara vurdu. Parmakları kırıldı. Hanımı şoktaydı, Mutlu'nun acısıyla bir de çocuğunun acısıyla uğraşıyordu. Kendinde değildi. Eşine 'Sen ne düşünüyorsun? Var mı bir sıkıntısı, bir derdi?' diye sordum. 'Yok.' dedi ama o da şüpheleniyor. Eşi 'Alt Kaynarca'da, Kurtköy'de, sitede bir akrabası, bir tanıdığı yok. Ne işi var orada? Ne oldu?' dedi. O da şüpheyle bakıyor." ifadelerini kullandı.
"O SİTEDE NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ"
Baba Abdullah Temiz, "Oğlum en son 5 yıldır Tuzla Tersanesi'nde çalışıyordu. Torunumun rahatsızlığı nedeniyle Amasya Taşova'ya getirdim. Orada ev kiraladım. Orada 5-6 ay kaldılar. Torunum 'Ben İstanbul'u seviyorum.' diyerek 1 aylığına İstanbul'a gezmeye gönderdim. İstanbul'a geldiğinde oğlum da hiç kimsemiz olmadığı hâlde Alt Kaynarca'dan Kurtköy'e, orada bir yere misafirliğe gidiyor. Orada arkadaşı mı, ne olduğunu bilmiyoruz. Orada başına bu olay geliyor. Kurtköy'de bir siteye gidiyor. O sitede ne olduğunu bilmiyoruz. Sitenin önünde 2 arabanın arasında yerde yüzüstü yatar hâlde buluyorlar. Oğlumun kalp krizi değil de cinayete kurban gittiğini düşünüyoruz. Bunun savcılarımızdan, hâkimlerimizden, polislerimizden iyice araştırılmasını istiyoruz. Sitedeki güvenlik kameralarının incelenmesini istiyorum. Siteye girerken güvenlik görevlisine buraya misafir geldiğine dair ismini yazdırmış ama burada hangi daireye gitti? Kiminle görüştü? Bilmiyoruz. Bunun araştırılmasını istiyoruz." dedi.
"TERSANEDEN 30 BİN LİRA KADAR ALACAĞI VARDI"
Oğlunun ayrıldığı iş yerinden alması gereken tazminatı alamadığını söyleyen Temiz, "Tersaneden ayrılalı 7-8 ay oldu. 30 bin lira kadar bir buradan tazminat alacağı vardı. Patronu 5-6 aydır ödemiyor. Telefonu bazen açıyor, bazen açmıyor, bazen mesaj atıyor, mesajına cevap vermiyor. 5-6 aydır atlatıyor. Bunun yanına mı gitti? Bununla mı görüştü? Bilmiyoruz. Bunların araştırılmasını istiyoruz. Eşi abisine gitmişti. Sadece burada babaanneleriyle torunlarım vardı. Çocuklara da 'Şuraya gidiyorum.' diye hiçbir bilgi vermemiş, evden çıkmış, gitmiş. Benim tek oğlum, bir oğlum, bir kızım var. Oğlum da şu an rahmetli oldu. Ben bunun araştırılmasını istiyorum. Burada cinayet de olabilir. Acımız çok büyük. Bunu savcıların araştırmasını istiyorum. Bütün yetkililerden destek bekliyorum. Oğlumla 1 gün önce görüştüm. 'Ne yapıyorsun?' diye beni sordu. Ben de 'Torunlarımla evimde oturuyorum.' dedim. Cumartesi günüydü." diye konuştu.