Girne’deki gemi faciasında yeni bilirkişi raporunun detayları ortaya çıktı
Girne-Taşucu seferini yapan Filo Denizcilik'e ait yolcu gemisinin alabora olarak batması sonucu meydana gelen faciaya ilişkin hazırlanan yeni bilirkişi raporunun detayları ortaya çıktı. Raporda geminin hızının düşürülmemesi, yolcuların zamanında bilgilendirilmemesi ve tahliyenin yönetilmemesi gibi kritik başlıklara dikkat çekildi.
Girne'den Taşucu'na seyir halinde bulunan Filo Denizcilik'e ait katamaran tipi yolcu gemisinin alabora olarak batması sonucu meydana gelen kazada 14 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi ise kayboldu. Kayıp kişilere yönelik arama kurtarma çalışmaları TCG Işın ve TCG Alemdar gemileriyle 7 gün 24 saat esasına göre sürdürülüyor.
Soruşturma kapsamında görüşüne başvurulan Kaptan Ulus Göker, polisle birlikte kazaya ilişkin belge ve görüntüleri inceledi. Soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve bazı kritik belgelerin beklendiğini belirten Göker, ilk delillerin geminin teknik durumu, kaptanın kriz anındaki sevk ve idaresi ile denetim mekanizmasındaki eksiklikler üzerinde yoğunlaştığını aktardı.
"GEMİ DURDURULSAYDI DAHA GEÇ BATABİLİRDİ"
Göker'in hazırladığı bilirkişi raporunda ilk bulgulara göre geminin olay sırasında yaklaşık 18-20 knot hızla ilerlediği değerlendirildi.
Geminin ön kısmından su almaya başlamasının ardından hızın düşürülmesi ve geminin kontrollü şekilde durdurulmasının tahliye için kritik bir zaman kazandırabileceğini ifade eden Göker, "Kaptanın yapacağı en basit şey yolu kesmekti. Yolu kesecek, duracaktı. Gemi durdurulsa batışı çok daha geç gerçekleşebilirdi. Yolculara bilgi verilip herkes düzenli biçimde dışarı çıkarılabilirdi. Belki de kimseye bir şey olmayacaktı" dedi.
"KAPTAN GEMİYİ ÖNCEDEN TERK ETTİ"
Raporunda geminin kaptanının kriz anındaki tutumunu değerlendiren Göker, yolcuların zamanında bilgilendirilmediğini, geminin hızının düşürülmediğini ve düzenli bir tahliye planının uygulanmadığını söyledi.
Kaptanın gemiyi yolculardan önce terk ettiğini belirten Göker, "Yolculara ne yapmaları gerektiği anlatılmadı. Gemiyi sevk ve idare etmek sadece bir noktadan diğerine götürmek değildir. Yolcu taşıyorsanız kriz anında doğru bilgiyi vermek ve tahliyeyi yönetmek zorundasınız" ifadelerini kullandı.
"ZAMANINDA YARDIM ÇAĞRISI YAPILMADI"
Kaptanın zamanında yardım çağrısı yapmadığını da ileri süren Göker, olayın çevrede bulunan bir denizcinin denizdeki turuncu can sallarını fark ederek Sahil Güvenlik'e haber vermesi üzerine anlaşıldığını söyledi.
Can sallarının personel tarafından planlı şekilde denize indirilmediğini belirten Göker, geminin yan yatıp batması sırasında oluşan basınç nedeniyle salların kendiliğinden açıldığını ifade etti.
Gemideki can yeleği ve can salı kapasitesinin yeterli göründüğünü kaydeden Göker, buna rağmen yolculara bunların kullanımı ve tahliye konusunda gerekli yönlendirmenin yapılmadığını belirtti.
GEMİ JURNALİNE ULAŞILAMADI
Kazanın dakika dakika seyrinin belirlenmesi açısından önem taşıyan gemi jurnaline henüz ulaşılamadığını açıklayan Göker, "Normal şartlarda gemiyi en son terk etmesi gereken kişi kaptandır. Kaptanın söz konusu evrakları da yanında götürmesi gerekir. Kaptanın gemiyi daha önce terk etmesi nedeniyle jurnal gemide kalmış olabilir" dedi.