Dezenformasyonla Mücadele Merkezi deprem yalanlarını ortaya çıkarttı!
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Kahramanmaraş depremi sonrası muhalefet ve sosyal medya tarafından ortaya atılan yalanları tek tek çürütmeye devam ediyor. Bültende, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınırı termal kameralar ve insansız hava araçlarıyla 7/24 esasıyla izlediği anımsatılarak, hudutta herhangi bir hareketlilik ve geçme teşebbüsünün söz konusu olmadığı bildirildi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezince, Kahramanmaraş merkezli depremlerle ilgili 1-2 Mart Dezenformasyon Bülteni yayımlandı.
Bültende, "600 bin Suriyeli İstanbul'a götürülüyor", "Hatay'daki 659 yıllık Aziz Georgios Kilisesi için tarihi eser statüsünde olmadığı gerekçesiyle yıkım kararı verildi", "Deprem bahane edilerek özellikle Hatay'ın siyasi nüfusunu değiştirmek adına sınır kapıları açıldı. Bu gerçeği dile getirenlere saldırıldı", "Türkiye'deki deprem bölgesinde kaydedildiği iddia edilen görüntüler", "TPAO, şirket hisselerini alıp satarak haftalık 10 bin TL kazanma fırsatı sunuyor", "Hatay Altınözü ilçesi Sarıbük mahallesine bağlı Firri Çiftliğinde yaşayan 60 kişiye, AK Partili olmadıkları için yardım edilmedi", "İskenderun'da yıkılan binaların enkazı sahile dökülüyor" ve "Askeri hava araçları deprem bölgesi için seferber edilmedi" iddialarına yer verildi.
Bir televizyon programında geçen, "600 bin Suriyeli İstanbul'a götürülüyor" iddiasının gerçek dışı olduğu belirtilen bültende, Göç İdaresi Başkanlığının, kamu kurum kuruluşları, STK'ler ve uluslararası göç kuruluşlarıyla irtibatlı şekilde afet sürecinde de göç yönetimini kesintisiz sürdürmeye devam ettiği hatırlatıldı.
Söz konusu iddianın, afet sürecinde mülteciler üzerinden oluşturulmaya çalışılan algının bir parçası olduğu bildirilen bültende, iddia edildiği gibi bir göç veya mülteci hareketinin kesinlikle söz konusu olmadığı vurgulandı.
Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan ve habere konu olan "Hatay'daki 659 yıllık Aziz Georgios Kilisesi için tarihi eser statüsünde olmadığı gerekçesiyle yıkım kararı verildi" iddiasının da gerçek dışı olduğu belirtilen bültende, "İddiaya konu kilisenin korunması ve kültür varlığı olarak tesciline yönelik tespit çalışması, Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanlarınca 11 Şubat tarihinde yapılmıştır. Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Yönetmeliğinin 6'ncı maddesi gereğince, tespiti yapılan bir yapıya izinsiz müdahalede bulunulamaz. Yapılan çalışmalar sonrasında habere konu kilise, bilimsel yöntemlerle aslına uygun olarak onarılacaktır." ifadesine yer verildi.