Cennet köy Kalemler kurtuldu! İşte Kalemler'in son hali
Türkiye günlerdir tarihinin en büyük yangınlarıyla mücadele ediyor. Birçok yerde yangınlar kontrol altına alınırken cennet köy Kalemler'in son hali dikkat çekti.
Türkiye'nin en büyük yangın felaketinde Antalya'nın Manavgat ilçesi faciayı atlattı ancak yangın arkasında büyük bir enkaz ve acılar bıraktı. Yangında evler, köyler, hayvanlar, ormanlar yanıp küle dönerken, 2'si orman işçisi 7 kişi hayatını kaybetti. Onbinlerce hektarlık ormanın yanması bir yana, ilçeye bağlı köyler de büyük zarar gördü.
Facianın yaşandığı bazı köyler yangın sıçramadan boşaltılırken, bazı köylerde ise toparlanmaya bile vakit kalmadı. Köylüler alevlerin içinden çıkarak canlarını zor kurtardı. O köylerden biri de yangının yıkıp küle çevirdiği Kalemler Köyü oldu. Alevler Kalemleri 15-20 dakikada sardı. Köylülerin alevlerden kaçışı ise korku filmlerini aratmadı.
"CENNET GİBİYDİ"
Kendi elleriyle yaptığı evini boşaltmak zorunda kalan Kalemler Köyü sakini 65 yaşındaki Bilal Okutan, faciadan ailesiyle kıl payı kurtulmuş. Evi yangından sonra harabeye dönen Okutan, "Kaçarken dönüp arkama baktığımda, yangının köyden çıktığını önümüze geçmeye başladığını gördüm. Kıyamet burada yaşandı. Arkama baktığımda alev vuracak gibiydi. Yangından önce buralar cennet gibiydi, şu an savaştan çıkmış gibi bir hali var" dedi.
Yaşanan büyük felaketin izlerini silmeye çalıştıklarını dile getiren Okutan şunları anlattı:
"Dedelerim, büyüklerim, kendim doğma büyüme buralıyız. Bütün hayatım bu köyde geçti. Yangının başladığı sabah köydeydim. Kahvaltı yaptıktan sonra arabama atlayıp baldızımdan çökelek almak için Ilıca'ya gittim. Onu aldım ve köye geri getirdim. Hava da poyrazdı bu sene de çok sıcak havalar vardı. Çökeleği dolaba koymaya çalışırken, eşim 'Bir duman, çam kokusu geliyor. Bir yerde yangın mı var, bir baksana' dedi. Ben de yola çıktım. Bizim ev ormanın sağ tarafındaydı. Evimiz çukurda kaldığı için ağaçlardan yangını tam görememiştim. Merdivenden çıkınca bir baktım ki 3 ayrı yerden yangın geliyor. 'Yangın geliyor' diye bağırdım. Eve doğru gittim. Oğlum arabayı aldı, ben traktöre bindim."
"Oğlum ve hanım arabayla ben traktörle binip oraya terk etmeye başladık. Caminin oraya yaklaştığımızda yani 120 metre uzaklaştığımızda yangının evimize vardığını gördüm. İlk anda evimizin nasıl bir hale geldiğini göremedim. 30 metre sonrası dumanlarla çevriliydi. Yangın çok hızlı geliyordu. Durmadık biz de yolumuza devam ettik. Bir sulama kanalına doğru gittik. Dönüp arkamıza baktığımızda, yangının köyden bile çıktığını önümüze geçmeye başladığını gördük. Ateşin köye girmesiyle, köyün bu hale gelmesi yaklaşık 15-20 dakika sürdü. Hayatımda hiç böyle bir yangın görmedim. Arabaya binemeyenlerin arabası yandı, motora binemeyenlerin de kolları yandı."