Öğrenci affı düzenlemesi teklifi Meclis'e sunuldu: Teklif kimleri kapsıyor, şartları neler?
AK Parti'nin TBMM Başkanlığı'na sunduğu 28 maddelik Yükseköğretim Kanunu teklifiyle öğrenci affı yeniden gündeme geldi. Teklife göre, belirlenen şartları taşıyan üniversite öğrencileri başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, öğrenci affı ve yükseköğretime yönelik düzenlemeleri de içeren Yüksek Öğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu bildirdi.
Zengin, Meclis'te AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü ve Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt ile düzenlediği basın toplantısında teklifin 28 maddeden oluştuğunu belirtti.
ÖĞRENCİ AFFINDAN KİMLER YARARLANABİLECEK? TEK BİR ŞART VAR
Teklifi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Zengin, ekim ayından sonra bir kanun teklifinin daha gündeme geleceğini bildirdi.
Özlem Zengin, teklifte öğrenci affına yönelik düzenlemenin de bulunduğunu aktararak şöyle devam etti:
"Yükseköğretime dönüşle alakalı bir öğrenci affı getiriyoruz. Geniş bir af yapmayı hep beraber konuştuk. 2022'de de TBMM af düzenlemesi yapmıştı. Tek bir kriter var, daha evvelki aflardan yararlanmamak şartıyla lisans, ön lisans, lisans tamamlama, lisans üstü düzeyde tüm öğrencilerimiz bu aftan yararlanabilecek. Bu bir süre içerisinde olacak. Öğrenciler aftan yararlanmak için 4 ay içerisinde ilişikleri kesilen üniversitelere başvurabilecek. Askerlik görevini ifa eden öğrencilerin de haktan yararlanması için askerlik görevinin sona ermesinden 2 ay sonra başvurmaları halinde onlar da bu aftan yararlanabilecek."
AYRI BİR DÜZENLEME DAHA YAPILACAK
Uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecini tamamlayamadan ilişikleri kesilen öğrenciler için de ayrı bir düzenleme yapılacağını anlatan Zengin, teorik derslerden başarılı olan, uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecinde problem yaşayanlar için de af getirileceğini, üniversiteyi bitirme sürelerinin uzatılacağını söyledi.
Başta tıp fakülteleri olmak üzere Anadolu'daki değerli akademisyenlerden daha fazla istifade etmek istediklerini vurgulayan Zengin, emekliye ayrıldıktan sonra öğretim üyelerinin 2 yıl süreyle sözleşmeli görevlerini sürdürebileceğini, onlara ek ders ücreti ve teşvik ödeneklerinin verileceğini belirtti.
Hastaneleri olmayan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine verilen hastane yapma sürelerinin uzatılacağını bildiren Zengin, teklifle ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda da düzenlemelere gidileceğini ifade etti.
"DEVLET ÜNİVERSİTELERİMİZ YURT DIŞINDA TESİS KURABİLECEK"
Teklifteki düzenlemeleri anlatan Zengin, şunları kaydetti:
"Vakıf üniversitelerinde tam burslu öğrencilerin olması çok önemli. Bir vergi düzenlemesiyle tam burslu eğitim alacak öğrencilerin sayısının artırılmasını düzenliyoruz. Yan dal uzmanlığında bulunan öğretim üyelerinin ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanları Sağlık Bakanlığında görev yapan emsalleriyle aynı noktaya getirildi. Üniversitelerimize farklı ülkelerde kampüs açmayla ilgili düzenleme ortaya koyuyoruz. Devlet üniversitelerimiz yurt dışında tesis kurabilecek. Hem bulundukları ülkelerde öğrenci alıp yetiştirebilecekler hem de Türkiye'den üniversite sınavına giren öğrencilerimiz o üniversitelerde eğitimlerine devam edebilecekler. İzinsiz yabancı yükseköğretim kurumlarının faaliyet yaptığını görüyoruz, aslında kaçak bir uygulama. Türkiye'de izinsiz ve mevzuata aykırı yükseköğretim faaliyetinin yürütülmesinin sahte diploma, sahte sertifika düzenlemesinin önüne geçebilmek için son derece katı düzenleme yapıyoruz."
ÖNCE KOMİSYON, SONRA GENEL KURUL
Akademik tez yazan ofislerin bulunduğunu hatırlatan Zengin, bu konuda da düzenleme yapılacağını belirtti.
Teklifle ilgili 6 aylık bir çalışma süreci ortaya koyduklarını dile getiren Zengin, teklif konusunda Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile de görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Özlem Zengin, teklifin Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşüleceğini, daha sonra TBMM Genel Kurulu'nun gündemine geleceğini bildirdi.