İsrail'den GKRY'de dikkat çeken açıklama! 15-20 bin İsrailli bölgeyi "evi" sayıyor, kalıcı yerleşim tartışması büyüyor
İsrail'in Lefkoşa Büyükelçiliği, yaklaşık 15-20 bin İsraillinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) evi olarak gördüğünü açıkladı. İsrailli şirketlerin enerji, gayrimenkul, teknoloji ve turizm alanlarındaki artan faaliyetleri, Limasol'daki 94 parsel alımı ve 50 milyon avroyu aşan okul projesi bölgede kalıcı İsrail varlığı tartışmalarını gündeme taşıdı. Yerel basında Rum yönetiminin ayrıcalıklı politikaları ve imar ihlalleri eleştirilirken, Prof. Dr. Hüseyin Işıksal süreci "sessiz işgal" olarak nitelendirdi.
İsrail'in Lefkoşa Büyükelçiliği, Rum kesiminde yayımlanan Phileleftheros gazetesinin dijital haber portalı Philenews'e yaptığı açıklamada, yaklaşık 15-20 bin İsraillinin GKRY'yi evi olarak gördüğünü bildirdi.
Büyükelçilik, bu sayının yıllar içinde önemli ölçüde arttığını belirterek, coğrafi yakınlığın yanı sıra İsrail ile GKRY arasındaki yakın ilişkilerin bölgeyi İsrailliler açısından cazip hale getirdiğini kaydetti.
Haberde, bölgede yaşayan bazı İsraillilerin aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) pasaportu taşıdığına dikkat çekildi. Bu nedenle söz konusu kişilerin resmi istatistiklerde İsrail vatandaşı olarak görünmeyebileceği belirtildi.
İSRAİLLİ ŞİRKETLER İÇİN GKRY ARTIK SADECE BİR PAZAR DEĞİL
İsrail Büyükelçiliğinin açıklamasına göre, iki taraf arasında gelişen ekonomik ilişkiler İsrailli şirketlerin GKRY'ye yönelik yaklaşımını da değiştirdi.
Şirketlerin bölgeyi yalnızca bir satış pazarı olarak değil, uluslararası faaliyetlerini sürdürebilecekleri bir merkez olarak değerlendirdiği belirtildi.
İki taraf arasındaki ticaret hacminin 2025'te 600 milyon avroyu aştığı aktarıldı. Aynı dönemde İsrail'in GKRY'deki yatırımlarının enerji, gayrimenkul, teknoloji ve turizm sektörlerinde genişlediği kaydedildi.
GKRY İstatistik Servisinin verilerine göre İsrail, 2025'te GKRY'nin en büyük ikinci turizm pazarı oldu. İsrail'den gelen ziyaretçiler, toplam turist girişlerinin yüzde 13'ünü oluşturdu.
TARIMDAN YAPAY ZEKAYA, ENERJİDEN SİBER GÜVENLİĞE
İsrail Büyükelçiliği, özellikle tarım ve su teknolojileri alanlarında yeni işbirliği imkanlarının bulunduğunu bildirdi.
İsrail'in tarım teknolojisi çözümlerinin GKRY'deki koşullarda test edilmesi ve çiftçilere tanıtılması amacıyla pilot gösterim çiftliği kurulması ihtimalinin değerlendirildiği aktarıldı.
İşbirliğinin araştırma ve teknoloji alanlarına da yayıldığı belirtilirken, enerji depolama, yapay zeka ve siber güvenlik gelecekteki işbirliği alanları arasında gösterildi.
İsrail merkezli BaroMar şirketi ile GKRY Enstitüsü arasındaki ortak çalışma da mevcut projelerden biri olarak öne çıktı.
Proje kapsamında, su altında basınçlı hava kullanılarak enerji depolanmasını sağlayan bir sistemin PROTEAS araştırma tesisine entegre edilerek test edildiği bildirildi.
94 PARSELİN SATIŞI KALICI YERLEŞİM TARTIŞMASINI GÜNDEME GETİRDİ
Ekonomik ilişkilerin yanı sıra arazi alımları ve yaşam alanlarına yönelik projeler de İsraillilerin bölgedeki varlığının kalıcı hale gelip gelmediği tartışmalarını beraberinde getirdi.
Limasol bölgesindeki Trozena köyü bu tartışmaların dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
Philenews'in 8 Mayıs 2026 tarihli haberine göre, Macaristan ve İsrail vatandaşlığı bulunan yatırımcı Uriel Curtis'in şirketi bölgede 94 parsel satın aldı.
Söz konusu alımların ağırlıklı olarak 2022'den itibaren gerçekleştirildiği ve parsellerin ayrı ayrı satın alındığı belirtildi.
Yatırımın kapsamına ilişkin açıklamalar ise farklılık gösterdi. Yerel yönetimin başvuruyu 60 konut olarak değerlendirdiği, yatırımcının ise 60 oda planlandığını söylediği aktarıldı.
Başvuruda kamp alanı ve başka turistik tesislerin de bulunduğu bildirildi.
İZİNLER TARTIŞILIRKEN İNŞAATLAR İLERLEDİ
Kathimerini gazetesinin 23 Ağustos tarihli incelemesinde, Trozena'da izin süreci devam ederken inşaat çalışmalarının ilerlediği belirtildi.
Natura 2000 koruma ağıyla bağlantılı bölgede çevre birimi ve yerel yönetimin, ruhsat gerektiren çalışmaların durdurulmasını istediği aktarıldı.
Gazetenin gündeme taşıdığı bir başka örnek ise Latchi'deki otel projesi oldu.
Projede izinsiz üçüncü kat ve başka eklemeler yapıldığı, durdurma ve yıkım talimatlarının uygulanmadığı bildirildi.
Kathimerini, sonradan alınan kararlarla imar ihlallerinin fiilen affedildiğini veya yasallaştırıldığını yazdı.
50 MİLYON AVROLUK OKUL PROJESİ
İsraillilerin bölgedeki varlığının kalıcı hale geldiği yönündeki tartışmaların bir diğer başlığı ise Limasol'da planlanan Yael Private School oldu.
Yael Vakfının açıklamasına göre, 50 milyon avroyu aşan yatırımla kurulması planlanan okulun 2027'de açılması ve 1.500 öğrenciye kadar hizmet vermesi hedefleniyor.
Vakıf, projeyi Yahudi ailelerin eğitim ihtiyaçlarına yönelik bir yatırım olarak tanıtıyor.
Kathimerini'nin haberine göre Polemidia Belediyesi ise proje hakkında kendisine danışılmamasına ve okulun bölgenin trafik ile altyapısına getireceği yüke itiraz etti.
RUM BASININDAN "AYRICALIK" ELEŞTİRİSİ
Yunanistan merkezli ve GKRY'de de yayımlanan Kathimerini gazetesinde, "İsrail varlığının giderek artan etkisi" başlıklı bir makale yayımlandı.
Makalede, İsraillilerin bölgeye yerleşimlerinin kalıcı olabileceğine dikkat çekilirken, Rum yönetiminin İsraillilere yönelik ayrıcalıklı politikaları eleştirildi.
İsraillilerin ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadet yerleri, işletmeler ve altyapıların kurulmasının, Rum toplumunda bu varlığın artık yalnızca yatırım veya turizm değil, "yerleşim ve daha büyük kalıcılık" niteliği kazandığı izlenimini güçlendirdiği belirtildi.
Sürecin bu şekilde devam etmesi halinde toplumda İsrail ile iyi ilişkilere yönelik kabulün zarar görebileceği savunuldu.
IŞIKSAL: "SESSİZ İŞGAL"
Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal da mülk alımlarının stratejik boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Işıksal, 5 Ağustos'ta Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde, sürecin ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Süreci "sessiz işgal" olarak nitelendiren Işıksal, mülkiyet ve altyapı üzerindeki etkinliğin artırılmasını İsrail'in Doğu Akdeniz'de kalıcı nüfuz kurma hedefinin bir parçası olarak değerlendirdi.
İsrail'in GKRY'deki etkisinin enerji hatları, liman projeleri ve lojistik imkanlarla birlikte incelenmesi gerektiğini belirten Işıksal, İsrail'in Kıbrıs'ı ikmal, tahliye ve istihbarat faaliyetlerinde kullanabileceği bir alana dönüştürmeyi amaçladığını savundu.
Işıksal, bu hedefi Türkiye üzerindeki baskıyı artırma ve Doğu Akdeniz'deki etkinliğini kalıcılaştırma arayışıyla ilişkilendirdi.
Mülkiyet alımlarının sonuçlarının Türkiye'nin deniz yetki alanları ve Kıbrıs Türk halkının doğal kaynaklar üzerindeki hakları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İSRAİL'DEN AYRILANLARIN SAYISI DA ARTIYOR
Philenews'in haberinde yer verilen göç araştırmaları yalnızca GKRY'ye yerleşen İsraillileri değil, İsrail'den genel göç eğilimini kapsıyor.
Tel Aviv Üniversitesinin araştırmasına göre, yaklaşık 49 bin İsrailli 2023 ve 2024'te bir yıldan uzun süreyle ülkeden ayrıldı.
Araştırmada ayrıca 2025'te ülkeyi terk eden yaklaşık 50 bin kişinin, en az 12 ay yurt dışında kalmaları halinde göçmen olarak sınıflandırılacağı öngörüldü.
Yüksek göç seviyelerinin devam etmesinin İsrail ekonomisi ve güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
VARLIKLI VE EĞİTİMLİ İSRAİLLER ARASINDA GÖÇ ARTIYOR
İsrail Vergi Dairesinin Planlama ve Ekonomi Bölümünün araştırması ise ülkeden ayrılanların profilindeki değişime dikkat çekti.
Araştırmaya göre varlıklı İsrailliler arasındaki göç oranı 2023 ve 2024'te rekor seviyelere ulaştı ve 2019'a kadar kaydedilen seviyenin neredeyse iki katına çıktı.
Doktorlar, mühendisler ve diğer yüksek eğitimli, yüksek gelirli çalışanların göç edenler arasında çok yüksek oranda bulunduğu belirtildi.
GKRY'de İsraillilerin artan varlığına ilişkin tartışmaların merkezinde ise artık yalnızca turizm ve ticaret değil, mülkiyet alımları, eğitim yatırımları, altyapı ve stratejik sektörlerdeki işbirlikleri de yer alıyor.