İsrail'de seçim sonuçları paniği! Trump'a ve Tel Aviv'e pahalıya patladı: Savunmasızız
ABD'deki ara seçimlerin ardından İsrail'de Washington-Tel Aviv ilişkilerinin geleceğine yönelik endişeler gündeme geldi. İsrailli eski diplomat Alon Liel ve yazar Jeff Halper, Cumhuriyetçilerin yaşadığı seçim kaybında İran savaşının etkili olduğunu savundu. Uzmanlar, Kongre'deki dengelerin değişmesinin İsrail'e yönelik askeri yardımları ve Washington'ın İran politikasını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekerek İsrail'in "savunmasız" kaldığını vurguladı.
ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerin ardından Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin geleceği İsrail'de tartışılmaya başlandı.
İSRAİL İÇİN KONGRE VE BEYAZ SARAY'DA YENİ DÖNEM
Alon Liel, ara seçim sonuçlarının Tel Aviv yönetimi açısından hem Kongre hem de Beyaz Saray düzeyinde darbe niteliği taşıdığını söyledi.
İsrail'in ABD'ye mali yardım ve silah tedariki başta olmak üzere birçok konuda bağımlı olduğunu belirten Liel, Kongre'de İsrail'e yönelik daha eleştirel bir tutumun öne çıkabileceğini ifade etti.
Liel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçmişte ABD'ye bağımlılığımız daha çok mali yardımla ilgiliydi. Şimdi ise ABD'nin İsrail'e yönelik yardımı durduracağını düşünüyorum. Trump, mali yardımı keseceğini zaten açıkladı. Ancak biz aynı zamanda özellikle savaş dönemlerinde ihtiyaç duyduğumuz belirli silahların tedariki konusunda da ABD'ye bağımlıyız."
"İSRAİL'E BÜYÜK DARBE"
Trump'ın seçim sonuçlarının ardından siyasi açıdan daha zayıf bir konuma gelebileceğini savunan Liel, Cumhuriyetçilerin Senato ve Temsilciler Meclisindeki çoğunluğu kaybetmesinin İsrail açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
ABD Başkanı Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya daha önce tam destek verdiğini hatırlatan Liel, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Trump, İran'da ve ötesinde askeri konularda İsrail ile yoğun işbirliği yapmıştı. Dolayısıyla bu sonuçlar hem Kongre hem Beyaz Saray düzeyinde İsrail'e büyük bir darbe."
"GAZZE'DE YAPTIKLARIMIZIN YÜKÜNÜ OMUZLARIMIZDA TAŞIYORUZ"
Liel, ABD'de İsrail'e yönelik eleştirilerin seçim sonuçlarına da yansıdığına işaret etti.
ABD'nin ilk Müslüman senatörü seçilen Abdul el-Sayed'in İsrail'i yalnızca politikaları üzerinden değil, devlet olarak da eleştirdiğini belirten Liel, bu sonucun mevcut ve gelecek İsrail hükümetleri açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını savundu.
Gazze'deki gelişmelerin ABD'deki bazı seçim yarışlarında etkili olduğunu ifade eden Liel, şu sözleri kullandı:
"Gazze'de yaptıklarımız çok büyük ve bunu omuzlarımızda taşıyoruz."
İRAN'A YENİ SALDIRI İHTİMALİ AZALABİLİR
Liel, Cumhuriyetçilerin seçimlerde yaşadığı kayıplarda İran savaşının etkili olduğunu savundu.
İran'la savaşın Amerikan kamuoyunda destek görmeyen bir politika olduğunu belirten Liel, Gazze'deki gelişmelerin ise özellikle İsrail'e eleştirel yaklaşan adayların yarıştığı bazı bölgelerde etkili olduğunu söyledi.
ABD'deki seçim sonuçlarının Trump'ın İran politikasına da yansıyabileceğini kaydeden Liel, Kongre desteğinin azalmasının olası bir askeri saldırı için siyasi hareket alanını daraltacağını ifade etti.
Liel, İran'a yönelik saldırıların kapsamı ve bütçesi konusunda Trump'ın daha temkinli davranabileceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"İran konusunda muhtemelen farklı bir Trump göreceğiz. Ancak farklı bir İsrail de görebiliriz. Çünkü İsrail, ABD olmadan İran'a karşı yürütülecek bir savaşta etkili olamayacağını biliyor."
İsrail'in ABD desteğinin azalması ihtimalini hesaba katmak zorunda olduğunu vurgulayan Liel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İran'a yönelik geniş çaplı ve devam eden bir saldırı ihtimalinin daha düşük olduğunu düşünüyorum."
FİLİSTİN'İN TANINMASINDA YENİ BİR DALGA YAŞANABİLİR
Liel, Trump'ın siyasi etkisinin azalmasının Filistin Devleti'nin daha fazla ülke tarafından tanınmasının önünü açabileceğini savundu.
Dünyada yaklaşık 160 ülkenin Filistin'i tanıdığını belirten Liel, Almanya, İtalya ve Japonya gibi İsrail açısından önemli ülkelerin henüz Filistin'i tanımadığını hatırlattı.
Liel, Trump'ın etkisinin azalması halinde yeni bir tanıma dalgasının yaşanabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Dünyada yaklaşık 160 ülke Filistin'i tanıyor. Ancak Almanya, İtalya ve Japonya gibi İsrail açısından çok önemli ülkeler henüz Filistin'i tanımadı, çünkü Trump'tan çekiniyorlardı. Trump'ın etkisi azalırsa, özellikle Almanya, İtalya ve Japonya tarafından Filistin Devleti'nin tanınmasına yönelik yeni bir dalga yaşanabilir. Bu durumda İsrail'in dostu olan ülkeler arasında Filistin'i tanımayan tek ülke fiilen ABD olacak. Ardından ABD, Filistin'in Birleşmiş Milletler'e kabul edilmesine imkan tanıyabilir."