A HABER GALERİ
İsrail neden Mescid-i Aksa'nın altını kazıyor? Netanyahu'dan tünelde provokatif video! Tepkiler çığ gibi hem dünyadan hem siyonistlerden...
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi'nde yürüttüğü barbar saldırılar nedeniyle kamuoyunda 'soykırımın mimarı' olarak bilinirken, bu kez Kudüs'te verdiği bir görüntüyle yeni bir kriz başlattı. Kudüs'ün en tartışmalı noktalarından biri olan ve Mescid-i Aksa'nın da yer aldığı Eski Şehir'in altındaki arkeolojik tünellerde çektiği video, yalnızca Filistinlilerden değil, İsrail kamuoyundan da sert tepki gördü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te Mescid-i Aksa'nın hemen yakınındaki tartışmalı "Hac Yolu" tünelini ziyaret etti. Videolu mesajında rehinelerin serbest bırakılmasıyla ilgili "bugün ya da yarın güzel haber vereceğiz" ifadelerini kullanan Netanyahu, kazı çalışmalarını meşrulaştırmaya çalışırken hem İsrail kamuoyundan hem de uluslararası çevrelerden tepki çekti.
Netanyahu'nun videoda rehine meselesine dair sözleri, kamuoyunun tepkisini daha da artırdı. "25 rehineyi geri aldık" diyen Netanyahu'nun bu iddiası, İsrail merkezli Israel Hayom gazetesinin haberine göre tamamen çürütüldü. Gerçekte, Netanyahu'nun bahsettiği müzakere heyeti değişikliği sonrasında yalnızca 1 rehinenin iade edildiği biliniyor.
Söz konusu video, yalnızca rehine gerçeğinin çarpıtılmasıyla değil, aynı zamanda çekildiği mekân nedeniyle de infial yarattı.
Bebek katili işgalci Netanyahu, videoyu El-Aksa Camii'ne birkaç yüz metre mesafedeki tartışmalı "Hac Yolu" tünelinde çekti. Bu tünel, İsrail'in yıllardır yürüttüğü arkeolojik kazıların bir parçası ve Aksa'nın altına uzandığı yönündeki iddialar, hem bölgedeki Müslüman halkı hem de uluslararası toplumu rahatsız ediyor.
Kazılar ne anlama geliyor? Aksa'nın altı neden kazılıyor?
İsrail, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde, özellikle de Mescid-i Aksa'nın çevresinde "arkeolojik" gerekçelerle kazılar yürütüyor. Resmî açıklamalara göre bu kazıların amacı, Yahudi tarihine ait Birinci ve İkinci Tapınak dönemlerine ait kalıntıları ortaya çıkarmak.
Amerikalı arkeolog Andrew Lawler'a göre, bu kazıların çoğu doğrudan El-Aksa Camii'nin altında yapılmasa da yapısal bütünlüğü tehdit edebilecek kadar yakın ve hassas bölgelerde gerçekleşiyor. Ayrıca, İsrail'in "City of David" (Davud'un Şehri) projesi kapsamında yürüttüğü kazıların pek çoğu, Müslüman mahallelerinin altından geçiyor.
Davud Şehri Projesi ve amacı ne?
Davud'un Şehri Projesi, Kudüs'ün Silvan bölgesinde yürütülen kapsamlı arkeolojik kazılar ve turizm geliştirme girişimi olarak sunulsa da, gerçekte İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'teki Filistin topraklarını sistematik şekilde ilhak etme ve demografik yapıyı değiştirme amacı taşıyan siyasi bir araç.
Proje, tarihi ve kültürel mirasın öne çıkarılması bahanesiyle Mescid-i Aksa'nın hemen altındaki alanlarda tüneller kazılarak Filistinlilerin varlığını tehdit ediyor, bölgedeki gerilim ve huzursuzluğu tırmandırıyor. Böylece, arkeoloji kisvesi altında yürütülen bu çalışmalar, Kudüs'te İsrail egemenliğinin kalıcılaştırılması ve Filistinlilerin yerinden edilmesi sürecinin bir parçası haline geliyor.
Sözde arkeoloji, fiilî toprak ilhakı
Birleşmiş Milletler'e bağlı insan hakları kuruluşları da defalarca bu kazılara dikkat çekerek, İsrail'in "tarihi araştırma" kisvesi altında Doğu Kudüs'te demografik ve dini yapıyı değiştirmeye çalıştığını belirtti.
Özellikle 1996'da Batı Duvarı Tüneli'nin Müslüman Mahallesi'ne kadar uzatılması, kanlı protestolara neden olmuştu. Bugün yaşananlar, o dönemden daha organize ve sistematik şekilde yürütülüyor.
Uluslararası insan hakları kuruluşu UN Watch, El-Aksa'nın altının kazılmasının yalnızca dini barışı değil, bölgesel istikrarı da tehdit ettiğini vurguluyor.
İsrail İçinden de tepkiler: Rehineler umurunda mı?
İsrail'in aşırı sağcı hükümetine yönelik eleştiriler yalnızca Filistin'den değil, İsrail halkından da yükseliyor. Özellikle Hamas'ın elindeki rehinelerin aileleri, hükümeti ilgisizlikle ve siyasi şovlarla suçluyor. Netanyahu'nun "bugün ya da yarın rehinelere dair haber vereceğiz" şeklindeki sözleri, kendi danışmanları tarafından bile sonradan "yalnızca bir mecazdı" diyerek yumuşatıldı.
Bu ifadeler, Gazze'deki kanlı saldırıların hemen ardından geldiği için daha da tepki çekti.
İsrail'in yürüttüğü bu tarihî, siyasi ve dini kazılarla ilgili gelişmeler, sadece Kudüs'ü değil, tüm bölgeyi etkileyecek potansiyele sahip. Ve Netanyahu'nun bu videoyla kazdığı şey, belki de sadece tünel değil; İsrail'in uluslararası meşruiyeti…