Güçlü kadınlar güçlü Türkiye için Turkuvaz'da buluştu!

Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen “Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi” Turkuvaz Medya Merkezi İstanbul’da, Türkiye’nin güçlü kadınlarını ilham veren hikayeleri ve vizyonlarıyla bir kez daha bir araya getirdi! İş, siyaset, akademi, teknoloji, sanat ve spor dünyasının önde gelen isimleri, kadınların ekonomik ve toplumsal yaşamdaki gücünü vurguladı
7.03.2025, İstanbul - Turkuvaz Medya tarafından geleneksel olarak düzenlenen Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi 2025, ilham verici oturumlar ve çarpıcı konuşmalara sahne oldu.
( Ebru Baybara Foto: ahaber.com.tr)
Zirve, iş, siyaset, akademi, spor, teknoloji ve sanat dünyasından önde gelen isimleri bir araya getirerek toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının gücüne dair önemli mesajlar verdi.
(Foto: ahaber.com.tr)
KADIN LİDERLER GELECEĞE İLHAM VERDİ
Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Köşe Yazısı Dilek Güngör'ün açılış konuşmasıyla başlayan zirvede, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Ak Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Ak Parti MKYK Üyesi Hülya Terzioğlu ve Akademic Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak gibi önemli isimler, kadın liderlerin rolünü vurgulayan konuşmalarda bulundu.
Dilek Güngör – Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Köşe Yazarı
"Kadınların Güçlenmesi Kalkınmanın Önünü Açıyor"
Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Köşe Yazarı Dilek Güngör, etkinliğin açılış konuşmasını yaparak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün önemine dikkat çekti. Kadınların toplumun en etkili ve birleştirici unsuru olduğunu vurgulayan Güngör, eğitimden istihdama, siyasetten ekonomik fırsatlara kadar kadınların güçlenmesinin kalkınmanın önünü açtığını belirtti.
Konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) güncel verilerine de yer veren Güngör, kadınların iş gücüne katılımı, ücret eşitsizliği ve karar alma mekanizmalarındaki temsiliyet konularına dikkat çekti.
"Kadınların ortalama eğitim süresi 8,6 yıl. Kadın istihdam oranı, erkeklerin yarısından daha az. Ücret ve kazanç farkı erkekler lehine gerçekleşirken, yoksulluk sınırının altında yaşayan kadınların oranı yüzde 31,5. Bu veriler gösteriyor ki hala kat etmemiz gereken çok yol var."
Kadınların eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini vurgulayan Güngör, "Tüm bu veriler, önümüzde daha gidilecek uzun bir yol olduğunu gösteriyor. Umarım bir sonraki Kadınlar Günü, bu sorunları aşmak adına ilerleme kaydettiğimiz bir yıl olur" diyerek sözlerini tamamladı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr)
"SİYASETTE KADIN GÜCÜ: SAMİMİYET, EHLİYET VE DEĞERLER ÜZERİNE"
AK Parti MKYK Üyesi Sn. Hülya Terzioğlu, zirvede yaptığı konuşmada siyasetin yalnızca profesyonel bir alan olmadığını, toplumun her kesiminden insanın yönetim süreçlerine katkıda bulunduğunu vurguladı. İslam siyaset düşüncesine atıfta bulunarak, kadınların da siyasi, ekonomik ve toplumsal süreçlerde etkin rol almasının gerekliliğine dikkat çekti. Terzioğlu, siyaset felsefesinin üç sac ayağı olarak "burhan" (değerler), "sultan" (liderlik) ve "vicdan" (denetim) kavramlarını ele alarak, kadın ve erkek herkesin ehliyet ve liyakat çerçevesinde yönetimde söz sahibi olması gerektiğini belirtti. Başörtüsü yasakları döneminde yaşadığı zorluklardan da bahseden Terzioğlu, geçmişten bugüne kadınların siyasette var olma mücadelesinin önemini vurgulayarak, toplumsal değerlerin korunması adına herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr)
Ayşe Böhürler - Ak Parti Kayseri Milletvekili
"Kadınların Siyasetteki Gücü ve Mücadeleleri"
Ayşe Böhürler, konuşmasında Türkiye'nin kadınların siyasete katılım serüvenine tarihsel bir perspektiften ışık tutarak, Osmanlı döneminden günümüze kadar olan süreci değerlendirdi. Tanzimat'tan itibaren kadınların eğitim ve toplumsal hayata katılımı için önemli adımlar atıldığını, ancak kadınların siyasetteki yeri ve kamusal alandaki temsillerinin hala eksik olduğunu vurguladı. 1980'ler ve 1990'lar gibi zorlu dönemlerde kadın hakları mücadelesi veren Böhürler, başörtüsü yasağından ötürü yaşadığı zorlukları ve bu süreçteki kadın hakları savunuculuğunun önemini dile getirdi. Ayrıca, 1995 Pekin Konferansı'na katılarak, kadın hakları konusunda geniş bir perspektif kazandığını ve bu bilgileri Türkiye'deki siyaset ve sivil toplum çalışmalarına entegre ettiğini belirtti.
Böhürler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kesişen yolunun, kadınların siyasetteki yerini güçlendirmekteki rolüne değindi. AK Parti'nin kadın kurucusu olarak, siyasi alanda kadınların daha fazla yer alması için büyük çaba sarf ettiğini ve bu mücadelenin, 2014 yılında başörtülü bir milletvekilinin meclise girmesiyle somut bir başarıya ulaştığını ifade etti. Kadına yönelik şiddet, töre cinayetleri gibi toplumsal sorunlarla ilgili önemli yasaların çıkarılmasında da aktif rol oynadığını belirtti.
Böhürler, siyasette kadın temsili oranının artırılmasının hala büyük bir ihtiyaç olduğunu ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için dayanışma ve birlikteliğin önemini vurguladı. Konuşmasında, kadınların daha fazla siyasete katılmasının, toplumu daha iyiye taşımak için kritik olduğunu ve bu mücadelenin süreceğini söyledi.
Akademic Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak:
"Önümüzde aşılması gereken cam tavanlar var"
Akademic Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak konuşmasında şunlara değindi: Hiç kuşkusuz, kadınlar olarak toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşabilmek adına hem dünyada hem ülkemizde daha kat edeceğiniz çok yol, yıkacağımız çok fazla ön yargı var. İstatistiklere baktığımızda da her ne kadar oldukça önemli gelişmeler kaydedilse bile bunların yeterli olmadığını söyleyebiliriz. TÜİK verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranı hala erkeklere göre oldukça düşük. Akademik hayatta, siyasette, sağlık sektöründe varlığımız giderek artsa da önümüzde aşılması gereken hala cam tavanlar var. Biz kadınlar yaşamın her alanında mücadele etmekten vazgeçmiyoruz. Bu direnci ise biyolojik gücümüzden alıyoruz. Kadınların biyolojik ve fizyolojik gücü yadsınamaz. Bugüne kadar binlerce doğumu gerçekleştiren bir hekim olarak söyleyeceğim ki kadınların gözlerindeki o güç, azim ve kararlılık biz kadın doğumcuları her zaman büyülemiştir. Kadınlar yalnızca doğurganlık açısından değil, dayanıklılık, bağışıklık ve uzun ömür açısından da benzersizdir. Güvenli bir gelecek kurmak için öncelikle kadınların sağlıklı ve mutlu olması gerekiyor. Zira kadınlar nesilleri yetiştiren bireyler olarak büyük bir sorumluluğun altında. Kadının biyolojik gücü; yeni nesillerin sağlıklı ve bilinçli yetişmesinde kritik bir rol oynuyor."
(Fotoğraf: ahaber.com.tr)
Rabia Yavuz – Uzman Klinik Psikolog, Yazar
"Bir Söz Pencere de Açabilir, Duvar da Örebilir"
Psikolog Rabia Yavuz, konuşmasında bireylerin hayatlarında karşılarına çıkan engelleri ve bu engellerin çoğu zaman toplumsal vesayet kültürüyle nasıl şekillendiğini ele aldı. Kendi hayat hikâyesinden yola çıkarak, başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kaldığını ve yıllar sonra tekrar üniversiteye dönme kararı aldığında, toplumun ona çizdiği sınırlarla bir kez daha yüzleştiğini anlattı. Ancak bu sınırlamalara rağmen azimle yoluna devam ederek psikoloji alanında eğitimini tamamladı ve bugün insanlara rehberlik eden bir terapist olarak çalışıyor.
Konuşmasında vesayet kültürünün bireylerin hayatına nasıl yön verdiğini ve potansiyellerini gerçekleştirmelerini nasıl engellediğini vurgulayan Yavuz, özellikle kadınların özgürlüklerinin sınırlandırılmasına dikkat çekti. Toplumsal kalıpların bireylerin iç seslerine dönüşerek onların seçimlerini etkilediğini belirten Yavuz, insanın özgür iradesiyle seçim yapma hakkına sahip olduğunu hatırlattı.
"Bir söz yeri gelir bize bir pencere açar, bir söz yeri gelir hayatla aramıza duvarlar örebilir" diyerek sözlerin dönüştürücü gücüne dikkat çeken Yavuz, bireyleri kendilerine dayatılan sınırları sorgulamaya ve hayatlarını kendi seçimleri doğrultusunda şekillendirmeye davet etti. Özellikle kadınlara yönelik kısıtlamaların, onların seslerini ve haklarını belirlemeye yönelik yaklaşımların artık terk edilmesi gerektiğini vurguladı







