Son dakika: Faiz neden sabit tutuldu? Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı: Kur koruması vurgusu
Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı. Kurulun, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımların yanı sıra enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngördüğü aktarılan özette, bu çerçevede politika faizinin sabit tutulduğu anımsatıldı. Öte yandan "Kur korumalı mevduat ürünlerine yönelik gelişmelerin ters dolarizasyon, kur istikrarı ve fiyat istikrarı üzerindeki etkileri analiz edilmekte ve gerekli politika tedbirleri oluşturulmaya devam edilmektedir." denildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde, fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla tüm politika araçlarında Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme sürecinin yürütüldüğü belirtildi.

Para Politikası Kurulu'nun 20 Ocak'taki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.
Özette, geçen ay tüketici fiyatlarının yüzde 13,58 yükseldiği, yıllık enflasyonun 14,77 puan artışla yüzde 36,08 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı.
Bu gelişmede temel mal ve gıda gruplarındaki fiyat artışlarının etkisinin öne çıktığı, yıllık enflasyonun tüm ana gruplarda yükseldiği aktarılan özette, bu dönemde döviz kuru gelişmelerinin yansımalarının, kur geçişkenliğinin yüksek olduğu temel mal grubunda dayanıklı tüketim malları öncülüğünde hissedildiği ifade edildi.
Özette, gıda grubunda taze meyve ve sebze dışı ürünlerde fiyatların kayda değer bir oranda yükseldiği belirtilerek, "Türk lirasındaki değer kaybı, uluslararası emtia fiyatlarının yüksek seyri ile birlikte süregelen tedarik sorunları üretici fiyatlarındaki yükselişin hızlanarak devam etmesine neden olmuştur. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları ve yakın dönem ana eğilimleri belirgin bir yükseliş göstermiştir." denildi.

"TÜRKİYE'YE PORTFÖY AKIMLARINA YÖNELİK RİSKLER SINIRLI KALABİLİR"
Özette, öncü göstergelerin küresel ekonomideki güçlü toparlanmanın sınırlı bir ivme kaybına karşın sürdüğüne işaret ettiği belirtildi.
Küresel iktisadi faaliyette yaşanan toparlanma ve aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar ve artan jeopolitik risklerin, küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tuttuğu ve belirsizliklerin artmasına yol açtığı vurgulanan özette, şunlar kaydedildi:
"Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede iktisadi faaliyet, iş gücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir."
Gelişmekte olan ülke borçlanma senedi piyasalarından çıkışların durduğu, hisse senedi piyasalarına girişlerin ise belirgin şekilde arttığı bildirilen özette, "Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki oynaklık ve küresel finansal koşulların seyri gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Söz konusu risklerin Türkiye'ye yönelik portföy akımları kanalıyla yaratabileceği etkilerin, yurt dışında yerleşiklerin portföy pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler dikkate alındığında daha sınırlı kalabileceği değerlendirilmektedir." ifadeleri kullanıldı.


