İş adamı Abdullah Kiğılı'dan Başkan Erdoğan'a övgü dolu sözler: AK Parti ile ülkemiz 50 yıl ileri gitti
Salgına rağmen giyim sektörümüzün Avrupa’dan çok daha iyi durumda olduğunu söyleyen İş adamı Abdullah Kiğılı, "Yurt dışındaki çoğu firma iflas bayrağını çekti. Türkiye’deki hasar, Avrupa’dan çok daha az. Pandemi sonrası Türkiye’yi ekonomik olarak kimse tutamaz. Ülkemizin önü daha da açılacak." ifadelerini kullandı. Kiğılı, "Özal, Türkiye'nin önünü açan liderdir. Ülkemizin ilk büyük büyümesini yaptı. Erdoğan da Türkiye'nin ikinci büyük hamlesine imza attı. AK Parti ile ülkemiz 50 yıl ileriye gitti. Erdoğan Beyoğlu İlçe Başkanı'yken ben ANAP'ın il başkan yardımcılığını yapıyordum. O zamandan beri tanıyorum; ahde vefası çok olan bir lider." dedi.
Ünlü iş adamı Abdullah Kiğılı, çok önemli açıklamalarda bulundu. Bugün Avrupa'daki giyim firmalarından çok daha iyi konumda olduğumuzu belirten Kiğılı, "Pandemi bittikten sonra Türkiye'yi ekonomik olarak kimse tutamaz" dedi.
Sporla yakından ilgilisiniz, bir dönem Türkiye Futbol Federasyonu'nun başkanlığını yaptınız...
Evet. Hayatım boyunca yaptığım en zor görevdi. 'Allah beni bir daha bu göreve getirmesin' diyeceğim kadar stresli bir şey. Çok küfür yedim TFF Başkanı olduğum dönemde. Nihat Özdemir'e üzülüyorum. Nihat benim yakın arkadaşım. TFF başkanlık teklifi ona geldiğinde "Sakın kabul etme. Hayatın alt üst olur" demiştim. Nitekim de oldu. Hakemler hata yapar; TFF başkanını suçlarlar, futbolcular hata yapar; başkanı suçlarlar. Haksızlık yapılıyor Nihat'a. Her şeyde Nihat suçlanıyor. Ne yapsın Nihat, çıkıp maçı mı yönetsin? Hakemlerin durumuna da üzülüyorum. Görüyorum maç sonrası herkes çıkıp hakemleri de eleştiriyor. Kim daha çok sesini yükseltirse zaten hakemleri tesir altına almış oluyor. Büyük kulüplere değil ama olan küçük kulüplere oluyor.

ÖZDEMİR HAKSIZLIĞA UĞRADI
Nihat Özdemir, Fenerbahçe yönetimi ile yaşadığı gerilim sonrası kulüpten istifa etmişti. Siz Özdemir'e haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?
Tabii haksızlığa uğradı. TFF başkanıysan zaten haksızlığa uğrarsın. Futbolda unvanın yükseldi mi düşmanın da fazlalaşır. Fenerbahçe'de birlikte çalıştık onunla. 3 Temmuz sürecini de yaşadım. Çok zor günlerdi. Bir daha Allah bize böyle bir şey yaşatmasın. Fenerbahçe dışında başka hiçbir takım böyle bir süreci atlatamazdı. Bizim taraftarımız dünyanın hiçbir yerinde yok. Fenerbahçe'nin değil başka takımın başına gelseydi bunlar darmadağın olurdu. Aziz Yıldırım haksız yere hapse girdi. 10 günde bir onu ziyarete giderdim, ağlayarak çıkardım oradan.
BU İŞTE AHDE VEFA YOK
"Aziz Yıldırım Fenerbahçe için haksız yere hapse girdi" dediniz ama buna rağmen Ali Koç'u başkan seçti Fenerbahçe.
Yıldırım böyle gitmemeliydi. Çok üzüldüm. Bu işte ahde vefa yoktur. Ülkemizdeki en büyük sorun bu. Günümüzdeki vefasızlık sporda da var. Aziz Yıldırım Fenerbahçe için hayatını ortaya koymuştu. Kulübe en büyük hizmeti yapan başkan Yıldırım'dır. Seçimlerde kaybetmesinin en büyük sebebi FB'nin şampiyon olmamasıydı. Uzun süre şampiyon olmayınca Yıldırım kaybetti. Ali Koç başkanlığında umarım bu sene FB şampiyon olur. Mesut Özil transferini çok önemli buluyorum. Şimdi "Mesut Milli Takım'da oynamadı" diye eleştiriyorlar. Çağırdınız da gelmedi mi? Buna bile laf atıyorlar.
Ali Koç'la da birlikte çalışmıştınız, öyle değil mi?
Tabii. Uzun süre rahatlıkla çalıştım. Ben Fenerium'a bakarken o eğitimden sorumluydu. Başkan adayıyken ziyaretime gelmişti, seçildikten sonra görüşmedik. Ali Koç sadece benimle değil, kimseyle pek konuşmuyor. Başkan seçildikten sonra kapımı sadece Erol Bilecik, Fenerium'la ilgili bilgi almak için çaldı. Ondan sonra da bir daha kimse aramadı. Benim zaten görev alma isteğim yok. Bu saatten sonra abi gibi destek isterlerse veririm.
Türkiye'de siyaset-spor ilişkisi çok tartışılan bir konu...
Siyasetin spora etkisi olduğunu düşünmüyorum. Kim gelirse gelsin siyaset futbolun içinde hiçbir zaman olmadı, olamaz da. Nihat gidip hakemle mi konuşacak bunu şampiyon yap diye? Ya da kulüp başkanlarıyla mı konuşacak şu şampiyon olsun diye? Akla mantığa sığmayan şeyler söyleniyor. Dedikodu bunlar hep.

AK PARTİ İLE ÜLKEMİZ 50 YIL İLERİYE GİTTİ
Rahmetli Turgut Özal ile yakın dostluğunuz da vardı...
Malatya'dan tanıyorum. Annesini, babasını da tanırdım. Hatta ilk eşi Ayhan Hanım mahalleden arkadaşımdı. Özal, Türkiye'nin önünü açan liderdir.
Ülkemizin ilk büyük büyümesini yaptı. Erdoğan da Türkiye'nin ikinci büyük hamlesine imza attı. AK Parti ile ülkemiz 50 yıl ileriye gitti. Erdoğan Beyoğlu İlçe Başkanı'yken ben ANAP'ın il başkan yardımcılığını yapıyordum. O zamandan beri tanıyorum; ahde vefası çok olan bir lider.
YÜKSEK FAİZ EKONOMİNİN KANINI EMİYOR
Sıfırdan bugünlere gelmiş bir iş adamısınız. Nasıl başardınız bunu?
Öncellikle Allah'ın yardımıyla oldu. Çok da çalıştım. Kapalıçarşı'da çığırtkanlık yaparak başladım çalışmaya. Sokaktan geldim. Bugün 77 yaşındayım ve hâlâ işimin başındayım. Küçük yaşlarda sektöre girdim. Ama daha 32 yaşındayken bana "Baba" diye hitap ederlerdi. İnsanlar güvenirdi bana. Birleşmiş Markalar Derneği'ni kurdum. Mesela 2001 ekonomik krizini en az zararla atlamak için tüm sektörü bir araya getirdim. Ekonomi bitik vaziyetteydi. Faizler almış başını gitmişti. Anayasa kitapçığı fırlatıldığı için değil, yüksek faiz batırmıştı ekonomiyi.
Cumhurbaşkanımız da sık sık yüksek faize karşı olduğunu dile getiriyor...
Cumhurbaşkanımız sonuna kadar haklı. Yüksek faiz kan emici bir şey. Allah kimseyi yüksek faizin ağına düşürmesin.


