CANLI | İsrail'den Küresel Sumud Filosu'na abluka! Türk aktivistler A Haber'de: Dronlar ve gemilerle kuşatıldık
Gazze'ye yardım götürmek ve ablukayı kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun Bahar misyonu, Yunanistan karasularında terör devleti İsrail donanması tarafından saldırıya uğradı. Uluslararası sularda yol alan 60'dan fazla teknede, 39 farklı ülkeden 345 katılımcının bulunduğunu açıklandı. Filodaki teknelerin üzerinde çok sayıda dron görüldüğü, lazer tutularak işaret fişekleri atıldı. Öte yandan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanyol mevkidaşı Bueno ile filoya yapılan yasa dışı müdahaleyi görüştü. Sumud Filosu aktivistleri A Haber canlı yayınına katılarak uluslararası sulardaki İsrail korsanlığını anbean aktardı.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu'nun Bahar misyonu, Girit adası batısında Yunanistan kara sularına yaklaşık 54 mil kala İsrail'e ait olduğu belirtilen savaş gemileri ve dronlar tarafından abluka altına alındı.
Filoda bulunan aktivistler A Haber canlı yayınına katılarak uluslararası sularda İsrail'in uyguladığı hukuksuzluğu aktardı.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
SALDIRILARA KARŞI HUKUKİ MÜCADELE
Gazze’ye insani yardım ve umut taşımak için yola çıkan Sumud Filosu, uluslararası hukuku ayaklar altına alan İsrail işgal güçlerinin barbarca saldırısına uğradı. Sivil aktivistler denizin ortasında kuşatma altına alınırken, Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Dr. Hüseyin Dişli, yaşanan saldırı anlarını A Haber'e anlattı.
11 TEKNEYE 13 BOMBA: AVRUPA BAYRAKLI GEMİLER HEDEFTE!
İsrail’in sivil yardım konvoyuna yönelik saldırısının sistematik bir şiddet içerdiğini vurgulayan Hüseyin Dişli, "Geçen seneki 2025'teki Sumud Filosu misyonu hemen hemen aynı bölgede bir saldırıya uğramıştı. 13 tekneye 13 bomba atılmıştı, 11 farklı tekneye... Bunlar yine Avrupa ülkelerinin bayraklarını taşıyorlardı" sözleriyle siyonist rejimin geçmişten gelen saldırgan tutumuna dikkat çekti. Bu saldırıların katılımcıların iradesini kıramadığını belirten Dişli, "Bu, katılımcıların kararlılıklarından bir şey eksiltmemişti ve Gazze'ye yelken açmaya devam etmişlerdi. Aynısı olacak. Şu anda diğer bütün gemiler Yunan karasularına doğru harekete geçtik" ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI SULARDA HUKUK DIŞI SALDIRI
Saldırı sonrası hukuki ve diplomatik kanalların anında devreye girdiğini kaydeden Hüseyin Dişli, "Bizle Yunanistan'daki oradaki avukatlarımız kanalıyla arama kurtarma, çünkü orası Yunanistan arama kurtarma bölgesi, bu temaslarda bulunuldu. Şu anda farklı Sumud üyeleri, avukatları hukuki diplomasi yürütüyorlar. Farklı makamlarla da görüşüyorlar ve bu konuda Yunanistan'a da diplomatik manada bir baskı oluşturulması noktasında gerek parlamenterlerden gerek Sumud Filosu'nun bağlantıda olduğu diplomatlar kanalıyla bir süreç yürütülmeye çalışılıyor" şeklinde konuştu.
CAYDIRMA DEĞİL DOĞRUDAN MÜDAHALE: SAVAŞ GEMİLERİ DEVREDE!
Geçmiş yıllardaki müdahalelerle bugünkü saldırı arasındaki farkı "sıcak temas" vurgusuyla anlatan Dişli, "Bugüne kadarki bütün Girit'te geçen sene Girit açıklarında açık denizde müdahale yapıldığı zaman burada savaş gemileri kullanılmamıştı. Elbette sinyal kesiciler kullanıldı ama savaş gemileri kullanılmamıştı çünkü o bir caydırma eylemiydi. Bu defa bir müdahaleyle karşılaştık" değerlendirmesinde bulundu. İsrail’in saldırı sahasını inanılmaz bir boyuta taşıdığını belirten Hüseyin Dişli, "Gazze'den yaklaşık 560 deniz mili ötede başladı. Yani uluslararası toplum şunun cevabını vermeli: Denizdeki silahlı çatışmalar hukukunda ablukanın bir sınırı vardır. İsrail'in deniz ablukasının sınırı nerede bitiyor?" sorusunu sordu.
ABLUKA SINIRI: 560 MİL
İsrail’in deniz hukukunu nasıl katlettiğini teknik detaylarla açıklayan Dişli, "Bugüne kadar biz 120-150 deniz milini kırmızı bölge olarak ilan etmiştik kendi pratiklerimizde, hukuk pratiklerimizde fakat bu defa 560 milden bahsediyoruz. Bu nereye kadar uzanıyor? Cebelitarık'a kadar mı uzanıyor? Atlantik'e kadar mı uzanıyor?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Geçmişteki benzer saldırıları hatırlatan Hüseyin Dişli, "Hatırlayacaksınız Tunus'ta geçen yıl Family ve Alma, biri Portekiz biri İngiliz bayraklı iki gemiye Tunus karasularında bir saldırı gerçekleşmişti. Bu hem şu anda yapılan saldırı gibi bayrak devletlerinin egemenliğine doğrudan bir saldırıdır" dedi.
"NETANYAHU BİR SAVAŞ SUÇLUSUDUR!"
İsrail yönetiminin uluslararası mahkemelerde hesap vereceğini savunan Hüseyin Dişli, "Uluslararası hukukta saldırı eylemi (act of aggression) dediğimiz eylemlerden birisidir. Uluslararası Ceza Hukuku'nda saldırı suçunu oluşturur, yani doğrudan UCM'nin yargı yetkisi içerisindedir bu yapılanlar. Binyamin Netanyahu kendisi bir savaş suçlusudur, soykırım suçlusudur. Toplantıyı terk edip Sumud ile ilgili kriz masasına katılmıştı" ifadelerini kullandı. Ayrıca İsrail rejiminin finansal baskı kurmaya çalıştığını belirten Dişli, "Sonrasında İsrail Katz'ın bakanlıktan bir idari tasarrufla Sumud Filosu'nu finanse edenlere karşı terörizmin finansmanı yasalarını işleteceği kararını biz aldık oradaki avukatlarımızdan. İki sayfalık başkanlığa bir rapordu" bilgisini paylaştı.
MAVİ MARMARA’NIN FAİLLERİ SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRDİ
Saldırıyı gerçekleştiren özel birliğin kimliğini deşifre eden Hüseyin Dişli, "Bu müdahale gerçekten, bu müdahaleleri bugüne kadar Mavi Marmara'dan beri gerçekleştiren Shayetet 13 isimli özel deniz komando birliği tarafından gerçekleştiriliyor. Bunun kapasitesi 250-300, en maksimum 400 civarında olduğu tahmin ediliyor" dedi. Bu birliğin Akdeniz’de geçen sene 42 gemiye karşı 38 saat köşe kapmaca oynadığını söyleyen Dişli, "Bu defa 100'e yakın tekneyi durdurma imkanları asla yoktu ve müdahaleyi bunun için neredeyse 600 deniz milinde başlattılar" açıklamasında bulundu.
37 İSRAİLLİYE YAKALAMA KARARI
Türkiye’nin hukuk alanındaki öncü rolüne değinen Hüseyin Dişli, "Biz Shayetet 13 özel deniz komando birliğinden 10 İsrailliyi geçen filolara müdahale eden tespit ettik ve 3 Mayıs'ta mahkemeye girecektik. Türkiye'de bildiğiniz gibi bu konuda en cesur hukuki adımları atmış bir ülke. 37 kişiye karşı yakalama kararı çıkardı, 35 kişiye karşı iddianame düzenlendi. Bu dosyaya 3 Mayıs tarihinde bu delillerle beraber 10 kişi için daha yakalama kararı talep edeceğiz" müjdesini verdi.
20 ÜLKEDE DEV HUKUK OPERASYONU
Siyonist zulme karşı küresel bir hukuk ağı kurulduğunu belirten Hüseyin Dişli, "Hepsini araştırıyoruz. İspanya'da şu an bir hukuki süreç var, İrlanda'da var, hukuk ekibindeyim aynı zamanda küresel Sumud filosunda. İngiltere'de var, Güney Afrika'da var, Endonezya'da var, İtalya'da var ve 20 ülkeyi zaten malum saydık, 20 ülkede daha hazırlıyoruz" şeklinde konuştu. Dişli, insani yardımın engellenemeyeceğini, Avrupa'nın sessizliğine rağmen mücadelenin süreceğini vurguladı.
"BİZDE MORAL KAYBI YOK, KARARLILIK VAR!"
Dişli, "Bu Sumud'un başarısı bir umut taşıyor elbette ama Sumud'un başarısı ancak İsrail'in yaptıklarını hem siyasi hem de hukuki olarak maliyetli kılarak gerçekleşebilir. Katılımcılarda ve bizde herhangi bir moral kaybı yok, aksine kararlılık var. Biz daha çok burada hesap verilebilirlik mekanizmalarını, bu suçlara iştirak edenleri hedefliyoruz" ifadeleriyle siyonist işgale karşı geri adım atmayacaklarını haykırdı.
İRTİBATI KESİLEN TEKNE SAYISI 18'E YÜKSELDİ
BAKAN FİDAN İSPANYOL MEVKİDAŞIYLA SUMUD FİLOSU'NA MÜDAHALEYİ GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares Bueno, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yönelik yasa dışı müdahalesinin uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares Bueno görüşmesine ilişkin açıklama yaptı.
Keçeli, görüşmede uluslararası sularda seyreden Küresel Sumud Filosu'na Girit açıklarında İsrail güçlerince yapılan yasa dışı müdahalenin, farklı milletlerden çok sayıda sivilin hayatını riske attığı ve uluslararası hukuku ihlal ettiğinin vurgulandığını belirtti.
Sözcü Keçeli, görüşmede uluslararası toplumun hukuka aykırı bu müdahale karşısında ortak bir tutum sergilemesi gerektiğine dikkat çekildiğini bildirdi.


