CANLI | Savaşta kritik 11. gün: Trump'ın 'savaş bitiyor' sözleri bir tuzak mı? A Haber ekipleri ateş hattında

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI | Savaşta kritik 11. gün: Trump'ın 'savaş bitiyor' sözleri bir tuzak mı? A Haber ekipleri ateş hattında

ABD’nin müzakere masasını devirerek İsrail ile birlikte İran’a başlattığı savaş 11. gününde sürüyor. Orta Doğu’da gerilim tırmanırken İran’da Mücteba Hamaney’in liderlik iddiaları sonrası Trump ve Netanyahu cephesinden peş peşe tehdit mesajları geliyor. A Haber muhabirleri Tahran ve Tel Aviv hattından gelişmeleri aktarırken, uzmanlar İran’ın yer altı füze şehirleri ve Türkiye’nin F-16 hamlesinin bölgedeki dengeleri değiştirdiğini vurguladı.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş 11. gününde sürerken Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor. Tahran yönetimi İsrail ve bölgedeki ABD-İngiliz üslerine misillemelerini sürdürürken, Mücteba Hamaney iddiaları sonrası Trump-Netanyahu cephesinden tehdit mesajları geliyor. Sıcak gelişmeleri Ekber Karabağ Tahran'dan, Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv'den A Haber'e aktarıyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

08:25

İRAN’IN STRATEJİK FÜZE KORİDORU VE MENZİLLERİ

Ortadoğu’daki füze trafiğinin rotasını çizen Orta Doğu Mete Sohtaoğlu, “Ortadoğu’da İran meselesi geçtiğinde bakmamız gereken geleneksel bir füze koridoru var; bu hat İran, Irak ve Suriye üzerinden geçiyor” ifadelerini kullandı. Bölgedeki füze kapasitesinin ulaştığı menzile dikkat çeken Sohtaoğlu, “İran’ın füze menzilleri 700 ile 2000 kilometre arasında değişiyor. Özellikle Kirmanşah bölgesinden ateşlenecek bir balistik füze, Irak ve Suriye üzerinden geçerek Hatay ve Doğu Akdeniz rotasını izleyebilir” sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

YERİN 80 METRE ALTINDAKİ DEVASA FÜZE ŞEHİRLERİ

İran’ın yer altı tahkimatlarına vurgu yapan Sohtaoğlu, “İran, Irak savaşından bu yana yaptığı planlamalarla yerin 7-8 kat altında, içinde araba ile gezilebilecek büyüklükte devasa füze şehirleri ve depoları inşa etti” dedi. ABD Başkanı Trump’ın bu tesislerin imha edildiği yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Sohtaoğlu, “İran’ın propaganda videolarına bakıldığında bu devasa füzelerin hala yerinde olduğu görülüyor. Yerin 60-80 metre altındaki bu yapıları tamamen kullanılamaz hale getirmek askeri açıdan oldukça zor” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK’TAKİ ‘GRİ BÖLGE’ VE GİZEMLİ HELİKOPTER TRAFİĞİ

Irak sahasındaki istihbari hareketliliğe değinen Mete Sohtaoğlu, “Irak, karaborsanın ve örgütlerin cirit attığı bir ‘gri bölge’. Son haftalarda Necef ve Kerbelâ bölgelerinde askeri taktik giyimli kişilerin Amerikan helikopterleriyle bölgeye ekipman yığdığına dair haberler çobanlardan yayılıyor” sözlerini kullandı. Bu hareketliliğin bir provokasyon riski taşıdığını belirten uzman, “CIA veya Mossad’ın buraları kullanarak Türkiye’yi de denkleme dahil edebilecek, İran görünümlü saldırılar düzenleme ihtimali her zaman masada” diyerek önemli bir uyarıda bulundu.

HEDEFTE GİRİT VE GÜNEY KIBRIS MI VAR?

Savaşın coğrafi olarak genişleme ihtimalini değerlendiren Sohtaoğlu, “İran’ın fırlatabileceği Fetih-110 veya Zülfikar gibi füzeler için Girit Adası’ndaki Amerikan yerleşkeleri ve Güney Kıbrıs ideal hedefler arasında yer alıyor” dedi. Sohtaoğlu, Doğu Akdeniz’deki dengelerin her geçen gün daha da gerildiğini belirterek, “Savaşın seyri, bu bölgelerdeki stratejik noktaların hedef alınmasıyla çok daha farklı bir boyuta evrilebilir” ifadeleriyle analizini tamamladı.

 

08:20

TRUMP’IN ÇELİŞKİLİ MESAJLARI VE STRATEJİK TAKTİKLERİ

Trump'ın açıklamalarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, “Trump’ın ifadeleri oldukça çelişkili, ne istediğini veya nasıl bir mesaj vermek istediğini henüz tam olarak anlamış değiliz. Savaş bitmek üzere derken bir yandan Lübnan ve İran’ın başkenti Tahran’a yönelik saldırılar tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı. Trump’ın bu söylemlerinin bir algı yönetimi olabileceğini belirten Gündoğdu, “Trump, belki de bu söylemlerle İran’ın olası misilleme gardını düşürmeyi veya savunma hattını zayıflatmayı amaçlıyor olabilir” sözleriyle durumu aktardı.

NETANYAHU’NUN PLANI VE PRESTİJ KAYBI

İsrail’in bölgedeki hedeflerinden vazgeçmeyeceğini ve ABD desteğine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gündoğdu, “Netanyahu, bölgede arzuladığı o ‘yeni Orta Doğu’ düzenine ulaşana kadar Trump’ın bölgeden çekilmesine kesinlikle müsaade etmeyecektir. 12 günlük savaş sürecinde gördük ki, ‘yıkılmaz’ denilen o Demir Kubbe sistemi İran füzeleri karşısında çaresiz kaldı. İsrail ve Netanyahu bu prestij kaybını telafi etmeden geri adım atmak istemiyor” değerlendirmesinde bulundu.

ABD İÇİNDEKİ SİYONİST BASKI VE YENİ SARMAL

ABD yönetiminin üzerindeki iç ve dış baskılara işaret eden Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, “Trump, hem ABD kamuoyundaki savaş karşıtı sesten hem de Amerika içerisindeki derin siyonist yapıların baskısından dolayı büyük bir sıkışmışlık içerisinde. Göstergeler savaşın bittiğini değil, aksine ABD’nin Orta Doğu’da yeni ve daha derin bir sarmalın içine düştüğünü kanıtlıyor” cümleleriyle analizini tamamladı. Gündoğdu, Trump’ın “çekiliyoruz” imajı vererek tansiyonu düşürmeye çalışsa da sahadaki askeri hareketliliğin tam tersi bir yönde ilerlediğini sözlerine ekledi.

07:55

DOĞU AKDENİZ’DE YENİ DENKLEM

Doğu Akdeniz'de suların ısındığını ve Türkiye'nin bölgedeki kararlı duruşunu vurgulayan Akademisyen Prof. Dr. Abdullah Aydın, “Türkiye artık eski Türkiye değildir. Cumhurbaşkanı’nın paylaşımı Orta Doğu için değil, Doğu Akdeniz için yapıldı. Yunanistan ve Güney Kıbrıs, 200 yıldır yaptığı gibi küresel güçleri arkasına alarak Türkiye’ye düşmanlık besliyor” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bölgedeki gücünü perçinleyen askeri adımlara değinen Aydın, “Biz 6 tane F-16 uçağımızı oradaki denklemi değiştirmeye çalışan küresel güçler ve İsrail için gönderdik” sözleriyle Ankara’nın stratejik mesajını aktardı.

SAVAŞIN YAYILMA RİSKİ: LÜBNAN VE SURİYE HEDEFTE Mİ?

İsrail’in saldırgan politikalarının sadece İran ile sınırlı kalmayabileceğine işaret eden Prof. Dr. Abdullah Aydın, “Burada hazır bir kargaşa varken maksimum seviyede bir galibiyet çıkartma derdindeler. Beyrut meselesi, aslında İsrail’in bir sonraki hamlede Suriye’ye yönelik bir harekatının işareti olarak görülmeli” değerlendirmesinde bulundu. Aydın, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının da bu savaşın ana motivasyonlarından biri olduğunu, “Güney Kıbrıs ve Yunanistan, ‘burada doğal kaynaklarımız var, buyurun bu bağı güçlendirin’ diyerek Batılı güçleri bölgeye davet ediyor” cümleleriyle dile getirdi.

İRAN’DA SERTLEŞEN YÖNETİM VE STRATEJİK ÜSLER

İran’ın iç siyasetindeki değişimin sahaya yansımalarını analiz eden Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, “İran’ın yeni yönetimi, babasını aratacak şekilde daha da sertleşecek. Eski İran fotoğrafının daha sert bir versiyonunu göreceğiz” dedi. Bu sertleşmenin askeri hedefleri de değiştirebileceğini belirten Sohtaoğlu, “İran’ın füzelerinin ve kamikaze İHA’larının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki İngiliz ve Amerikan yasal olmayan istihbarat yerleşkelerini hedef alması şaşırtıcı olmaz” ifadelerini kullandı.

NATO’NUN LOJİSTİK MERKEZİ GİRİT TEHLİKEDE Mİ?

Savaşın coğrafi olarak genişlemesi durumunda kritik noktaların hedef alınabileceğini söyleyen Mete Sohtaoğlu, “Girit Adası’ndaki Souda Körfezi, NATO görünümlü ancak Orta Doğu’daki savaşların beslendiği bir Amerikan lojistik adası haline geldi. İran’ın buradaki Amerikan yerleşkelerini vurma ihtimali var” sözleriyle bölgedeki riskin büyüklüğüne dikkat çekti. Sohtaoğlu, Doğu Akdeniz’in önümüzdeki dönemde dünya gündeminin bir numaralı maddesi olacağını “Savaş biter bitmez gündemin öncelikli noktası Doğu Akdeniz olacak şekilde bir denklem inşa ediliyor” diyerek aktardı.

05:12

"DİN SAVAŞI DEĞİL PETRO-DOLAR ÇATIŞMASI"

ABD-İsrail'in İran'a başlattığı savaşın 11. gününde Trump, yeni lider Mücteba Hamaney'e tehditler savurarak suikast sinyali verirken saldırıların devam edeceğini vurguladı. Öte yandan savaşın mali boyutu merak konusu olurken A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar savaşın son durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

"TRUMP'IN HEDEFİ REJİMİN DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRMEK"

İran'a yönelik saldırıların mahiyetini Trump doktrini üzerinden analiz eden Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Saldırının ana hedefi işgalsiz savaş. Yani bir işgal harekatı düşünülmüyor" ifadelerini kullandı. Bu çatışmanın bölgesel bir savaş değil, küresel bir hesaplaşma cephesi olduğunu vurgulayan Tutar, "Yeni bir dönem var. Şu anda çok kutuplu bir dönemdeyiz. Rusya'yı, Çin'i veya Türkiye'yi bir kenara iterek tek başınıza hareket edemezsiniz." sözleriyle aktardı. Çatışmanın bir din savaşı olmadığını, bunun sadece bir makyaj olduğunu söyleyen Tutar, "Bu bir din savaşı değil emperyalist savaş, Petro-Dolar endeksi... Temelinde Amerikan'ın hedefi rejimi değiştirmek değil, rejimin davranışını değiştirmek" değerlendirmesinde bulundu. Venezuela örneğini hatırlatan Tutar, Trump'ın lider kadrosunu alarak devlet mekanizmasını ayakta bıraktığını ve rejimin davranışını şekillendirdiğini belirtti.

AMERİKA İSRAİL'İ İSRAİL DE AMERİKA'YI KULLANIYOR

Saldırılarda İsrail'in ön planda olmasının Amerika'daki yansımalarına da değinen Tutar, "Amerika'da da tartışılıyor; yani bu savaşı kim başlattı, İsrail başlattı Amerika peşine düştü. Ben o kanaatte değilim. Zaten Trump da, Rubio'nun yaptığı açıklamalar da biraz şeyi gösteriyor. Yani 'biz İsrail'i zorladık'..." ifadelerini kullandı. ABD'nin emperyalist paylaşım stratejisinde İsrail'i bir araç olarak gördüğünü vurgulayan Tutar, "İsrail'i istediği şekilde, istediği yolda kullanabiliyor. Tabi İsrail de bunun şeyiyle, gazıyla şöyle bir şey yapılıyor Amerika'da mesela şu anda İsrail'in imajını aklamak için: İşte biz İsrail'i bu savaşa zorladık, İsrail bizim müttefikimiz, bizim adımıza 2000 kilometre ötedeki bir ülkeyi, bir hedefleri bizim için bombalıyor. Bizim böyle bir müttefikimiz var mı dünyada?" sözleriyle aktardı. Amerikan kamuoyundaki İsrail karşıtlığını azaltmak için, "Bu savaşı biz yürütüyoruz, İsrail'i de bu anlamda biz kullanıyoruz" şeklinde yeni bir söylem geliştirildiğini de ifade etti.

YENİ SYKES-PICOT İHTİMALİ VE HARİTA DEĞİŞİKLİĞİ

İsrail'in yeni bir Ortadoğu dizaynı hedeflediğine dair söylemlerin ABD'de çok fazla karşılık bulmadığını söyleyen Tutar, "İsrail'in mesela işte gündeme getirdiği, 'İran'a yönelik savaş 2026 Sykes-Picot'ya, yeni bir Sykes-Picot'ya yol açacak' şeklindeki açıklamalara da mesela Amerikan yönetimi, kamuoyu çok fazla destek vermiyor" ifadelerini kullandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuya dikkat çektiğini hatırlatan Tutar, "Bugün Sayın Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar da biraz buna göndermeydi. Yani güç harita değişikliğine yol açabilecek bir şey değil bu savaş. Çünkü niye? Eğer böyle olsaydı, örneğin 1991'deki Irak bombardımanındaki yöntemi izlerdi" sözleriyle ABD'nin farklı bir strateji izlediğini belirtti.  

02:24

İRAN'DAN TEL AVİV'E BOMBARDIMAN

İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları sürerken gece saatleri Tel Aviv'e yeniden füze attı. İsrail'de Demir Kubbe devreye girerken bölgede panik yaşandı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt Tel Aviv'deki son gelişmeyi aktardı. 

1 TONLUK FÜZELERLE VURDULAR: TEL AVİV'DE BÜYÜK YIKIM

Bölgedeki sıcak gelişmeleri Tel Aviv'den aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Bir saat önce oldukça yoğun bir saldırı yine yaşandı Tel Aviv'de. Devrim Muhafızları bir uydu merkezinin vurulduğunu açıkladılar" ifadelerini kullandı. Hizbullah'ın da radar merkezlerini ve Tel Aviv'e sadece 10-15 kilometre uzaklıktaki Sde Micha üssünü hedef aldığını belirten Kavasoğlu, "28 Şubat'tan bu yana belki de en hareketli gününü yaşadı Tel Aviv. Saat 12 itibarıyla 1 tonluk savaş başlıklı füzelerle saldırıların gerçekleşeceği duyurulmuştu. Havada ağırlıkları 2 ila 5 kilogram arasında değişen 24 ayrı parçaya ayrıldı o füzeler ve maddi hasara neden oldu" sözleriyle sahadaki yıkımı aktardı.

İSRAİL KAYIPLARI GİZLİYOR: SOKAKLARDA SIKI SANSÜR

Saldırılarda yaşanan can kayıplarına ve İsrail'in uyguladığı katı sansüre dikkat çeken Kavasoğlu, "28 Şubat'tan bu yana ilk kez iki kişi hayatını kaybetti. Şu ana kadar toplamda 11 sivilin hayatını kaybettiğini biliyoruz ama İsrail medyasında hayatını kaybedenlerin sayısının daha fazla olduğu söyleniyor," ifadelerini kullandı. Füze yağmurunun Bat Yam, Bnei Brak, Petah Tikva ve Tel Aviv'in merkezinde etkili olduğunu dile getiren deneyimli gazeteci, "Daha önce de anlattığım gibi, yine yoğun güvenlik önlemleri alındı ve o saldırıların düzenlendiği herhangi bir noktanın görüntülenmesine de izin verilmedi" sözleriyle İsrail'in gerçekleri gizleme çabasına vurgu yaptı.

İRAN VE HİZBULLAH'TAN EŞ ZAMANLI İHA VE FÜZE SALDIRISI 

İran'ın askeri anlamda geri adım atmayacağının altını çizen Kavasoğlu, "İran, savaş kapasitemiz sonlanmadı açıklamasını yapıyor. Stratejimizi değiştirdik, artık uzun menzilli füzelerle daha sık aralıklarla daha hedefe yönelik saldırılar gerçekleştireceğiz dediler" sözleriyle aktardı. İran'ın balistik füzeleriyle eş zamanlı olarak Hizbullah'ın da sınır bölgelerinde yoğun İHA saldırıları başlattığını ifade eden Kavasoğlu, "Elah Vadisi bölgesinde bir siber iletişim merkezinin hedef alındığı duyuruldu. Hayfa'daki üslere de yine yoğun bir saldırı olduğunu söyleyelim. Nevatim ve Ramat David gibi üslerin orada bulunması sebebiyle hiç şüphesiz o noktalar da önemli" ifadelerini kullandı. Hayfa'da eğitime verilen araya da değinen Kavasoğlu, belediye başkanının bombardıman sürerken çocukların hayatını tehlikeye atarak okulları açmaya kesinlikle karşı çıktığını belirtti.

WITKOFF VE KUSHNER ZİYARETİNİ ERTELEDİ 

Saldırıların arka planında Washington ve Tel Aviv arasında tırmanan bir gerilim olduğuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran'da hedef alınan petrol rafinerilerinin bulunması sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında bir gerilim olduğu söyleniyordu. Yarın iki önemli ziyaretçisi olacaktı İsrail'in, Trump'ın danışmanları Witkoff ve Kushner burada olacaklardı. Ancak o ziyaretlerinde iptal olduğu bilgisi geldi," ifadelerini kullandı. Çatışmaların küresel piyasalara yansımasına da değinen Kavasoğlu, "Kısa süre önce Trump'ın yaptığı açıklamalarla birlikte petrolün varili 117 dolarlardan 85 dolara kadar düştü" sözleriyle aktardı.

00:23

"FÜZELERİ TÜRKİYE'YE BİZ ATMADIK"

Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği bir dönemde Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında kritik bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede, Türkiye topraklarına düşen ve etkisiz hale getirilen füze meselesi tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.

İran tarafı saldırı iddialarını kesin bir dille reddederken, gerçeğin ortaya çıkması için "ortak araştırma grubu" kurulması önerisinde bulundu. Bölgedeki sıcak gelişmeleri A Haber muhabiri Ekber Karabağ aktardı.

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmenin en kritik maddesini Türkiye sınırları içine düşen ve etkisiz hale getirilen füze oluşturdu. Konuyla ilgili detayları paylaşan A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Mesud Pezeşkiyan, "Türkiye’de bugün olan bu füze meselesiyle ilgili oraya düşen ve etkisiz hale getirilen mesele konusunda ortak araştırma grubu oluşturulmasına sıcak baktıklarını" ifade ettiğini belirtti. 

İran tarafı, Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerinin altını çizerek, hedefte bölgesel iş birliklerinin olduğunu savundu. Mesud Pezeşkiyan, "Bazı devletler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve kendi deyimiyle Siyonist rejim, komşu ve İran'ın komşularıyla kendisi arasında işte bazı ihtilaflar yaratmaya çalışıyor" sözleriyle provokasyon uyarısında bulundu.

İran’ın komşularıyla olan ilişkilerinde saldırgan bir tutum içinde olmadığını kaydeden Pezeşkiyan, "Komşu ülkelerden bize saldırı olmadığı sürece biz onların topraklarına bir saldırımız söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

Mobil uygulamalarımızı indirin