CANLI| 15 gündür bitmeyen savaş ateşi: İsrail için kıyamet vakti! İran’dan Tel Aviv’e 48. dalga füze operasyonu

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI| 15 gündür bitmeyen savaş ateşi: İsrail için kıyamet vakti! İran’dan Tel Aviv’e 48. dalga füze operasyonu

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş 15. gününde Orta Doğu’da gerilimi daha da tırmandırdı. Karşılıklı saldırılar sürerken İran’dan İsrail ve bölgedeki ABD üslerine misillemeler geldi. Washington ve Tel Aviv’den yeni tehdit açıklamaları yapılırken bölgede tansiyon yükseliyor. Ramazan’ın son Cuma günü Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması da dikkat çekti. Sahadaki sıcak gelişmeleri A Haber ekipleri Tel Aviv ve Tahran’dan anbean takip ediyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş 15. gününde sürerken, Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor. Tahran yönetimi İsrail ve bölgedeki ABD-İngiliz üslerine misillemelerini sürdürürken, Mücteba Hamaney sonrası Trump-Netanyahu cephesinden tehdit mesajları geliyor. Sıcak gelişmeleri Ekber Karabağ Tahran'dan Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv'den A Haber'e aktarırken, İsrail'in bölgedeki asıl planını uzmanlar deşifre ediyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

12:35

ABD UÇAK GEMİSİ BÖLGEDEN KAÇTI MI? İRAN’DAN ŞOK İDDİA: "AĞIR HASAR ALDI!"

Ortadoğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen "USS Abraham Lincoln uçak gemisi bölgeden kaçtı" iddiası dünya gündemine bomba gibi düştü. ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği ve olası bir kara operasyonu sinyalleri tartışılırken, Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, A Haber ekranlarında bölgedeki son durumu ve küresel güç dengelerini sarsacak kritik senaryoları analiz etti.

İRAN’IN İDDİASI VE BİLGİ KİRLİLİĞİ SAVAŞI

İran’ın, ABD’ye ait uçak gemisinin saldırıya uğradığı ve bölgeden çekilmek zorunda kaldığı yönündeki açıklamalarını değerlendiren Dr. Hayati Ünlü, "Bu bir iddia çünkü şu an öyle bir bilgi kirliliği var ki iki taraf da bu bilgi kirliliğini kullanarak karşı tarafın davranışıyla ilgili bir belirsizlik yaratmak istiyor. Bu gemi zaten durduğu yerde durmuyor, devriye gezmek zorunda. Ancak İran’ın bu açıklaması tamamen ABD stratejik davranışının bugüne kadar sahip olduğu o geleneğin itibarına yönelik bir açıklama" ifadelerini kullandı. Geminin savunma sistemlerine de değinen Ünlü, "Bu gemiler öyle vurulması kolay gemiler değil; dört katmanlı bir savunma sistemi var. Birinci katman karıştırma sistemi, ikinci katman eskortlar, üçüncü katman F-35’ler ve son katman gemideki füzelerdir" sözleriyle teknik boyuta dikkat çekti.

KARA HAREKATI MASADA MI? İSFAHAN VE HARK ADASI DETAYI

ABD’nin bölgeye binlerce asker ve deniz piyadesi sevk etmesini "kara harekatı hazırlığı mı?" sorusu üzerinden yorumlayan Ünlü, "Deniz piyadelerinin gelişi ilk defa kara harekatının ilk bileşeni olarak yorumlanabilir. Ancak 2200 kişiyle Tahran’a kadar gitmek mümkün değil. Kara harekatı biraz liste dışı kalsa da daha çok nokta operasyonlar, özellikle İsfahan’daki nükleer tesisler konuşulmuştu. Trump bir çıkış stratejisi arıyorsa oraya bir özel operasyon ihtimali var" dedi. Hark Adası’nın İran ekonomisi için kritik olduğunu belirten Ünlü, "Hark Adası İran’ın ekonomik olarak hayatta kalmasının %90’lık çıkış kapısı. Oraya yapılacak bir müdahale bir intihar senaryosu olabilir çünkü orası çok kolay bir hedef haline gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

ASIL HEDEF ÇİN: "THUCYDİDES TUZAĞI" VE 2024 KRİTİĞİ

Küresel denklemin asıl odağının Çin olduğunu vurgulayan Dr. Hayati Ünlü, "ABD nezdinde stratejik olarak orta ve uzun vadeli hedef Çin’dir. Bizim meşhur bir deyimimiz vardır; Thucydides tuzağı. ABD ve Çin bir rekabetten öteye savaşa girerse, savaşı kim başlatacak tartışması hep ABD’nin başlatacağı yönündeydi. Çünkü Çin büyüyerek geliyor ve bazen çatışma daha rasyonel hale geliyor" ifadelerini kullandı. 2024 yılının bir değişim yılı olduğunu söyleyen Ünlü, "BM verilerine göre 2040’ta Çin büyük bir demografik kriz yaşayacak. Bu yüzden ABD çatışmayı 2040’a kadar erteleme stratejisi güdüyordu ama son bir yıldır bu yumuşamanın kırıldığını görüyoruz. Pasifik’teki caydırıcı gücün buraya kayması, müttefikleri Japonya ve Güney Kore’de ABD’ye karşı şikayetleri artırdı" dedi.

UKRAYNA VE HUSİLER: ÇATIŞMANIN KÜRESELLEŞMESİ

Savaşın sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmadığını, Ukrayna ve Yemen eksenine de sıçradığını belirten Ünlü, "İran çatışması bize askeri bir öğrenme süreci de çıkarıyor. Rusya, Şahit dronlarını durduramayan sistemler üzerinden radar imha etmeyi öğrendi. Öte yandan Yemen’de Husilerle yapılan bir çatışmazlık anlaşması vardı. Eğer bu anlaşmadan çıkılır ve Hürmüz Boğazı sonrası Yemen’de de istikrarsızlık artarsa, bu artık bir 'Afro-Avrasya' çatışmasına dönebilir" uyarısında bulundu. Ünlü ayrıca, "Ukrayna’nın dronlara karşı kazandığı deneyimi bölge ülkeleriyle paylaşmak için desteğe gelebileceği, çatışmanın her geçen gün daha fazla senkronize hale geldiği bir evredeyiz" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

10:30

İRAN KUŞATILIYOR ENERJİ HAVZALARI YENİDEN DİZAYN EDİLİYOR!

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, A Haber canlı yayınında dünyayı sarsan gelişmeleri ve stratejik hamleleri değerlendirdi. Hürmüz ve Kızıldeniz'deki krizlerden Latin Amerika'daki enerji savaşlarına kadar geniş bir perspektif sunan Tercan, ABD ve müttefiklerinin "büyük resmi" nasıl şekillendirdiğini çarpıcı detaylarla deşifre etti.

BOĞAZLAR VE KÜRESEL EKONOMİK KRİZ TEHDİDİ

Bölgedeki stratejik geçiş noktalarının önemine dikkat çeken Dr. Canan Tercan, "Hürmüz ve Kızıldeniz’deki boğazların kapanması söz konusu olduğunda asıl ilgilenmemiz gereken ekonomik krizdir. Boğazlar kapanırsa küresel kriz daha da büyüyecektir. İran’ın direniş ekseni olan Yemen’deki Husiler ve Lübnan’daki Hizbullah bu noktada kilit rol oynuyor. Kızıldeniz, dünya ticareti için açık kalması gereken çok önemli bir hat" ifadelerini kullandı.

İRAN OPERASYONU ÖNCESİ STRATEJİK TASFİYE

İran’a yönelik bir operasyon gerçekleştirilmeden önce atılan diplomatik ve askeri adımları analiz eden Tercan, "İran kuşatılmadan önce yardım gelebilecek tüm üniteler tasfiye edildi. Ermenistan ile olan bağları kesildi, Kazakistan ve İsrail arasında İbrahim Anlaşmaları benzeri mutabakatlar yapılarak İran’ın yukarıdan destek alma imkanı ortadan kaldırıldı. Hatta Afganistan’ın İran’a destek vermesini engellemek için Pakistan ve Afganistan arasında çatışmalar çıkarıldı. Yani dost görünen aktörler bir şekilde saf dışı bırakıldı" sözleriyle aktardı.

SOMALİLAND HAMLESİ VE YEMEN HATTI

İsrail’in Afrika boynuzundaki hamlelerini değerlendiren Dr. Canan Tercan, "İsrail, Somaliland’i bir ülke olarak tanıdığını duyurdu ve orada askeri eğitim anlaşmaları yapıyor. Bu aslında o bölgeye kendi askerini sokmak ve bölgeyi domine etmek demektir. Planlanan şey, Somaliland üzerinden Yemen’i vurmaktır. Bu sayede hem bölgeyi temizlemeyi hem de ABD ve İsrail’in elini kuvvetlendirmeyi hedefliyorlar" açıklamasında bulundu.

LATİN AMERİKA VE ENERJİ KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ MAGA PLANI

Dünya genelindeki enerji havzalarının kontrol altına alınma sürecine değinen Tercan, "ABD, MAGA ideolojisi çerçevesinde Latin Amerika’yı yeniden dizayn ediyor. Venezuela, Meksika, Küba, Kolombiya ve Nikaragua gibi ülkeler çok önemli kaynaklara sahip. ABD buraları fiilen ele geçirmek yerine, Venezuela örneğinde olduğu gibi ekonomik ve askeri olarak kontrol altına almayı hedefliyor. 'Para bana çalışıyorsa, ordu benim istediğim gibi dizayn ediliyorsa sorun yok' mantığıyla hareket ediliyor" dedi.

MEKSİKA ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU VE BÜYÜK OYUN

Son dönemde yaratılan tehdit algılarına değinen Dr. Canan Tercan, "Şimdi de İran’ın Meksika üzerinden Kaliforniya kıyılarına saldıracağı yönünde bir algı yaratılmaya çalışılıyor. FBI açıklamaları ve Trump’ın söylemleri bu yönde. Aslında savaş çok profesyonelce dizayn edilmiş ancak bize parça parça, bir magazin haberi gibi sunulduğu için büyük resmi görmekte zorlanıyoruz. Oysa adım adım MAGA ideolojisine doğru gidiliyor" ifadelerini kullandı.

09:15

İSRAİL POLİSİ A HABER EKİBİNİ ENGELLEDİ!

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta 15. güne girilirken, Tel Aviv ve çevresi yoğun füze saldırılarıyla sarsıldı. İran ve Hizbullah tarafından fırlatılan füzeler stratejik noktaları hedef alırken, bölgedeki sıcak gelişmeleri yerinden aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail polisinin Türk gazetecilere yönelik sert müdahalesine ve uygulanan sansüre canlı yayında tanıklık etti.

TEL AVİV FÜZE YAĞMURU ALTINDA: DEMİR KUBBE ÇARESİZ KALDI

Sahadaki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Gece saatlerine kadar bölge çok hareketliydi. İran, 48. dalga füze operasyonunu başlattığını duyurdu; Tel Aviv semaları her an yeniden hareketlenebilir" ifadelerini kullandı. Saldırıların boyutuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran ve Hizbullah füzeleri Tel Aviv’in kalbine kadar ulaştı. Hava savunma sistemleri devreye girse de füze parçaları 6 farklı noktaya düştü. Ben Gurion Havalimanı’nın sadece birkaç kilometre yakını hedef alındı" sözleriyle füze yağmurunu aktardı.

ŞEHİRLER ENKAZ YIĞININA DÖNDÜ: 300 BİNA HASAR GÖRDÜ

Saldırıların yerleşim yerlerinde yarattığı tahribatı detaylandıran Kavasoğlu, "Shoham bölgesinde 3 katlı bir bina füze parçalarıyla enkaza döndü ve devasa bir yangın çıktı. Rishon LeZion’da otoyola düşen füze büyük bir çukur oluştururken, Metula bölgesi 15 roket atışıyla en zor gecelerinden birini yaşadı" dedi. Bölgedeki bilançoyu paylaşan Kavasoğlu, "Dün geceki saldırılarda 300 bina hasar gördü, 80’den fazla yaralı var. İsrail’in kuzeyi tam anlamıyla bir panik havası içerisinde" ifadelerini kullandı.

İSRAİL POLİSİ’NDEN A HABER EKİBİ’NE CANLI YAYINDA MÜDAHALE

Görevini yapmaya çalışan basın mensuplarına yönelik baskılara değinen Emine Kavasoğlu, "Yıkılan bir binayı görüntülemek istediğimizde İsrail polisinin müdahalesiyle karşılaştık. Özellikle Türkiye’den geldiğimizi duyduklarında tavırları değişiyor" dedi. Türk gazetecilere yönelik özel bir sansür uygulandığını belirten Kavasoğlu, "Akreditasyon kartlarımızı göstermemize rağmen süreci zorlaştırıp saatlerce alıkoyabiliyorlar. Türk basınına karşı ciddi bir engel çıkartma çabası var ancak biz gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz" sözleriyle yaşadıkları zorlukları dile getirdi.

BOŞ SOKAKLAR VE SİREN SESSİZLİĞİ

Şabat günü olması nedeniyle sokakların bomboş olduğunu belirten Kavasoğlu, "Sokaklarda kimse yok, insanlar evlerine hapsolmuş durumda. Erken uyarı sistemlerine olan güvensizlik halkı daha büyük bir korkuya sevk ediyor" diyerek Tel Aviv’deki son atmosferi A Haber ekranlarında paylaştı.++

08:10

ABD İÇİN İRAN SAVAŞI NEREDE BİTER?

Güvenlik Analisti Dr. Hurşit Dingil, A Haber ekranlarında bölgedeki son gelişmeleri ve Türkiye’nin savunma stratejilerini değerlendirdi. Yerli ve milli teknolojilerin bölgesel güç dengelerini değiştirdiğini vurgulayan Dingil, hava savunma sistemlerinden Doğu Akdeniz’deki askeri yığınaklara kadar pek çok kritik noktaya dikkat çekti.

YERLİ SAVUNMA SİSTEMLERİ VE BÖLGESEL DOMİNASYON

Türkiye’nin hava savunma alanındaki atılımlarını yorumlayan Dr. Hurşit Dingil, "Bölgede uzun süredir devam eden bir hava üstünlüğü rekabeti var. Türkiye'nin son yıllarda hava alanında yaptığı atılımlar, bu rekabette 'Ben de bir aktörüm' demenin güçlü bir ifadesidir ve diğer aktörleri endişelendirmektedir" ifadelerini kullandı. Hava üstünlüğünün bölgesel dominasyon için temel bir şart olduğunu belirten Dingil, "Hava savunma mimarimizin gelişmesi çok kritik. Ülkemizin geleceği bu sistemlerle eşleştirilebilir; o kadar hayati bir öneme sahip" sözleriyle savunma sanayiinin önemini aktardı.

HAVA HAKİMİYETİ VE İSRAİL’İN SALDIRGAN STRATEJİSİ

İsrail’in bölgedeki askeri hamlelerini değerlendiren Dingil, "İsrail tüm stratejisini bölgesel hava egemenliği üzerine kurguluyor. Lübnan'ın güneyine, Suriye'ye ve İran'a yapılan hava saldırıları bu stratejinin bir parçasıdır" dedi. Türkiye’nin "HAKİM" gibi sistemlerle bu tehditlere karşı hazırlandığını ifade eden Dingil, "Hava üstünlüğünden öte hava hâkimiyetini tam anlamıyla sağladığımızda, irrasyonel aktörlerin düşmanca davranışlarına karşı kendimizi tam koruma altına almış olacağız" sözlerini kaydetti.

ABD-İRAN GERİLİMİ VE EKONOMİK RESESYON TEHLİKESİ

Savaşın seyrine dair iki farklı senaryo olduğunu belirten Dr. Hurşit Dingil, "Eğer kısıtlı hedefler üzerine gidilirse süreç kısa sürebilir ancak rejim değişikliği gibi irrasyonel hedefler bu savaşı çok uzatır" uyarısında bulundu. Çatışmaların ekonomik maliyetine de değinen Dingil, "ABD için 14 gün içerisinde 20 milyar dolara yakın bir maliyet oluştu. Petrolün varil fiyatının 103 dolara yükselmesi ve arzda yaşanacak aksamalar sadece Ortadoğu'yu değil, Avrupa ve Asya ülkelerini de etkileyerek küresel bir resesyon başlatabilir" ifadelerini kullandı.

DOĞU AKDENİZ VE KIBRIS: TÜRKİYE’DEN KARŞI HAMLE

Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliği yorumlayan Dingil, "Levant hattında 7 Ekim’den bu yana ciddi bir yığınak yapılıyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail’den aldığı teşviklerle adadaki askeri kapasitesini artırıyor" dedi. Türkiye’nin bu duruma sessiz kalmadığını vurgulayan analist, "Türkiye, adada bozulan silah dengesine karşılık KKTC’ye F-16 savaş uçakları ve anti-İHA sistemleri konuşlandırdı. İsrail, Suriye’de kaybettiği mevziyi Doğu Akdeniz üzerinden dengelemeye çalışıyor ve bu hamlelerini doğrudan Türkiye’ye karşı yapıyor" sözleriyle bölgedeki stratejik tabloyu özetledi.

06:20

ABD VE İSRAİL'İ YUTAN KORKUNÇ MALİYET!

A Haber canlı yayınına katılan Stratejist Prof. Dr. Zakir Avşar, Amerika ve İsrail'in bölgede başlattığı savaşın perde arkasını araladı. Avşar, basit bir caydırma operasyonu olarak başlayan sürecin, kontrolden çıkarak Amerika'yı hem ekonomik hem de siyasi olarak bataklığa sürükleyen devasa bir maliyet canavarına dönüştüğünü çarpıcı ifadelerle gözler önüne serdi. Washington'ın evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirten Avşar, artan asker tabutlarının Amerika'da yeni bir "Vietnam Sendromu" korkusunu tetiklediğini ve kamuoyunun "Neden İsrail'in peşinden gidiyoruz?" sorusunu yüksek sesle sormaya başladığını vurguladı.

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI

Savaşın geldiği noktanın temelinde Amerika'nın istediği sonucu alamaması yattığını belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, Washington'ın büyük bir hesap hatası yaptığını dile getirdi. Avşar, "Buradaki esas mesele, Amerika'nın istediği gibi bir netice alamamasıdır. Eğer istediği neticeleri almış olsaydı, tabii buna gerek kalmayacaktı. Amerika baştan beri yanlış hesaplar içerisinde oldu, evdeki hesap çarşıya uymadı" sözleriyle durumu özetledi. Amerika'nın başlangıçtaki planının askeri bir müdahale olmadan, bölgeye gönderdiği uçak gemileriyle İran'a gözdağı vermek olduğunu aktaran Avşar, Washington'ın, "bir psikolojik harekat içerisinde bunun gerçekleşeceğini, hiçbir fiili saldırıya gerek kalmayacağına dahi inanıyordu. Ama öyle bir inanç içerisinde olması, pek de makul bir inanç biçiminde netice vermedi" ifadelerini kullandı.

ÜÇ BAŞLI MALİYET CANAVARI: ASKERİ, EKONOMİK VE SİYASİ

Prof. Dr. Avşar, planları altüst olan Amerika ve İsrail'in şimdi üç koldan gelen devasa bir maliyetle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Avşar, "Bugün Amerika'da, İsrail'de çok ciddi anlamda hem askeri hem de ekonomik maliyetler ödenmeye başlandı. Sadece onlar değil, Amerika ile birlikte bölgede hareket eden ülkeler de yine aynı maliyeti ödemeye başladılar" dedi. Bu maliyetin en tehlikeli boyutunun siyasi olduğunu belirten Avşar, "Amerika'da şu anda Trump'ın esas çekindiği hususlardan birisi nedir? Siyasi maliyet. O yüzden de bu siyasi maliyet noktasına çok fazlasıyla gelmeden konuyu daha hızlı bir şekilde halletmek üzere savaşın İran açısından çok ciddi anlamda maliyet ödenecek bir noktaya gelmesini temin etmeye uğraşıyor" sözleriyle Trump'ın asıl korkusunu deşifre etti.

TRUMP'IN OYUNU BOZULDU: ABD KAMUOYU İSRAİL'İ SORGULUYOR

Savaşın uzaması ve İran'ın beklenmedik direnişi sonrası Amerikan iç siyasetinde de dengelerin sarsıldığını belirten Prof. Dr. Avşar, kamuoyunun artık bu savaşı sorguladığını belirtti. Amerikalıların artık bu savaşı onaylamadığını söyleyen Avşar, "Yüksek sesle biz niye İsrail'in peşinde gidiyoruz eleştirilerini sıklıkla artık duyuyoruz. Amerikalılar da artık bunu sorgulamaya başladılar. Bizim imkanlarımız, kaynaklarımız, verdiğimiz vergiler ve insanlarımız, askerlerimiz niçin İsrail için harcanıyor?" diyerek Amerikan halkının tepkisini dile getirdi. Artan asker ölümlerinin Washington'da büyük bir endişe yarattığını ifade eden Avşar, "Eğer tabut sayısı artarsa, Amerika'ya dönen tabut sayısı, bu başka sendrom da yaratacak. Çünkü Amerika'nın yıllardır aşamadığı bir Vietnam sendromu var biliyorsunuz" sözleriyle tarihi bir uyarıda bulundu.

KÜRESEL EKONOMİ ATEŞ ÇEMBERİNDE

Savaşın faturasının sadece bölge ülkeleriyle sınırlı kalmayacağını, küresel bir ekonomik yangına dönüştüğünü ifade eden Prof. Dr. Zakir Avşar, özellikle Avrupa ve Körfez ülkelerinin de büyük bir sıkıntı içinde olduğunu belirtti. Avşar, "Bu işin maliyetinin bir ucu da Avrupa'ya dokunmaya başladı. Avrupa çok ciddi anlamda çaresiz, sıkıntılı durumda. Keza Körfez ülkeleri... Trump'ın düşünün ki üç buçuk gün dolaşıp 5 trilyondan fazla kaynak topladığı Körfez ülkelerinden bahsediyoruz ama bugün onların ekonomisi de felç vaziyette, ülkelerindeki istikrar da felç olmuş vaziyette" diyerek tablonun vahametini ortaya koydu. Avşar, savaşın 15 gün daha sürmesinin bile, "bütün ülkeler açısından, dünya açısından ciddi bir enflasyonist etki, sonrasında da durgunluk anlamına" geleceğini söyleyerek küresel bir kriz kapıda uyarısı yaptı.

Mobil uygulamalarımızı indirin